• 51
    galatasaray'ın "yöneticiler ile geze geze avrupa" konulu 2025-2026 ara transfer döneminde de devam eden turistik program.

    şimdi, gidilen en önemli isim bu süreçte hakan çalhanoğlu değil mi? gündem bununla epey bir meşgul oldu.

    fabrizio romano'nun youtube'daki açıklaması aşağıdaki şekilde konu hakkında:

    https://x.com/...065946333335604?s=48

    dün abdullah kavukçu'nun "ben 10 milyondan fazla vermeyeceğim hakan için" falan haberleri de dolaşmıştı ortalıkta değil mi?

    kaç oyuncunun daha kulübünden ya da kendisinden ret yemeniz gerekiyor acaba "ulan biz galiba batırdık, beceremiyoruz bu işi" diyebilmeniz için ben bunu merak ediyorum.

    hayır amacınız milano'ya gidip "2 takım elbise 1 marka parfüm ucuza alalım" ise bu nasıl vizyon? değilse bu nasıl transfer çıkarması?

    yahu önden bir menajeri ile temas kurarsın, kulübü ile bir ilk görüşme yaparsın. yok. atladık uçağa anasını satayım indik milano'ya kapı kapı gezip orta saha arıyoruz. evlerin bile kapılarını çalıp "var mı genç çocuk orta saha oynar mı?" diye gezecek seviyedesiniz.

    taraftarın isyanını anlamayan arkadaşlar var, anlatayım:

    abdullah kavukçu bu "çıkarmayı" yaptığından beridir basında yazılan transfer sayısı kaç? ben sayısını unuttum ama diyelim ki 5 (ki çok iyimser, en az 8-9 ama ben 5 diyorum - ki rastgele isim yok abdullah bey isimleri kendisi servis ediyor yağız dahil, biliyoruz bunu. aksini iddia etmeyin.)

    bu 5 oyuncunun hangisinin menajeri ile italya'ya gitmeden bir görüşme yapılmış? telefonla vs. görüşülmüş mü? yahu görüşüldüyse oyuncunun ve kulübünün şartını en azından bir sorarsın. en basit örneği fofana ismi daha sen italya'ya gitmeden düştü, bugün gelen haberde fofana'nın kendisinden ret yediğimiz yazılıyor. diğeri hakan, yahu italya ligi lideri son şampiyonlar ligi finalisti takım kaptanı ve en iyi orta sahasını bırakır mı sana? ortaya attınız millet inandı, sonuç? doğal olarak herifler "vermiyoruz kardeşim" çekti, iyi mi oldu?

    taraftarın isyanını anlamayan kardeşim, şöyle anlatayım sana:

    tatile gideceksin değil mi? hatta gideceğin bölge de belli diyelim ki, güney ege'de sahil kenarına gideceksin diyelim.

    ama nereye gideceğine dair en ufak bir planın yok, çıktın yola gittin. ee? kalacağın otel belli mi? denize gireceğin yer belli mi? yemek ne yiyeceksin içecek nereden alacaksın ne kadar para harcayacaksın hiç birisinin hesabını yapmadan, planlamayı belirlemeden çıkıp atlayıp gider misin ya?

    hah işte bu milano çıkarması tam olarak bu. transfer için gittik, orta saha almaya gittik. o kadar. planlamanın geri kalanı yok. hiç bir oyuncu ile belli ki bir ön görüşme, bir temas olmamış. bir kulübe bir şey sorulmamış. atlamışız uçağa "rastgele anasını satayım kime denk getirirsek bi sallayalım da şu sapı" diye elimize sapımızı almışız gitmişiz. benim derdim buna.

    diyorsunuz ki "ciddiyet gösterir". yahu milan'ın kapısına gidip "ben fofana'yı almaya geldim", inter'e gidip "hakan bizi istiyor verin" diye kapılarında dikelmek mi ciddiyet, bu adamlarla önden temaslar kurup bir noktaya getirince gitmek mi ciddiyet?

    yahu kız istemeye kız evinin haberi olmadan dan diye gidilir mi? kızı izmir'den isteyeceksin, istanbul'dan planlama yapmadan kızın, kız evinin, babasının, abisinin haberi olmadan gidilir mi?

    yapmayın etmeyin ya. şu noktada bari yönetici savunup da taraftara "şuradan" (şuradan kelimesi placeholder olarak kullanılmıştır, oraya başka bir kelime kullanınız) git çekmeyin ya. ayıptır günahtır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın