49
kaan ayhan, sezon sonu %99 gidecek.
ilkay gündoğan, sezon sonu %77 gidecek. hem hissiyat, hem de görünen köy. 2-3 maç hariç olmadı, olacak gibi de durmuyor.
günay güvenç, yedek olarak güven verse de takımda kendisine statü yaratmak için yaşadığımız sorunlardan sonra bence ayrılmak iki taraf için de en hayırlısı. jankat yılmaz iyice gelişirse ne ala, olmazsa da türkiye'den yetişen yedek kaleci hayat kurtarır.
berkan ismail kutlu, kalıcı olarak gitti.
yusuf demir, kalıcı olarak gitti.
can armando güner, henüz 18 yaşında. avrupa listesine yazılmasa kimse ses çıkarmaz, türkiye içi kiralanarak veya takımda kalarak yerli veya kulüp altyapılı oyuncu statüsü kazanacağı ortada. arjantin veya almanya milli takımını seçmediği sürece hiçbir sorun yok, zaten a milli seviyeye geldiğinde türkiye'den davet alması diğer iki dünya devinden davet almasından çok daha olası.
eyüp aydın, kiraya gitti ama sezon sonu "türkiye'de yetişmiş oyuncu" olacak.
gökdeniz gürpüz, 2026-2027 sezonunu bizde tamamlarsa "kulüpte yetişmiş oyuncu, türkiye'de kirada tamamlarsa da "türkiye'de yetişmiş ıyuncu" olacak.
ahmed kutucu, hiçbir şartta yerli veya kulüp altyapılı oyuncu olma şansı kalmadı ama zaten bizde pek bir geleceği de yok. avrupa kupaları listesine yazılmaması büyük bir sorun teşkil etmez.
tabloya bakıldığında; ilkay, günay ve ahmed haricinde yabancı uyruklu olması sorun teşkil edecek hiçbir gurbetçi oyuncumuz yok. kaldı ki önümüzdeki sezon maksimum olan 10+4 yabancı oyuncu bulunduracağımız garanti değil, bulundursak bile tamamının avrupa listesine yazılması mecburiyeti yok. yazılsalar bile, kaldıkları senaryoda ahmet, günay ve ilkay'ı listeye ekleyebiliyoruz.
gelelim özete, kaan'ın kesin olarak gideceği senaryoda 3 yabancı uyruklu gurbetçi futbolcu kotamız var, bu kota da dolu. ama bu 3 oyuncunun da gitme ihtimali hiç az değil, hepsi birden gitse dahi bana sürpriz olmaz. ve bu 3 oyuncudan ikisinin kesin olarak ayrılacağını düşünüyorum, isimler önemli değil.
durum böyleyken, milli takım'ın önümüzdeki dönemi için umut vaat eden tek santrafor deniz gül'ü kadroya katmak istek değil ihtiyaç olmuştur. bu oyuncunun rakip takımlara kaptırılması söz konusu dahi olmamalı. hiç oynatmayacak olsak bile mutlaka kadroda yer almalı ve diğer takımların elde edeceği potansiyel kadro avantajı engellenmeli. şunu da söyleyeyim; kendisinden 7 yaş büyük olan ve sakatlanmasaydı yeni burak yılmaz'ımız olurdu denen enes ünal, 7 sene önce deniz'in şu anki hali kadar gelişmiş bir santrafor değildi. belki enes o yaşta daha potansiyelliydi ama anlık verebilecekleri konusunda deniz bence daha önde. bu adamı almazsanız, ilerleyen dönemde bertuğ yıldırım'lara, ali habeşoğlu'lara, bekir turaç böke'lere, semih kılıçsoy'lara falan mahkum kalırsınız. ada yüzgeç'e mahkum kalmayı şahsen çok isterdim ama bizim kulübün dinamikleri belli, sezon sonu çok büyük ihtimalle vedalaşacağimız 2. santraforumuz mauro icardi'nin yerine ada'yı koymaya kimse cesaret edemez, bu da bu kulübün normali. deniz'i boşverelim, sezon sonu erencan yardımcı'yı alalım düşüncesini de kabul edebilirim ama zaten her ikisi de kadroda olmalı, yabancı kontenjan haklarımızdan birini osimhen'in yedeği için kullanmayacaksak. türkiye'de şampiyonluk isteyen, avrupa'da ise mücadeleci bir kulübün sahaya atarken tedirgin olmayacağı minimum 3 santraforu olmalı, bizim gibi arada çift santrafor oynamak isteyen takımlar için bu sayı 4. 3 olsun, arada sallai'yi de oraya atarım diyenler için sallai 5-6 farklı ve öncelikli mevkinin daha yedeği konumunda an itibariyle :)
özetle; avrupa gözetildiğinde normal şartlarda maksimum 3 kişi olması gereken gurbetçi futbolcu kontenjanında bir sıkıntımız yok. gurbetçi oyuncularımız arasında "seneye kesin kadroda olur" denebilecek tek bir oyuncu dahi yok, belki küçük bir ihtimalle ilkay. alabileceğimiz milli ama yerli olmayan santraforlar arasında da deniz gül'den daha iyisi yok, zaten pek rakibi de yok. alabileceğimiz yerli ve milli tek oyuncu erencan, onun da deniz'den daha iyi olduğunu kimse iddia edemez. ne yapıp edip, bu çocuğu rakiplerimize kaptırmamak gerek.
edit: bonservisi hala elimizde olan halil ibrahim dervişoğlu'nu yazmayı unutmuşum ama bu oyuncu özelinde konuşmaya değer pek bir durum olduğunu zannetmiyorum.
ilkay gündoğan, sezon sonu %77 gidecek. hem hissiyat, hem de görünen köy. 2-3 maç hariç olmadı, olacak gibi de durmuyor.
günay güvenç, yedek olarak güven verse de takımda kendisine statü yaratmak için yaşadığımız sorunlardan sonra bence ayrılmak iki taraf için de en hayırlısı. jankat yılmaz iyice gelişirse ne ala, olmazsa da türkiye'den yetişen yedek kaleci hayat kurtarır.
berkan ismail kutlu, kalıcı olarak gitti.
yusuf demir, kalıcı olarak gitti.
can armando güner, henüz 18 yaşında. avrupa listesine yazılmasa kimse ses çıkarmaz, türkiye içi kiralanarak veya takımda kalarak yerli veya kulüp altyapılı oyuncu statüsü kazanacağı ortada. arjantin veya almanya milli takımını seçmediği sürece hiçbir sorun yok, zaten a milli seviyeye geldiğinde türkiye'den davet alması diğer iki dünya devinden davet almasından çok daha olası.
eyüp aydın, kiraya gitti ama sezon sonu "türkiye'de yetişmiş oyuncu" olacak.
gökdeniz gürpüz, 2026-2027 sezonunu bizde tamamlarsa "kulüpte yetişmiş oyuncu, türkiye'de kirada tamamlarsa da "türkiye'de yetişmiş ıyuncu" olacak.
ahmed kutucu, hiçbir şartta yerli veya kulüp altyapılı oyuncu olma şansı kalmadı ama zaten bizde pek bir geleceği de yok. avrupa kupaları listesine yazılmaması büyük bir sorun teşkil etmez.
tabloya bakıldığında; ilkay, günay ve ahmed haricinde yabancı uyruklu olması sorun teşkil edecek hiçbir gurbetçi oyuncumuz yok. kaldı ki önümüzdeki sezon maksimum olan 10+4 yabancı oyuncu bulunduracağımız garanti değil, bulundursak bile tamamının avrupa listesine yazılması mecburiyeti yok. yazılsalar bile, kaldıkları senaryoda ahmet, günay ve ilkay'ı listeye ekleyebiliyoruz.
gelelim özete, kaan'ın kesin olarak gideceği senaryoda 3 yabancı uyruklu gurbetçi futbolcu kotamız var, bu kota da dolu. ama bu 3 oyuncunun da gitme ihtimali hiç az değil, hepsi birden gitse dahi bana sürpriz olmaz. ve bu 3 oyuncudan ikisinin kesin olarak ayrılacağını düşünüyorum, isimler önemli değil.
durum böyleyken, milli takım'ın önümüzdeki dönemi için umut vaat eden tek santrafor deniz gül'ü kadroya katmak istek değil ihtiyaç olmuştur. bu oyuncunun rakip takımlara kaptırılması söz konusu dahi olmamalı. hiç oynatmayacak olsak bile mutlaka kadroda yer almalı ve diğer takımların elde edeceği potansiyel kadro avantajı engellenmeli. şunu da söyleyeyim; kendisinden 7 yaş büyük olan ve sakatlanmasaydı yeni burak yılmaz'ımız olurdu denen enes ünal, 7 sene önce deniz'in şu anki hali kadar gelişmiş bir santrafor değildi. belki enes o yaşta daha potansiyelliydi ama anlık verebilecekleri konusunda deniz bence daha önde. bu adamı almazsanız, ilerleyen dönemde bertuğ yıldırım'lara, ali habeşoğlu'lara, bekir turaç böke'lere, semih kılıçsoy'lara falan mahkum kalırsınız. ada yüzgeç'e mahkum kalmayı şahsen çok isterdim ama bizim kulübün dinamikleri belli, sezon sonu çok büyük ihtimalle vedalaşacağimız 2. santraforumuz mauro icardi'nin yerine ada'yı koymaya kimse cesaret edemez, bu da bu kulübün normali. deniz'i boşverelim, sezon sonu erencan yardımcı'yı alalım düşüncesini de kabul edebilirim ama zaten her ikisi de kadroda olmalı, yabancı kontenjan haklarımızdan birini osimhen'in yedeği için kullanmayacaksak. türkiye'de şampiyonluk isteyen, avrupa'da ise mücadeleci bir kulübün sahaya atarken tedirgin olmayacağı minimum 3 santraforu olmalı, bizim gibi arada çift santrafor oynamak isteyen takımlar için bu sayı 4. 3 olsun, arada sallai'yi de oraya atarım diyenler için sallai 5-6 farklı ve öncelikli mevkinin daha yedeği konumunda an itibariyle :)
özetle; avrupa gözetildiğinde normal şartlarda maksimum 3 kişi olması gereken gurbetçi futbolcu kontenjanında bir sıkıntımız yok. gurbetçi oyuncularımız arasında "seneye kesin kadroda olur" denebilecek tek bir oyuncu dahi yok, belki küçük bir ihtimalle ilkay. alabileceğimiz milli ama yerli olmayan santraforlar arasında da deniz gül'den daha iyisi yok, zaten pek rakibi de yok. alabileceğimiz yerli ve milli tek oyuncu erencan, onun da deniz'den daha iyi olduğunu kimse iddia edemez. ne yapıp edip, bu çocuğu rakiplerimize kaptırmamak gerek.
edit: bonservisi hala elimizde olan halil ibrahim dervişoğlu'nu yazmayı unutmuşum ama bu oyuncu özelinde konuşmaya değer pek bir durum olduğunu zannetmiyorum.


