38
doksanların sonu ikibinlerin başındaki türk futbolunun anadolu kısmında ortalamanın epey bir üstünde olan futbolcu. meşhur 5-0'lık maçta* 2 tane sallamıştı. kaderin bir cilvesi olarak çok kısa süre sonra, devre arası transfer döneminde bize gelmişti. o transfer döneminin diğer iki hamlesi ise joao batista ve radu niculescu idi.
sezonun gol kralı arif erdem, 2001 yazında yurt içi transferin en büyük bombası olan henüz yükselme dönemindeki ümit karan ve samsun deplasmanında attığı golle hafızalara kazınan radu niculescu rotasyonu içerisinde 7 maçta forma şansı bulabilmişti. tek golünü ise bir cuma akşamı epey su kaynattığımız 8 şubat 2002 galatasaray malatyaspor maçında kafa ile atmıştı.
mehmet cansun tarzı transfer anlayışının en keskin örneklerinden biriydi, bursaspor'da birazcık sivrilmeye başlayan murat sözkesen'i apar topar kaldırıp galatasaray'a getirmek. 2001 yazında gheorghe hagi'nin futbolu bırakması ve diğerlerinin neredeyse bilabedel takımdan ayrılması sonrası efsane kadrosunu dağıtan galatasaray'ın özhan canaydın önderliğindeki fetret dönemine girmeden önceski geçiş periyoduydu.
hakan şükür takımdan ayrılınca yerine avrupa gol kralı mario jardel ile türkiye gol kralı serkan aykut'u alıp sezon bitimi ikisini de gönderip yerine ümit karan'ı almak gibi bir "hovardalık" haliydi. bir transfer sezonunda hem sergen yalçın hem de ümit karan'a galatasaray forması giydirmek, devre arasında da batista gibi o dönem için türkiye ligi'nde "game changer" bir futbolcuyu gaziantepspor'dan kopartmak.
murat sözkesen de işte bu tezahürün zayıf bir yansımasıydı. nitekim de "olmamış" ve 7 maç- 1 gol sonunda bursaspor'a geri dönmüştür.
gel gelelim 15 temmuz darbe girişimi sonrası, 1990'larda şaşkaza ligde forma giymiş hemen her futbolcunun çapına bakmadan "ben çok iyiydim de fetö önümü kesti" diye ortalara çıkıp "yıldız futbolcu" diye pazarlandığı bir ortamda murat sözkesen'in bir sosyal medya akımına ayak uydurması o kadar da hadsizce gelmemiştir.
sezonun gol kralı arif erdem, 2001 yazında yurt içi transferin en büyük bombası olan henüz yükselme dönemindeki ümit karan ve samsun deplasmanında attığı golle hafızalara kazınan radu niculescu rotasyonu içerisinde 7 maçta forma şansı bulabilmişti. tek golünü ise bir cuma akşamı epey su kaynattığımız 8 şubat 2002 galatasaray malatyaspor maçında kafa ile atmıştı.
mehmet cansun tarzı transfer anlayışının en keskin örneklerinden biriydi, bursaspor'da birazcık sivrilmeye başlayan murat sözkesen'i apar topar kaldırıp galatasaray'a getirmek. 2001 yazında gheorghe hagi'nin futbolu bırakması ve diğerlerinin neredeyse bilabedel takımdan ayrılması sonrası efsane kadrosunu dağıtan galatasaray'ın özhan canaydın önderliğindeki fetret dönemine girmeden önceski geçiş periyoduydu.
hakan şükür takımdan ayrılınca yerine avrupa gol kralı mario jardel ile türkiye gol kralı serkan aykut'u alıp sezon bitimi ikisini de gönderip yerine ümit karan'ı almak gibi bir "hovardalık" haliydi. bir transfer sezonunda hem sergen yalçın hem de ümit karan'a galatasaray forması giydirmek, devre arasında da batista gibi o dönem için türkiye ligi'nde "game changer" bir futbolcuyu gaziantepspor'dan kopartmak.
murat sözkesen de işte bu tezahürün zayıf bir yansımasıydı. nitekim de "olmamış" ve 7 maç- 1 gol sonunda bursaspor'a geri dönmüştür.
gel gelelim 15 temmuz darbe girişimi sonrası, 1990'larda şaşkaza ligde forma giymiş hemen her futbolcunun çapına bakmadan "ben çok iyiydim de fetö önümü kesti" diye ortalara çıkıp "yıldız futbolcu" diye pazarlandığı bir ortamda murat sözkesen'in bir sosyal medya akımına ayak uydurması o kadar da hadsizce gelmemiştir.


