730
hakkında son yazanlardan birisiyim. ancak tekrar yazma ihtiyacı hissediyorum. zira performansı bireysel olarak kötü olanlar dışındakiler biraz da haksız yere gömülüyorlar.
galatasaray 3 sezondur net defansif sıkıntı yaşıyor. 4. yıldızı taktığımız sezon muslera'nın insan üstü performansını ve şansımızın ne kadar yüksek olduğunu hatırlarsınız.
bu dönemden itibaren defansta kim oynadıysa sürekli eleştirildi. sağ bekinden sol bekine kadar. çok oyuncu denendi ama hiç bir zaman bir süreklilik sağlayamadık.
çünkü sorun şurada: biz defans oyuncusundan hata yapmamasını bekliyoruz. bu mümkün değil. her oyuncu gibi defans oyuncusu da hata yapar. onun hatasının gole dönüşmesi daha olasıdır. ama zannetmeyin ki büyük liglerde ağzınızın suyunu akıta akıta izlediğiniz defans oyuncuları hata yapmıyor. pozisyon başına oranlasanız belki aynı çıkacaktır.
işte kritik konu da bu: pozisyon. galatasaray takımı rakibine çok fazla net pozisyon veriyor. buradaki net pozisyondan kastım defans ile karşı karşıya kalmak. galatasaray'ın her rakibi neredeyse 3 senedir her atakta bizim defansımız ile karşı karşıya kalıyor. zaten hataya meyilli defans oyuncularımız da daha fazla hata yapmaya başlıyorlar.
galatasaray gibi takımlar bu kadar çok pozisyon vermezler. çünkü bu tip takımlar oyunu geniş alanda ve daha çok hücumu düşünerek oynarlar. bu nedenle de rakip takımlar daha geniş alanlar bulurlar. bunu engelleyecek bölge ise bellidir: orta saha.
bizim orta sahamız 3 sezondur rezalet. gerçekten rezalet. 4. yıldızı alırken melo mucizevi bir şekilde erken dönmese muhtemelen şu an 3 yıldız vardı formamızda.
günümüz futbolunda orta sahalar dinamik ve sürekli hareket halinde olmalılar. öyle "top gelsin, alayım, dürteyim, yandakine vereyim" ile olmaz. ne hücum yapabilirsiniz böyle ne de defans. galatasaray'ın defansif zaafiyetlerinin başında orta saha gelmektedir. orta sahamız şu an itibariyle son 5 yılın en kötü durumunda. buna rağmen hala oraya transfer yapılması dahi düşünülmüyor. gündemde dahi değil.
galatasaray 3 sezondur net defansif sıkıntı yaşıyor. 4. yıldızı taktığımız sezon muslera'nın insan üstü performansını ve şansımızın ne kadar yüksek olduğunu hatırlarsınız.
bu dönemden itibaren defansta kim oynadıysa sürekli eleştirildi. sağ bekinden sol bekine kadar. çok oyuncu denendi ama hiç bir zaman bir süreklilik sağlayamadık.
çünkü sorun şurada: biz defans oyuncusundan hata yapmamasını bekliyoruz. bu mümkün değil. her oyuncu gibi defans oyuncusu da hata yapar. onun hatasının gole dönüşmesi daha olasıdır. ama zannetmeyin ki büyük liglerde ağzınızın suyunu akıta akıta izlediğiniz defans oyuncuları hata yapmıyor. pozisyon başına oranlasanız belki aynı çıkacaktır.
işte kritik konu da bu: pozisyon. galatasaray takımı rakibine çok fazla net pozisyon veriyor. buradaki net pozisyondan kastım defans ile karşı karşıya kalmak. galatasaray'ın her rakibi neredeyse 3 senedir her atakta bizim defansımız ile karşı karşıya kalıyor. zaten hataya meyilli defans oyuncularımız da daha fazla hata yapmaya başlıyorlar.
galatasaray gibi takımlar bu kadar çok pozisyon vermezler. çünkü bu tip takımlar oyunu geniş alanda ve daha çok hücumu düşünerek oynarlar. bu nedenle de rakip takımlar daha geniş alanlar bulurlar. bunu engelleyecek bölge ise bellidir: orta saha.
bizim orta sahamız 3 sezondur rezalet. gerçekten rezalet. 4. yıldızı alırken melo mucizevi bir şekilde erken dönmese muhtemelen şu an 3 yıldız vardı formamızda.
günümüz futbolunda orta sahalar dinamik ve sürekli hareket halinde olmalılar. öyle "top gelsin, alayım, dürteyim, yandakine vereyim" ile olmaz. ne hücum yapabilirsiniz böyle ne de defans. galatasaray'ın defansif zaafiyetlerinin başında orta saha gelmektedir. orta sahamız şu an itibariyle son 5 yılın en kötü durumunda. buna rağmen hala oraya transfer yapılması dahi düşünülmüyor. gündemde dahi değil.

