8716
nihayet bulunduğu ligi hatta bulunduğu ülkeyi 2'ye bölen takım: galatasaraylılar ve galatasaray'ın karşısındakiler. bu, başarılı olmanın ve tek büyük olmanın hem getirisi hem de göstergesi. son noktası.
bunu hiç romantik bir yerden veya ''futbol bize karşı oynanan bir oyundur'' kafasıyla falan söylemiyorum. bu durum artık ülke sporunun gerçeği. galatasaraylı olmayan herkes için önce tuttukları takım, sonra da galatasaray'ın karşısında kim varsa o. galatasaray düşmanlığı galatasaraylı olmayan herkes için medyada ve sosyal medyada geçer akçe. hepsi bu noktada birleşiyor ya da hepsi birbirini ''galatasaray'ı ülkenin bayern'i yapmakla'' suçluyor.
galatasaray dışındaki takımlar birbiriyle kavga ediyor ama galatasarayla savaşıyor. birbirilerine rakipler ama galatasaray'a düşmanlar. nihai hedef hepsi için aynı. birbirlerini sevmiyorlar, birbirlerine küfrediyorlar ancak bizden nefret ediyorlar. galatasaray'ı direkt olarak ülke futbolunu dizayn etmekle suçluyorlar. koskoca bir 40 yılı falan planlamakla suçluyorlar. ulan bir derbi kazandık diye abd olduk, israil olduk, bir ton şey olduk. kafalarındaki galatasaray, yemin ediyorum bizim tahayyül ettiğimizden çok daha büyük, akıllı, güçlü bir camia.
dediğim gibi bunu ben romantik bir yerden ele alıp söylemiyorum. yani rengimiz sarı kırmızı, biz çok şerefliyiz, armamız şöyle böyle değil mevzu. bu, başarılı olmanın ve artık tek büyük olmanın nişanı. bunu anlayabiliyorum. bu başarının getirdiği bir karizma olduğu gibi bu başarının getirdiği bir iticilik de var. yadırgamıyorum yani.
o yüzden bizim de artık bunu anlayıp bazı şeyleri bu minvalde değerlendirmemiz lazım. medya, takım, yönetim, taraftar fark etmez. galatasaraylı olmayan herkes, galatasaray'a karşı ciddi bilenmiş durumda. bunun bu kadar ayyuka çıkma nedeni de artık elde avuçta pek bir şey kalmaması, karşı koyulacak bir argümanın da kalmaması. yani aradaki fark ''sizde şu var, bizde şu var'' muhabbetini geçti artık. karşı tarafta hiçbir şey kalmadı. karşı tarafta hiçbir şey kalmadığı gibi galatasaray da kendini aştı birçok anlamda. o yüzden mevzu ''siz mi biz mi?'' tartışmasından çıktı. ''tamam siz ama şu yüzden siz'' hikayesi anlatılıyor artık. onu da saçma sapan mevzulara bağlıyorlar işte çünkü öbür türlüsü beyaz bayrak çekmek olur onlar için.
yani diyeceğim şu ki bizim taraftarın da artık galatasaray dışındakilerin psikolojisini bu çerçevede değerlendirmesi lazım. bunların birlikte olmasına, aynı çizgiden konuşmasına, ne bileyim gittiğimiz bir stadyumda absürt bir tavırla karşılaşmamıza falan şaşırmamak lazım. hocanın da çok güzel dediği gibi: ''bizim düşmanımız yok, başarının düşmanı var.''
bunu hiç romantik bir yerden veya ''futbol bize karşı oynanan bir oyundur'' kafasıyla falan söylemiyorum. bu durum artık ülke sporunun gerçeği. galatasaraylı olmayan herkes için önce tuttukları takım, sonra da galatasaray'ın karşısında kim varsa o. galatasaray düşmanlığı galatasaraylı olmayan herkes için medyada ve sosyal medyada geçer akçe. hepsi bu noktada birleşiyor ya da hepsi birbirini ''galatasaray'ı ülkenin bayern'i yapmakla'' suçluyor.
galatasaray dışındaki takımlar birbiriyle kavga ediyor ama galatasarayla savaşıyor. birbirilerine rakipler ama galatasaray'a düşmanlar. nihai hedef hepsi için aynı. birbirlerini sevmiyorlar, birbirlerine küfrediyorlar ancak bizden nefret ediyorlar. galatasaray'ı direkt olarak ülke futbolunu dizayn etmekle suçluyorlar. koskoca bir 40 yılı falan planlamakla suçluyorlar. ulan bir derbi kazandık diye abd olduk, israil olduk, bir ton şey olduk. kafalarındaki galatasaray, yemin ediyorum bizim tahayyül ettiğimizden çok daha büyük, akıllı, güçlü bir camia.
dediğim gibi bunu ben romantik bir yerden ele alıp söylemiyorum. yani rengimiz sarı kırmızı, biz çok şerefliyiz, armamız şöyle böyle değil mevzu. bu, başarılı olmanın ve artık tek büyük olmanın nişanı. bunu anlayabiliyorum. bu başarının getirdiği bir karizma olduğu gibi bu başarının getirdiği bir iticilik de var. yadırgamıyorum yani.
o yüzden bizim de artık bunu anlayıp bazı şeyleri bu minvalde değerlendirmemiz lazım. medya, takım, yönetim, taraftar fark etmez. galatasaraylı olmayan herkes, galatasaray'a karşı ciddi bilenmiş durumda. bunun bu kadar ayyuka çıkma nedeni de artık elde avuçta pek bir şey kalmaması, karşı koyulacak bir argümanın da kalmaması. yani aradaki fark ''sizde şu var, bizde şu var'' muhabbetini geçti artık. karşı tarafta hiçbir şey kalmadı. karşı tarafta hiçbir şey kalmadığı gibi galatasaray da kendini aştı birçok anlamda. o yüzden mevzu ''siz mi biz mi?'' tartışmasından çıktı. ''tamam siz ama şu yüzden siz'' hikayesi anlatılıyor artık. onu da saçma sapan mevzulara bağlıyorlar işte çünkü öbür türlüsü beyaz bayrak çekmek olur onlar için.
yani diyeceğim şu ki bizim taraftarın da artık galatasaray dışındakilerin psikolojisini bu çerçevede değerlendirmesi lazım. bunların birlikte olmasına, aynı çizgiden konuşmasına, ne bileyim gittiğimiz bir stadyumda absürt bir tavırla karşılaşmamıza falan şaşırmamak lazım. hocanın da çok güzel dediği gibi: ''bizim düşmanımız yok, başarının düşmanı var.''

