resim
Emin Bayram
Takım:Westerlo
Mevki:Stoper
Yaş:22
Boy:1.92
Uyruk:Türkiye
  • 476
    değil 10-15 milyon €, kendisine 5 milyon € teklif edilse bugün satılacak futbolcudur. her oyuncu ozan değil. ozan inanılmaz bir gelişim göstermişti. emin ise o ışığı vermiyor. bırakın 5'i, 2 milyon € bile teklif gelmez emin'e an itibariyle. futbolda atletizm çok önemli artıo. emin ise iyi bir atlet değil.

    ama umarım en az semih kaya'nın en iyi olduğu zamanlardaki seviyeye çıkmayı başarır ve en kötü ihtimalle o seviyede kalır. en azından uzun süre bizi rahat ettirecek hem yerli hem de galatasaraylı bir futbolcu kazanırız.
  • 477
    stoper için 20 yaş bile genç iken daha 17 yaşına yeni girmiş bir oyuncu için sallanıyor. eminin eksik tarafı sadece ağır olması. diğer tüm özellikleri türkiye ligi şartlarında 17 yaşındaki bir stopere göre çok üst düzey. topu oyuna sokma, pozisyon alma, ikili mücadele, 1.86 boyuna göre hava topları, sakinlik,penaltı yaptırmasına rağmen oyundan kopmaması(bu durum oyuncunun kendine güvenini gösterir.)....
    muhtemelen iki yıl içinde galatasarayın as stoperi olacaktır. eğer avrupaya transfer olmazsa.
  • 479
    aldığı kısıtlı süreye rağmen oldukça ışık veren topçumuz. yaşına rağmen özgüveni ve soğukkanlılığı bile çok değerliyken emin bir de iyi fiziğe sahip.

    a takım seviyesine alıştıkça ve maç tecrübesi kazandıkça en az ozan kabak kadar iyi bir defans olacağını düşünüyorum.

    kendisi hakkında olumsuz düşünebilmek ve eleştirebilmek için yeterince maç oynadığını düşünmüyorum. o yüzden siz daha yeterince şans vermeden "olmayacak bundan" demek ne onu ileri götürür ne de takımı.
  • 480
    her potansiyelli oyuncuya “biz bunu 2 sene oynatalım 30 a satalım” kafasından acil çıkmamız gerekiyor. şu anda türkiye liginde bi oyuncuya 20 üstü teklif gelme ihtimali çok düşük hele ki bir stopere. bu işler dünden bugüne olacak şeyler değil. eğer bir oyuncumuzu 30+ satmak istiyorsak bugünlerde 8-10-12 civarı tekliflere çok da burun kıvırmamak lazım. yani sen oyuncu çıkartabildiğini, oyuncu yetiştirebildiğini göstermen lazım ki gün geçtikçe bu fiyatlar yükselsin. atıyorum trabzonspor yusufa abdülkadire 15-16 milyon teklif gelince satacak ki 2 sene sonra altyapısından çıkacak bir yeteneğe gelecek teklifte kapıyı 20 milyondan açabilsinler. ki böyle satışlar yaptıkça elinde potansiyelini karşılamamış, beklenti altında kalmış adamları bile 3-4 milyonlara elden çıkartabilirsin. bu bağlamda son yıllarda türkiye’nin stoper konusundaki yükselişini kullanarak ve ozanı emini referans göstererek yetiştireceğimiz gençlere giderek daha yüksek fiyat çekebiliriz.
  • 482
    ozan kabak emin'in yaşındayken şöyleydi;

    http://gss.gs/lGl

    sonra tam 1.5 senede, hatta 1.5 sebeden daha az bir sürede bu hale geldi;

    http://gss.gs/Lc0

    sonra vay efendim "aman vücut çalışçı tayfa" oluyoruz. bak güzel kardeşim, çalışınca böyle oluyor işte. emin de ozan'ın yolundan gitmek istiyorsa önce kas kütlesi yapacak. madem yeteneği var, bu çocuktan iyi savunmacı olur diyoruz, geriye bir tek güçlenmesi kalıyor.
  • 483
    beklenen gelişimi yapacağını umuyorum. yaptığı taktirde arkasında geniş alan bırakmayan bir takımda oynarsa hızı sorun olmayacaktır.

