124
ligdeki farkı yıllarca belirleyecek olan bir dönem
avantajlarımız;
-oturmuş kadromuz var, üzerine ufak dokunuşlar bile yeterli
-hem ligde hem avrupa’da olumlu bir repütasyonumuz var, oyuncuları getirmek daha kolay
-oyuncu satışı konusunda rahatız, para edecek çok oyuncu olduğu gibi, kadroda düşünülmeyen oyuncular bile gönderilmesi hatta hatırı sayılır bonservis kazandırması olası
-teknik direktör, yönetim, oyuncu belirsizliği yok
-önümüzdeki sene şampiyonlar liginde olmamız kesin ve ligi erken açmamız gerekmiyor, oyuncular dünya kupası sonrası dinlenebilecek
-başarının maddi karşılığı stat, sponsorluk, forma satış, yayın geliri, avrupa ayakbastı parası gibi değişkenler konusunda ligdeki açık ara en iyi durumdayız
dezavantajlarımız;
-takımda başarıya doymuş ya da miadı dolmuş oyuncuların dönüşümünü sağlıklı yapabilmek
-halen oturmuş oyun sistemi/planı kuramamak
-yetersiz kadro mühendislik geçmişi
-takımın gittikçe şişen maaş yükü
-yıldızlara dayalı transfer stratejisi
-sportif direktör ve yardımcı antrenör eksikliği
-oyuncuların transfer döneminde alacağı transfer teklifleriyle kafasının karışması
tüm bunları düşününce herşey kötüye de gidebilir, ligin bayerni olmamız da gerçekleşebilir. dışarıdan sürekli saldırılarla takımı karıştırıp zayıflatma çabaları olacaktır. buradan güçlü çıkarsak ligi daha uzun yıllar domine edebiliriz. aksi taktirde bir şampiyonluk kaybında tepetaklak olabiliriz maazallah.
çünkü bayern/psg gibi takımlar bile bazen şampiyon olamasalar bile kurdukları uzun vadeli yapı sayesinde ertesi sene gene şampiyon oluyorlar.
mesela rakiplerimiz her sene son kurşunlarını atmalarına rağmen bir şekilde ayakta tutulup yarışa katılıyorlar. her sene istikrarsız ama iddialı kadro, teknik ekip ve yönetimleri mevcut. onlar sadece tek bir şampiyonluk için herşeyini verecek durumdalar.
fenerbahçe;
haziranda yönetim seçilecek, sonra teknik direktör belirlenecek ve transfer yapılacak. muhtemelen hocaya sormadan önceden anlaşılmış transferler yapılacak. bu süreçte dünya kupası olacak ve bittikten kısa süre sonra avrupa elemeleri için kamp dönemi başlayacak. gelecek ve gidecek oyuncuların fazlalığı, işin maddi boyutu, kurulan kadronun başarıyı garanti etmemesi derken, kâğıt üstünde uzun zamandır girecekleri en sancılı sezon başlangıcı gibi görünüyor.
beşiktaş; kadro et mi balık mı belli olmayan oyuncularla dolu, teknik direktör ile hatta yönetim ile tamam mı devam mı o bile belirsiz, olmayan paraları zaten harcamışken, taraftar desteğinin de en düşük olduğu bu noktada nasıl bir çıkış yolu bulacaklar muamma.
trabzonspor; zaten bu yıl herşey yolunda gitti ve bu noktaya kadar geldiler. bir 50mluk satış yapıp yeni alacakları oyuncuların tutmasını bekleyerek bu yılki kumarda da şans yüzlerine bakmasını dileyecekler.
sonuç olarak bu dönemi iyi geçirirsek şampiyon olamadığımız senaryo bile ertesi yılın doğal favorisi olmamızın kapısını açar. artık oyuncu değil sistem inşa etmeliyiz
avantajlarımız;
-oturmuş kadromuz var, üzerine ufak dokunuşlar bile yeterli
-hem ligde hem avrupa’da olumlu bir repütasyonumuz var, oyuncuları getirmek daha kolay
-oyuncu satışı konusunda rahatız, para edecek çok oyuncu olduğu gibi, kadroda düşünülmeyen oyuncular bile gönderilmesi hatta hatırı sayılır bonservis kazandırması olası
-teknik direktör, yönetim, oyuncu belirsizliği yok
-önümüzdeki sene şampiyonlar liginde olmamız kesin ve ligi erken açmamız gerekmiyor, oyuncular dünya kupası sonrası dinlenebilecek
-başarının maddi karşılığı stat, sponsorluk, forma satış, yayın geliri, avrupa ayakbastı parası gibi değişkenler konusunda ligdeki açık ara en iyi durumdayız
dezavantajlarımız;
-takımda başarıya doymuş ya da miadı dolmuş oyuncuların dönüşümünü sağlıklı yapabilmek
-halen oturmuş oyun sistemi/planı kuramamak
-yetersiz kadro mühendislik geçmişi
-takımın gittikçe şişen maaş yükü
-yıldızlara dayalı transfer stratejisi
-sportif direktör ve yardımcı antrenör eksikliği
-oyuncuların transfer döneminde alacağı transfer teklifleriyle kafasının karışması
tüm bunları düşününce herşey kötüye de gidebilir, ligin bayerni olmamız da gerçekleşebilir. dışarıdan sürekli saldırılarla takımı karıştırıp zayıflatma çabaları olacaktır. buradan güçlü çıkarsak ligi daha uzun yıllar domine edebiliriz. aksi taktirde bir şampiyonluk kaybında tepetaklak olabiliriz maazallah.
çünkü bayern/psg gibi takımlar bile bazen şampiyon olamasalar bile kurdukları uzun vadeli yapı sayesinde ertesi sene gene şampiyon oluyorlar.
mesela rakiplerimiz her sene son kurşunlarını atmalarına rağmen bir şekilde ayakta tutulup yarışa katılıyorlar. her sene istikrarsız ama iddialı kadro, teknik ekip ve yönetimleri mevcut. onlar sadece tek bir şampiyonluk için herşeyini verecek durumdalar.
fenerbahçe;
haziranda yönetim seçilecek, sonra teknik direktör belirlenecek ve transfer yapılacak. muhtemelen hocaya sormadan önceden anlaşılmış transferler yapılacak. bu süreçte dünya kupası olacak ve bittikten kısa süre sonra avrupa elemeleri için kamp dönemi başlayacak. gelecek ve gidecek oyuncuların fazlalığı, işin maddi boyutu, kurulan kadronun başarıyı garanti etmemesi derken, kâğıt üstünde uzun zamandır girecekleri en sancılı sezon başlangıcı gibi görünüyor.
beşiktaş; kadro et mi balık mı belli olmayan oyuncularla dolu, teknik direktör ile hatta yönetim ile tamam mı devam mı o bile belirsiz, olmayan paraları zaten harcamışken, taraftar desteğinin de en düşük olduğu bu noktada nasıl bir çıkış yolu bulacaklar muamma.
trabzonspor; zaten bu yıl herşey yolunda gitti ve bu noktaya kadar geldiler. bir 50mluk satış yapıp yeni alacakları oyuncuların tutmasını bekleyerek bu yılki kumarda da şans yüzlerine bakmasını dileyecekler.
sonuç olarak bu dönemi iyi geçirirsek şampiyon olamadığımız senaryo bile ertesi yılın doğal favorisi olmamızın kapısını açar. artık oyuncu değil sistem inşa etmeliyiz

