• 37851
    bu sezon uefa avrupa ligi nde çıktığı 8 grup 2 play-off maçında toplamda 22 gol yiyerek ligdeki aktif takımlar içinde bu alanda en kötü istatistiğe sahip takım. bir sezonda bir takımın savunması nasıl bu kadar geriye gider aklım almıyor.

    bu sezon ve geçtiğimiz sezonun ilk 16 haftasının kıyaslaması da ekte tespiti destekliyor.
    https://x.com/...oVpiE_7nDchGc--YG3-A
  • 37852
    yılda 100m. euro maaş bütçelerine, 40-50m. euroya yakın bonservis harcamalarına kadar çıkan takım.
    bu takım avrupa liginde bile en kolay kuradan ilk 8 yapamıyor, az alkmaar denen ortalama altı bir takıma madara oluyor.
    yani demem o ki bu takım bu sene şampiyon olsa bile çok ciddi kadro revizyonuna gitmeli.
    ve yıldız oyuncu bulmak dışında hiçbir işe yaramayan bu teknik ekip ve yöneticiler ile bu işi yapmamalı.
    biz ne ara 100m. euro maaş ödeyecek duruma geldik? biz ne ara her yıl bonservise 30-40'lar harcayacak zenginliğe ulaştık?
    varsa böyle bir maddi kaynağımız bu paraları doğru düzgün kullanacak adamlar getirmeliyiz.
    2 sezondur harcamalar ortada, 2 sezondur mest olarak izlediğimiz toplam 3-4 maç var.
    harcanan paralar ile oynanan oyun arasında dağlar kadar fark var.
    fatih terim'in son sezonundaki mütevazi kadroyu hatırlayın, ben o kadronun avrupa maçlarında oynadığı oyundan daha çok zevk alıyordum.
    forveti osimhen olmayan, halil olan takım marsilya-lazio tokatlıyordu.
    şimdi forvette 100m. euroluk oyuncun var, gidiyorsun tottenham'dan götüne teneke bağlanıp yollanan parrot'lu takım seni hacamat ediyor.
    ve taraftarın da dahil koca camia gerçekleri görmeyip bir tottenham maçındaki iyi oyun sebebiyle uefa finalindeyiz havaları atıyor.
    beğenmediğin rakibin senden bir tur daha üste çıktı bugün itibariyle.
    artık biraz ders alma vakti.
    her sene avrupa kupası hayaline kanan taraftarlar da artık biraz akıllansın.
    her yıl aynı misyon ile yola çıkıyorsunuz, uefa kupası'nın adı avrupa ligi olduğundan beri daha çeyrek final görmüşlüğün yok.
    artık haddimizi bilmemiz gerekiyor.
    biz ne başta verdiğim maliyetlere çıkması gereken takımız, ne de avrupa ligi finali oynamayı hak eden bir yapıyız.
    kaan ve berkan bekleriyle prag'tan 4 yiyen takım, 1 yıl sonra ajax deplasmanına hatta eleme turu olan alkmaar deplasmanına da aynı bekler ile çıkıyorsa, burada kimse kimseye avrupa hedefinden bahsetmesin.
    teknik direktör, taraftar, yönetici fark etmeksizin konu avrupa olduğu zaman galatasaray camiası delüzyonel bir yaşama giriyor.
    bu delüzyondan kurtulmadan bu işler düzelmez.
    biz avrupa'da vitrini iyi olan, sevilen, sempati duyulan ve zaman zaman takdir edilen bir takımız ama bundan da ötesi asla değiliz.
  • 37853
    herhangi bir başarı kazandığında "oyuncu grubu" sayesinde kazanan ancak bir şeyler ters gittiğinde "teknik direktör" yetersizliğinden sayılan takımım.
    mesela şampiyon mu olduk tamamen bireysel performans. maç mı kaybettik tamamen teknik direktör.
    he diyelim iyi top oynadık. lig maçıysa süper lig pıttık bir lig oluyor. avrupa maçında kafa takıma iyi top oynayıp yenilirsek de oynanan iyi oyundan çok geç? yapılan değişiklikler konuşuluyor. ve bu maç gelecek için bir ışık olmuyor. ya da avrupa'da kafa takımı yendik diyelim. yine gelecek için bir ışık olmuyor sadece şanslı günümüzde oluyoruz.
  • 37854
    transferin son günlerinde osimhen piyangosu vurmasaydı bugün lider fenerbahçe'nin gerisinde 2. ya da 3. sırada olurdu.(24-25)

    asıl üzüldüğüm şey 30-40 yılda bir denk gelecek osimhen gibi bir oyuncuya sahip olduğun yıl rezil bir planlama ve teknik direktör performansı ile önce ucl playoff'unda sonra da avrupa ligi'nde son 32'de eleniyorsun.

    yazık oldu elit forvetime.
  • 37855
    tek sorunu disiplinsizliktir. kalite olarak şampiyonlar ligi seviyesindeyiz ama teknik heyet kalitesi ve disiplin konusunda konferans liginde bile değiliz.

    bunu; bize transfer olan futbolcunun ilk bir kaç hafta uçup kaçarken, ilerleyen haftalarda sahada yürüyecek hale gelmesinden bile anlayabilirsiniz. bireysel olarak hırs yapıp kendini geliştiren futbolcular hariç, oyununu, fiziğini, tekniğini geliştiren 1 tane bile futbolcumuz yok 3 yıldır.
  • 37856
    milyonlarca euroyu yalnızca lig için harcayan vizyonsuzlar tarafından yönetilen takım. bu paralar sadece fenerbahçe'yi geçmek için harcanıyor, avrupa kupalarına dair hiçbir vizyonları yok. olsaydı, sezon başında bu takım ocak ayında oynanacak avrupa maçında bu yedek kulübesine mahkum edilmezdi. olsaydı, sırf transfer yapmak için asla o paraları etmeyecek olan bir oyuncuya sekiz milyon euro verilmezdi. olsaydı, iki senedir fizikli takımlardan çektiğimiz ortadayken buna bir önlem alma girişiminde bulunulur ve bu rezilliği bir daha yaşamamaya odaklanılırdı. fakat ne olacak, aynı tas aynı hamam devam edeceğiz. önümüzdeki sene de, "gelsin rotasyonda iş yapar." diye fiziken düşüşe geçmiş oyunculara son kontratlarını verecek ve bir iki tane düzgün görünen oyuncu ile gözümüz boyanacak. oyun bakımından asla ileri gidemeyecek, 3 senedir sete oturamayan takım yine salak saçma uzun toplarla forveti bulmaya çalışacak.

    bu takım öyle kişiler tarafından yönetiliyor ki, sezon ortasında saçma sapan demeçler vererek, pastalar keserek, fotoğraflar servis ederek taraftarı daha da sinirlendirdiklerinin farkında bile olmayan insanlar bunlar. her ne kadar ele ayağa düşse ve saçma sapan bir şekilde kullanılmaya başlansa da, galatasaray taraftarı vasata tahammül etmez! bu taraftar kimsenin hayal edemediği dönemde "yetmez bize bu kupa, hedef şimdi avrupa!" pankartını stadyuma asacak vizyona ve hayal gücüne sahiptir. oysa siz vasat bile değilsiniz! sizin ve sizin gibilerin bu taraftarın görüşünü ve hayallerini küçültmesine izin vermeyeceğiz. bizim hedefimiz fenerbahçeyi geçmekten ibaret değildir, bunu idrak edemeyeceğiniz için çekin gidin ve işi bilene bırakın!
  • 37857
    başkanlık hayali kuran bir grup "param var benimci" adamın elinde oyuncak olan güzeller güzeli kulübüm...

    istedikleri olmadığı zaman istifa ile tehdit edip yönetimi düşürürüz diyen, florya arazisinin satışı için gerekli şartların değişmemesi gerektiğini bildiği için bunu koz olarak kullanan bir grup insan yüzünden bu haldeyiz.

    buna çanak tutan, ses çıkarmayan nasıl olsa hata da yapsam gidip yine bana bek alıyorlar, stoper istiyorum iyi kötü getiriyorlar diyen, hiçbir şekilde elindeki oyuncuyu yükseltmeyen, oyuncuların kendi çabası ile yükselmesini üzerine alan bir teknik direktörün de varlığıyla kaos kaçınılmaz oluyor.

    isteyen kızabilir, küfür edebilir, hadi oradan sende diye bilir.

    jelert, jakobs alıp üzerine 20 milyon verip hala devre arasında eren + frank çekiyorsa (ki frank ile yazın anlaşmak üzereydik) ve yine 12-13 milyon veriliyorsa orada bir dur diyeceksin.

    sezon başı bizler, taraftarlar yani kalkıp 3'lü orta saha bir seçenek olmalı, mertens yaşlandı, rafa pahalı sara öne atılsın, madem torreria 8 numara oynasın isteniyor bir 6 çekelim dediğimizde "bu takım 12 kişi oynayacak herhalde" diye demeç veren çok değil 4 ay sonra o demecini yiyen de tam olarak teknik direktörümüz.

    bu takıma osimhen piyangosu vurmasa şu anki forvet kıtlığında takımın kaçıncı olacağını söylemek bile istemiyorum. ne o kalırdı ne de yönetim...

    buna rağmen dün hala, transferi suçlayan bir teknik direktörün varlığı da en az "param var benimci" grup kadar rahatsız edici.

    cenk ergün'ü hiç sevmem ama istifa etmesi biliyordu en azından.
    bunlar başkanlık hayaliyle -ki artık asla olamazlar- erden timur'u yedikleri gibi, bunun olması gereken bir şeymiş gözükmesi için sosyal medya hesaplarından zaha, ziyech transferlerini eleştirilmesini sağladılar.

    eleştirisin de geçen sene bu ikisi olmasa şampiyon olamıyorduk. icardi sakatken zaha, son 8 hafta barış alper yılmaz + ziyech ile maç aldın da şampiyonluğu vermedin. he onu da az kalsın yapıyordun yani.

    berkan o golü atmasa neler olurdu neler!!!

    netice itibariyle, kapalı kapılar ardından kendi ajandası olan trol, sosyal medya fenomeni, yönetici, teknik direktör varken bize avrupa haram. ligde de işte zar zor yeniyor 280 milyon euroluk takımımızla 30 milyon euroluk takımları.

    sorsan bizden büyüğü yok.
  • 37858
    büyük çoğunluğu futbolcudan çok güreşçi fiziğine dönüşmüş takım.

    ne yiyor abi bu adamlar, ben 46 yaşımdayım, 182 boya 75 kiloyum, kendime saygımdan dolayı yediğime içtiğime dikkat ediyorum; bir iki kilo alsam direkt diyete başlıyorum, sporu artırıyorum.

    ya bu futbolcular senede 100 milyon lira kazanan bu adamlar nasıl bu kadar gamsız olabiliyor, floryada her antrenman sonrası tepsi tepsi baklava mı yiyorlar.

    bence ciddi bir başı boşluk ve denetimsizlik yaşıyoruz, g.sara bile iki ayda hantallaştı, sakatlık sonrası ağırlığı net bir şekilde görünüyor, kaan ayhan'ın 180 cm beli var, torerira bile ilk geldiği çabukluk ve fitlikten uzak, çoğu futbolcumuz atletik seviye olarak düşük, avrupa maçları özellikle bizden daha düşük bütçeli takımlar suratımıza bu gerçeği her sene çarparken hiç bir değişiklik olmaması, ve sürekli daha kötüye gidilmesi sorunun kronik olduğu izlenimini uyandırıyor.
  • 37859
    elinde dünyanın aktif en iyi forvetlerinden biri olan takım.
    bu kadar kötü bir hücum planı ile oynatılması akıl alır gibi değil. gerçekten osimheni anadolu takımlarından birine versek muhtemelen şu an 10 gol farkla ligin gol kralıydı.

    bu takımın senelerdir avrupa seviyesinde 2 maç hariç planlı hiç bir şey oynayamıyor olması inanılmaz derecede itici geliyor artık.

    normalde ligde fenerin yarattığı toksik ortam yüzünden ne olursa olsun şampiyon olalım isteğim bütün avrupa başarısızlıklarına rağmen devam ederdi fakat artık gerçekten lig de fener de bir şey ifade etmiyor.

    avrupa seviyesinde disiplinli olamıyoruz, birden çok oyun planını verimli şekilde oynayamıyoruz, maçına göre kadro, diziliş, taktik belirlenen bir organizasyonumuz yok.

    işin kötüsü, bunların olacağına dair bir belirti yok, bir plan, bir strateji yok. ne transferde, ne sahada, ne yönetimde.

    herkesin derdi günü kurtarmak. biz ise sürekli büyük hayaller kurup hayal kırıklığına uğruyoruz.

    sanırım benim kırıldığım yer burası, 35 senelik hayatımda kendimi takıma karşı fener maçına gitmek istemeyecek kadar uzak hissettiğim hiç bir gün olmamıştı, ligde yaşananlar, futbol ortamı, her gün artan nefret bir nebze de olsa galatasaray keyifli top oynarken idare ediliyordu ama güvendiğimiz herkes bizi yarı yolda bırakınca tutunacak dal da kalmamış oldu.
  • 37862
    şu isimler ile olan ilişkisine ara vermesi şart olan takımımız:

    mertens
    berkan
    kaan
    kerem
    barış
    muslera
    jakobs

    bunları kestiğinde el mecbur alternatifleri hazırlayacaksın okan hocam. mertens kesik mi yedi? hadi bakalım yusuf efendi top sende. barış saçmalamaya mı başladı? mecburen bir isim çıkartacaksın kanat oyunu için.
    top oynamamayı seçen tayfayı hala daha sahaya atmaktaki tek mantık üşengeçlik ve tembellik. başka izahı yok…
  • 37863
    (bkz: bizi sevenleri üzmeyelim baba)
    bu sefer kendisine hayat adayanları üzmemesi gereken eşi benzeri olmayan sevdamın futbol şubesinin takımı. kızgınız, kırgınız ve mutsuzuz. tüm inanışlardaki şeytan tasviri rakibiniz, firavunların musası olma vakti. galatasaray a takımına sesleniyorum, bana ve benim gibilere özetle bize borçlusunuz.
    haksızlığın galip gelemeyeceğine dair inancımızı perçinlemek için, gün sonunda kader bekir karakteri gibi başını eğip usul usul yürüyenlerin başarmaya muktedir olduğunu, adaletin er geç tecelli edeceğini, sesi çok çıkanın haksız olduğunu ispat etmek için hepimize borçlusunuz. evindeki ekmeğinden kesip işe uykusuz gidenlerin yediği fırçadan, gencecik çocuklar uykuya avrupa hayaliyle dalarken yediğiniz kremalı pastalardan, umutlarımızı yerle yeksan etmekten ötürü borçlusunuz.
    üç senedir neler yaşamadık, bu sene kör göze parmak artık, tescillilere bu oyunda adaletin olduğunu öğretmek için oynayacaksınız. hakkı tesis etmek için, öyle bir yürek koyacaksınız ki, yıl boyu kırmızı giyeceğiz. bu sefer intikamımızı, kinimizi alacaksınız, bizi gururlandıracaksınız, size güveniyorum.
    vira bismillah.
  • 37864
    yaklaşık 3 aydır, ne oynadığını bir türlü anlayamadığım takımımız. son iki senede futbolu okan buruk’tan iyi bilmiyorum diye bir cümle türedi. evet adamın hayatı futbol ile geçmiş, benden iyi bildiği çok şey vardır. ancak futbola ne kadar anlamlar yüklesek de, hayatımızın bir parçası haline getirsek de, futbol neticede bir oyundur. seksenlerin başında doğan biri olarak sokaklarda oyun oynayarak büyüdüm. oyunların temel prensibi rakibi yenerek oyunu kazanmaktır.
    + saklambaç oynamanın bile temelinde, ebe olmamak yatar. ebe olmamak için kendini kurtarman gerekir. bunun iki çeşidi vardır, birincisi kaleye ebeden önce varıp sobelemek ve ya saklandığın yerden , hiç bulunmadan oyunu bitirmen gerekir. bakın ebe olmamanın bile bir stratejisi vardır. ya hızına güvenirsin, ebe kaleden açıldığında tüm gücünle koşarsın kaleyi sobelersin, hızına güvenmiyorsan, rakip senden daha hızlıysa bulunmayacak bir yere saklanıp, kendini kurtarman gerekir.

    bir diğer örnek, hemen hemen hepimizin dijital ortamlarda oynadığı savaş oyunları vardır.

    +savaş oyunlarını kazanmak için ellerine çok hakim olmalısın, girdiğin ortamda herkesi vurabilecek kadar reflekslerin kuvvetli olacak, vura vura oyunu bitireceksin, hızlı ve refleksli değilsen, oyunu kazanmak için pusucu olacaksın, uygun bir yerde pusuya yatıp, herkesin birbirini vurmasını bekleyeceksin, son kalan adam seni görmeden yenip kazanacaksın.

    bu örnekler her oyun için geçerlidir, oyunu kazanmak için bir stratejin olmalı. rakibini iyi analiz etmen gerekir. hızın ondan iyi değilse saklanırsın, hızın ondan iyiyse koşarsın, reflekslerin çok iyiyse vura vura gisersin, rakibin refleksi daha iyiyse pusuya yatarsın.
    bu örneklerden yola çıkarak, futbol takımımız ne yapıyor, senden daha teknik rakibe, senden daha hızlı rakibe, senden daha fizikli rakibe ve tüm istatistiklerde, senden daha kötü durumda olan rakibe aynı oyuncular ve aynı taktikle çıkıyor. takımımızın sorunu tam olarak bu, rakibe göre taktiğimiz yok. eğer hoca bundan sonra, rakibe göre taktik geliştirirse takım ivme kazanır. aynı oyuncular aynı taktik devam edersek üzülerek söylüyorum sonumuz hiç iyi değil.
  • 37866
    bir maça çıkmayacaklar, bir savaşa girecekler. formsuzlarmış, yorgunlarmış falan hiç önemli değil artık. kendilerini eleştirmiyorum da az maçı sonrası. o da dünde kaldı. şu andan itibaren bu 90 dakika bu ülkenin ana gündemi. maçın lig için falan önemini geçtim. o zaten tamam ama belki de insanların 1 haftalık ruh hali buna bağlı bu ülkede.

    umarım bu bilinçtedir hepsi. şurada 2 maç kaybettiniz avrupa'da, kaç aylık emeğinize denmeyen kalmadı. bütün ucubeler çıktı alın terinizi lekeliyor. bunu da siktir edin. mucizeler kalmış bir tur için bu karda kışta buz gibi havada dağın başındaki stadı dolduran taraftarınız için çıkın sahaya. o insanlar sizin turu geçmenizi beklemedi, ''bir kıvılcım çakmanızı'' bekledi. hiç değilse bunun için çıkın, kendinizi affettirin.

    ilk maçta yaptınız, bizi çok mutlu ettiniz. yapabileceğinizi gösterdiniz, yine yapabilirsiniz.

    (bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
  • 37868
    (bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)

    içine girdiğimiz bugünde yılın maçını oynayacak takımımızdır. lemina, sara, torreira üçlüsüyle çıkarsak oyunun kontrolünü elimizde tutabileceğimizi düşünüyorum. bu maçı kazansak da, şampiyon olsak da hocayla ilgili düşüncelerim değişmeyecek ama kazanmamız şart. biz bu ligin en iyi takımıyız demek için, namağlup unvanımızı koruyabilmek için yenmemiz şart. tribündeki taraftardan ricam ise, maç önü boşu boşuna bağırıp seslerini harcamamaları. maç önü gereksiz bağırdığı için kaç kişiyi biliyorum sesini kısan, herkes sesini idareli kullansın ve takımıma başarılar diliyorum...
  • 37869
    24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında savaşmayan bizden değildir.
    24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında terinin son damlasına kadar vermeyen bizden değildir.
    24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında sakin kalmayıp kırmızı yiyen bizden değildir.
    bu akşam herkes çıkacak, gereksizlerle muhatap olmadan mücadelesini verecek, maçı kazanacak ve maç sonunda inşallah gerekli goygoyu hep birlikte yapacağız.
    bugün mücadele etmek zorundasınız.
    bugün konsantre olmak zorundasınız.
    bugün hataya tahammül yok.
    bugün hep birlikte yek vücut hareket etmek zorundasınız.
    bugün kazanacaksınız, kazanacaksınız; kazanacaksınız.
  • 37870
    hocası inat etmediği müddetçe ligde kalan bütün maçlarını kazanabilecek ve türkiye kupasını alacak yeterlilikte bir kadrodur.
    yapılması gereken doğru oyun ve kadro ile sahaya çıkıp, doğru değişiklikleri yapabilmektedir.
    avrupa hüsranının sebebi ise okan hocanın anlamsız ısrarı ve yönetimin transfer rezilliğidir.
    hiç faydalanamadığımız 4 yabancı yazıldı avrupa listesine.
    oyuncularımızı dinlendiremedik.
    artık süper lig için fazla fazla yetecek bir kadro mevcut.
    yapılması gereken oyuncuları doğrı kullanmak ve dinlenmelerine müsade etmek.
    takımımıza güvenin…
  • 37872
    (bkz: reaksiyon)

    gözünüzü seveyim artık bir tepki verin, canlanın. az içimizden geçti, rize maçında beklediğimiz reaksiyon gelmedi. zor bela yendik. az rövanşında reaksiyon bekledik günay olmasa yine 6-7 tane yiyecektik.

    artık gösterin şu reaksiyonu, silkelenip kendinize gelin. adamlar size hırsız dedi, sahtekar dedi, kazandıkları puanlar haram dedi. dedi de dedi. bizi de siktir edin kendiniz için oynayın. gururunuz, şerefiniz için oynayın.

    alın bu maçı.
    (bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
  • 37875
    çok ciddi kalite sorunu olan takım. ilk yarı itibarıyla sara ve frank dışında top kullanacak oyuncusu yok. sara yeteneğine rağmen hücum konusunda garip bir şekilde cesaretsiz bir oyuncu. frank'ta da tedirginlik var. ilk yarıda pahalıya mal olabilecek bir iki basit hata yaptı. torreira istekli, lemina sahanın en iyisi. sallai asla bu takımı hücuma taşıyacak bir kaliteye sahip değil. barışın da ondan geri kalır yanı yok. osimhen garibim çırpınıyor ama tek başına hiçbir şey yapamaz. ikinci yarı da yunus ve mertens girerse ataklara biraz yaratıcılık katabilirler ama mevcut halimizle net bir şekilde fenerbahçe'nin gerisindeyiz.
    (bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın