• 17026
    13 temmuz 2017 östersunds fk galatasaray maçı'na çıkan ilk 11'inin kadro kalitesi şu şekildedir; (gomis'i saymadım)

    -------------------kasımpaşa*--------------------

    paok*-------almanya 2.lig*--------almanya 2.lig*

    ----bundesliga küme düşme hattı*---------
    ----------------------türkiye küme düşme hattı*------

    fransa 2.lig*-----------------norveç ligi orta sıralar*

    -------brezilya orta sıralar*-----------------------
    -------------------türkiye küme düşme hattı*----

    ---------------------muslera---------------------

    yani aslında östersunds'tan öyle 3-4 gömlek üstün, fark atacak bir kadro değil. arada çok fark yok bence, varsa da çok ufak. koskoca galatasaray'ın düştüğü hale bak. şimdi tudor'un da çok hatası var ama bu kadro kalitesine kimi getirsen teknik direktör olduğuna pişman olur. en kötüsü de kendini star falan zannedenler var, yasin, sinan gümüş gibi, böyle tripler falan. yani aslında araba şahin, bunlar kendini ferrari zannediyo. emrah başsan yedekten girdi beğendim, o bile hollanda 2.liginde falan oynuyodu, tarık desen ptt 1.lig. e bütün kadromuz neredeyse 2. lig seviyesinde yuh be kardeşim. neyse sonuç olarak emeği geçen herkesin allah belasını versin.

    #istifa #istifa #istifa
  • 17027
    çok net 2 orta saha transferi, 1 adet kanat, sol veya sağ bek, hızlı forvet ihtiyacı olan takımdır. hem de bu eksiklerin tamamı ilk 11 oyuncusu olmalı. bu transferlerle şampiyon olur muyuz diye konuşacak olursam otelci dursun ve sneijder'i takımda istemiyorum diyemeyen tudor'dan bağımsız olarak yine olamayız. yedek kalecimiz dahi eray işcan, hani şu bale'dan acayip bir frikik yiyen deve.
  • 17028
    sneijder ve bruma gidince takım disiplini had safhaya çıkmış takım. hatta öyle bir disiplin ki bi ara yasin ve sinan uygun adım koşuyorlardı. koşu mesafeleri zaten müthiş. 150 km'ye çıktı. zaten sneijder koşmuyordu, bir de göbeği vardı , hem de kocaman.
    ayrıca uefa avrupa kupası hedefiyle yola çıkıp temmuz'da elenen unvanına sahip ilk takım. bu gurur senin büyük başkan.
  • 17033
    zilyon tane sorunu sıkıntısı var, bunların çoğu kısa vadede de çözülmeyecek şeyler, ama büyük sorunlarından biri de taraftarı malesef. temmuz ayında oynanan sezonun ilk resmi maçından sonra sezonu bitirdi taraftar, böyle bir şey olabilir mi? yaşlar kaç anasını satıyım, yeni mi başladınız futbolu ve galatasaray'ı takip etmeye? eyvallah görüntü ve alınan sonuç * rezalet ama ben bildim bileli galatasaray böyledir. bir kez olsun alman takımları gibi hazırlanıp sezona iyi başlamadık, avrupa liglerinde özellikle hep çuvalladık. sonradan açılacağız, uçacağız gibi bir iddiada bulunmuyorum tabi ki fakat hatırlatmakta fayda var, trömsö'ye elendiğimiz sezonu, son yılların en iyi toplarından birini oynayıp gol ve puan rekoru kırarak şampiyon bitirmiştik. bir sakin olun anasını satıyım, bir 'ben demiştim' kafasından çıkın, yargıya varmaktan vazgeçin, yapıcı yorumlar eleştiriler getirin. insanların ilk hatalarında tepelerine binilmez, her hatanın karşılığı da kovmak değildir. ama bizde hastalık oldu, hemen yargıyı kesecek paşam, bundan bi bok olmaz dicek, es kaza aylar sonra işler iyi gitmediğinde de 'bakın ben demiştim' diyecek. aksi olur da işler düzelirse de, 'sen böyle oyna göt olmaya razıyım' diyip kapıyacak konuyu. ne güzel dünya, kahvedeki amcalardan ne farkınız kaldı anasını satıyım. anlıyorum gerginsiniz, mutsuzsunuz, hepimiz öyleyiz de, azıcık sakin ya.
  • 17034
    dun aksam itibariyle yillardir dogru duzgun transfer gormeyip birden hizli girilince; sampiyonluk ruyalari goren dostlarimizin suratina ne yazik ki gercek tokadini indirmis takimdir.

