1091
maçtan önce yorum yapmak istemedim çünkü maçın akışını değiştirebilecek çok fazla oyuncu tercihi vardı. kafamda ihtimallere boğuluyordum. ayrıca minik detaylar belirleyecekti maçı. analizi zor bir maç önüydü, bunu bir cebe koyalım.
kadro açıklandığında sallai sağ açık kararına “bence” yanlış desem de yüksek sesli bir hata olduğunu düşünmedim. nitekim 8.dakikadaki sakatlığı dolayısıyla osimhen’in oyundan düşmesine rağmen dikkatsiz penaltı ve yine dikkatsiz apo’nun hatalı pası sonrası salah karşı karşıya dışında ahım şahım bir pozisyonu yok liverpool’un.
ancak sonrasındaki akışta ciddi kötü rötuşlar var. ilk yarı bittiğinde osimhen sakatlık nedeniyle oyundan çıkarken sağ tarafa sane, sol tarafa sallai en uca da barış geçmeliydi. bu sayede oyuna başladığın ve bence berbat bir düzen de olmayan şekilde devam edebilirdin. artı sane-boey uyumunu kullanarak biraz topu tutabilir ve atletizmden fedakarlık etmeyebilirdin. sane-noa arasında ciddi atletizm farkı var geniş alanda. bununla beraber boey’in sallai’den defansif anlamda kat be kat iyi bir bek olduğu, hem pozisyon alma hem de ileride fazla adamla kalma anlamında aşikar. yediğimiz gollerde hep sallai dalgınlıkları var. 2.golde ekitike uyutuyor. 3.golde ofsaytı bozuyor.
diyelim ki beni dinledin ve sane-osi yaptın, yine 2.golü yedik. hemen lang-sallai yaparsın. biraz daha topu tutmaya çalışırsın. defans hattından fedakarlık yapmadan ama… boey singo apo jakops sabit. o da tutmazsa lemina-torreira’dan birini hatta apo’yu çıkarıp yunus’u alırsın… ki daha da fazla oyunu tut.
tutamazsan da en kötü bu olacaktı zaten…
ama biz önce lang-sane gibi pres namına zayıf 2 adamla başladık. yetmedi, sallai’yi beke çektik. sonra torreira’yı oyundan aldık. buna çok şikayet etmedim, sara’nın 8’e geçmesine, ama lemina’yı stopere, singo’yu orta sahaya çektik… akıl tutulması bence…
sonrasında lang’ın sakatlığıyla tur bitti zaten…
yani yine bir “çorbaya dönüş” yaşandı. sahadaki oyuncular reaksiyon veremiyorsa kenara bakmaya başlarlar. orta sahan sürkilese olmuş. osimhen sakatlanmış. hamleni yapman gerekiyor. olmadı, pekş tamam, penaltı kurtararak soyunma odasına hype’lı girmişsin. livepool evinde bastıracaktır. mantıklı, neden yaptığını bildiğimiz bir hamle yapman gerekiyor. orta saha berbat haldeyken lang-sane aynı anda, hem de en uca barış’ı atarak, beke de savunma anlamında daha zayıf bir savunmacı çekerek oyun oynamayı beklemek, liverpool’a sivasspor muamelesi çekmektir. maça hazırlanmamaktır. bu seviyeyi anlamamaktır.
her hocanın olur hataları, yüksek ses ile eleştirmek değil derdim ama böyle bir maçın müsebbibinin saha içi hatalar olduğu, yeterince çalışmamızdan kaynaklandığı, teknik kadronun kötü maç hazırlığı yaptığı kabul edilmeli. bizim takım sarı gördüğünde, eksik kaldığında, beklenmedik sakatlıkta, oyun kötü giderken, bir iki kötü şey üst üste yaşandığında sabırsız ve daha kötüsü plansızca takımın çorbaya dönmesi konusu okan buruk’un seviye atlayamadığına dair göstergedir. juventus ve bu maç çok açıkça ona ciddiyet ve plan konusunda gelişim göstermesi gerektiğine dair açık mesajlar vermiştir. “seviyeni anla planlarını yap”
hepsi bir yana yineleyeceğim 2 konu var ki bu seviyeler özelinde de değil, konyaspor bile ağzımıza bastığında ortaya çıkan zaafiyetlerin önüne geçmek adına elzem.
