732
çok şükür 2 tane 6 numara menşeili topçuyla oynamadık. bu topun kontrolünü rahatlıkla almamızı sağladı. sallai-sara-sane-barış oyun hakimiyeti kurmak için mahir ama dar alan çözmek için altın bir seçim değil.
şunu demek istiyorum, alan verirsen gerek hız, gerek pas, gerek zeka anlamında tam bir avrupa takımı ancak rakip kapandığında özellikle barış ve sallai’nin top tekniği, sara’nın da beli rakibi açmaya uygun değil. göztepe deplasmanında asprilla gibi bir profili oraya koyan adam ne oldu da evinde kocaelispor’a karşı 8 numarayı koyuyor?
sanıyorum bu yüzdendir ki apo, davinson hatta uğurcan ekstra paslar denemeye kalktılar. delirttiler beni. bas bas bağırarak izledim tüm ilk yarıyı. hocanın gereksiz uzun pas denemelerini bir an önce kenara bırakması gerekiyor. rakibi uzun top atıp “kaos” futbolu ile değil, organize ve sabırlı set denemeleriyle yani kabaca hareketlilikle delmeye çalışmalıyız, çalışmak zorundayız. osimhen varken takım bu kaotik düzene o kadar alışmış ki yokken kıymetini çok iyi anlamışlardır, döndüğünde pamuklara sarmaları gerektiğini görmüşlerdir.
nitekim gol hiç organize olmayan bir şekilde geldi, jakops’un ekstrası ve rakip stoperin hatası skoru 1-0’a getirdi. şans yanımızdaydı.
sane ilk yarıda geçen maçta yaptığının aksine, defansa yardımı bırakmadı, bu benim hücumda aldığı inisiyatif kadar önemsediğim bir durum zira tüm takımın enerjisi o koştuğunda daha da artar. sane bile koşuyor algısı tüm takıma yayılır.
2. yarı hoca kendi doğrularına ihanet etti. boey ve sallai’yi çıkardığı anda bitti dedim. 2. yarı topla çıkamıyoruz. boey’i çıkarıp singo’yu alarak ne beklersin? singo nasıl ileri çıkaracak takımı? 30 m € veriyoruz diye mi aldın? lang’ı niye aldın? lang orta sahada +1 mi oluşturacak? ne zaman oluşturmuş? sallai bunu yapamıyor muydu?
değişikliklerden önce belki hücum edemiyordun ama rakibi oynatmıyordun, sallai ön alan presi ve defansif işlerde çok iyi. sen onu çıkarıp lang’ı ekleyerek ne bekliyorsun? neyi hedefliyorsun? bakın ben bunları öndeyken de söyleyebildim. maçı izlerken avaz avaz sinirle izledim. öndeyken de işler yolunda gidiyor gibiyken de söyledim. maç sonrasındaki fikirlerim değil bunlar. bu işin uzmanı bile değilim. bu konuda çok çok iyi de değilim. futbolu çok seven, kendince fikirleri olan ve ilgili bir galatasaraylıyım. sen nasıl göremezsin? sen ne oynattığını bilmiyor musun hocam? sallai’nin bu andaki 1-0 oyununda demirbaş olduğunu görmüyor musun? rakibi açmışsın, gol gelmiş zaten. hadi takıma söz geçiremiyorsun. takım alıp alıp dikiyor topu, dinletemiyorsun kendini, öne geçince lang mı sahada olsun istersin, sallai mi? hangisi siper eder kendini? inanılır gibi değil. tüy diktin tüy!
okan buruk bu çöküş dönemlerinden kendi doğrularıyla, berkan'la, torreira’yı yedek bırakarak, icardi’yi yedek bırakarak, kazım’ı oynatarak, barış’ı oynatarak çıktı. şu anda kendi doğrularına ihanet eden bir halde. akıl alır gibi değil.
bu mantalite ile bizim şampiyon olma şansımız yok. kararlar sahadaki doğrulara göre alınmıyor. neye göre karar veriliyor onu da anlamıyorum. laylaylom bir hava hızla yayılıyor. kante-guendouzi’nin 90 dakika mücadeleyi ve hakimiyeti bırakmadığı yerde torreira’nın o boyla beli bile dönemiyorsa, izinden böyle dönüyorsa, icardi ısınmaya bile çıkmıyorsa, sen de kişisel olarak bu formla dönüyorsan, hesap sorulur, sorulmalıdır! takımın 2. yarı orta saha diye ağladığı yerde bek ve kanat değiştiriyorsun ve çıkmaması gereken oyunun iki yönünü oynayabilen adamların hepsini sırayla çıkarıyorsun. sara da oyunun 2 yönünü oynayabilen tek oyuncu olarak kaldığında onu da çıkarıyorsun. sonra da futbol bekliyoruz hep beraber… inanılır gibi değil.
şöyle kaliteli bir kadro ile şu futbol kabul edilebilir değil. bu kadar düzensizlik, bu kadar belirsizlik, bu kadar plansızlık, bu kadar hata, bu laçkalık… 37 yaşındayım, hayatımda bu kadar gevşek vücut ve ruh haliyle şampiyonluğa oynayan bir galatasaray takımı görmemiştim. teknik heyetinden futbolcusuna kadar! sert kararlar alınmazsa, ciddiyet takınılmazsa, sahaya akıl, mücadele, gerçekçilik koyulmazsa yani böyle giderse, allah korusun, tarihimizde olmayan bir şey yaşatacak bu ekip bize. kaçacak delik ararsınız. özellikle teknik heyet!
teknik kadronun son kredisini de tükettiği maç olmuştur. vidaları sıkmazlarsa amiyane tabirle kendi topuklarına sıkmış olacaklar.
şunu demek istiyorum, alan verirsen gerek hız, gerek pas, gerek zeka anlamında tam bir avrupa takımı ancak rakip kapandığında özellikle barış ve sallai’nin top tekniği, sara’nın da beli rakibi açmaya uygun değil. göztepe deplasmanında asprilla gibi bir profili oraya koyan adam ne oldu da evinde kocaelispor’a karşı 8 numarayı koyuyor?
sanıyorum bu yüzdendir ki apo, davinson hatta uğurcan ekstra paslar denemeye kalktılar. delirttiler beni. bas bas bağırarak izledim tüm ilk yarıyı. hocanın gereksiz uzun pas denemelerini bir an önce kenara bırakması gerekiyor. rakibi uzun top atıp “kaos” futbolu ile değil, organize ve sabırlı set denemeleriyle yani kabaca hareketlilikle delmeye çalışmalıyız, çalışmak zorundayız. osimhen varken takım bu kaotik düzene o kadar alışmış ki yokken kıymetini çok iyi anlamışlardır, döndüğünde pamuklara sarmaları gerektiğini görmüşlerdir.
nitekim gol hiç organize olmayan bir şekilde geldi, jakops’un ekstrası ve rakip stoperin hatası skoru 1-0’a getirdi. şans yanımızdaydı.
sane ilk yarıda geçen maçta yaptığının aksine, defansa yardımı bırakmadı, bu benim hücumda aldığı inisiyatif kadar önemsediğim bir durum zira tüm takımın enerjisi o koştuğunda daha da artar. sane bile koşuyor algısı tüm takıma yayılır.
2. yarı hoca kendi doğrularına ihanet etti. boey ve sallai’yi çıkardığı anda bitti dedim. 2. yarı topla çıkamıyoruz. boey’i çıkarıp singo’yu alarak ne beklersin? singo nasıl ileri çıkaracak takımı? 30 m € veriyoruz diye mi aldın? lang’ı niye aldın? lang orta sahada +1 mi oluşturacak? ne zaman oluşturmuş? sallai bunu yapamıyor muydu?
değişikliklerden önce belki hücum edemiyordun ama rakibi oynatmıyordun, sallai ön alan presi ve defansif işlerde çok iyi. sen onu çıkarıp lang’ı ekleyerek ne bekliyorsun? neyi hedefliyorsun? bakın ben bunları öndeyken de söyleyebildim. maçı izlerken avaz avaz sinirle izledim. öndeyken de işler yolunda gidiyor gibiyken de söyledim. maç sonrasındaki fikirlerim değil bunlar. bu işin uzmanı bile değilim. bu konuda çok çok iyi de değilim. futbolu çok seven, kendince fikirleri olan ve ilgili bir galatasaraylıyım. sen nasıl göremezsin? sen ne oynattığını bilmiyor musun hocam? sallai’nin bu andaki 1-0 oyununda demirbaş olduğunu görmüyor musun? rakibi açmışsın, gol gelmiş zaten. hadi takıma söz geçiremiyorsun. takım alıp alıp dikiyor topu, dinletemiyorsun kendini, öne geçince lang mı sahada olsun istersin, sallai mi? hangisi siper eder kendini? inanılır gibi değil. tüy diktin tüy!
okan buruk bu çöküş dönemlerinden kendi doğrularıyla, berkan'la, torreira’yı yedek bırakarak, icardi’yi yedek bırakarak, kazım’ı oynatarak, barış’ı oynatarak çıktı. şu anda kendi doğrularına ihanet eden bir halde. akıl alır gibi değil.
bu mantalite ile bizim şampiyon olma şansımız yok. kararlar sahadaki doğrulara göre alınmıyor. neye göre karar veriliyor onu da anlamıyorum. laylaylom bir hava hızla yayılıyor. kante-guendouzi’nin 90 dakika mücadeleyi ve hakimiyeti bırakmadığı yerde torreira’nın o boyla beli bile dönemiyorsa, izinden böyle dönüyorsa, icardi ısınmaya bile çıkmıyorsa, sen de kişisel olarak bu formla dönüyorsan, hesap sorulur, sorulmalıdır! takımın 2. yarı orta saha diye ağladığı yerde bek ve kanat değiştiriyorsun ve çıkmaması gereken oyunun iki yönünü oynayabilen adamların hepsini sırayla çıkarıyorsun. sara da oyunun 2 yönünü oynayabilen tek oyuncu olarak kaldığında onu da çıkarıyorsun. sonra da futbol bekliyoruz hep beraber… inanılır gibi değil.
şöyle kaliteli bir kadro ile şu futbol kabul edilebilir değil. bu kadar düzensizlik, bu kadar belirsizlik, bu kadar plansızlık, bu kadar hata, bu laçkalık… 37 yaşındayım, hayatımda bu kadar gevşek vücut ve ruh haliyle şampiyonluğa oynayan bir galatasaray takımı görmemiştim. teknik heyetinden futbolcusuna kadar! sert kararlar alınmazsa, ciddiyet takınılmazsa, sahaya akıl, mücadele, gerçekçilik koyulmazsa yani böyle giderse, allah korusun, tarihimizde olmayan bir şey yaşatacak bu ekip bize. kaçacak delik ararsınız. özellikle teknik heyet!
teknik kadronun son kredisini de tükettiği maç olmuştur. vidaları sıkmazlarsa amiyane tabirle kendi topuklarına sıkmış olacaklar.

