• 76
    her galatasaraylinin hayali ya da aklının ucundan bir kez bile geçmiş bir önerme ancak galatasaray güçlü başkan seçmez. makyavelli'nin prens kitabında fransa ile osmanlı karşılaştırılır. osmanlı için padişahın önemli olduğu kim başa gelirse gelsin halkın onu desteklediği anlatılır. fransa içinse baronlarin varlığından söz edilerek yönetim krizinde hemen diğer güç odakları tarafından tahtın yer degiştirilebileceginden bahsedilir. galatasaray ikinci örneğe uyuyor. mutlak krallığı reddediyor. fatih hoca ise ilk örnekteki padişahın kendisi. ortak aday olacak, arkasına sözünden çıkmayacak para babalarını koyacak ve yönetimi alacak ve iki sene kimse sorgulamayacak. bunun dışında geleceğini sanmıyorum.
  • 78
    büyük bir çoğunluğumuzun hayali olan hadise. hoca böyle bir durumda taraftarın desteğinin arkasında olacağını biliyordur zaten. burada önemli olan ve hocanın aday olmama nedeni üyelerin yahut liselilerin hocayı kendi seçkin topluluklarından biri olarak görmemeleri olacaktır. çokça dillendirilen ve belirtilen bu hadise fatih hocanın bu kadar başarılı kariyerine rağmen anlaşılan sürmekte. umarım kendilerince bir çılgınlık yapıp doğruyu bulurlar ve bu hadisenin önünü açarlar. açıkcası ben futbol direktörlüğüne de çok yükseğim. buradaki tek şartım ise bu görevin başkanlardan bağımsız kurumsal bir yapı kararı olarak alınması.
  • 80
    fatih terim'i babam gibi sevmekle ve bu durumu cok istemekle beraber, gerceklesmesi pek mumkun degildir.

    kaldi ki gercekleşse bile, futbol akli, teknik direktor ilişkileri konusunda fatih terim'den çekiniyorum.
    yönetim kurulu işini çok iyi yapacak isimlerden bile oluşsa yine de terim'in başkanlığı kolay gecmeyecektir.

    üzerimize de daha fazla geleceklerdir ancak hic sorun olmayacaktir.

    bizim yönetimlerin mehter takımı gibi bir huyu var. bir olumlu şey yapilmışsa hemen arkasından iki olumsuz geliyor...
    kim gelirse gelsin bunun değişeceğini sanmıyorum.
  • 83
    kendisinin başkan olma ihtimali, gelecekteki olası transfer operasyonları üzerinden değerlendirilen galatasaray efsanesi. zaten bu tarz pasif/yetersiz fikirler yüzünden ülkede herhangi bir kurumda verimli çalışan idareciler bulamıyoruz.

    kulüp başkanlığı, tek bir spor branşının transfer operasyonlarından çok daha fazlasıdır. insanlara toplum tarafından tüketim odaklı bir zihin yapısı sunulduğu için, başarıyı sadece sporcu yatırımlarında değerlendirme güdüsüne sahip olmak çok da garip değil.

    hadi zihinsel bağlantılarınız çok kuvvetli değil, her şeyi dümdüz şekilde görüyorsunuz diyelim, buna da tamam. sonuçta herkes kapsamlı düşünme yetisine sahip olacak diye bir şey yok. fakat öyle bile olsa, argüman yaratmak için tek bir isim ortaya atıp bunun haklı bulunmanız için yeterli olacağını düşünmek; naiflik sınırını da aşan bir tavır maalesef.

    bu vesileyle, yaşayan en büyük galatasaray efsanesinin doğrudan etkisi olduğu bazı transferleri hatırlatalım: hagi, jardel, taffarel, drogba, ujfa, popescu, melo, muslera... liste daha uzayıp gider ama ben üşendim. siz yine ortamlarda ''fatih hoca abdullah ercan'ı ve yiğit gökoğlan'ı transfer etti!!111'' diye konuşun ama, en azından bir şey biliyormuşsunuz gibi görünürsünüz. *

    bir de ''70 yaşında ama yöneticilik tecrübesi yok'' argümanı var. bak bu ''ama hoca morutan'ı transfer ettirdi!!111 kulübü batırdı!!111''dan çok daha mantıklı. fakat mantıklı olması, geçerliliği olduğunu göstermiyor maalesef. burak elmas senelerce çikolatacı godiva'yı yönetti de ne oldu? ne tecrübesini, ne faydasını gördünüz? dursun liseli arkadaşlarının yardımıyla otelci oldu diye ''tecrübeli yönetici'' mi oldu? görüyoruz tecrübesini, simitçiyi milano'ya yollamakla ve kendi taraftarına 1 liralık malzeme dağıtmakla sınırlı o kıymetli tecrübeler. david beckham şu an başkanlığını yaptığı projeye gelmeden önce büyük şirketlerin ceo'luğunu falan mı yapıyordu? magic johnson nba'de oynarken bir yandan da harvard'da yönetici kurslarına katılıyordu sanırım, mümkün sonuçta. *

    yöneticilik tecrübesi yok dediğiniz adam, sizin yaşınız kadar başkanla; yaşınız kadar yönetimsel kriz yaşadı; çoğunu da yönetti. çünkü hoca yapı olarak dışarıda kalmayı seven ya da sınırlara saygı gösteren biri değildir; her şeyin içinde olmayı ister. olur da. fatih terim bir gün galatasaray başkanı olursa başarısız olabilir, ama bunun sebebi ne tecrübe eksikliği ne de yanlış transferler olur. rahat olun, bu kadar korkmayın, dursun gittikten sonra da simitçi gelir; sonuçta koskoca simit sarayı'nı yönetti değil mi? tecrübesi var.
  • 84
    şu an galatasaray camiası içinde başkanlığa en liyakatli isimlerden biri.

    başkan liderlik yapar. yöneticilerini seçer ve işleri onlar yürütür.

    fatih terim de hem disiplinli hem de insan ilişkilerinde başarılı birisidir.

    bayern münih olma hedefindeyiz ve imparator lakaplı franz beckenbauerimiz bile hazır.

    öyle bir niyeti olduğunu sanmıyorum ama olsa muhtemelen adını tarihe bir de efsane başkan olarak yazdırır.
  • 85
    liderlik konusunda kimsenin kendisinden şüphesi yoktur muhtemelen ancak başkan olursa yöneticilerini seçer kısmında emin olamıyorum.

    genelde liyakat yerine bağlılık ağır basıyor seçimlerinde. bağlılık konusunda güveneceğini tahmin ettiğim kişilerde de yöneticilik tecrübesi yok. öyle birini bulsa bile işleri delege etme konusunu seven bir yapısı da yok. her işi kendi yapmaya çalışacaktır veya kontrolü altındaki kişileri seçecektir.

    bu hikayeyi yakın bir zamanda bir ülkenin yönetiminde duydum sanki ama hangi ülkeydi çıkaramadım, hatırlarsam yazarım...
  • 86
    franz beckenbauer'imiz hazır ancak ne biz bundesliga'dayız ne de biz bayern münih'iz. keşke olabilsek. keşke fatih hocamız başkanlık yapabilse. ancak yılların getirdiği taraftarlık tecrübesi gösteriyor ki ya sağlam bir kadro ve dirayetli, dirençli bir ekip oluşmalı (her türlü baskıya direnebilecek mental yönden güçlü bir yönetim) ya da bu işlere hiç girmemeli. ha ola ki girdi ve kazandı diyelim, teknik direktörlüğünde sürekli aldığı cezaları unutmamalıyız. en az 3 sene tam destek olmalıyız.
  • 88
    beklenenin aksine başkan olduğu dönem bizim için hiç iyi bir dönem olmayacak. taraftar ve kulüp üzerindeki etki yüzünden mevcut teknik direktörler hakkında spekülasyon çıkmasın diye tribüne gelmeyen birinin başkan olduğunu düşünsenize. teknik direktöre istediği özgürlüğü vereceğini sanmıyorum sürekli bir kadro mevzusu vs dönecek gibi geliyor. başkan dediğin ünal aysal gibi olacak. futboldan anlamasa da olur futboldan anlayandan anlaması ve teknik heyetin istediğini yapıp kulübü maddi ve manevi olarak koruması yeterlidir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın