• 17
    1990’lu yılların başında atılan temeller meyvesini vermiş ve hiç turnuva görmeyen ülke ard arda 4 turnuvanın üçüne * katılma başarısı göstermişti.

    bu yaşlanan nesil yerine ise alttan güçlü bir ümit milli takım da geliyordu. hatta bu yeni neslin de olduğu 2003 konfederasyon kupasında üçüncülük gelmişti.

    2000 avrupa şampiyonası sonrasında 90’lı yıllarda akdeniz oyunları şampiyonu olan takıma yıldıray, emre, nihat, serhat, gökdeniz gibi gençler eklenmişti. 2003’te ise tuncay,halil, hamit gibi yeni bir jenerasyon ekleniyordu.

    bu üç yetenekli kuşağın katılacağı euro 2004’te başarılı olmak için tek engel klasımızda olmayan letonya idi. euro 2004 elemelerinde birinci torbada olmamıza rağmen ikinci torbadan ingiltere çıkaran uefa adeta özür diliyordu letonya kurasıyla.

    o dönem türkiye için kaotik bir dönemdi. beş gün arayla el kaide istanbul’un önemli lokasyonlarında bombalı eylemler yapmıştı. bu dipnotu verdikten sonra ilk maça geçelim. alınan 1-0’lık yenilgiyi herkes kaza görüyordu.

    maç 2-0 olduktan sonra evde “portekiz’e gidiyoruz” diye bağırmıştım. sonra her şey değişti ve bir anda 2-2 oldu. portekiz’e gidebilsek şenol güneş’e rağmen o takım iş yapardı. çek cumhuriyeti ve biraz da portekiz dışında tek bir takımın bile futbol oynama hevesinde olmadığı bir turnuvaydı euro 2004. euro 2008 kadar ses getirebilirdik.

    maalesef olması gereken jenerasyon değişimi sağlıklı olmayınca 2006 bileti de kaçtı elden.
App Store'dan indirin Google Play'den alın