• 6801
    benim için spor kulübüdür ve maalesef futbol dışında tamamıyla başarısız bir spor kulübüdür ki futbolda da ne kadar başarılı olduğumuz tartışmalı. sürekli hayal kırıklıkları, sonu gelmeyen çağdışı tartışmalar gerçekten futboldan inanılmaz uzaklaştırdı beni. bu sene de aynı şeyleri tartışacağız, diğer kulübün taraftarları ile birbirimizi yiyeceğiz, elimizde ne var, koca bir sıfır.

    ben olaya başka bir açıdan bakacağım, şu an olimpiyatlar devam ediyor. fenerbahçe, trabzonspor ve göztepe’nin sporcuları madalya aldı. koskoca galatasaray’ın maalesef sıfır. hani övünüyoruz ya türkiye’nin en büyük spor kulübüyüz diye, değiliz güzel kardeşim. futbol dışında bir hiçiz, bari ismimizde ki spor ibaresini kaldıralım ve sadece futbol kulübü kalsın.

    biliyorum kimsenin sikinde değil bu durum ama hayatını galatasaray’a adamış benim zoruma gidiyor.
  • 6802
    dakikalar önce 2020/12 bilançosu açıklanan; yılı -434 milyon tl zararla kapatıp, üstüne 2 milyar tl borcu olan ve -754 milyon tl özsermayesi ile batık durumunda olan kulübüm.

    hala bu kulübün önceliğinin ekonomi olmadığını söyleyenler var. hala 30 yaş üstü adamlara 2-3 milyon euroluk maaşlar bağlamaya razı olanlar var. ne desem boş.

    neyseki önümüz karanlık değil, bu dönemin transfer politikası bana umut veriyor.
  • 6804
    2021-2022 sezonunun kayip sezon olarak gecmesi luksune sahip olmayan takimdir. takimin kalitesi sampiyonluga yeterli degilse ikinciligi, o olmuyorsa ucunculugu sonuna kadar kovalamak, istemek, calismak ve kazanmak zorundayiz. ucuncu olmakla besinci, altinci olmak arasinda bile cok buyuk fark var.

    galatasaray ziyadesiyle mutevazi ve kisitli yetenekli oyunculardan olusan genc bir takim kuruyor. ama buna ragmen babel, falcao, feghouli gibi 10 yil once cok iyi olan ama artik sahada futbol oynayacak hali olmayan ihtiyarlara verilen asiri maaslar yuzunden giderlerini kaliteyi kistigi olcude azaltmis degil. kisacasi bu sezon pahali ama kalitesiz bir kadromuz olacak, ve kadronun pahali olmasina sebep olan unsurlar dogru duzgun oynamayacak bile. iste bu tabloda eger bu sezon bu takim basarili olamazsa gelecek sezonlar ortasahada aytac'i ozledigimiz gunler yasariz, gelirler azalmaya, zarar buyumeye devam eder. cunku futbol kuluplerinde basari olmazsa gelir gelmez. ne avrupa'dan gelir kazanabilirsiniz, ne tribunler dolar, ne forma satar. bir bakmissiniz 15 bin kisiye oynayan, ligi 5. tamamlayip conference league on elemesinde rastgele macar takimlarina iki macta bir maglubiyet bir beraberlikle elenen bir takima donusmussunuz.

    bunun olmamasi icin kilit sezon bu sezon. isimiz terim'in 2021-2022 sezonunda, sezon basi itibariyle ligin kalite olarak 5. veya 6. takimi olabilecek bu kadrosundan iyi bir takim cikarip oyuncularin bireysel gelisimini saglayarak bizi sampiyon olamasak da 2. veya 3. yapmasina bagli. zaten bu kadronun sampiyonluk icin sansi falcao'nun birden kosmasina, feghouli'nin top oynamaya baslamasina bagli. imkansiz yani. eger her zamanki gibi sampiyon olamadigimiz sezonlarda 6. olma gelenegi devam ederse geri donussuz bir cokuse gireriz.
  • 6805
    kısa vaadede borcu az olan kulüp. uzun vaadede bankalar birliği ile yaptığı anlaşma nedeniyle borç yükü çok fazla. muhtemelen birkaç sene doğru düzgün para harcayamayacağız. bu sebeple yönetim alabildiği kadar alacak. kadroda şöyle bir sıkıntı var birbirinin ikamesini yapacak oyuncu sayısı çok az. hep birbirinden farklı tarzda oyuncularımız var. yani rotasyon durumunda hep farklı oyunlar oynamak zorunda kalacağız. neredeyse 1 ay var transfer döneminin sonuna, fatih hocanın söylediği gibi gelecek oyuncular var. sanırım 4-5 tane daha oyuncu alacağız yabancı oyuncu gönderebilirsek. gedson ligin kaderini tayin edecek kadar kritik. keza halil transferi de türk olması sebebiyle çok çok önemli. umarım ikisini de alabiliriz.
  • 6807
    2021 - 2022 sezonunun galatasaray adına ilk maçı.

    kendi adıma evvelden beri alışılagelmişin üzerine avrupa elemelerinde tam olarak takımı takip edemiyorum, sezonun açılış maçı benim için takıma ısındığım ve takip etmeye başladığım maç oluyor.

    bu sebepten dolayı takıma gelenleri, gidenleri, dizilişi, olumlu - olumsuz yönleri ilk kez alıcı gözle izleyeceğim.

    benim gibi sezonu yeni açanlar için kadro yapısının şöyle bir üzerinden geçecek olursak;

    kalede: muslera - ismail çipe var.
    muslera: her zamanki muslera diyebiliriz ama avrupa maçlarında çok büyük hatalar yaptı. sezon başı performansını oturtamamış gibi görünüyor ama muslera bu verdiği güven tartışılmaz kısa bir süre içerisinde toparlayacaktır diye ümit ediyorum.
    ismail: muslera'nın cezalı olduğu maçta pek güven vermedi. uzun süre yedekte kalmaya devam edecektir.

    (bkz: stoperler) luyindama - marcao - victor nelsson - alpaslan öztürk - kaan arslan
    luyindama: ara ara gereksiz ileri çıkışları - geri dönemeyişleri - verdiği pasların gerçekten çok kötü olması takımı hücuma çıkaramaması vs. hepsi problem arkaya atılan toplarda sürekli adam kaçırıp gol yememiz genelde luyindama yüzünden oluyor.
    olumlu yönleri ise hava toplarında çok etkili kapanarak oynadığımız zamanlarda pozisyon alması ise oldukça güzel ama fizikten başka şeylerde lazım artık futbol için o yüzden daha süratli ve ayağına hakim bir futbolcu ile değiştirmek gerekiyor.

    marcao: savunmada şu an alternatifsiz görünüyor sağlıklı olduğu her zaman ilk 11'e yazılacak oyuncu.

    victor nelsson: 1,85 boyunda 22 yaşında ve danimarka'lı futbolcu. iskandinav taraflarının savunma oyuncuları genelde iyi çıkar ama bu transferle alakalı tek soru işareti sanki bonservis ücreti biraz fazla gibi 7m€ vermiş görünüyoruz lakin bunu da şunla kıyaslıyorum falcao bizden yıllık 9.5m€ alıyor. boşa atılan 9.5m € var bi yanda diğer tarafta ise gelecek vaat eden bir stoper. her türlü okeyim ben bu transfere. ilk maçta oynamayacak sanırım ama ondan sonra luyindama'dan formayı alabilir.

    alpaslan öztürk: göztepe'den transferimiz. kadro genişliği ve yerli sınırı için lazım. ucuz yollu, kalbur üstü yerli stoper. yer yer forma şansı bulabilir ama ne kadar fayda sağlar görmemiz gerekiyor.

    kaan arslan: altyapıdan bu sene ana takıma geçti uzun süreler almayacaktır sadece kart yada sakatlık durumlarında girebilir belki yerel kupalarda oynayabilir o kadar. zamana ihtiyacı var.

    (bkz: sol bekler): patrick van aanholt - ömer bayram - emre taşdemir
    pva: eleme maçlarındaki performansı ortalama üstüydü bu sezon sakatlık yada form düşüklüğü olmazsa sol tarafta pva oynayacak gibi görünüyor crystal palace'dan bedelsiz olarak aldık piyasa değeri fena değil. ilerisi için umut verdi bana sezon içerisinde göreceğiz.

    ömer bayram: uzun yıllardır en çok eleştirilen oyuncumuz olabilir. bu eleştirilere rağmen belhanda ruhsuzu gibi sahada bomboş dolanmak yerine elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. saha içerisinde kötü skora en çok isyan eden oyuncumuz oldu. her zaman alternatif olarak sol bek ve açıkta fatih hocanın elinde bir koz olarak bulunacaktır.

    emre taşdemir: bu sene dakikaları daha da düşecek gibi görünüyor. pek faydası olmadı bundan sonra da olacak gibi değil. yerli olduğu için kadroda kaldı.

    (bkz: sağ bekler): deandre yedlin - sacha boey - omar elabdellaoui
    deandre yedlin: eleme maçlarında sakatlığından dolayı oynamadığını biliyoruz daha sonrası içinde kendisinden pek olumlu haberler alamadık sanırım sözleşmesi feshedilecek.

    sacha boey: rennes'den 1m€ bedelle transfer edildi, henüz 20 yaşında ve elemelerde iyi bir oyun ortaya koydu. ilerde değerlenebilir. bu sene ilk 11 oyuncumuz olacak gibi görünüyor.

    omar elabdellaoui: bu kardeşimiz halen yılbaşında gözüne giren havai fişeğin acısını çekiyor. bakalım ne zaman dönecek.

    (bkz: orta saha): taylan antalyalı - berkan kutlu - aytaç kara - alexandru cicaldau - emre akbaba
    taylan antalyalı: geçen sezonda olumlu olarak söyleyebileceğimiz yegane şey kendisi olabilir. sakatlık vb. durumlar olmazsa sürekli ilk 11'e yazılacaktır.

    berkan kutlu: yeni transfer 4m€'ya alanya'dan aldık. uefa elemelerinde oynadi bende fena bir izlenim bırakmadı. yerli sınırlamasında bu fiyata girilebilecek bir risk gibi görünüyor. belki sıradaki taylan olacak kim bilir.

    aytaç kara: bence bu yıl yaptığımız en işe yaramaz transfer neden aldık, neden oynattik zerre fikrim yok. rezalet.

    alexandru cicaldau: 3 yılda ödenecek 6.5m€ olarak transferi sağlandı. transfer sürecinde bir çok dedikodu dolanıyor. yok hagi bilmem şu kadar aldı, yok ocakta beleş alınacaktı şimdi niye alındı vs. gibi onları görmezden geliyorum ben açıklananlara bakıyorum çünkü yapacak başka bir şeyim yok. ben oldukça ümitliyim bakalım bugün olmazsa bile bir sonraki maç oynayacaktır. umarım çok iyi transfer olur.

    emre akbaba: peşpeşe sakatlıklardan sonra toparlayamadı umarım bu sene onun içinde yeni bir başlangıç olur ama zor görünüyor.

    (bkz: sol kanat):kerem aktürkoğlu - ryan babel - barış alper yılmaz - arda turan
    kerem aktürkoğlu: elemelerde oynadığı futbol ile en formda oyuncumuz gibi göründü kendisi, taylan'dan sonraki yerli yıldızımız olacak ilerde bizi sevindirecek futbolcu. yolun açık olur inşallah.

    ryan babel: mümkün olan en kısa yoldan takımdan uzaklaştırılması gerekiyor.

    barış alper yılmaz: 1.5m €'ya transfer edildi. üzerinde konuşabilmemiz için bir kaç maçını izlememiz gerek.

    arda turan: kim hangi tanrıya inanıyorsa lütfen onun adına dua etsin de şu adam bu takımdan gitsin.

    (bkz: sağ kanat): emre kılınç - sofiane feghouli - yunus akgün - jesse sekidika - oğulcan çağlayan
    emre kılınç: sivasspor'dan alındığında çok bir şey beklemiyordum ama düşündüğümün üzerinde bir oyun oynuyor sezon içerisinde güzel bir alternatif olacaktır.

    sofiane feghouli: sanırım kendisi ile vedalaşmamızın vakti geldi de geçiyor bile. artık sıkıldı herkes ve geride kaldı o sezonun ilk yarısı topa bakmayıp 2 . yarisi yalandan futbol oynayıp 1 sezon daha kalmak için taraftarı ve yönetimi kandırdığı günler.

    jesse sekidika: olmadı bu arkadaştan verim alamadık. zaten oynatamadıkta istediğimiz kadar.

    yunus akgün: bu adam topçudur ama kadroda yer bulamıyor kerem gibi ara ara oynasa aslında belki bir şeyler yapacak ama sanırım kiralanacak gibi duruyor.

    oğulcan çağlayan: tff ile olan çekişmeden olan bu çocuğa oldu. lisansını çıkarmıyordu tff. son durumunu kontrol ettim halen netleşen bir şey yok. soru işaretleri devam ediyor.

    santrafor: mostafa mohamed - mbaye diagne - falcao

    mostafa mohamed : bu eleman bizim net olarak ilk 11'e yazmamız gereken adam ama elemelerde filan hep sonradan girdi oynamadı vs. vs. bir çok problem oldu ne yapıp edip hazırlamak gerek. burda en büyük sorumluluk hocanın.

    mbaye diagne: diagne ile olan ilişkimizde işimiz düştüğünde 2 maç oynatıp daha sonra başka bi takıma kiralamaktan öteye geçmedi. ya satın, ya oynatın abi nedir bu sürünceme de kalma. falcao gidecek deniliyor şimdi o giderse bu adamı da oynatmazsan lazım olduğunda 2. santrafor kimi sokacan takıma donk'u mu? aa tüh onunda sözleşmesi bitmiş. kim ne derse desin diagne'ye ihtiyacımız var gibi görünüyor.

    falcao: sende git artık kendine çok sövdürtmeden. kronik sakat oyuncumuz ne zaman ihtiyacımız olsa sakat.

    teknik direktör:
    fatih terim: sanırım hocada elemelerde ki performans düşüklüğünü fark edip önce kendisine daha sonra takıma bir çeki düzen verecektir. yoksa kimse galatasaray isminden büyük değildir ve eminim ki hoca da bunun farkındadır.

    bir kaç transfer daha yapılacak deniliyor onlarıda eklersek fena bir kadromuz yok geçtiğimiz yıllarda alıştığımız çilek olarak nitelendireceğimiz futbolcularımız yok ama çileğin kilosu kaç € oldu.

    elimizdeki kadroyu en iyi şekilde kullanıp yine şampiyonluğun en büyük adayı olmamız gerekiyor.

    güzel bir futbol oynayan, rakibi boğan, yenilse bile çıkıp sahaya aslanlar gibi mücadele eden şu renklere sahip takımı özlemedik mi?

    `biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı.`
  • 6808
    sabah kerem ve marcao' yu övüp, fatih terim, luyindama ve diagne' yi eleştiriyorum. akşam bir maç oynanıyor ve ben kendimi, performansı ve başına gelen olaydan kerem' e üzülürken, marcao' ya öfkelenirken, luyindama, diagne ve itidalinden dolayı fatih terim' i överken buluyorum.

    burası galatasaray.

    yaşadığı tüm olaylar, kaoslar, inişler, çıkışlar sadece kulübü, teknik heyeti ve taraftarını ilgilendiren canım kulübüm.

    salyalı kelimelerle kurulan cümlelerin bizim aldığımız kararlarda tesiri yoktur. boşuna tükürük bezlerinizi zorlamayın!

    edit: iki penaltı verildi, saha karışık zaten deyip çizgi üzerindeki net penaltıyı vermeyerek görevinden imtina edenleri de not ettik bu arada.
  • 6809
    bir çeşit kamera şakası falan mı bilemiyorum ama şu son 4-5 yıldır sezon açılışlarını transfer sezonundan başlayarak can çekişerek açan takım. transfer süreçleri başka kaos, cezalar başka kaos, sakatlar başka kaos derken şimdi bir de başımıza en değerli iki oyuncumuzun sahanın içinde kavga etmesi meselesi çıktı. hayır ben anlamıyorum, iki sezon üst üste şampiyon olduğumuz sezonlar da dahil olmak üzere sezon açılışındaki enerji, sinerji sezonu 8. sırada bitirmiş gibiydi. ne çektik arkadaş...
  • 6810
    camia olarak 20 ağustos 2021 çaykur rizespor tahkim işbirliği rezaletine ilk gün itibariyle yeterli kamuoyunu oluşturamamıştır. marcao-kerem olayı günlerce gündemde kaldı, eksi futbolcularından gazetecilere kadar herkes kendince yorumlar yaptı. veya bir transfer gerçekleşse 2-3 gün trend topicten düşmüyor, bir video izleyen herkes ekran başında şöyle böyle diye oyuncuyu anlatıyor. ama bu olay basın toplantısından sonra unutuldu. medyadaki gerçek galatasaraylılar umarım bu olayın ciddiyetini kavrarlar. yıllarca bekledik galatasaray'ın hakkını savunan yönetim diye, şimdi bu yönetime sahip çıkılması gerekiyor.
  • 6811
    gelinen nokta itibarıyla tff'de yuvalanan aleyhine kumpaslar, yapılan tehditler, sokulmak istenen pazarlıklar, görevi kötüye kullanmalar.......vs. gördükten sonra şaka maka onca şampiyonluk, kupalar, başarılar.... bayağı bayağı iyi iş çıkarmış spor kulübüdür.
    mücadele ettiği cepheleri gördükçe gözümüzde daha da büyüyen asırlık çınar...
    "ne mutlu galatasaraylıyım diyene"...
  • 6815
    https://twitter.com/...747637390123009?s=19

    geçmiş yönetimlerinin beyaz sayfa aça aça, tescilli şikeci tff yönetimindekileri iyi niyetli göre göre türk futbolunda, fatih karagümrük kadar bile ağırlığını bırakmadığı canım kulübümüz.

    taraftarımızın tepkisizliği de komple ayrı bir mevzu, terim harici kimse bu konu üzerinde durmadı koskoca camiada. adam "galatasaray yanlızlaştırılmaya çalışılıyor" diye bağırdı bir ipleyen olmadı. şimdi belgelerle tff'nin galatasaray'a kumpas yaptığını ifşaladık yine gerekli tepki yok.

    malesef galatasaray kulübü taraftarıyla birlikte sistematik bir şekilde pasifize edildi. emeği geçenlere hakkımı helal etmiyorum.
  • 6816
    kesinlikle 23 ağustos 2021 galatasaray hatayspor maçındaki hakem hatalarını ya da art niyeti normalleştirmemesi, hakemi de yendik, federasyonu da yeneceğiz gibi söylemler ve aksiyonlar içinde yer almaması gereken spor kulübü. bir spor kulübü olarak neden hakemi de federasyonu da yenmek zorunda bırakılıyoruz sorusunun bıkmadan usanmadan her fırsatta dillendirilmesi ve bu sorunun acilen çözümlenmesi gerekiyor. tepki verilecekse de hemen verilmelidir. olası puan kaybından sonra verilecek tepki geç gelen adaletten farksız olacaktır. geçen sene de benzer senaryoları görmüştük (bkz: zorlu center). bu sene de aynı şekilde devam ediyor maalesef (bkz: 20 ağustos 2021 tff'nin galatasaray'a kurduğu kumpas).

    federasyon: aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği.
    hakem: karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse.
    kaynak: tdk
  • 6818
    youtube kanalından "galatasaray spor kulübü yk sözcüsü remzi sanver' den yk toplantısı sonrasında açıklamalar" adlı videoyu izledim.
    bir şey dikkatimi çekti.
    kanal 1.87 milyon takipçili bir kanal ancak izlenme sayısı 22 saat geçmiş üzerinden 118.394 kişi.
    bu da demek oluyor ki biz birbirimizi dinliyoruz. galatasaray' ın daha fazla insana ulaşması gerekiyor.
    hadi gstv canlı verirken de bir bu kadar izlendiğini düşünürsek 250.000 kişi diyelim.
    30 milyonluk bir camiayız diye böbürleniyoruz ancak ne bunun faydasını görebiliyoruz ne de 30 milyona ulaşabiliyoruz.
    tamam bu rakam biraz fazla ve zor ayriyeten ada şartları (gerçek survivor) buna uygun değil bu coğrafyada.
    insanların başka dertleri var illaki bizim gibi hasta olmayan milyonlar var. sözde "galatasaray" lılar yani.
    ancak en azından bunun 10 milyonuna ulaşma hedefiyle yola çıkılmalı ve buna göre bir vizon geliştirilmeli.
    bunu nasıl yaparsın mesela maça davet etme yarışması, forma yarışması, kombine yarışması, anketler, ödüller vesaire.
    bu bir ürün ise bunu en mükemmel şekilde pazarlaman şart. beni arıyor mesela kulüp dergi satmak için. defalarca almayacağımı onun yerine gsstore' den alışveriş yaptığımı yıllık bazda daha fazla para kazandırdığımı söylememe rağmen arıyor.
    o zaman beni buna teşvik et. de ki size dergi yollayalım ve sene de bir bu dergiyi alanlara çekiliş yapalım. kazanan 10 kişiye sarı kırmızı bmw verelim.
    hem beni çek, hem galatasaray' a para bağlamayan insanları çek.
    gstv yılladır şifreli şekilde yayın hayatına devam ediyor. yeni gelen yönetim bunun için çalışma yapıyor şifresiz olarak yayına geçecek.
    şifresiz yayına geçtiği andan itibaren bir kere yayın kalitesini ve içeriklerini arttırması lazım. ben mesela futbol takımını daha çok takip ediyorum onların gün içerisinde neler yaptığını antrenmanları falan takip etmek istiyorum. oradaki arkadaşlık ortamını ağzımın suyu aka aka mutlu ola ola izlemek istiyorum. bom boş yayın akışı. son oynanan uefa ön eleme maçlarında ülke içi rakiplerimizin hepsi açık kanalda maçları verilirken bizim şifreli yayınlandı. halktan uzaklaştırıldık. ver bunu gstv de al maçı neyse parası nasıl star, tv8, atv alıyor sen de al tek maçlık ya da set olarak ver gstv ye reklam kas ve halk maçı izlesin.
    yani demem o ki bizim biraz daha alt katmandaki halka ulaşmamız lazım. sadece takım tutuyorum maçlarına bile bakmıyorum diyen insanlara ulaşmamız lazım. öteki türlü 30 milyonluk bir camia söylemi sadece lafta kalıyor.
  • 6819
    son dönemlerde yaşananlardan sonra gerçekten ülke içinde inanılmaz bir düşmanlıklar karşı karşıya olduğunu gördüğüm canım kulübüm.

    halil'e gideriz birisi salça olur, son gün elneny deriz diğeri salça olur, gedson hakeza öyle. oğulcan deriz federasyonu ayrı rize'si ayrı. hakemleri ayrı. basını ayrı. siyaseti apayrı. vallahi ben yoruldum.

    gün tüm camia olarak birlik olma günü. biz birlikte olduğumuzda çok güzeliz ve bunu onlar da çok iyi biliyor. birlik olunca hepsini ezip geçiyoruz. bu nedenle saçma eleştiriler vs. kendi adıma bugün için bırakıyorum ve tam desteğe devam ediyorum.

    yaşasın bağımsız ve hür galatasaray. herkese ve her şeye inat.
  • 6820
    rakiplerin "deadline day" dediğimiz transferin son gününde epey hareketli saatler geçirmesine istinaden kendisine gönül verenleri derin bir karamsarlık sarmış güzel takımım. özellikle yaşı genç , sabırsız ve tutkulu kesim kendilerine göre haklı olarak yapılan transferleri eksik bulmakta ve bir panik havası esmekte.
    öncelikle dostlarım elbette beni fazla romantik bulabilir ve hatta hayalperest bulabilirsiniz. amma ve lakin bu oyun 11'er kişinin takım halinde karşılıklı oynadığı bir oyun. elbette ki takımdaki oyun içi yeteneği üst düzey oyuncuların skora katkısı yadsınamaz.
    fakat şu da su götürmez bir gerçek ki inanç,hırs,emek,çaba,özveri ve fedakarlık başarının diğer anahtarlaridir.
    şahsi görüşüm eğer takım bu ise ; budur.
    tek isteğim bize sahada isteklerini , inançlarını , hırslarıni , ozverilerini ve fedakarlıklarıni sonuna kadar gösterecek 11 kişiyi izletmesidir teknik ekibin.
    evet yıllar herkesten çok şeyler götürdü senden , benden , ondan , bundan ve fatih hocadan. ama bu takımı başarıya önce kendi inanırsa önce kendi isterse ulaştırabilir.
    umarım o gereksiz dakika 70 babel, soso , arda vb değişiklik hastalığından kurtulur. bize ya da en azından bana kendini tekrar ispat edebileceği yegane fırsat bu sezonki performansı olacak.
    bir de unutmadan ;

    "kasım 1999’da avrupa’da bahisçiler, galatasaray’ın uefa 2000 kupasını alma ihtimalini, 1/250 olarak hesapladı. ama, burada türkiye’de kimileri için tek bir ihtimal vardı. leeds united maçından önce avrupa’da ihtimaller 1/16 ya düşmüştü. ama, burada kimileri için hala tek bir ihtimal vardı."
  • 6821
    türkiye'nin en büyük kulübü. siz hepiniz ben tek sözündeki tek kelimesinin karşılığı olan kulüp. en güçlünün karşısında her zaman diğerleri olur. birine düşman olunacaksa her zaman en güçlünün karşısında birleşilir. tarihte de hep böyle olmuştur. biz kimseye taraf olmayız her zaman kendi fikirlerimizle orada oluruz. kimsenin maşası olmayuz, kimsenin lafıyla bir kulübü veya başkasını karşımıza almayız. ispat edeceğimiz bir şey kalmadı, herkesin hemfikir olduğu bir konu varsa galatasaray'ın en büyük olmasıdır. kabul etmeyenler ise her zaman sürrealist ifadeler ortaya koyar.

    her zaman iyi ki galatasaraylıyım dedim. öyle de diyeceğim. başarılı olmasa da diyeceğim. en büyük şansımız en çok eleştirdiğimiz fatih terim'dir. rakiplerin kendi fatih terim'ini yaratmaya çalışırken biz onu eleştirip, emekli olmasını söyleriz. galatasaraylılık budur kimseye biat etmeden galatasaray'ın menfaatlerini ön planda tutarız. şimdi fatih terim emekli olana kadar destek olma zamanı. belki de emekli olmadan tarihte eşi olmayan başka bir başarının temellerini atacak hoca. elbette eleştireceğiz yeri gelince ama karamsar olmaya gerek yok. bu takım favori olmadığında da şampiyon oldu. kimse söylemese bile galatasaray favoridir. kadro nasıl olursa olsun.

    şimdi destekleme zamanı. belki süreç zorlu olacak ama sonu iyi olacağına eminim. kimse hesaba katmasa da şanlı galatasaray son kulvarda ben buradayım diyecektir.

    bundan büyük gurur yok, cimbomlu olmak kadar.
  • 6823
    - sarı kırmızı bir bebek tulumudur galatasaray.
    - kimi zaman abinden sana kalan rengi solmuş şortunla sokakta peşinden koştuğun patlak top, kimi zaman ise iç içe geçmiş çoraptır galatasaray.
    - futbolcu kartları, sunta üzerine çakılmış çivilerle oynanan oyunlar ve üç adet madeni paranın bütün lise sınıfına attırdığı çığlıktır galatasaray.

    - meşalenin vücudunda bıraktığı ilk yanik.
    - gece yastığa dökülen ilk gözyaşı.
    - stat önünde yediğin ayazdan oluşan ilk öksürük.
    - ertesi gün oluşan ilk ses kısıklığı.
    - kıyafetlerinize sinen kahve kokusudur galatasaray

    - bazen peş peşe içilen sigaraların müsebbibi.
    - bazen "ah be" ile başlayan sohbetlerin bulanık beyaz kadehi.
    - bazen semaya açılan ellerin öznesi.
    - bazen ise 40 yaşındaki insanı oturttuğu kaldırımdır galatasaray.

    - sevinirken kırılan vazo.
    - tanımadığın insanlarla çaktığın el.
    - mutluluktan en yakınındakiyle yaptığın kucaklaşma.
    - sen mutlu olasın diye seninle sevinen annedir galatasaray.

    - bazen kursakta kalan heves.
    - bazen sevinçten atılan nara.
    - bazen hayata dair umudun bittiği yerde sığınılan 90 dakika.
    - bazen ise cebindeki son para ile çocuğunu maça götüren babadır galatasaray.

    sarı kırmızı bir bebek tulumu ile tabut üzerine örtülmüş sarı kırmızı bir bayrak arasına sıkıştırılan yaşanmışlıklardır galatasaray.

    insanın " acaba ben öldükten sonra " ile başlayan cümlelerinin öznesi olabilecek kadar kendini bana sevdirdiğin için teşekkürler galatasaray

    sen iyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın.
  • 6825
    hayatımın bir parçası olan spor kulübü. canım kulübüm. bazen kendimi sorgulamama sebep oluyor anormal mi acaba bu sevgi diye. son 2-3 senede arşa çıktı bu sevgim. 2 sene önce falandı sözlüğe kaydolmam da.

    maç olduğu gün sabah uyandığım an aklıma geliyor. uyanır, uyanmaz düşüncemdesin galatasaray sözünü yaşıyorum. bir şeyi sevince çok severim, yapım böyle. herhangi bir şey için geçerli. bazılarından sıkılıyorum gün geliyor ama galatasaray'a karşı hissim hep aynı.

    bir kulübe karşı bu denli sevgi hissetmek bilmiyorum normal midir ama galatasaray benim artık bir parçam. biz bir bütünüz. hayatımı etkileyen bir kulüp. gün geliyor mutlu ediyor gün geliyor üzüyor ama seni çok seviyorum be. iyi ki varsın.