• 86
    son zamanlarda kendi takımlarında yeni yeni parlamış 20 yaş altı genç oyuncuların başlıkları altında biz neden böyle oyuncuları bulamıyoruz tarzı scout ekibine yönelik eleştirileri sıkça görüyoruz. bu durum artık yaygın bir mantık hatasına dönüşmüş durumda. çünkü bahsedilen oyuncuların çoğu takımlarında henüz kendini göstermeye başlamış maç sayıları çok sınırlı oyuncular. yani yüzlerce örnek içinden belki de o oyuncunun takımına vurmuş bir piyango gibi adeta. örneğin trömso takımının 15 maçtır oynayıp kendini yeni göstermeye başlamış 19 yaşındaki oyuncusunu galatasaray'ın gidip parlamamışken bulma şansı yok çünkü o oyuncunun kendini göstermek için trömso'de bulduğu 15 maç forma sansını bizim verebilip tabiri caizse o piyango biletini satın alabilme lüksümüz yok. yani bu durum topraktan yeni filizlenmiş bir tohumu yeşilken görüp neden toprağın altında tohumken bulamıyoruz demek gibi bir şey.

    bunu bir kere deneyebilme şansını sacha boey gibi oyuncularla bulduğumuz fatih terimli sezonda 13. olduk. barış alper bile neredeyse 2 sene sonra kendini tam anlamıyla farklı mevkilerde şans bulup özverisi ve çalışkanlığıyla gösterebildi. denenen diğer futbolcuların akibetini de herkes biliyor. hatta sacha boey'in küllerinden doğma hikayesi olmasa o bile yitip gidecekti. bizim scout ekibi olarak yapabileceğimiz şey ise bu oyuncuların gelişimini takip edip potansiyel transfer ihtiyacı çerçevesinde değerlendirmelerini güncel tutmaktır.

    güncel transfer piyasası enflasyonu yüzünden renato nhaga gibi yeni filizler dahi neredeyse 10 milyon avro altında alınamayacak duruma geldi. trabzonspor olai'yi 6 milyon avro ve %20 sonraki satıştan payla aldı. yani en kötü ihtimalle daha no name bir oyuncuyken bile 10 milyon avroluk bir maliyeti oldu trabzona. hem de biz norwich'ten herkesin gözü önündeki gabriel sara'yı 20 milyon avroya almışken. kaldı ki o bile maliyeti sebebiyle eleştirildi.

    bir tek kendimizi akıllı sanarsak işin sonunda dolandırılan biz oluruz bunu da unutmamak gerekiyor. bu tarz oyuncuların takımları da finansal olarak çok güçsüz takımlar olmadıkça oyuncularını kolay kolay ucuza bırakmaya yanaşmıyor. keçiörengücü gibi bir 2. lig takımı dahi barış alper yılmaz için %20 satıştan pay maddesi imtiyazını senden koparabiliyor. bizim yapacağımız en faydalı şey kendi durumumuzu ve mevcut transfer piyasası maliyetlerini kabullenip toprağa tohumları kendi altyapımızda da atıp en azından her yıl 1 tane oyuncu rotasyona sokabilmek ya da bu oyuncuların yunus akgün örneği gibi uygun takımlarda gelişimini sürdürmesini sağlamak olmalıdır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın