1094
ben zorlu avrupa maçlarında futbolcularımızın okan hoca’nın oyununa inanmadığını düşünüyorum. çünkü rakibe karşı evinde taraftardan aldığın destekle yaptığın baskıyı deplasmanda rakipler kalitesiyle çok rahat aşıyor ve her seferinde bunu deneyip her seferinde de yenildiklerinin farkında futbolcular. futbolcuların inanmadığı şuradan belli; uğurcan 45+4’te penaltı çıkarıyor takım olarak reaksiyon verilmesini beklersin normalde ama ilk yarının bitimine kalan 1-2 dk’da takım yeniden net pozisyon veriyor. ikinci yarı başlıyor 10 dk’da 3 gol yeniyor. bu durumun inanmama dışında başka açıklaması yok bence. takım plana inanmadığı ve güvenmediği için (ve haliyle plan da işlemediği için) maç içinde kendisini yüreklendirecek durumlar (penaltının kurtarılması) yaşanmasına rağmen hiçbir reaksiyon veremiyor, reaksiyon vermeyi geç normalde olmayacak hatalar yapıp kendi ceza sahasına hapsolup 10 dk’da 3 gol yiyor. ben okan hocanın bugüne kadar yaptıklarıyla 10 yıl daha kalmasını isterim ama açıkçası yaklaşık 4 yılda da topa sahip olma oyunu üretememesini, oyunu soğutması gereken yeri, skoru koruyabilmeyi takıma bunu öğretememesini anlamıyorum açıkçası. ve son olarak okan hocam; bazı durumlarda inandığının plan doğrultusunda sağ açık olarak oynayacak kişi sallai gibi gözükse de dünya üzerindeki üretilmiş ve üretilecek hiçbir planda sallai’nin sane’den daha iyi topçu olduğu bir denklem yok ve olmayacak. bazı zamanlarda biraz da olsun düz mantıkla hareket etmek gerekiyor. bunun dışında gelinen nokta bence zaten çıkılabilecek en üst nokta. konu elenmek de değil zaten ama her seferinde bu şekil elenmek, bir şeylerin değişmediğini bize gösterdiği için üzüyor sadece… umarım bundan sonrasında da bu sene yakaladığımız başarıyı yakalarız avrupa’da.

