591
hocam senden razıyım kendi adıma. ancak;
1. oyuncunun pozisyonu net olmalı. aynı oyuncuyu hem sağ bek, hem stoper, hem orta saha yapmaya çalışmak hiç birini yapamamak demektir. stoper alacaksan net stoper al. forvet istiyorsan net forvet al.
2. kanat bek alırken oyun kurabilen, pas kalitesi iyi bir isim al. stoperlerin baskı yediğinde sana bir konfor alanı oluşturur. en küçük baskıda öne oynamayan, her topu kaleciye dönen kanatlarla sahanı boşaltmazsın. rakipler bunu anladığında baskıyı yönlendirerek arttırır.
3. atletizm ile tekniği harmanlama isteğini anlıyorum ama bunu maçlara göre, deplasmana göre ayarlamayı öğrenmen lazım. her takıma karşı, her deplasmanda aynı oyunu oynayamayız.
4. oyuncu değişikliklerinden sonra galatasaray'ın oyunu hiç yükselmiyor. her değişiklikte takım başı kesik tavuk gibi dolaşıyor sahada. sürekli geri gidiyoruz.
5. allah'ını seversen yeni sezonda en az 5 tane net stoperin elinin altında olsun. şu liverpool maçını ( 18 mart 2026 ) bile belki de bu yüzden kaybettik. apo'dan başka bir stoperimiz yok. inanılır gibi değil. maalesef apo da bu seviye için yetersiz. sırf davinson'un eksiğini kapatabilmek için koskoca takımın tüm sağ tarafını modifiye ettik ama onu da yanlış yaptık.
6. geldik en önemli noktaya: nasıl yaparsın, ne edersin bilmiyorum ama şu deplasman fobisini bir an önce çöz hocam. bu sezon (2025-26) şampiyonlar ligi'ndeki 6 deplasmanın normal sürede 4'ünde gol atamadık. toplamda 4 golümüz var, bunun ikisi de penaltıdan. yediğimiz gol 15. tamam senden bu sene için razıyım ama deplasmanlardaki bu acziyet, bu çaresizlik, bu donukluk kabul edilemez. galatasaray taraftarı maç bir an önce bitsin de şu işkence sona ersin diye maç izleyemez.
1. oyuncunun pozisyonu net olmalı. aynı oyuncuyu hem sağ bek, hem stoper, hem orta saha yapmaya çalışmak hiç birini yapamamak demektir. stoper alacaksan net stoper al. forvet istiyorsan net forvet al.
2. kanat bek alırken oyun kurabilen, pas kalitesi iyi bir isim al. stoperlerin baskı yediğinde sana bir konfor alanı oluşturur. en küçük baskıda öne oynamayan, her topu kaleciye dönen kanatlarla sahanı boşaltmazsın. rakipler bunu anladığında baskıyı yönlendirerek arttırır.
3. atletizm ile tekniği harmanlama isteğini anlıyorum ama bunu maçlara göre, deplasmana göre ayarlamayı öğrenmen lazım. her takıma karşı, her deplasmanda aynı oyunu oynayamayız.
4. oyuncu değişikliklerinden sonra galatasaray'ın oyunu hiç yükselmiyor. her değişiklikte takım başı kesik tavuk gibi dolaşıyor sahada. sürekli geri gidiyoruz.
5. allah'ını seversen yeni sezonda en az 5 tane net stoperin elinin altında olsun. şu liverpool maçını ( 18 mart 2026 ) bile belki de bu yüzden kaybettik. apo'dan başka bir stoperimiz yok. inanılır gibi değil. maalesef apo da bu seviye için yetersiz. sırf davinson'un eksiğini kapatabilmek için koskoca takımın tüm sağ tarafını modifiye ettik ama onu da yanlış yaptık.
6. geldik en önemli noktaya: nasıl yaparsın, ne edersin bilmiyorum ama şu deplasman fobisini bir an önce çöz hocam. bu sezon (2025-26) şampiyonlar ligi'ndeki 6 deplasmanın normal sürede 4'ünde gol atamadık. toplamda 4 golümüz var, bunun ikisi de penaltıdan. yediğimiz gol 15. tamam senden bu sene için razıyım ama deplasmanlardaki bu acziyet, bu çaresizlik, bu donukluk kabul edilemez. galatasaray taraftarı maç bir an önce bitsin de şu işkence sona ersin diye maç izleyemez.