    galatasaray; gecen seneye gore 3-4 misli daha gucsuzdur. ben iddia ediyorum; 5-6 transfer olmazsa dursun denen bilezikcinin yonetimindeki en kotu sezonu gecirmeye adaydir. gecen seneye yaklasamaz zaten.

    herkes gelenlerden bahsediyor; ama gidenler ve gitmesi planlananlarla karsilastirmiyor.

    gelenler: gomis, belhanda, maicon
    gidenler: podolski, bruma, sneijder *

    giden ekip, gelen ekibi sakiz diye cigner, ucurum var arada. ligde sampiyondan sonra en cok gol atan takimin hucum hatti.

    bu takim, gecen sene ligin sampiyondan sonra en cok gol atan takimiydi. esas sorunu defansif yondeydi. hucuma vurulan nestserin, defansa vurulmasi gerekiyordu, sorun ordaydi. gel gelelim bilezikci ve tetikcisi igor tuttu; takimin en guclu yerine nesteri vurup, obur tarafi bir iki transferle gecistirdi. bu, odul gerektiren bir futbol dehasidir. bunu ne mantik ne matematik aciklayamaz.

    bu kadar yogun transfer yerine; hucum iskeletine belki gomis eklenip, defansa ve orta sahaya para harcansaydi; ustune yasin, carole gibi copler temizlenseydi, iste o zaman yarista olmanin otesinde bu takim sampiyon olurdu.

    dun mac biterke spiker bir laf etti: " mesele hazir olmamak degil, galatasaray'in seviyesi bu diye.". sanirim son donemde yapilmis en dogru tespit.

    #yonetimistifa
    #tetikciigoristifa

    (bkz: 13 temmuz 2017 ostersunds fk galatasaray maci)
  • 17037
    motivasyonu sıfır olan, yerlerde sürünen takımımız.

    5-6 nokta atışı transferle ligde şampiyon olabilir, üstüne biraz daha transfer koyarsak avrupa'da da başarı gelebilir diye düşünürsek yanılırız. yalnızca bir nokta transferle başarı çok rahat gelir. transfer yapılması gereken o mevki tabii ki başkanlık. ortalama üstü bir başkanla başarı gelir. bizim başkan motivasyon düşürüyor. düşünün önemli bir maçtan önce yemekte veya soyunma odasında dursun özbek konuşma yapıyor. az da olsa morali olan futbolcu onu görünce çöker, bu ne abi ya der. özellikle selçuk, muslera gibi ünal aysal görmüş isimler dursun'un konuşmasından etkilenmez bile. takımda başkanı seven bir tane futbolcu yoktur hatta saygı duyan bile yoktur, sadece seviyormuş ve saygı gösteriyormuş gibi davranıyorlar. onlar da bizim kadar isterler başkanın gitmesini. dursun özbek gittiği anda takımda yüzler gülecektir, motivasyon otomatik olarak yükselecektir. bu takım isveç bilmem kaçıncısına yenilecek kadar da kötü değil, tek dertleri onları yükseltecek bir olay ki o da belli dursun istifa!!
  • 17040
    defalarca söyledim, yine söylüyorum: merkez orta saha oyuncusu olmayan takım. çok iyi bek ve kanat oyuncuları alsa dahi, merkez orta saha oyuncusu almadığı sürece başarılı olması çok zor. alınacak orta saha oyuncuları vainqueur gibi sadece defans özellikli de olmamalı. oyunun her iki yönünü de iyi bir şekilde oynamalı. tempoyu nasıl yükseltip nasıl düşüreceğini bilmeli. bizim en büyük sorunumuz merkezi orta sahada. bu mevkiye iki tane çok iyi futbolcu transfer edersek, takımdaki herkesin performansı artacak. muslera'nın bile! östersunds fk maçında da gördüğümüz üzere, rakip ceza sahası içerisinde selçuk ve tolga'nın hiç etkin olmadığını gördük. sadece kendi defansımızın önünde yatay pas yapabiliyorlar. dolayısıyla rakip tamamen kendi yarı alanına gömülse dahi başarılı olamıyoruz. bu nedenle bize iki tane merkezi orta saha oyuncusu lazım, bir değil iki tane. ikisi de çift yönlü olmalı. aksi takdirde bir senemiz daha çöpe gidecek.
  • 17043
    öncelikle gerçekten rezalet bir futbol izlettirmişlerdir. (bkz: 13 temmuz 2017 östersunds fk galatasaray maçı)

    şunu anlamlandırmak gerçekten çok zor . eskilerin tabiri ile galatasaray formasını sahaya koysan yenilmez bir takım varken karşımızda bu skor ve futbolun hiç bir açıklaması olamaz.. sezon başı , kondisyon , takımda ki yeni oyuncular , birbirlerine ısınamadılar, tanımıyorlar, yeni sistem vs.. hiç biri bu saçmalığın bir açıklaması olamaz.. bunun kısmi açıklamalası futbolcuların hem galatasaray kalitesinde olmadığı hemde galatasaray tarihini bilmediğidir.

    aklıma kewell , baros transferlerinde vs , `yöneticilerin 1 saate yakın galatasaray tarihini anlattığı konuşulurdu. evet abi tarihini ve camianın büyüklüğünü futbolculara anlatmak gerekiyor , anlatılıyorsa yöntemi değiştirmek lazım.

    bir an önce bu sezonun da zulüm olarak geçmemesi için orta sahayı toparlamak için aksiyona girilmeli.

    yakışmıyor,
  • 17044
    geçen seneden farklı olarak sadece maicon ve gomis'in yeni olduğu takım. o yüzden "ya takım yeni yeaaa, alışamadılar yeaaa" saçmalığından bahsedenleri ciddiye almamak lazım.

    bu takımın temel sorunu dedeler. evet. onların seçtiği yönetim 3 senedir galatasaray'ı git gide dibe çekiyor. buna da tamam. ama şu şartlarda kısa vadede ne dedeler değişebilir ne de başkan. bunu bir kenara koyalım.

    bu yüzden takımın en az dedeler kadar sorunu olan teknik direktör ve yerli (yersiz) oyuncularının değişmesi gerekiyor. bu kadar basitti aslında. lig bittiği gün tudor'u tazminatıyla birlikte yollamak; selçuk, yasin, sabri, semih,carole gibi lüzumsuz oyuncuları şutlamak ve takıma 2 orta saha, 1 stoper ve 1 forvet alarak 13 temmuz'daki maça göre hazırlanmak gerekliydi. yapılmadı. sonucu ise büyük olasılıkla geri döndürülemez bir durum ortaya çıkardı.

    bu takımın orta sahasıdır sorun. österstunds karşısında bile risk alamayan, yan pas yapmak dışında hiçbir aksiyona imza atmayan selçuk ve bir şeyler yapmaya çabalasa da çapı yetmeyen tolga ile bu takımın bir kanadına messi diğerine ronaldo'yu koysanız olmazdı. ancak sorun sanki sneijder'miş gibi gidip belhanda alındı ve sneijder kadro dışı bırakıldı. eh zaten keyfi yerinde olan kazmalar da bundan yüz bulup iyice saldılar.

    açın tekrar izleyin österstunds maçını. selçuk bizi 10 kişi rakibi 12 kişi oynatıyor. yok 2,5 hafta olmuş da, hazır değilmiş de. sneijder adını duyunca güneş görmüş vampire dönen tudor efendi selçuk'u savunuyor maçtan sonra. österstunds'a 2-0 yenilmişiz, tudor selçuk'u savunuyor. farkına varamıyor musunuz durumun? bu kadar aptal olamaz kimse. ses çıkarmayanlar bilerek ses çıkarmıyor.

    ne yazık ki 17/18 sezonunu kaybedeceğiz bu gidişle. çünkü bu dediklerim değişmeyecek gibi görünüyor. tudor kalır, sneijder gider, selçuk yine baş tacı. gerisi kendiliğinden geliyor zaten.
  • 17045
    hakkında henüz çaylakken aşağıdaki şeyleri yazmak istemediğim ancak yazmak zorunda kaldığım futbol takımımızdır. beni hayatta en çok umutlandıran şey bu takımdır ama bu denli geriye gidişi hakkında, umut dolu güzel günleri yazmak isteyerek geldiğim bu sözlükte bu konu hakkında yazmamaya bu kadar sabredebildim.
    öncelikle bunlar hayatta pek pozitif biri olmaya çalışsa da tabiatı gereği olamayan, 28 yaşında, son yıllarda galatasaray'ın bütün maçlarının tamamına yakınını izlemiş, küçükken izleyemediği maçları da sonradan izleyip tamamlamış birinin düşünceleridir.
    ruhu şad olsun ali sami yen'in takımımızı kurup, düşüncelerini uygulayıp gerçekleştirdiği amacı türk olmayan takımları yenmektir. bunu da 25.11.2015 tarihlişampiyonlar ligi grup 6. maçı atletico madrid-galatasaray maçına kadar, 110 yıl boyunca, elinden geldiği kadar yapmış, türkiye ve doğu avrupa'da bunu en iyi şekilde yapmış, avrupa genelinde de en iyi takımlardan biri olmak düzeyinde yapmıştır. her zaman daha iyisini yapmaya çalışmış, gayesi bu olmuş, yapamadığı ya da yanlış yaptığı hatalarını telafi edip hep daha iyisini yapmaya çalışmıştır.
    nitekim 25.11.2015 gecesini hayatım boyunca unutamayacağımdan korkuyorum. nedeni ise 105 yıldır bu takımın bir kere bile olsun o akşamki kadar yukarıda anlattığım gayeden çok uzak hatta alakasız bir şekilde bir müsabaka oynamamış olmasıdır. maalesef o gün oynadı. galatasaray o gün bizimle alay etti, kendi tarihi ile oynadı. boğazım düğümleniyor, ben o güne kadar öyle bir galatasaray ne gördüm ne de işittim. maç bitsin de gidelim der gibi oynamak, hiç saldırmamak, hiç ileri oynamamak, hiç kaleye gitmemek falan bu gibi tabirler normal maçlar için geçerlidir ve o akşamı tarif etmez. kiminle oynarsa oynasın galatasaray hiç bir takımla öyle bir müsabaka yapmamıştır. aslan dediğin hep saldırır, galatasaray'ın karşısına dünya karması bile çıksa, ki çıktığı da olmuştur, ne korkar ne de saldırmaktan vazgeçer. o gün aslan ilk kez ürkmüştü. tamam sorunlar olur oynamak istemezsin ya da liginde canın oynamak istemez ya da rakibi küçümsersin ya da çok büyütürsün. ama o akşam öyle bir şey olmadı. oradaki bir grup futbolcu ve bir grup yönetici ve bir başkan ile takımın o maçı bitirdikten sonra başına geçmek isteyen hocası bkz: https://www.transfermarkt.com.tr/.../profil/trainer/7875 * galatasaray'ı küçük düşürdüler, gayesinden saparak hareket ettiler. bu ne cürret yahu?
    onu da anlatayım şöyle bir cürretti: herkesin gözünün önünde olup biten bu kabul edilemez şeyler silsilesi oldu, geçtik, gitti. o günden bu güne yok efendim denizli şöyle oynattı, selçukla böyle olmaz, riekerink falan diye uyuduk gittik. yani bunu kabul ettik. ya da iyi olacağını umut ettik bilemiyorum. tepki göstermedik. işte o cürret buradan geliyordu!
    bakınız, bu kadar kibirli, çok kazanan, ileri oynamayan, top arkadaşındayken rakibin yanında gömülen, boşa çıkıp sorumluluk almayan, hiç bir şeye üzülmeyen, maaş derdinde olan bu oyuncularla senelerdir devam ettik. bu kabul edilemez bir şeydir ve yıllardır idrak edemeyen yöneticiler de kabul edilemez. eleştirdik şu eksik bu yok falan diye. değerli abilerim, kardeşlerim: burada eleştirilecek bir durum yoktur. bunlar kabul edilemez şeylerdir. eleştirip düzeltmeye çalışıyorsan kabul ediyorsun demektir. dün akşam da aynı. üzül, yırtın, didin, parçalan ya. iyi değilsin ama bari bunu görelim değil mi? bakın maçta belli aralıklar boyunca selçuk'a gözlerinizi sabitleyin, yasin'e, tolga'ya ve bunun türevlerine. yapın bunu. bakın öyle hareketler yapan adam halı sahada ne tepkilere maruz kalır bir düşünün. öyle top oynanmaz. öyle kimseyi yenemezsin. tromsö'ye yenilmek mesela dün akşam gibi ya da 25.11.2015 akşamı gibi değildi. bu süreç ayrı. ben böyle bir şey görmedim yahu. orta sahadan böyle top çıkmaz. çıkamaz ki ya! nasıl çıksın? ileri gitmiyor ki top! maicon oyunu kurmaya çalıştı, beğenmediğiniz carole topu ileri taşıdı yahu ama biz hala bazı şeyleri tartışıyoruz. efendiler, tudor dediğiniz adam lig sonuncusuna 5 fark attıktan sonra ligin formda takımdan ertesi hafta aynı kadroyla fark yiyince dedi ki: geçen haftaki gibi yaptık her şeyi, yanlış nerde anlamıyorum dedi yahu! orada tudor bitti. ondan sonra tudor konuşulmamalıydı ama biz konuşuyoruz. anlamadığı şey bu olan birisi hakkında ben yorum yapmaya bile tenezzül etmem. iq sorunudur der geçerim. bu orta sahayı görmemek için kör olmak lazım. bu oyuncuların tavırlarını da... hem de yıllardır görmemek. bunları tartışmaya gerek bile yoktur.
    yahu hangi birini anlatayım. bir galatasarayım vardı be...
    maça gitmeyeceksin, forma almayacaksın, lig tv iptal edeceksin, elinden gelen en radikal şeyler bunlar. ya görmeyen büyük kalabalık? bizim ülkede bütün sorunlar böyle. büyük kalabalıkların görmediği, normal sandığı şeyler. bunlar anormal şeyler arkadaşlar. bunların olması anormal. 110 yıl sonra oldu ve 3 yıldır da devam ediyor.
    yahu ben yoruldum. pes.
  • 17046
    daha ilk maçtan böyle eleştirmenin yanlış olduğunu, iki haftalık antrenman ile anca bu kadar olduğunu, takımın uyum sorunu olduğunu, daha yeni transferlerin geleceğin söyleyen arkadaşları anlamıyorum. polyanna mı girdi içinize azizim. hiç umut veriyor mu şu takım allah'ını seven söylesin. mesela sneijder geldi diyelim. defans daha mı güçlü olacak. ya da belhanda geldi diyelim hücum hattı canavar gibi mi olacak. öyle embesil, ruhsuz, futbol oynamaktan çok kontratını düşünen, iki top çevirmekten, hücum yapmaktan, defans yapmaktan aciz futbolcular var ki... tek tek saymayayım yasinleri... carolleri... vs. vs. messi'yi getirsen şu takımda mustafa sarp'a felan dönüşür. teknik direktör tudor... kapalı kutuydu değil mi? ahanda açıldı o kutu. ne çıktı. nah çıktı. geçen seneye göre daha doğrusu riekerink zamanına göre şurası iyi dediğimiz bir yanı var mı takımın. yok. inanır mısınız maç başladı ilk atağı yaptılar. aha sıçtık dedim. öyle de oldu tahminimde yanılmadım. bu sene de gitti beyler. geçmiş olsun. hasbelkader ostersund takımını geçsek dahi diğer turda yalan olur evropa. oyuncusundan, teknik direktöründen ziyade tek suçlu ararsak o da dursun özbek'tir. elinden geleni yapıyor ama diyenleri duyar gibiyim. başkan olmak, ister ülkenin ister kulübün ve dahi isterse sınıfın başkanı bile olsa sorumluluk gerektirir. görevinin yaparsın. yapamazsan gidersin. #dursunözbekistifa
    benim bu sezon için tahminim budur. ve inşallah yanılırım. avrupa'da gruplara kalır, ligde de çılgın atarız. var mı ümidi olan. varsa beri gelsin.
  • 17047
    menejer beslemesi trollerce yönlendirilen taraftarın günden güne yanlış isimlere baskı kurması ile içten psikolojik olarak çökertilen, basiretsiz ve işbilmez yöneticilerce futbolcuları dış etkilere maruz bıraktırılan, orta sahası yıllardır acı çekmesine rağmen çözüm üretilemeyen, üretilmekte istenmeyen takımım. bugünlerde geçer ama bu sefer bayağı uzun sürer.
  • 17050
    tek tek isim isim bu takımdan gıtmesı gerekenleri yazıyım kurtulayım, he olur da unuttuklarım varsa onları saten sallayın gerek duymamısımdır.

    onceden yazmakta fayda goruyorum, eger sizin hedefınız ligi 5. bitirmek hatta 2. bitirmekse yazı biraz sert gelebilir. yok ben juventusu yeneyim, real madridle kafa kafa oynayayım diyorsanız ki galatasaray hep budur okumaya devam edebilirsiniz.

    1- martin linnens: hala bu adamdan olmasını bekleyenler, umudu olanlar, şöyle iyi, böyle iyi diyenler varsa kendilerini bir zahmet geçmiş maç özetlerine davet edelim.
    bu takım cl'de bır sevıyede oynadıgında orada eboue oynuyordu ki begenmedik gonderdık.

    savunma yok, hucum yok, hırs, mücadele yok. bir futbolcu da baska ne olabilir ki ben bi gelişim bekliyim.

    bu arkadası gecen senede ızledık, yetersiz oldugu kanaatıne vardık ve yerıne transfer henuz yok. (uefa eleme macında 2-0 geride oldugumuz bır mac sabahı)

    2- lionel carole : bu arkadası da gecen sene bol bol izledik, yeri geldi begenmedik, yerine az once yukarıda yazdıgım bir diğer begenmediğimiz linnensi monte ettik yine olmadı.
    defansıf yonu yok, hucum yonu yok, teknik yok, zeka yok.

    yine arkadasları mac ozetlerine alırsak, albert riera denen ispanyol futbol zekası almıs abımız hayatında nadir oynadıgı sol bek mevkınde o muhtesem zekasıyla o bolgede oyunu kuran, takımı rahatlatan, savunma yonu aksasada, takımı komple ordan ataga kaldıran bır abımızdı mutlaka ızleyın derım.

    hayır daha da geriye gitsem vıctoria diye bir sol bekimiz vardı ondan bile kotu bunlar.

    sag bek: yetersiz linnens,
    sol bek : yetersiz carole

    etti 2 yetersiz adam. geçen senenın lıg sampiyonuna bakalım kim var: (adriano-gokhan gonul-caner erkin)

    3 - yasin öztekin

    galatasaray gibi avrupa da adından soz ettiren, madrid de rakibe baskı yapan, italya da korku yaratan, almanya da muhteşem taraftarıyla rakiplere korku salan galatasarayın
    son 3 senedir hucum hattının en etkili ismi ''yasin oztekin'' .

    siz de birşeylerin yanlıs gittiğinin farkında mısınız ?

    ve 2018 yılına da bu arkadas ıle gıdıcegımızı dusunuyor musunuz ?

    yoksa siz hala sampiyonluk beklentisinde misiniz ?

    ben daha yazamıycam sanırım. yazmaya kalksam, sinan gümüşler, tolga ciğerciler, selcuk inanlar, ahmet calıklar, tarık camdal bıle hala kadroda...

    daha onlarca isim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın