5
galatasaray taraftarı olan bir kişinin zayıflığı değil alışkanlığıdır. çünkü galatasaraylı için başarı sürpriz değil, süreklilik beklentisidir. üst üste gelen şampiyonluklar, toplamda oluşan şampiyonluk sayısı farkı, transfer edilen futbolcuların kalitesi, mücadele edilen üst seviye organizasyonlar, elde edilen gelirler gibi başlıca faktörler, camianın zihninde çıtayı bambaşka bir yere taşımıştır. bu yüzden en küçük bir puan kaybı bile "acaba işler tersine mi dönüyor?" duygusunu hızlıca tetikler.
öte yandan yaklaşık 12 yıldır şampiyonluk yaşayamayan bir camianın taraftar refleksi ise doğal olarak farklı gelişir. beklenti düşer, sabır artar, sezon başı kurulan hayaller sezon sonu başka bir sezona ertelenebilir. bu durum bir dayanıklılık değil, uzun süren başarısızlığa karşı geliştirilen bir adaptasyondur.
galatasaray tarafında ise tablo tam tersidir. son 3 sezonda üst üste gelen şampiyonluklar bile rahatlatmaz, aksine "ya bu seri biterse?" tedirginliğini büyütür. çünkü başarı devam ederken bile standardın düşmesi ihtimali, başarısızlığın kendisinden daha fazla rahatsız eder.
son yıllarda özellikle sosyal medya üzerinden büyütülen sert rekabet dili ve ayrıştırıcı söylemler de bu psikolojiyi beslemektedir. tartışmanın spor sınırından çıkıp kimlik meselesine dönüşmesi, galatasaray taraftarında sadece kazanma isteğini değil kazanmayı sürdürme zorunluluğu hissini de güçlendirmektedir. bu yüzden dışarıdan panik gibi görünen bu refleks, aslında başarı standardının düşmesine karşı gösterilen bir hassasiyettir.
bugün gelinen noktada ortada küçümsenecek bir durum yok. aksine sahadaki oyun anlamında ciddi bir düşüşten söz etmek mümkün. taraftarın huzursuzluğu da buradan doğuyor zaten ve bu noktada tamamen haksız olduklarını söylemek zor. çünkü galatasaray taraftarı sadece skora değil, sahadaki oyunun ne söylediğine de bakan bir taraftar. yine de bu tablo, sezonun sonuna doğru yaklaşmışken telafi edilemeyecek bir kırılma anlamına gelmek zorunda değil.
son söz galatasaray yönetimine, teknik heyetine ve sahadaki futbolcularına... bu beklentiyi biz kurmadık, bize siz öğrettiniz. bu camiaya son 3 sezonda yeniden hatırlattığınız şey sıradan bir başarı değil, galatasaray’ın ne olduğudur. şimdi önünüzde duran her maç bir finaldir ve finalleri oynamak da kazanmak da bu kulübün hafızasında vardır. silkinin, kendinize gelin ve başladığınız işi yine siz bitirin.
çünkü galatasaray’ın kurduğu standardın gerisine düşmek bize asla yakışmaz.
öte yandan yaklaşık 12 yıldır şampiyonluk yaşayamayan bir camianın taraftar refleksi ise doğal olarak farklı gelişir. beklenti düşer, sabır artar, sezon başı kurulan hayaller sezon sonu başka bir sezona ertelenebilir. bu durum bir dayanıklılık değil, uzun süren başarısızlığa karşı geliştirilen bir adaptasyondur.
galatasaray tarafında ise tablo tam tersidir. son 3 sezonda üst üste gelen şampiyonluklar bile rahatlatmaz, aksine "ya bu seri biterse?" tedirginliğini büyütür. çünkü başarı devam ederken bile standardın düşmesi ihtimali, başarısızlığın kendisinden daha fazla rahatsız eder.
son yıllarda özellikle sosyal medya üzerinden büyütülen sert rekabet dili ve ayrıştırıcı söylemler de bu psikolojiyi beslemektedir. tartışmanın spor sınırından çıkıp kimlik meselesine dönüşmesi, galatasaray taraftarında sadece kazanma isteğini değil kazanmayı sürdürme zorunluluğu hissini de güçlendirmektedir. bu yüzden dışarıdan panik gibi görünen bu refleks, aslında başarı standardının düşmesine karşı gösterilen bir hassasiyettir.
bugün gelinen noktada ortada küçümsenecek bir durum yok. aksine sahadaki oyun anlamında ciddi bir düşüşten söz etmek mümkün. taraftarın huzursuzluğu da buradan doğuyor zaten ve bu noktada tamamen haksız olduklarını söylemek zor. çünkü galatasaray taraftarı sadece skora değil, sahadaki oyunun ne söylediğine de bakan bir taraftar. yine de bu tablo, sezonun sonuna doğru yaklaşmışken telafi edilemeyecek bir kırılma anlamına gelmek zorunda değil.
son söz galatasaray yönetimine, teknik heyetine ve sahadaki futbolcularına... bu beklentiyi biz kurmadık, bize siz öğrettiniz. bu camiaya son 3 sezonda yeniden hatırlattığınız şey sıradan bir başarı değil, galatasaray’ın ne olduğudur. şimdi önünüzde duran her maç bir finaldir ve finalleri oynamak da kazanmak da bu kulübün hafızasında vardır. silkinin, kendinize gelin ve başladığınız işi yine siz bitirin.
çünkü galatasaray’ın kurduğu standardın gerisine düşmek bize asla yakışmaz.

