• 18851
    9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçını kaybederek şampiyonluk yarışındaki rakiplerini havaya sokmuş takım. şu an her yerde takımı gömüyor rakip taraftarlar ve şampiyon olmuşcasına sevinç içerisindeler.

    bu şekilde yazınca bu bizim için kötü bir şeymiş gibi duruyor ama aslında değil. çünkü hepsi ali sami yen'e gelecekler ve;

    (bkz: havaya girdin mi galatasaray çakar sana)
  • 18852
    2017-2018 futbol sezonunda yedek kulübesinin oyuna ve skora katkısı 0'a yakın olan takımımız. yedek bekleyen hiç bir oyuncumuzdan katkı alamıyoruz. bu ufak faktörler de ya şampiyonluğu getiriyor ya da kaybettiriyor. 9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçı gibi deplasmanlarda bu tarz ufak nüanslarla maçları kazanabilirdik, eğer zengin bir kulübemiz olabilseydi.
  • 18854
    9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçında kötü oynamış da olsak yenilmiş de olsak hala ipler bizim elimizde.

    yahu şampiyonluk gitti falan yazanları anlamıyorum.
    ne şartlarda ne fikstürlerde şampiyon oldu bu takım içerde bjk ve ibb yi yenemeyiz diye düşünüyorsanız lütfen kendinize saklayın zira stada gidip hayvanlar gibi bagırarak o maçları kazanacağız.

    sonra gelip burada günah çıkarırsınız.
  • 18855
    bu seneki en büyük problemi yedek kulübesinin yetersiz oluşu olan canımdan çok sevdiğim takımımız.

    sahada isyan eden melo gibi bir oyuncusu; maç tıkandığında uzaktan şutlarla tehdit yaratacak bir sneijderi veya bafe yorulduğunda onu aratmayacak bir elmanderimiz yok yedek kulübesinde. fatih hocaya diyecek çok bir lafım yok bu yüzden.

    oyuna sonradan dahil olup da gidişatı değiştirebilecek oyuncumuz maalesef yok. as kadromuzu yeterli buluyorum ancak her maç vurup geçebilecek durumda değiliz. bunun en büyük kanıtı deplasman karnemiz. deplasmanda özellikle iyi kapanan takımlara karşı bir çözümümüz yok maalesef. bunun yanında kontra ataklarda ağır yakalanma gibi bir problemimiz de var.

    kısacası enseyi karartmaya gerek yok. bu takım inşallah vura vura şampiyon olacak.

    (bkz: hedef 21)
  • 18856
    özellikle 2017 - 2018 sezonu bağlamında hüzünlendiren başlık.

    çok acı verici bir mağlubiyetin ardından (bkz: 9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçı), birçok arkadaş haklı olarak burada olan biteni tahlil etmeye ve eksik yönlere dikkat çekmeye çalışıyor. bu çabanın elbette ki haklı ve elle tutulur bir tarafı var.

    ancak bu sezon özelinde benim 30 yıllık bir galatasaray taraftarı olarak daha önce hiç karşılaşmamış olduğum bir eksiklik var koca galatasarayda. öyle bir eksiklik ki koca fatih terim bile yetmiyor o kapkara boşluğu doldurmaya.

    bu takım belki şampiyon olur, belki de olmaz. benim için şahsen en acı verecek olan şey, tinerci meczupların mabadlarının bir kere daha kalkması olur. o yüzden o leş, iğrenç, yeni türkiye müsemması başakşehir’in şampiyon olmasını isterim biz olamıyorsak.

    söz konusu boşluğa ya da eksikliğe dönecek olursak: eksiklik bütünüyle teknik ya da taktik bir eksiklik değil. belirli bir mevkide belirli bir oyuncu profiline duyulan ihtiyaç da değil bana kalırsa. bu sezon takımı sahada izlerken acı hissettiren yoksunluk, takımın kazanırken dahi sahada ‘anlı şanlı galatasaray’ gibi durmaması eksiklik.

    çoğu arkadaşımız burada haklı olarak ‘igor tudor’un bıraktığı enkazın, younes belhanda’nın bir türlü olmamış/oturmamışlığının, maicon’un konsantrasyon kayıplarının veyahut genel olarak deplasman pısırıklığının aslında rahatlıkla gelebilecek bir şampiyonluğu oldukça zora soktuğu fikrinde. haklılar.

    ancak bu sezon izlediğimiz yeni galatasaray, tüm bunların ötesinde, hiç de alışık olmadığımız bir lidersizlik sorunu ile karşı karşıya. lider karakterli oyuncuyla, bir ekip lideri aynı şey değildir. ilk defa bu sezon bir gheorghe hagimiz, bir melomuz, bir bülentimiz, bir hakan şükürümüz, bir erhan önal’ımız, bir prekazimiz, hatta ve hatta bir sneijderimiz yok.

    bu, üst düzey yetenekte skor ya da oyun gidişatı değiştirecek kalitede bir oyuncumuz yok anlamına gelmiyor. mevcut kadromuzda bunlardan çok var. ilk defa bu sezen, nispeten ‘bafetimbi gomis’ haricinde armaya sahip çıkan ya da armanın gerektirdiği gibi sahada duran galatasaraylı oyuncu yoksunluğu içerisindeyiz.

    sorun, memur zihniyetli, nerede olduğunun farkında olmayan oyuncu sorunu bir bakıma. evet kaliteliler, evet kariyerliler. ancak galatasaraylı değiller. burada galatasaraylılıktan kasıt romantik bir aidiyet duygusu değil. ‘felipe melo’ya varmadan, gelir gelmez galatasaraylı olan johan elmander ya da tomas ujfalusi kadar galatasaraylı ya da galatasaraya ait olabilecek karaktere maalesef sahip değiliz. bir memurlar takımıyız.

    bu, memur takımı olmasak şampiyon olurduk anlamına gelmiyor olsa da, en azından 2011 - 2012 sezonu kalibresinde bir karakter ortaya koymak, bu ligi her türlü hile ve desiseye rağmen ezip geçmeye yeterdi. bunun sıkıntısını da şu an en çok fatih terim çekiyordur. hocanın kariyeri boyunca eli kolu hiç bu kadar bağlı olmamıştır. hocanın “söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” hal ve tavrının başlıca nedenlerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum. dolayısıyla eğer bu takım bu sene şampiyon olursa, bu hiç olmadığı kadar bir fatih terim şampiyonluğu olacaktır. çünkü bahsettiğim galatasaraylı karakterini hocadan başka taşıyan hiçkimse yok bu kulüpte şu an. maalesef.

    son olarak, bugün efsanevi 9 nisan 2013 galatasaray real madrid maçının 5. sene-i devriyesini idrak ediyoruz. 5 yıl önce bugün galatasaray tribünleri real madrid karşısında beş, beş diye bağırıyordu. bugün ise ümit özat nam bir ademoğlu gençlerbirliği tribünlerini coşturuyor. daha fazla uzatmayayım, acı verici çünkü.
  • 18857
    şampiyon olacak karakterde bir takım değildir. her zorlu maç öncesi acaba bu sefer bir reaksiyon gösterebilir miyiz diye düşünüyorum ama yok.

    takımın ileride oynayan oyuncularına bir bakalım: belhanda, feghouli, garry ve gomis. bizim bekler oyunun çok içinde olduğu için nagatomo ve mariano'yu da ekleyelim. bunların içinde belhanda hariç şampiyonluk, hatta şampiyonluk yarışı yaşayan bir oyuncu bile yok. şampiyonluk konuşulmaya başlandı mı tribe giriyor topçular. kendi sahanda zar zor kazanabiliyorsun ama deplasmanda patlıyorsun işte.

    üzülerek söylüyorum ligi 4. bile bitirebiliriz baskıyı kaldıramayan futbolcularla. mesela 2011-2012 sezonundaki takımda da şampiyonluk yarışına girmemiş oyuncu sayısı fazlaydı ama mental yönden hayvan gibi güçlülerdi. bitirici bir golcü olsa süper finalde 6'da 6 bile yapabilirdi o takım.

    9 nisan 2018 gençlerbirliği maçında daha 20. dakikadan skorboard'u süzmeye başladıysam bu takımdan bir halt olmaz aga. kendimi alıştırmak için üzülerek söylüyorum, rakipler çok büyük mallıklar yapmadığı sürece şampiyonluk gitti. zaten benim için, bu sezon şubat ayından itibaren, önemli olan şampiyonluk yarışını sonuna kadar sürdürmekti. inşallah rakiplerimizin de hatalarıyla şampiyon olamasak bile yarışta kalırız. gelecek sezon fatih hocanın önderliğinde kurulan takım bu yarışı devam ettirip mutlu sona ulaşmakta zorluk çekmeyecektir.
  • 18858
    maalesef kreatif, fark yaratacak veya şapkadan kuş tavşan artık her ne zıkkım ise çıkaracak bir (1) tek oyuncusu olmayandır.

    kapanan savunmaları bir türlü açamıyoruz, yedek oyuncularımız sonuca etki edemiyor, orta sahadan yeterli ofansif desteği alamıyoruz ve bunun sonucunda saçma sapan puanlar kaybediyoruz.

    (bkz: 9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçı)
  • 18859
    9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçında alınan mağlubiyet sonrası herkesin eleştirilerini yaptığı takım.

    kimileri gayet mantıklı, kimileri belli ki sinirle yazılmış cümleler. ama bazıları var ki “aaa götüm gülebiliyor” dedirtir insana.

    adam “mariano satılmalı” demiş ya. valla bak aç oku. demiş yani. mariano için satılsın demiş. 15 yıldır sağ bekinde sabri oynayan adam mariano satılsın demiş.

    edit: açtım bir daha baktım. evet, mariano satılsın demiş. utanmıyor da. ilginç.
  • 18860
    2017 - 2018 sezonunu şampiyon olarak bitirecek takımdır.

    malesef, (bkz: 9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçı)nı kaybettik. bir hafta boyunca kritik diyerek, zor maç diyerek, korkarak geçirerek, söyleye söyleye en korktuğumuz durumu başımıza getirdik. bunun bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum.

    önümğzdeki maçı ligin bir haftalık lideri ile oynuruz ki bu maçtan en ufak endişem yok. bu sene iki maç hariç kaçırdığım iç sahaa maçı yok. o atmosferde galatasaray`ın puan kaybedeceğini düşünmüyorum.

    önümüzdeki maçı kazanıp liderliği alacağız.
    büyük bir kırılma yaşadığımız için artık deplasman maçlarında işin ciddiyetini kavramış, kaybedecek bir şeyi olmayan, tam konsantre saldıran bir galatasaray göreceğiz.

    beşiktaş ile oynadıktan sonra her şey rayına oturacaktır. zor ama keyifli bir ligin sonunda bu takım bu sene her türlü kirli oyuna rağmen, hazırda bekleyen akbabaları üst üste koyup şampiyon olacaktır.

    bem sizlerden ufak bir ricam içinizdeki ateşi söndürmeyin ümitsizliğe kapılmayın, önümüzdeki hafta aynı iştahla stadyuma koşturun imparatorun arkasında saf tutun ve takımımızı destekleyin. istanbuş dışında olan veya maça gelemeyen taraftarlarımızda enerjilerini korusunlar, aynı inanç aynı ruhla başakşehir maçında takımımıza güç versinler.

    maçlar oynanmadan kazanılmıyor, şampiyonlukta havadan düşmüyor en çok hakeden en çok isteyen biziz ve aynı şekilde isteyelim, destekleyelim, haketmeye devam edelim ve kazanalım.

    #hedef21

    sen şampiyon olacaksın

    allah kerim fatih terim
  • 18864
    9 nisan 2018 gençlerbirliği galatasaray maçındaki puan kaybıyla son kredisini de tüketmiştir. kısacası iç sahadaki büyük maçları kazanıp deplasman karnesine çeki düzen vermek zorundadır, bunu yaparsa da sezonu şampiyon tamamlayacaktır zaten. şu saatten sonra yapılması gereken önümüzdeki deplasmanlar için bu maçtan sağlam bir ders çıkarıp yola devam etmektir. haftaya sezonun en önemli maçına çıkacağız, ağlayıp sızlanarak harcayacak vaktimiz yok.
  • 18865
    2017-2018 sezonunda kazanamadığı maçları berabere bitirmektense kaybetmesi can sıkan takımdır.

    bjk bile son dakikalara mağlup girdiği kaç maçı berabere bitirdi ve bu şekilde ekstradan 3-4 puan topladı. bursa, içerdeki başakşehir maçları vs. 1-2 maçları daha vardı böyle.

    biz ise kasımpaşa da son dakikalarda yedik, ankara'da uzatmalarda yedik. yahu şöyle 2-3 maçı berabere bitirseydik bizim de ekstra 3 puanımız daha olurdu.

    bu şekilde tek akıllı oynadığımız yer kadıköy'dü ve büyük avantaj elde etmiştik ki artık kredimiz kalmadı zaten kafa kafaya geldik başak ve bjk ile.

    ayrıca hem hücumdaki hem de defanstaki duran top sıkıntısına ayrı ayrı sövüyorum.

    ek olarak, kalan deplasmanları için de hiç iyi sinyaller vermiyor. içerdeki büyük maçları alsak bile alanya ve akhisar deplasmanlarında ne yapacağımız tam bir muamma.
  • 18867
    onu bunu bilmem de bu maçtaki* ayıbını temizlemek için haftaya başakşehir'i sahaya gömmesi lazım. bu sene takımına en çok inanan, en çok destek veren, en çok kenetlenen taraftar galatasaray taraftarı ve bu taraftar gençler maçındaki hali hiç hak etmedi. bunu silmek için, sinerjiyi tekrar oluşturmak için başakşehir'i sahaya gömmeniz şart!
  • 18873
    en buyuk eksikliği macın sıkıstıgı anlarda macı acacak hareketlerde bulunacak oyuncusu olmamasıdır. nedir bunlar?
    1. çalımlarla adam eksiltebilme ozelliği
    2. kaleyi şutlarla tehdit etmek. beklenmedik bir anda gelecek bir sut gol olup macı da acabilir ya da takımı ayaga kaldırır rakibi de daha tedirgin eder. tedirgin insanların da hata yapma oranı artar.
  • 18874
    tudor'un yarattığı kadro slaven bilic beşiktaşı gibi. iç sahada cengaver, deplasmanlarda kedi. bunun nedeninin oyuncu grubu olduğunu düşünüyorum. takımda savaşçı, lider karakterli, oyunu diri tutacak kimse yok. biraz serdar aziz bu konuda iyi sayılabilir, onun da zaten savunmada maicon'un hatalarını kapatmaktan canı çıkıyor diyebiliriz. duygusal olarak çok kırılganız maalesef. seyirciyi arkasına aldığı zaman tozu dumana katabiliyor bu takım, ama takımın düştüğü anlarda takımı ateşleyecek, hem de yetenekli bir oyuncumuz yok. melo bu yüzden önemliydi, elmander, necati gibi adamların kıymeti bu noktada ortaya çıkıyordu, çünkü yetenekli olmalarının yanında ağır adamlardı bunlar.

    bu sene takım duygusal olarak halı saha takımı gibi. etkilere aşırı reaksiyon veriyorlar ya da çabuk pısıyorlar. bana göre bu durumu fatih terim'in tamamen çevirmesinin mümkünü yok bu sezon için. kör topal gideceğiz, transfer sezonunda da ligi ne durumda bitirdiysek ona göre bir politikayla ilerleriz kanaatindeyim.
  • 18875
    bu kadar gamsız adamı bir araya nasıl toplamışlar çok merak ediyorum. klişe olacak ama galatasaray her zaman türklerle daha başarılı oldu. bir takımda ve 11 de bu kadar yabancı olması anormal bir durum. ve tabi ki yabancı kuralı kalksın diye saçma bir şey söylemeyeceğim sadece gerçeklerden bahsedeceğim.

    9 nisan galatasaray gençlerbirliği maçında 60 dakika boyunca hiçbir şey yapmayan golü zorlamayan, içeri kat etmeyen verkaç denemeyen top sürmeyen, mıymıy oynayan, insiyatif almayan önü boşken sırf vurmak için topa vuran ve adama isabet ettiren belhanda'yı çok beğeniyordum. ama o oyundan çıkarken ki surat ifadesi gözümün önünden gitmiyor. uyuyamadım, sabah bile gözümün önüne ilk o an geldi. bu kadar vurdum duymaz olmamalı bir insan. neyse belhanda dan bahsetmek istemiyorum.

    fazla uzağa gitmek istemiyorum. galatasaray en son dördüncü yıldızı aldığı sezon yani şampiyon olduğunda oyunu isteyen ve şampiyonluğu getiren adamlar yerlilerdi. çünkü yabancı futbolcu senin ülkene ve takımına aidiyet beslemez. onu pışpışla veya gazla oynatamazsın. o aidiyet onlarda olmaz. çünkü burada yetişmediler. senin kadar istemezler o son şampiyonluğun kadrosu bu kadrodan çok aşağısındaydı.

    sol bekte olcan, sağ bekte sabri, stoper hakan balta, forvet umut veya burak, solda yasin filan oynuyordu. yıllarca top oynamayan hamit melonun yokluğunda 4 maç hayatının futbolunu oynadı canlı da izledim. o isteği hepsinde gördüm. son haftalarda kritik goller hep hakan balta, selçuk'tan filan geldi. ite kaka şampiyon olduk. ama istiyorduk. herkesin sezon başı umudunu kestiği takımla şampiyon olduk. yasin filan kariyer zirvesi yaptı. derbilerde burak goller attı. ve en önemlisi winnerınız sneijder vardı. belki hiçbir şey yapmaz ama şutu nerede ve ne zaman çekeceğini bilir. şimdi hepimiz bu adamlara küfür ederiz ama o inancı biz görebiliyorduk sahada. ben şu an ki adamlarda o isteği göremiyorum ne yazık ki.

    şampiyonluğa olan inancım azalmadı çünkü rakiplerinde puan kaybetme durumu var. yine biz iki rakibimizi yenersek şampiyon olabiliriz. ve şampiyon olursak ya da olmazsak fatih terim'in bu mevcut kadroyla devam edeceğini düşünmüyorum. maicon gibi bir adam terim'in felsefesine çok ters. hırs rakibe önde baskı kurmak için hızlı stoper kullanmayı sever terim. stoperleri orta sahaya çıkarır. semih ve dany ile lig de cl de oynayan bir adam sonuçta. belki seneye denayeri yetiştirip serdar denayer yapabilir. yine falsomuz olur ama yine defansı daha önde kurarız.

    daha fazla uzatmayayım allah yardımcımız olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın