218
2025-2026 özelinde başarı beklentisinin yüksek olduğu ve biraz da şımardığımız dönemlerde genelde çuvalladık.
konsantre olduğumuz ve odaklandığımız birçok maçta ise zaferler elde ettik. en başından bakalım.
frankfurt maçından herkes galibiyet bekliyordu. beraberliği bile kabul etmiyordu. sonuç: rezil olduk.
union saint-gilloise maçında herkes kendi evimizde tarihi fark bekliyordu, şampiyonlar ligi’nde evimizdeki tek mağlubiyetimizi aldık.
monaco maçında herkes en az 4 fark bekliyordu. dünyaları kaçırdık ve kaybettik.
liverpool’u yenince beşiktaş’a fark atarız sandık. önce 10 kişi kaldık, sonra 1 puanı zar zor aldık.
gereksiz yere bilendiğimiz iki kocaeli maçından toplam 1 puan alabildik.
ciddiye almadığımız trabzon’dan 2 maçta 1 puan alabildik.
süper kupa finaline ziraat maçı gibi hazırlandık, kaybettik.
“antep’e 5 atarız, kendimize geliriz” dedik, yine puan kaybettik.
haddimizi bilerek doğru hazırlandığımız 3 liverpool maçından 2 galibiyet çıkardık. herkesin atletico’nun fark atmasını beklediği maçta, son saniyede sara’nın atamadığı, eren’in koşamadığı top yüzünden barcelona’yı eleyen takımı elimizden kaçırdık. bodo maçını ciddiye aldık, kazandık. juventus maçında düşük beklentiyle muazzam işler yaptık.
işte bu maça da böyle bakılması lazım. karşındaki takım her ne kadar makaraya maruz kalmış gibi gözükse de, guedouzi–kante ikilisiyle göbekten ciddi tehlike oluşturacak oyunculara sahip. bu ikilinin uyumu, topu hızlı kazandıran bir yapı yaratıyor. ederson kendini kanıtlamak isteyecek; osterwolde ve skriniar yıldız olmasalar da mücadeleyi ve sertliği asla bırakmayacak oyuncular. fenerbahçe bu maçta ölümüne oynayacak. onların oyuncu potansiyelini ve zaafiyetlerini bizimkilerin çok iyi çalışmış olması gerekiyor.
ülke genelinde zaten beklenti fenerbahçe’nin kazanması. hakemi, federasyonu, gözlemcisi ve sahadaki tüm aktörler bu pazar günü ellerinden geleni yapacak.
bizim yapmamız gereken, tribün birliğini tarihte görülmemiş bir şekilde sağlamak. maçtan önce enerjiyi boşa harcamamalı; bunun bir eğlenceden çok, bir mücadele olduğunu herkes anlamalı.
bu seneki şampiyonluğu da fazlasıyla hak ediyoruz. saçma kararlarla puanlarımızı çalan, en ufak bir küfürde tribünümüzü kapatan, rakibin bize karşı yaptığı her şeyi görmezden gelen bu düzeni de yeneceğiz.
konsantre olduğumuz ve odaklandığımız birçok maçta ise zaferler elde ettik. en başından bakalım.
frankfurt maçından herkes galibiyet bekliyordu. beraberliği bile kabul etmiyordu. sonuç: rezil olduk.
union saint-gilloise maçında herkes kendi evimizde tarihi fark bekliyordu, şampiyonlar ligi’nde evimizdeki tek mağlubiyetimizi aldık.
monaco maçında herkes en az 4 fark bekliyordu. dünyaları kaçırdık ve kaybettik.
liverpool’u yenince beşiktaş’a fark atarız sandık. önce 10 kişi kaldık, sonra 1 puanı zar zor aldık.
gereksiz yere bilendiğimiz iki kocaeli maçından toplam 1 puan alabildik.
ciddiye almadığımız trabzon’dan 2 maçta 1 puan alabildik.
süper kupa finaline ziraat maçı gibi hazırlandık, kaybettik.
“antep’e 5 atarız, kendimize geliriz” dedik, yine puan kaybettik.
haddimizi bilerek doğru hazırlandığımız 3 liverpool maçından 2 galibiyet çıkardık. herkesin atletico’nun fark atmasını beklediği maçta, son saniyede sara’nın atamadığı, eren’in koşamadığı top yüzünden barcelona’yı eleyen takımı elimizden kaçırdık. bodo maçını ciddiye aldık, kazandık. juventus maçında düşük beklentiyle muazzam işler yaptık.
işte bu maça da böyle bakılması lazım. karşındaki takım her ne kadar makaraya maruz kalmış gibi gözükse de, guedouzi–kante ikilisiyle göbekten ciddi tehlike oluşturacak oyunculara sahip. bu ikilinin uyumu, topu hızlı kazandıran bir yapı yaratıyor. ederson kendini kanıtlamak isteyecek; osterwolde ve skriniar yıldız olmasalar da mücadeleyi ve sertliği asla bırakmayacak oyuncular. fenerbahçe bu maçta ölümüne oynayacak. onların oyuncu potansiyelini ve zaafiyetlerini bizimkilerin çok iyi çalışmış olması gerekiyor.
ülke genelinde zaten beklenti fenerbahçe’nin kazanması. hakemi, federasyonu, gözlemcisi ve sahadaki tüm aktörler bu pazar günü ellerinden geleni yapacak.
bizim yapmamız gereken, tribün birliğini tarihte görülmemiş bir şekilde sağlamak. maçtan önce enerjiyi boşa harcamamalı; bunun bir eğlenceden çok, bir mücadele olduğunu herkes anlamalı.
bu seneki şampiyonluğu da fazlasıyla hak ediyoruz. saçma kararlarla puanlarımızı çalan, en ufak bir küfürde tribünümüzü kapatan, rakibin bize karşı yaptığı her şeyi görmezden gelen bu düzeni de yeneceğiz.