1. si takım lemina-torreira gibi 2 adet 6 numarayla defanstan anlamlı çıkamıyor. topu oynayamıyor. takım statikleşiyor.
2. bu takıma ekmek peynir gibi bir modern 10 numara lazım. daha önce anlattım ama bu tip maçlardan sonra bahsetmek farz oluyor ki, şut atan, faul alan, top süren, hem yetenekli hem lider hem de zeki bir adam istiyor takım, çağırıyor…
sara’yı 8’e, asıl mevkisine evirip, barış & osimhen kalacaksa, asensio gibi bir 10 numaraya ihtiyacımız var. ince işleri çok keskin yapabilen bir adam…
eğer barış ya da osimhen hatta 2’si birden gidecekse szobozlai gibi çift yönlü 10 alarak bir üst seviye futbol oynayabiliriz. takım net olarak sezon başından beri bu 2 hamleyi istiyor. bunu istiyor.
sara 10 oynar, oynamaz demiyorum ama sara gibi bir 8 numaraya daha ihtiyacımız oluşuyor. kendisi gibi bir 8 varken faydalanmamak çok saçma olur, zira 2 sara ile bu kez de kilitli maçları daha zor çözebiliriz bunda ligde kullanışsız...
bence basit hatalarla dolu bir teknik adam performansı izledik, iyi hazırlanılmamış ve overthinking’e düşmüş bir hoca performansıydı. daha önce hiç oynamayan sallai-boey icadından anlamak lazımdı…
lig şampiyonluğunu olumsuz etkileyebilecek bir performanstı, burada silkelenme için oynayacağımız maç ligin 2.en güçlü oyun oynamayan takımının evinde. hem de milli ara sonrası olacak. geri dönüşü zor bir sürece girdik. karamsarlıktan ıya da inanmadığından değil ama durum tespiti yapıyorum. allah yardımcımız olsun. bu maçtaki gibi ekstrem sakatlıklar vs olmasın, nazar çıkmış olsun inşallah…
şöyle bir maçtan sonra dilimiz varmasa da teşekkür ediyoruz takıma. dersleri ciddiye alması gerektiğine dair son mesajdı hocaya. bir daha böyle bir deplasman hezimetinde kalifiye hocalığı tartışılır maalesef. ben seneye bomba bir takım kuracağına inanmak istiyorum. umarım güzel şeylere vesile olur. hepimize geçmiş olsun.
kadro açıklandığında sallai sağ açık kararına “bence” yanlış desem de yüksek sesli bir hata olduğunu düşünmedim. nitekim 8.dakikadaki sakatlığı dolayısıyla osimhen’in oyundan düşmesine rağmen dikkatsiz penaltı ve yine dikkatsiz apo’nun hatalı pası sonrası salah karşı karşıya dışında ahım şahım bir pozisyonu yok liverpool’un.
ancak sonrasındaki akışta ciddi kötü rötuşlar var. ilk yarı bittiğinde osimhen sakatlık nedeniyle oyundan çıkarken sağ tarafa sane, sol tarafa sallai en uca da barış geçmeliydi. bu sayede oyuna başladığın ve bence berbat bir düzen de olmayan şekilde devam edebilirdin. artı sane-boey uyumunu kullanarak biraz topu tutabilir ve atletizmden fedakarlık etmeyebilirdin. sane-noa arasında ciddi atletizm farkı var geniş alanda. bununla beraber boey’in sallai’den defansif anlamda kat be kat iyi bir bek olduğu, hem pozisyon alma hem de ileride fazla adamla kalma anlamında aşikar. yediğimiz gollerde hep sallai dalgınlıkları var. 2.golde ekitike uyutuyor. 3.golde ofsaytı bozuyor.
diyelim ki beni dinledin ve sane-osi yaptın, yine 2.golü yedik. hemen lang-sallai yaparsın. biraz daha topu tutmaya çalışırsın. defans hattından fedakarlık yapmadan ama… boey singo apo jakops sabit. o da tutmazsa lemina-torreira’dan birini hatta apo’yu çıkarıp yunus’u alırsın… ki daha da fazla oyunu tut.
tutamazsan da en kötü bu olacaktı zaten…
ama biz önce lang-sane gibi pres namına zayıf 2 adamla başladık. yetmedi, sallai’yi beke çektik. sonra torreira’yı oyundan aldık. buna çok şikayet etmedim, sara’nın 8’e geçmesine, ama lemina’yı stopere, singo’yu orta sahaya çektik… akıl tutulması bence…
sonrasında lang’ın sakatlığıyla tur bitti zaten…
yani yine bir “çorbaya dönüş” yaşandı. sahadaki oyuncular reaksiyon veremiyorsa kenara bakmaya başlarlar. orta sahan sürkilese olmuş. osimhen sakatlanmış. hamleni yapman gerekiyor. olmadı, pekş tamam, penaltı kurtararak soyunma odasına hype’lı girmişsin. livepool evinde bastıracaktır. mantıklı, neden yaptığını bildiğimiz bir hamle yapman gerekiyor. orta saha berbat haldeyken lang-sane aynı anda, hem de en uca barış’ı atarak, beke de savunma anlamında daha zayıf bir savunmacı çekerek oyun oynamayı beklemek, liverpool’a sivasspor muamelesi çekmektir. maça hazırlanmamaktır. bu seviyeyi anlamamaktır.
her hocanın olur hataları, yüksek ses ile eleştirmek değil derdim ama böyle bir maçın müsebbibinin saha içi hatalar olduğu, yeterince çalışmamızdan kaynaklandığı, teknik kadronun kötü maç hazırlığı yaptığı kabul edilmeli. bizim takım sarı gördüğünde, eksik kaldığında, beklenmedik sakatlıkta, oyun kötü giderken, bir iki kötü şey üst üste yaşandığında sabırsız ve daha kötüsü plansızca takımın çorbaya dönmesi konusu okan buruk’un seviye atlayamadığına dair göstergedir. juventus ve bu maç çok açıkça ona ciddiyet ve plan konusunda gelişim göstermesi gerektiğine dair açık mesajlar vermiştir. “seviyeni anla planlarını yap”
hepsi bir yana yineleyeceğim 2 konu var ki bu seviyeler özelinde de değil, konyaspor bile ağzımıza bastığında ortaya çıkan zaafiyetlerin önüne geçmek adına elzem.
1. si takım lemina-torreira gibi 2 adet 6 numarayla defanstan anlamlı çıkamıyor. topu oynayamıyor. takım statikleşiyor.
2. bu takıma ekmek peynir gibi bir modern 10 numara lazım. daha önce anlattım ama bu tip maçlardan sonra bahsetmek farz oluyor ki, şut atan, faul alan, top süren, hem yetenekli hem lider hem de zeki bir adam istiyor takım, çağırıyor…
sara’yı 8’e, asıl mevkisine evirip, barış & osimhen kalacaksa, asensio gibi bir 10 numaraya ihtiyacımız var. ince işleri çok keskin yapabilen bir adam…
eğer barış ya da osimhen hatta 2’si birden gidecekse szobozlai gibi çift yönlü 10 alarak bir üst seviye futbol oynayabiliriz. takım net olarak sezon başından beri bu 2 hamleyi istiyor. bunu istiyor.
sara 10 oynar, oynamaz demiyorum ama sara gibi bir 8 numaraya daha ihtiyacımız oluşuyor. kendisi gibi bir 8 varken faydalanmamak çok saçma olur, zira 2 sara ile bu kez de kilitli maçları daha zor çözebiliriz bunda ligde kullanışsız...
bence basit hatalarla dolu bir teknik adam performansı izledik, iyi hazırlanılmamış ve overthinking’e düşmüş bir hoca performansıydı. daha önce hiç oynamayan sallai-boey icadından anlamak lazımdı…
lig şampiyonluğunu olumsuz etkileyebilecek bir performanstı, burada silkelenme için oynayacağımız maç ligin 2.en güçlü oyun oynamayan takımının evinde. hem de milli ara sonrası olacak. geri dönüşü zor bir sürece girdik. karamsarlıktan ıya da inanmadığından değil ama durum tespiti yapıyorum. allah yardımcımız olsun. bu maçtaki gibi ekstrem sakatlıklar vs olmasın, nazar çıkmış olsun inşallah…
şöyle bir maçtan sonra dilimiz varmasa da teşekkür ediyoruz takıma. dersleri ciddiye alması gerektiğine dair son mesajdı hocaya. bir daha böyle bir deplasman hezimetinde kalifiye hocalığı tartışılır maalesef. ben seneye bomba bir takım kuracağına inanmak istiyorum. umarım güzel şeylere vesile olur. hepimize geçmiş olsun.

