301
güncelde son brüt borç yaklaşık 450 milyon euro civarında. bu tüm yükümlülüklerimizi temsil ediyor. yani bunu sıfırladığında otobansın öyle düşün.
bu yaz transfer döneminde şampiyonlar liginin de etkisiyle (planlı bir yerini doldurma scouting çalışmamız olduğunu varsayarak) elimizdeki değerlileri tutamadığımızı varsaysak - aşağıdaki isimler aşırı taliplisi olduğu iddia edilen isimlerin tahmini satış değerleridir:
- osimhen : 150 milyon €
- barış alper yılmaz: 50 milyon €
- uğurcan çakır: 50 milyon €
- rolland sallai: 25 milyon €
- wilfred singo: 30 milyon €
- yunus akgün: 25 milyon €
- gabriel sara: 40 milyon €
toplam: 370 milyon euro
bu futbolcuların maaş yükü olan meblağ yaklaşık olarak 40 milyon euro civarında,
yani bir yaz transfer döneminde neredeyse 400 milyon euroluk bir artıya geçme operasyonu yapabilecek potansiyelimiz var,
bu da borcu tamamen sıfırlamak anlamına geliyor. yeni sezon şampiyonluk, şampiyonlar ligi gelirleri vs de düşünülünce "tamamen borçsuz" bir kulübe dönüşme ihtimalimiz var,
şimdi asıl soru şu;
- tam para ederken en yüksek bedellerine ulaşmış haliyle bu isimleri satıp elde davinson, torreira, lemina, jacobs, apo gibi omurga isimlerin üzerine nhaga gibi gençleri, onuachu gibi deneyimli pivotları ekleyerek 1 sene idare etmek ve tarihi bir finansal devrim yapmak mı?
- yoksa elimizde halihazırda bu sene potansiyelini son 16 ve lig şampiyonu olarak göstermiş, yer yer sakatlıklardan çok zorlanarak eksik kalmış, osimhen'e bağımlı bir hale gelmiş kadromuzu güçlendirerek son 16'nın ötesini zorlamam mı?
benim şahsi kanaatim bu finansal devrimi yapıp riski almak yönünde. bu talih her zaman kapımızı çalmaz ve rakiplerimizle aramızda aşılması imkansız bir dağ oluşturur, geleceğe yönelik daha planlı bir vizyon yaratır
ve elimizdeki assetler muhtemelen gelecekte daha değerli olmayacak. osimhen'i bir daha 150 milyon eurolar civarına satacağımızın garantisi yok zira... bu sene oldu oldu... olmadı? risk!
bu yaz transfer döneminde şampiyonlar liginin de etkisiyle (planlı bir yerini doldurma scouting çalışmamız olduğunu varsayarak) elimizdeki değerlileri tutamadığımızı varsaysak - aşağıdaki isimler aşırı taliplisi olduğu iddia edilen isimlerin tahmini satış değerleridir:
- osimhen : 150 milyon €
- barış alper yılmaz: 50 milyon €
- uğurcan çakır: 50 milyon €
- rolland sallai: 25 milyon €
- wilfred singo: 30 milyon €
- yunus akgün: 25 milyon €
- gabriel sara: 40 milyon €
toplam: 370 milyon euro
bu futbolcuların maaş yükü olan meblağ yaklaşık olarak 40 milyon euro civarında,
yani bir yaz transfer döneminde neredeyse 400 milyon euroluk bir artıya geçme operasyonu yapabilecek potansiyelimiz var,
bu da borcu tamamen sıfırlamak anlamına geliyor. yeni sezon şampiyonluk, şampiyonlar ligi gelirleri vs de düşünülünce "tamamen borçsuz" bir kulübe dönüşme ihtimalimiz var,
şimdi asıl soru şu;
- tam para ederken en yüksek bedellerine ulaşmış haliyle bu isimleri satıp elde davinson, torreira, lemina, jacobs, apo gibi omurga isimlerin üzerine nhaga gibi gençleri, onuachu gibi deneyimli pivotları ekleyerek 1 sene idare etmek ve tarihi bir finansal devrim yapmak mı?
- yoksa elimizde halihazırda bu sene potansiyelini son 16 ve lig şampiyonu olarak göstermiş, yer yer sakatlıklardan çok zorlanarak eksik kalmış, osimhen'e bağımlı bir hale gelmiş kadromuzu güçlendirerek son 16'nın ötesini zorlamam mı?
benim şahsi kanaatim bu finansal devrimi yapıp riski almak yönünde. bu talih her zaman kapımızı çalmaz ve rakiplerimizle aramızda aşılması imkansız bir dağ oluşturur, geleceğe yönelik daha planlı bir vizyon yaratır
ve elimizdeki assetler muhtemelen gelecekte daha değerli olmayacak. osimhen'i bir daha 150 milyon eurolar civarına satacağımızın garantisi yok zira... bu sene oldu oldu... olmadı? risk!

