6166
6 şubat 2023 depremini anarken arada hatırlanması gereken tutsak eski yöneticimiz.
bu fotoğraf 1 mart 2023 gecesi, kahramanmaraş'ta kurulmaya çalışılan bir konteyner kentin önünde çekilmiş. orada, gönüllülük esasıyla orada olan diğerleri gibi, ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya çalışan bir adamdı.
https://gss.gs/GfY.jpg
tıpkı mesela normal zamanlarda fotoğraf-imza için kuyrukta bekleyecek taraftarların stadyumlarda erzak kolilerken tuttuğu kolinin öteki ucunda hayran olduğu sporcuları bulması gibi. o dönemlerde biraz sosyal sorumluluk, biraz reklam kaygısıyla hemen hemen bütün kulüpler bu tarz enstantaneleri içeren paylaşımlar yapmıştı.
ancak kemaralar ve telefonlar yavaş yavaş başka tarafa döndüğünde hala orada olanlar ayrı bir hikaye yazmıştı...
erden timur da onlardan biriydi.
herhangi bir suçun işlenmesine ya da işlenmemesine dair herhangi bir delil olarak devşirilsin diye değil...
kendisine getirilen "suçlama"nın nasıl bir işbirliği ile getirildiği, kendisi ile ilgili "ifade" verenlerin işin için nasıl sıyrılıp tek başına bırakıldığı, bu yapılırken hak-hukuk-adelet ne varsa nasıl eğilip büküldüğü; tüm bu sosyal medya şaklabanlıkları ve tiraj maymunlukları arasında görmek isteyen için ayan beyan görünmeye devam ediyor.
elbet hak ettiği adalet yerini bulacak.
o güne kadar mümkün olan her yerde, her şekilde ondan bahsetmeye devam edip gündemde tutmaya devam etmeliyiz.
bu entry de bu refleksin bir yansıması olsun.
bu fotoğraf 1 mart 2023 gecesi, kahramanmaraş'ta kurulmaya çalışılan bir konteyner kentin önünde çekilmiş. orada, gönüllülük esasıyla orada olan diğerleri gibi, ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya çalışan bir adamdı.
https://gss.gs/GfY.jpg
tıpkı mesela normal zamanlarda fotoğraf-imza için kuyrukta bekleyecek taraftarların stadyumlarda erzak kolilerken tuttuğu kolinin öteki ucunda hayran olduğu sporcuları bulması gibi. o dönemlerde biraz sosyal sorumluluk, biraz reklam kaygısıyla hemen hemen bütün kulüpler bu tarz enstantaneleri içeren paylaşımlar yapmıştı.
ancak kemaralar ve telefonlar yavaş yavaş başka tarafa döndüğünde hala orada olanlar ayrı bir hikaye yazmıştı...
erden timur da onlardan biriydi.
herhangi bir suçun işlenmesine ya da işlenmemesine dair herhangi bir delil olarak devşirilsin diye değil...
kendisine getirilen "suçlama"nın nasıl bir işbirliği ile getirildiği, kendisi ile ilgili "ifade" verenlerin işin için nasıl sıyrılıp tek başına bırakıldığı, bu yapılırken hak-hukuk-adelet ne varsa nasıl eğilip büküldüğü; tüm bu sosyal medya şaklabanlıkları ve tiraj maymunlukları arasında görmek isteyen için ayan beyan görünmeye devam ediyor.
elbet hak ettiği adalet yerini bulacak.
o güne kadar mümkün olan her yerde, her şekilde ondan bahsetmeye devam edip gündemde tutmaya devam etmeliyiz.
bu entry de bu refleksin bir yansıması olsun.


