33
https://gss.gs/O3h.jpg
herkesin şunu anlaması lazım. bu takım ilk 8'e kalamadıysa 1 numaralı sebebi hak etmediği için değil, şanssızlık ve okan hoca'nın beşiktaş maçında takımı bozmak istememesiydi. saygı duymak durumundayız ama her şeyimizi liverpool maçına verdik, saç telimize kadar 3 puana odaklandık. bu malum beşiktaş maçı sonrası takımın tamamı dağıldı. singo, eren, sallai (2 maç ceza), davidson'un kırmızısı ve kolombiya'ya gidip gelişi, lemina'nın sakatlığı ve stopere kaydırılması, abdülkerim'in yükselen performansı ama uyumsuz stoper tandemi problemleri, kazımcan'ı şampiyonlar ligi listesine yazamamamız, arda ünya'yı yakmamız (hala umut var), osimhen'in hem sakatlığı hem afrika kupası süreci bizi etkiledi. sane liverpool maçında oynamadı bile, unutmayın sonrasında da beşiktaş maçında çok etkisizdi. yani sane, beşiktaş maçından kadronun bugünkü haline geldiği süre zarfında çılgın atmaya başladı. barış alper ekran karartma ve antrenmanlara çıkmamasının neticesiyle "bu çocuk kastan verdi koşmak için" söylemlerini doğurdu. hem mental hem oyun olarak, hem de yeri doldurulamadığı için sezon başı barış'ı göremememiz doğaldı. yunus kalçasından ameliyat oldu, büyük bir özveriyle dönse dahi ilk 18'den ilk 11'e girişi sürecin yarısını kapsıyor. ilkay bize liverpool ve beşiktaş maçını çözdü ve o sekanstan bu zamana kadar sakatlıktan formsuz döndü. ıcardi'nin "son aylarım bay bay" ve kilo muhabbeti birleşince orada da bir depresyon hali ve erden timur süreci derken, eksik ve moralsiz bir dönemde fenerbahçe'ye maç vermemiz bizi düşüşün en kötü noktasına getirdi.
gelinen durumda gaziantep ve kocaeli (yediğimiz ofsayttı, attığımız golde ofsayt değildi, hak yendi unutuldu) maçlarındaki puan kayıpları, keza trabzon maçı eksik ve formsuz takımın bizi kilitlemesiyle sahada bugünü temsil etmeyen bir potansiyelle oynamamızın neticesiydi. aynı dönemde monaco ve usg maçları da cabası ki bu maçlar bizi ilk 8'e sokacak maçlardı. okan hoca'nın 5-2'lik juve maçı öncesi söylediği gibi şu an en iyi halimizdeyiz, en geniş kadro ve en formda dönemdeyiz. her mevkide neredeyse iki kişi var ve hepsi formunun zirvesinde, bu durum kartopu etkisiyle olumlu anlamda büyüyor. bu takımın şampiyonlar ligi'nde yarı final oynayacağını öngörüyorum veya yarı finali alnının teriyle okan hoca'nın ve takımın hak ettiğini düşünüyorum. bizim yarı finale kadar giden eşleşme havuzuna baktığımızda 6 takım var. tottenham, liverpool, atletico, juve, biz ve club brugge. burada olacak takımlar belli ve hepsini ya ezdik ya da diş geçirdik, şimdi daha hazırız. korktuğum tek şey liverpool'un bize denk gelmesi. liverpool son 16'da atletico ile karşılaşırsa elenme ihtimalleri bize nazaran daha yüksek, bu durumda ıgor tudor'a karşı kader ağlarını örüyor. çeyrek finalde atletico eşleşmesini geçip yarı finale adımızı yazdıracağımızı ve diğer havuzdan psg, barca, chelsea, newcastle dörtlüsünden psg'nin bize geleceğini umuyorum. turnuvanın iki dev ejderhası arsenal ve bayern bu denklemde finale kadar bize denk gelmez. arsenal finalde denk gelirse de tarih tekerrür eder. okan hoca'ya çok teşekkür ediyorum, bunun hayalini bize hem oyunuyla hem de mantığıyla kurdurtabiliyor.
herkesin şunu anlaması lazım. bu takım ilk 8'e kalamadıysa 1 numaralı sebebi hak etmediği için değil, şanssızlık ve okan hoca'nın beşiktaş maçında takımı bozmak istememesiydi. saygı duymak durumundayız ama her şeyimizi liverpool maçına verdik, saç telimize kadar 3 puana odaklandık. bu malum beşiktaş maçı sonrası takımın tamamı dağıldı. singo, eren, sallai (2 maç ceza), davidson'un kırmızısı ve kolombiya'ya gidip gelişi, lemina'nın sakatlığı ve stopere kaydırılması, abdülkerim'in yükselen performansı ama uyumsuz stoper tandemi problemleri, kazımcan'ı şampiyonlar ligi listesine yazamamamız, arda ünya'yı yakmamız (hala umut var), osimhen'in hem sakatlığı hem afrika kupası süreci bizi etkiledi. sane liverpool maçında oynamadı bile, unutmayın sonrasında da beşiktaş maçında çok etkisizdi. yani sane, beşiktaş maçından kadronun bugünkü haline geldiği süre zarfında çılgın atmaya başladı. barış alper ekran karartma ve antrenmanlara çıkmamasının neticesiyle "bu çocuk kastan verdi koşmak için" söylemlerini doğurdu. hem mental hem oyun olarak, hem de yeri doldurulamadığı için sezon başı barış'ı göremememiz doğaldı. yunus kalçasından ameliyat oldu, büyük bir özveriyle dönse dahi ilk 18'den ilk 11'e girişi sürecin yarısını kapsıyor. ilkay bize liverpool ve beşiktaş maçını çözdü ve o sekanstan bu zamana kadar sakatlıktan formsuz döndü. ıcardi'nin "son aylarım bay bay" ve kilo muhabbeti birleşince orada da bir depresyon hali ve erden timur süreci derken, eksik ve moralsiz bir dönemde fenerbahçe'ye maç vermemiz bizi düşüşün en kötü noktasına getirdi.
gelinen durumda gaziantep ve kocaeli (yediğimiz ofsayttı, attığımız golde ofsayt değildi, hak yendi unutuldu) maçlarındaki puan kayıpları, keza trabzon maçı eksik ve formsuz takımın bizi kilitlemesiyle sahada bugünü temsil etmeyen bir potansiyelle oynamamızın neticesiydi. aynı dönemde monaco ve usg maçları da cabası ki bu maçlar bizi ilk 8'e sokacak maçlardı. okan hoca'nın 5-2'lik juve maçı öncesi söylediği gibi şu an en iyi halimizdeyiz, en geniş kadro ve en formda dönemdeyiz. her mevkide neredeyse iki kişi var ve hepsi formunun zirvesinde, bu durum kartopu etkisiyle olumlu anlamda büyüyor. bu takımın şampiyonlar ligi'nde yarı final oynayacağını öngörüyorum veya yarı finali alnının teriyle okan hoca'nın ve takımın hak ettiğini düşünüyorum. bizim yarı finale kadar giden eşleşme havuzuna baktığımızda 6 takım var. tottenham, liverpool, atletico, juve, biz ve club brugge. burada olacak takımlar belli ve hepsini ya ezdik ya da diş geçirdik, şimdi daha hazırız. korktuğum tek şey liverpool'un bize denk gelmesi. liverpool son 16'da atletico ile karşılaşırsa elenme ihtimalleri bize nazaran daha yüksek, bu durumda ıgor tudor'a karşı kader ağlarını örüyor. çeyrek finalde atletico eşleşmesini geçip yarı finale adımızı yazdıracağımızı ve diğer havuzdan psg, barca, chelsea, newcastle dörtlüsünden psg'nin bize geleceğini umuyorum. turnuvanın iki dev ejderhası arsenal ve bayern bu denklemde finale kadar bize denk gelmez. arsenal finalde denk gelirse de tarih tekerrür eder. okan hoca'ya çok teşekkür ediyorum, bunun hayalini bize hem oyunuyla hem de mantığıyla kurdurtabiliyor.