    pozisyon almasını mükemmelleştirirse hızı sorun olmayacaktır.

    topu çok iyi kullanan ve kolay kolay kaptırmayan, kaptırdığında da çok iyi baskı yapan bir takımda oynarsa hızı yine sorun olmayacaktır.

    ama 19/20 sezonundaki gibi sistemsiz bir galatasaray'da çok açık verecektir. bu onu değil takımı kötü yapar.

    bu yaşta bu kadar iyi pozisyon alan adam her türlü gelecek vaadeder. üstelik topu da çok iyi ve büyük özgüven ile kullanıyor.

    mesela yavaş stoper merak ediyorsanız geçmişten açın fernando couto'yu izleyin. portekiz'in gelmiş geçmiş en iyi defans oyuncusu bana göre. koeman'ı, frank de boer'i izleyin.

    emin hedeflenen noktaya ulaşamayabilir. ama şu açık ki ulaşacak potansiyeli var. sorun bizim hiç bir yeteneği geliştiremiyor oluşumuz. genel olarak söylemek gerekirse türk insanı vasıfsız değil, eğitim sistemimiz vasıfsız. sahip olduğumuz yetenekleri açığa çıkaramıyoruz.

    ama şunu da söylemeden geçemicem, iyi bir taraftar kendi futbolcusu hakkında "bundan olmaz" cümlesini çok ama çok nadir kurmalı. ben en son tarık çamdal için kurdum. eksik yönler tabi ki tespit edilecek, hatalar eleştirilecek ama sonrasında konuşulacak şey adamı işe yaramaz ilan etmek değil, bu adamı nasıl kullanırız da verim alırız olmalı. çünkü bu adamlar kulübün sermayesi. geleceğimiz.

    bence satamıyorsak 2 şampiyonluk yaşamış belhanda'dan nasıl faydalanacağımızı konuşmalıyız mesela. onun kontratının son yılı. iyi performans gösterirse arap kulüplerine atacağı imza ile kariyeri boyunca kazandığından fazlasını kazanıp voleyi vuracaktır. bizim de ffp kısıtlamamız bitiyor. kendisinden fayda sağlayıp şampiyon olursak uğurlarken tam bir win win durumu olur. evet satmak en iyisi. ama olmuyor işte. zamanında vermedik adamı, şu anda da alıcısı yok. o zaman mevcut durumda bizim için en pragmatist şey belhanda'dan faydalanmak. bunu konuşanı göremiyorum taraftar arasında.

    emin'e gelirsek, kendisiyle ilgili endişem şimdiden menejer işlerine bulaşmış olması. daha cin olmadan adam çarpma çalışmaları bunlar. mustafa kapı'da da gördük. bunu yapan oyunculardan galatasaray'a fayda gelmiyor. ancak bu emin'in futbolculuğu ve potansiyeli ile alakalı bir mevzu değil. işin o kısmında bu oyuncunun yavaş olduğu zaten herkes tarafından tespit edildi. hızlanmayacak da, çünkü gelişmesi imkansıza yakın bir özellik. o zaman yavaş diye bu adama yüklenmek saçma. pozisyon alması, tekniği, oyun görüşü iyi bir futbolcuyu nasıl kullanırız, buna kafa yormalıyız. defansif hamleleri neden her geçen gün daha iyi olmuyor, neden yavaşlığının yarattığı dezavantajı kapatacak özellikleri gelişmiyor, konumuz bunlar olmalı.

    malesef artık bundan olmaz, diagne çöp, belhanda bilmemne, o zayıf, öteki bişey, berikinin gözünün üstünde kaşı var laflarını çok duyuyoruz. şu lafların söylendiğini hakikaten çok görüyorum. bilmenizi isterim ki bu taraftarlık tarzı galatasaray'a fayda getirmiyor zarar veriyor.
  • 484
    ağır olduğu konusunda bir çoğumuzun hemfikir olduğu stoper. emin için neden oynamıyor da şu stopere çekiiyor yangını yapmamamın en önemli sebebi de zaten fiziksel handikapları ki 17 yaşında çocuk daha, fiziksel handikapları olmasından daha doğal da bir şey yok.

    emin'in fiziken biraz daha gelişmesi lazım. sadece hız değil bir çok yönden. emin şuan 17 yaşında ve 1.86 boyunda. ancak muhtemelen 20 yaşına geldiğinde en az 1.88 boyunda olacak ve bu güne göre çok daha hızlı olacak. insanların hız değerleri istisnai durumlar dışında 17 yaşında pik yapmaz. mesela ozan muhammed kabak'ı 17 yaşında sahaya sürsek o da bugün olduğu kadar hızlı olmayacaktı. emin hiç bir zaman çok hızlı bir stoper olmayacak ama 23-24 yaşına kadar hızını marcao seviyelerine çıkartabilir ki çıkartacaktır da.

    biz taraftar olarak emin'e destek olmalıyız, ancak destek olurken de 17 yaşında olduğunu ve çok ciddi fiziksel eksikleri olduğunu hayatın doğal akışı gereği bir kısmının büyüdükçe kapanacağını unutmamalıyız. aynı şekilde emin neden oynamıyor diye yangın yaparken de unutmamalıyız. çünkü gencecik bir çocuğu bu kadar fiziksel handikapla, üstelik hatalarını telafi edemeyecek bir takımla sahaya sürmek bir gladyatörü eline hançar verip arena'ya aslanların arasına salmaktan farksız. zaman ve çalışmak. emin'in ilacı olacak.
  • 485
    daha 17 yaşında olan ve müthiş taraftarlarımız sayesinde potansiyeli hemen görülmüş ve olmayacağına karar verilmiş olan genç oyuncumuz.

    gerçekten emin bayram'ın sayfasına girdiğimde okuduklarıma inanamıyorum. bir kişinin eleştirilmesi, olmaz denilmesi bu kadar kolay olmamalı. özellikle elde kullanılabilecek kadar yeterli veri olmadan.

    öncelikli bu arkadaşımızın fiziği çok iyi. şuan hızlı büyümeden dolayı, vücudun oturmamasına bağlı, denge problemleri olabilir. bu da hızlanma ve güç kontrolü problemlerini beraberinde getirebilir. vücudun genel oluşumunu çok fazla engellememek için de kas kazanması için yapılan antrenmanlar belirli program dahilinde olur. bunun için de zaman gerekir. hem emin'in gelişmesi hem de takım oyununa adaptasyonu konusunda en büyük yardımcısı zaman olacaktır. bazen oynayacak, bazen kenarda oturacak fakat bu zaman sürekli emin'in lehine işleyecek. tabii biz, çocuktan ilk oynadığı maçta van dijk performansı beklemezsek.

    mesela bu başlıktan çıkın, bartuğ elmaz başlığına gidin. herkesin bartuğ'un oynaması gerekir diye düşündüğünü göreceksiniz. fakat net olan bir şey var, bugün emin'i eleştirenler, yarın da bartuğ için aynısını yapacaklar. bacakları çalı gibi diyecekler, mücadele gücü çok düşük, omuz omuza vurunca yıkılıyor diyecekler. son yıllarda türkiye süper liginde oynamış en iyi pasör olan jean michael seri bile bu kadar eleştirilirken bartuğ'un ilk oynadığında eleştirilmemesi imkansız.

    fakat emin ve bartuğ oynamazsa ne denilecek. fatih hoca genç oyuncu düşmanı, korkak, futboldan anlamıyor.

    biz böyle her oyuncunun eksikliğini cımbızla çekip, falcılık yaparak onun potansiyeline karar verirsek, ne yazık ki şimdiye kadar çıkardığımızdan daha az oyuncu çıkartırız alt yapıdan. önce kendi oyuncumuza her halükarda sahip çıkıp, gerekli süreyi aldıktan sonra, ki bu gerekli süre, genç oyuncular vücutlarını tam geliştirdikten sonra bakılması gereken bir süre, ondan sonra eleştirmek gerekir. şuan yaptığımız eleştirilerin oyuncuya ve kulübe hiç bir faydası yok.

    topla ilişkisi çok iyi olan, geleceğinin parlak olduğunu düşündüğüm oyuncumuz. fatih hoca, takımın başında kaldığı sürece de o istediği süreleri zamanla bulacaktır. burada kendisine olmaz diye etiket yapıştıranları utandıracağına eminim.
  • 487
    emin bayram’ın ağır bir stoper olduğu söyleniyor. ben emin bayram’ı altyapıda hiç izlemedim. süper ligde ise herkesin izlediği ankaragücü maçında doksan dakika ve bir-iki maçta da yedekten girdiği maçlarda kısa süreler izledim ama öyle bir ağırlığını göremedim. hele ankaragücü maçında -ki düşmelerinin kesinleşmesinden önceki son maçlarıydı ve olağanüstü vitamin basmışlardı- buna rağmen orgill’e adım attırmamış önünden en az üç topu çalmıştı.

    emin bayram’ın yaptırdığı penaltıda ağır kaldığı söyleniyorsa oraya da itirazım var. çünkü o pozisyon kesinlikle penaltı değildi. rakip ayağını kasten açıp emin bayram’ın ayağına takıp kendisini atmıştı.

    bu iş “asch deneyine“ benzedi. üç-dört kişi ağır diyorsa diğer denek de başlangıçta şüphesi olsa da ağır diyor. yani bana göre emin bayram ağır değil ve normal bir stoperin hızında.

    umarım ve dilerim elimizden kaçırmayız da ozan kabak gibi peşinden gözlerimizi parlatmayız.

    ekleme: eğer luyindama ile kıyaslanıp ağır deniyorsa büyük hata. çünkü luyindama kadar hızlı bir stoper yok dünyada. adam dünyanın en hızlı kanatlarını taça çıkarmış. dolayısıyla ölçü olamaz.
  • 490
    hayırlısı ile iyi yerlere gelecek olan stoperimiz. yeter ki çalışmayı bırakmasın. ozan kabak bütün sezon belirli bir idman programı ile hem fiziğini, hem oyununu geliştirdi. eğer "nasılsa forma alamam" diye salsaydı şu an kendisi 2.lig'e falan kiralanıyordu büyük ihtimalle.

    altyapıdan "olmuş" futbolcu çıkartmamızı bekleyenler çok, ama hata yapsa da, kötü oynasa da sabredecek, "olsun" diyecek taraftar daha çok. bu camia her zaman genç futbolcusuna toleranslı davranmıştır. yeter ki emek versin, çabalasın.
  • 493
    marcao'nun yerini an itibariyle doldurması imkansızdır. emin'in hala çok fazla eksiği var. bu sene hem uefa, hem de süper ligde iddialı olmalıyız. ligde şampiyon olamazsak zaten vay halimize. hal böyleyken emin ile sezona başlamak intihar olur.

    kaldı ki bırakın emin'i, marcao'nun yerini doldurabilecek tek bir stoper yok şu anda süper lig kulüplerinde. oyun kurulumumuzun büyük bir sorumluluğu marcao üzerinde, gideriz sadece savunma değil hücum anlamında da çok eksiliriz.
  • 494
    kendisinin şu mental ve fiziki durumunun yanısıra mevcut maç tecrübesiyle süper ligin en iyi oyuncusunun yerini doldurmasını beklemek en basit ve hafifinden müthiş bir iyimserlik olsa da gelişimini ısrarlı ve özverili şekilde devam ettirirse ilerleyen yıllarda galatasaray kadrosunun gediklilerinden olması ve hatta avrupa'ya transfer olması işten bile değil.

    tıpkı bartuğ elmaz'a olduğu ve maalesef olmaya devam edeceği gibi kendisine de gereksiz anlam ve misyonlar yüklemenin faydadan çok zararı dokunacağı görüşündeyim.
  • 497
    üçlü savunma diziliminde merkezdeki stoper rolünde çakılı olarak oynarsa çok iyi verim alabiliriz, böylelikle yaptığı hatalar minimum düzeyde kalacaktır, hataları fazla göze batmayacaktır, ilk 11'de süre bulduğu için de özgüven bulacak, daha fazla olgunlaşacaktır, genç oyuncuların gelişiminde profesyonel seviyede ilk 11 başlayarak 90 dakika oynamaları çok önemli. ozan kabak örneği gözümüzün önünde. alt yaş kategorilerinde yaş grubunun dünya çapında en potansiyelli stoperlerinden biri olarak kabul ediliyordu ama dürüst olalım kimse bu kadar hızlı gelişmesini beklemiyordu, zaten fazla gelişmedi de bizdeyken, ilk 11'de şans bulması, 90 dakika maçlar çıkarması, şampiyonlar ligi vitrininde ortalama bir performans göstermesi, bir de yaşının çok genç olması sebebiyle anında çöktü avrupa kulüpleri. ozan kabak galatasaray kariyerinde profesyonel seviyede sadece 18 maça çıktı, 17 tanesine 2018-2019 sezonunda, almanyaya transfer yaptığı sezonun ilk yarısında çıktı. bu maçların 16 tanesini 90 dakika oynadı, 4 tanesini şampiyonlar liginde, 12 tanesini de süper lig'de. sadece 12 kere 90 dakikalık maçı var süper lig'de ozanın, buna rağmen 11m €'ya satışını gerçekleştirdik. abartısız söylüyorum bu sezon* emin'e 10 tanesi ilk 11 olmak üzere 20 maçta şans verirsek çok iyi performanslar göstermese dahi sezon sonunda 10m €'luk teklifler gelmeye başlar. dediğim gibi üçlü savunma düzeninde marcao ve luyindamanın arasında çakılı rolde oynarsa da verimliliği artmış olacak ve hataları minimum düzeyde kalacaktır, zaman zaman denememiz gerekiyor üçlü savunmayı. hoca gerekeni yapacaktır.

    bahsettiğim ideal üçlü savunma 11'i de bu şekilde:

    https://i.galatasaray11.com/8n780lqy.jpg
  • 498
    3lü savunmada oynaması için ciddi tecrübeli olmalı ya da ciddi tecrübeli birileriyle oynamalı. 3lünün ortasında oynarken sağ ve sol stoperlerin açığını kapatacak,kademe yapacak,ofsaytı bozmayacak ve çizginin korunmasını sağlayacak. 3lü sistemi antrenmanda yeteri kadar deneyimlemeyen takımlar mutlaka çözülüyor.
    bunların haricinde kendisi sahada görmek istediğim bir oyuncu artık iyi bir takım kurup bu arkadaşları takıma serpiştirmemiz gerekiyor.
  • 499
    kaptan bülent korkmaz 2013 te bir röportajında semih için şunları söylemişti
    “a takıma yükselmiş olmasına rağmen semih kaya pozisyon almayı dahi bilmiyordu. kewell’i oynatmak tek çıkar yoldu. bunu gördükten sonra adnan polat’a altyapıyı baştan aşağı değiştirmesini söyledim”

    bu gençler için en büyük avantajları fatih hocanın kulübe bağlılık hissedip altyapıyla birebir ilgilenip, maçlarına gitmesi, takip etmesidir. bu oyuncular bu şanslarını kullanıp kendilerini ilk 11 oyuncusu yapmak zorundalar. kimseye forma verilmez. herkes formasını kendi alır.
    olası bir stoper satışı sonrası formasını donk a kaptırmamak için herşeyini ortaya koyması gerekmekte.
App Store'dan indirin Google Play'den alın