• 212
    son 16 kurasında tottenham yerine liverpool çektiğimizde birçoğumuz gibi "buraya kadarmış" demiştim. zor bir lig aşaması fikstüründen son 24'e kalmak; liverpool'u içeride, ajax'ı dışarıda yenmiş olmak, üstüne juve'yi elemiş olmak; kısacası bu seneki gerçekçi avrupa hedeflerimizi başarmış olmak bile hocaya ve oyunculara teşekkür etmeye yeter.

    sonra içeride alınan ikinci liverpool galibiyeti ve kusursuz oyun. öncesinde deplasmanda beşiktaş galibiyeti, sonrasında içeride çok net bir oyunla ezerek alınan başakşehir galibiyeti. gol yemeyen, güven veren bir galatasaray. ligi daha mart ayında koparmış bir galatasaray.

    günlerden 18 mart. rakip bir ingiliz, hatta ingilizin önde bayrak sallayanı; belki en korkunç olanı. galatasaray taraftarı saçma sapan bir cezayla maça alınmıyor. uefa "şunlar elense de yolumuza baksak" diye ellerini ovuşturuyor. karşılaşma koca liverpool kulübü için sezonun en kritik, en hayati maçına dönüşmüş; hoca topun ağzında, taraftar azmış. ingiliz medyasından küçümseyici, burnu havada yorumlar yükselmeye devam ediyor.

    sanki maçın hikayesi yazılmış gibi değil mi? havada galatasaray avrupa'da yine tarih yazacak kokusu var.

    elbette gecenin sonunda farklı mağlubiyetle eve dönmek de var, hayal kırıklığı, üzüntü de var. rakip saksı değil; liverpool. ama korkak bir oyunla, kaybetmeyi kabullenmiş bir oyunla elenip dönmedikçe bu takım da hoca da alkışı sonuna kadar hak etti. o yüzden korkak olmadıkça kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. güçlenir, çalışır seneye tekrar deneriz. yeter ki hoca derslerini almış olsun, yeter ki oyuncuların ayakları yere sağlam bassın. yolumuz açık olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın