307
bu 40 milyon euro gerçekten dolaşıma girecekse (bkz. yazının sonu) galatasaray'ın tüm kamuoyuna verdiği hava, son 2 dönemde transfer ettiği futbolculara verdiği bonservis ve transfer politikası göz önüne alındığında, kendisi için istenilen, veya kamuoyuna istendiği bildirilen paraların son derece normal olduğu transfer.
öncelikle söyleyeyim, galatasaray diye bir kulüp dünyada olmasaydı, bu oyuncu bir sonraki transferini maksimum 15 milyon euro civarına yapacaktı, hele bu premier lig olmazsa rakam daha da düşecekti ki muhtemelen bu transfer şu anda değil 20 yaşı veya sonrası olacak, belki de takımlar geldiği yere göre daha az bir bonservis dahi teklif edecekti.
ama sen dünya futbol tarihinin en pahalı 50 transferinden birisini, hem de 6 ay önce yaparsan, aynı takımın kalecisine 30 milyon euro verirsen, sahaya çıktığı maç sayısı, çıkamadığından az olan başka bir oyuncuya daha 30 milyon verirsen, 0 katkı aldığın oyuncuların bonservislerine bile 7-8 verirsen, teknik direktörün, "parası neyse alacağız" açıklaması yaparsa, yönetimin ve transfer komiten, döneme 30 futbolcu ile girip, son günlere 3 oyuncu havuzu ile gelirse ve nihayetinde, geçmişinde, trabzon'dan aldığın tüm oyuncular sana belli bir katkı yapmış, bazıları çok fazla katkı yapmış ise,
bu oyuncuya bu paralar istenir. hatta ben 50 istemediklerine şaşırdım. ben olsam 50 ister, sonra indirimle 40'a inerdim.
ama gelelim gerçek düşünceme, ben bu paraların gerçekten, yerli kulüpler arasında döndüğünü düşünmüyorum. komplo teorisi deyin, saçmalamak deyin, safra kesesinden sallama deyin. daha 1 gün önce trabzonspor başkanı, "kontenjan fark edildi ama herkes sonsuz transfer istiyor. biz yıllık 7 milyon euro gelirle, 90 milyon euro gideri olan bir kulübüz. matematik yalan söylemez" diye açıklama yapıyor. ve biz bu paraya ihtiyacı olan kulübe, bir futbolcu için 4 milyon yerine 40 milyon teklif ediyoruz. paraya ihtiyacı olduğunu ve transfer yapamadığını dağa taşa yazmış bir kulübe, resmen para bağışlamak bu ve ben bunda spor dışında nedenlerin ve kesimlerin parmağı olduğunu düşünüyorum. dursun özbek kendi işlerinde buna benzer şartlarda bu paraları veren personelini, kendisine haber vermeden kovar, adam ertesi gün güvenlik turnikelerinden geçemediğinde anlar kovulduğunu. o derece şüphe uyandırıyor.
o yüzden ben bu 40 milyonların, yerli kulüpler arasında gerçekten dolaşımda olduğunu sanmıyorum. hatta yurt dışında dahi bu işler kalıbına uyduruluyor diye düşünüyorum, herkes ffp'den kaçmak için uğraşıyor. hoş ffp de nasıl uygulanıyor ya, o da ayrı konu.
öncelikle söyleyeyim, galatasaray diye bir kulüp dünyada olmasaydı, bu oyuncu bir sonraki transferini maksimum 15 milyon euro civarına yapacaktı, hele bu premier lig olmazsa rakam daha da düşecekti ki muhtemelen bu transfer şu anda değil 20 yaşı veya sonrası olacak, belki de takımlar geldiği yere göre daha az bir bonservis dahi teklif edecekti.
ama sen dünya futbol tarihinin en pahalı 50 transferinden birisini, hem de 6 ay önce yaparsan, aynı takımın kalecisine 30 milyon euro verirsen, sahaya çıktığı maç sayısı, çıkamadığından az olan başka bir oyuncuya daha 30 milyon verirsen, 0 katkı aldığın oyuncuların bonservislerine bile 7-8 verirsen, teknik direktörün, "parası neyse alacağız" açıklaması yaparsa, yönetimin ve transfer komiten, döneme 30 futbolcu ile girip, son günlere 3 oyuncu havuzu ile gelirse ve nihayetinde, geçmişinde, trabzon'dan aldığın tüm oyuncular sana belli bir katkı yapmış, bazıları çok fazla katkı yapmış ise,
bu oyuncuya bu paralar istenir. hatta ben 50 istemediklerine şaşırdım. ben olsam 50 ister, sonra indirimle 40'a inerdim.
ama gelelim gerçek düşünceme, ben bu paraların gerçekten, yerli kulüpler arasında döndüğünü düşünmüyorum. komplo teorisi deyin, saçmalamak deyin, safra kesesinden sallama deyin. daha 1 gün önce trabzonspor başkanı, "kontenjan fark edildi ama herkes sonsuz transfer istiyor. biz yıllık 7 milyon euro gelirle, 90 milyon euro gideri olan bir kulübüz. matematik yalan söylemez" diye açıklama yapıyor. ve biz bu paraya ihtiyacı olan kulübe, bir futbolcu için 4 milyon yerine 40 milyon teklif ediyoruz. paraya ihtiyacı olduğunu ve transfer yapamadığını dağa taşa yazmış bir kulübe, resmen para bağışlamak bu ve ben bunda spor dışında nedenlerin ve kesimlerin parmağı olduğunu düşünüyorum. dursun özbek kendi işlerinde buna benzer şartlarda bu paraları veren personelini, kendisine haber vermeden kovar, adam ertesi gün güvenlik turnikelerinden geçemediğinde anlar kovulduğunu. o derece şüphe uyandırıyor.
o yüzden ben bu 40 milyonların, yerli kulüpler arasında gerçekten dolaşımda olduğunu sanmıyorum. hatta yurt dışında dahi bu işler kalıbına uyduruluyor diye düşünüyorum, herkes ffp'den kaçmak için uğraşıyor. hoş ffp de nasıl uygulanıyor ya, o da ayrı konu.


