• 1044
    bir tarafta sevilla fc gibi ispanya’da zaman zaman kümede kalma stresi yaşayan bir kulübün tam 7 kez kazanabildiği, sc freiburg gibi almanya’da çoğu sezon orta sıralarda gezen bir takımın final oynayabildiği, sc braga gibi portekiz’de genellikle üçüncülük-dördüncülük bandını aşamayan bir kulübün düzenli şekilde üst turları görebildiği kupadır.

    diğer tarafta ise türkiye’nin açık ara en büyük futbol markası olan galatasaray'ın bu kupayı sadece 1 kez kazanabilmiş olması trajikomik gerçekten.

    evet, 2000’den sonra çoğunlukla uefa şampiyonlar ligi’nde yer aldık. bu yüzden sürekli avrupa ligi’nde* olmamamız normal. hatta temennim zaten türkiye’de aralıksız şampiyon olmaya devam edip kalıcı olarak bulunmamız gereken yerin şampiyonlar ligi olması. yeni formatla birlikte yola buradan da devam edilemiyor. buraya düşersek bilin ki ya ligde berbat bir sezon geçirmişizdir, ya da ülke puanı acayip derecede düşmüştür ve şampiyonlar ligi ön elemelerinde elenmişizdir.

    ama yolumuz buraya düştüğünde de yıllardır son 32 turu duvarına çarpıp geri döndük. sanki bu organizasyon bize misafirlikte uğranılan yermiş gibi davrandık.

    halbuki normal futbol akışında bu kupanın 2000’den sonra en az 2-3 kez daha müzemize girmesi gerekirdi.

    2000 zaferi halâ kulüp ve ülke tarihinin göz bebeğidir, ona kimsenin laf ettiği yok. ama her mayıs ayında aynı görüntüleri davulla zurnayla yeniden dolaşıma sokup kendimizi 26 yıl önceye ışınlamanın da çok sağlıklı bir tarafı yok.

    başarıyı anmak başka şey, onun içine yerleşip kalmak başka şey.
App Store'dan indirin Google Play'den alın