5284
torreira için bu sezon, önceki yılların aksine dokunulmazlığının sorgulandığı ilk dönem oldu. şampiyonluğu kazandıktan sonra, sanırım onun da durumunu netleştirmemiz gerekiyor.
bu sezon oynanan 12 şampiyonlar ligi maçının yoğunluğu, torreira’nın o alışık olduğumuz dinamizm ve agresif pres üzerine kurulu oyun tarzını düşürdü, bu durum ligin belirli aşamalarında vites düşürmesine neden oldu. kabul etmek gerekir ki, bu sezonki şampiyonlukta payı büyük olsa da, o pay ilk kez ilk 4-5 oyuncu arasında değil. önceki senelerden farklı bir durum bu. ayrıca 30 yaş, bir orta saha oyuncusu için olgunluk dönemi gibi görünse de, torreira’nın fiziksel yıpranma payı yüksek bir stili var. bunu da bir cebe koyalım. torreira artık gittikçe düşen bir oyuncu olacak, son derece de doğal bir süreç yaşından dolayı.
konuşmak istemesem de, devrim özkan süreci ve özel hayatındaki dalgalanmaların sahaya yansıdığı bir gerçek. torreira gibi duygularıyla oynayan ve özel konsantrasyona muhtaç bir oyuncu için bu durum da ona zarar verdi. hatta ben bu gitmek istiyorum haberlerini de buraya bağlıyorum ama futbolcuları özel hayatıyla beraber insan olarak kabul etmeyenler de var tabi. bir şey diyemem.
gitme-kalma durumunu neden özellikle netleştirmek lazım diyorum. çünkü gelecek sezon için en çok 6 ve 10 numara transferleri konuşulurken, torreira’nın bu denklemdeki rolünü netleştirmesi şart. çünkü bu transferlerin torreira ile uyum sağlaması da şart. torreira yoksa bambaşka bir denklem gerekecektir.
bence 30 yaşında ve piyasası varken yolları ayırmak rasyonel bir tercih olabilir. ancak kalacaksa, daha net bir konsantrasyona ihtiyaç duyacağı kesin. üstelik muslera'dan sonra ikinci kankası icardi de takımdan ayrılacak. bunları hesaplamak zorundayız. torreira da iyi düşünmeli.
benim için melo kadar olmasa da efsanedir, orası ayrı. gönlümüzde yeri hep ayrı olacak, orası da ayrı. ama bu takımın enerji santrali gibi bir şey torreira. tam randıman alamayacaksak yerine yeni bir enerji kaynağı bulmamız gerekecek. bu da işin rasyonelitesi.
bu sezon oynanan 12 şampiyonlar ligi maçının yoğunluğu, torreira’nın o alışık olduğumuz dinamizm ve agresif pres üzerine kurulu oyun tarzını düşürdü, bu durum ligin belirli aşamalarında vites düşürmesine neden oldu. kabul etmek gerekir ki, bu sezonki şampiyonlukta payı büyük olsa da, o pay ilk kez ilk 4-5 oyuncu arasında değil. önceki senelerden farklı bir durum bu. ayrıca 30 yaş, bir orta saha oyuncusu için olgunluk dönemi gibi görünse de, torreira’nın fiziksel yıpranma payı yüksek bir stili var. bunu da bir cebe koyalım. torreira artık gittikçe düşen bir oyuncu olacak, son derece de doğal bir süreç yaşından dolayı.
konuşmak istemesem de, devrim özkan süreci ve özel hayatındaki dalgalanmaların sahaya yansıdığı bir gerçek. torreira gibi duygularıyla oynayan ve özel konsantrasyona muhtaç bir oyuncu için bu durum da ona zarar verdi. hatta ben bu gitmek istiyorum haberlerini de buraya bağlıyorum ama futbolcuları özel hayatıyla beraber insan olarak kabul etmeyenler de var tabi. bir şey diyemem.
gitme-kalma durumunu neden özellikle netleştirmek lazım diyorum. çünkü gelecek sezon için en çok 6 ve 10 numara transferleri konuşulurken, torreira’nın bu denklemdeki rolünü netleştirmesi şart. çünkü bu transferlerin torreira ile uyum sağlaması da şart. torreira yoksa bambaşka bir denklem gerekecektir.
bence 30 yaşında ve piyasası varken yolları ayırmak rasyonel bir tercih olabilir. ancak kalacaksa, daha net bir konsantrasyona ihtiyaç duyacağı kesin. üstelik muslera'dan sonra ikinci kankası icardi de takımdan ayrılacak. bunları hesaplamak zorundayız. torreira da iyi düşünmeli.
benim için melo kadar olmasa da efsanedir, orası ayrı. gönlümüzde yeri hep ayrı olacak, orası da ayrı. ama bu takımın enerji santrali gibi bir şey torreira. tam randıman alamayacaksak yerine yeni bir enerji kaynağı bulmamız gerekecek. bu da işin rasyonelitesi.


