• 10415
    kadronun isim kalitesi ve transfer sezonunun şampiyonu olmanın mayıs ayı için pek de bir anlamı olmadığının dünya üzerindeki en büyük kanıtı olan futbol takımı.

    her sezon aynı yazıları okumaktan, aynı sözleri görmekten artık yoruldum. 18 sezondur süper ligi çok yakından takip ederim, bir sezon yok ki transfer sezonunda bizden iyi kadro kurdukları taraf fark etmeksizin söylenmesin. bir sezon yok ki isim isim sayılan kadrolarda bizden iyi bir takım oldukları peşinen kabul edilmesin.

    galatasaraylıların kendi yönetimine karşı eleştirilerini anlıyorum, fakat transfer obezi ve limit şikecisi -tescilli ve cezalı- bir rakibin üzerinden hayıflanılmasını asla anlamıyorum. son 4 sezonun şampiyonu ile ikincisi aşağı yukarı aynı parayı harcamışken -bu yıl itibariyle bir boy farka gitti fenerbahçe'nin harcamaları- buradaki farkın ne olduğunu ve ne olmadığını hala kavrayamamayı bir türlü idrak edemiyorum.

    bir kez daha hatırlatmak gerekirse bu iki denk bütçeli ve ezeli rekabet halindeki takım arasındaki farkı uzun yıllardır oburluk, savrukluk ve maymun iştahlılık belirliyor. galatasaray istikrarlı kadro yapısını koruyarak, oturmuş bir yönetim ve teknik heyet anlayışı doğrultusunda -bazen son derece eleştirilebilir bir hal alsa da- üstüne koyarak ilerliyor, "takım" olduğu için kritik virajlarda kırılmıyor ve ipi göğüslüyor. fenerbahçe'de ise her sezon sil baştan kadrolar, bol sıfırlı kontratlar, devasa bonservisler sezonun son düzlüğüne kadar yeten bir gaz akışı sağlıyor, egoları yönetemeyen ve genel olarak yönetilemeyen fenerbahçe öleceği yerde ölüp ikinci oluyor.

    29 temmuz 2026 gornik zabrze fenerbahçe maçı ve genel olarak bu eşleşme de yine aynı örüntünün bir parçası. daha şimdiden 9 haneye ulaşmış bir harcama, alınan cezaya rağmen aman dikkat edelim demeyen milyoner yönetim, erken şişmeye müsait kibirli teknik adam, egolarla ve hayallerinde göremeyeceği kontratları almış adam rahatlığıyla dolu, ezici çoğunluğu bu sezon takıma yeni katılan oburluktan şişmiş bir kadro. bu yapıyla şampiyonlar ligine kalmaları kendi başlarına daha büyük dert, ki ben bu hasretin hala bitmeyeceğini düşünenlerdenim.

    bu noktada elbet biz eleştirimizi yapıyoruz, yapacağız. transferler geç geliyor, hata yapma riskimiz her sezon böyle bir sınırsız imkanla yarışan ağlak, limit tanımayan ve rekabeti saha dışında bitirmek için her türlü gayreti gösteren -gayretlerinden de netice alan- bir rakibe karşı rehavet durumumuz asla olmamalı. fakat galatasaray başarılı olduğu yöntemi geliştirmeli, fenerbahçeleşerek kazanılacak bir şey olsa zaten fenerbahçe kazanırdı.

    yine çok önemli bir detay daha var 26-27 sezonu öncesi bu takım hakkında söylenmesi gereken. 20 küsur yabancılı kadrolarında bir temizlik yapacaklar bu kesin, ancak takımın en iyi yerlileri kerem aktürkoğlu, mert müldür, ismail yüksek. yerli transfer pazarında da ellerini rahatlatacak pek bir oyuncu görmek mümkün değil. bugün alıp zaman içinde verim alırız diyecek zihin yapısıyla yönetilmedikleri de gün gibi ortada. o yüzden yabancı bolluğundan medet umdukları kadar yerli eksikliğinden yine zarar görecekleri bir sezon olacağını düşünüyorum.

    galatasaray elindeki değerlere sahip çıkmalı, asla ve asla fenerbahçe takımına bakarak galeyana gelip "fenerbahçeleşmemeli". bu bir zehir, bizim ise bu zehrin panzehiri olan zengin yönetimlerimiz, cezadan kurtaracak bağlantılarımız, sınırsız federasyon desteğimiz ve her sezon başı kafaya format atıp yeniden kenetlenen bir camia yapımız yok. kabuk değişimini yapan, 10 tane isim değil 2 tane ihtiyaç transferi yapan bir galatasaray 200 milyon euro daha da harcasa fenerbahçe'ye şampiyonluk yüzü göstermeyecektir. o yüzden bir süre daha müsterih olmaya, ön eleme oynamadığımızı hatırlamaya, iyi bir hazırlık süreci geçirmeyi temenni etmeye davet ediyorum. biz fenerbahçeleşmez isek fenerbahçe'den bir cacık olmaz diyerek de bitiriyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın