• 6586
    kendi taraftarına saygı duymayan yönetim. bu maçta* bunu tekrar hatırlattılar. maça gitmedim ancak 4 yıldır kombine sahibi olan biri olarak yağmurluk meselesi bana sürpriz olmadı.

    bu tarz bir şeyi daha önce de yazmıştım ben: galatasaray taraftarı takımını izlerken türlü türlü eziyetler çekmek zorunda değil. hadi metrodur, stadın tahliyesidir artık onları geçiyorum. vadi'den stada giden merdivenler bile son dönemde yapıldı. yıllarca millet eziyet çekti. stada giriyorsun takımın yöneticisi olan beyefendinin zinciri fahiş fiyattan simit, çay, su satıyor. oradan da yüzde bilmemkaç kar etmese olmuyor. tuvalete gidiyorsun bazen sabun yok bazen komple su akmıyor. içeri giriyoruz buz gibi seyrantepe soğuğunda ısıtıcıların yarısı çalışıyor, yarısı çalışmıyor. neye göre çalıştıkları belli değil. bozuk skorborda bile uzun süre müdahale edilmiyor.

    bu stada düzenli gelen arkadaşlar beni anlayacaktır. yani resmen bir şeylere rağmen oraya gelinip maç izleniyor. belki kırk yılda bir gelen taraftar beni anlamaz ama durum bu. galatasaray taraftarı buna mecbur değil, buna rağmen o stadı dolduruyor.

    geçen seneki yenikapı organizasyonu da berbattı. taraftarı 10 saat ayakta dikip 10. saatte takımı gösterdiler. o yağmurda. sorsan ''organizasyon yaptık.'' kafa bu.

    bana göre bir kulübün 1. önceliği, kendisine gönül veren ve kendisi için çaba harcayan taraftarına özel hissettirmektir. buna mağazada satılan ürününden, stadyumda verilen hizmete kadar her şey dahil. saha içinden bağımsız bir şey bu. ben kulübümü düşünüyorum, taraftar olarak ''kulüp beni düşünüyor.'' hissini almak istiyorum. bize sadece birer sayı, gelir kapısı olarak baksınlar gibi hissetmek istemiyorum. çok bir şey de istemiyorum.

    dolayısıyla hava şartlarının çok önceden belli olduğu ortamda galatasaray taraftarına reva görülen yağmurluk rezalettir. tribünlerdeki yenilgi, saha içindeki yenilgiden daha ağırdı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın