resim
Diego Pablo Simeone
Görev:Teknik Direktör
Takım:Atletico Madrid
Yaş:55
Uyruk:Arjantin
  • 359
    oynattığı oyunu sıkıcı buluyorum, oturup 3 tane maçını da izlemem.

    ancak kendisinin de böyle bir görevi olduğunu zannetmiyorum. görevi başarılı olmak, atletico madrid'i la liga ve şampiyonlar ligi sahnesinde büyük takımlarla rekabet eder hale getirmek, kadrosundaki oyunculara değer katmak falan. bunu yapıyor mu, yapıyor. atletico yönetimi kendisinden memnun mu? fazlasıyla. çünkü ciddi bir maaş ödeniyor, sürekli olarak sözleşmesini uzatıyorlar. atletico madrid taraftarları memnun mu, yine memnun.

    haliyle bizleri, klopp, guardiola veya zidane gibi isimleri mutlu etmese de oluyor. bundan sonra da en iyi yaptığı işi, savunma futbolu oynatmayı sürdürecektir. başarısız olana kadar bunu yapacak. kimse başarılı olduğu, en iyi yaptığı oyunu bir anda değiştirmez.

    atletico madrid'i pahalı ve iyi bir takım haline getiren de, şampiyonlar ligi'nde devamlı mücadele etme olanağı veren de yine kendisinden başkası değil sonuçta.
  • 79
    kesinlikle 2014 yılın teknik direktörü ödülünü hak etmeyen. nispeten daha ucuz bir kadroyla şampiyonlar liginde finale kalmak, ve 90+4'e kadar kazanacak olmak,la liga'yı barcelona ve real madrid'den sıyrılıpbarcelona'nın stadında kaldırmak falan boş iş tabi.

    bakalım löw'e mesela. kalede kova neuer ile, orta sahada pas atamayan kroos ve schweinsteiger ile, sağ tarafta koşamayan müller, oyun görüşü sıfır olan mesut ve götze, top geçer adam geçmez mantığında olan boateng ve schmelzer'le dünya kupası kazanmış. büyük adam valla. forvette kafa topu alamayan klose'yi söylememe bile gerek yok.

    tavşanlı linyit spor'la premier lig'i kazanmalıydı halbüki. neyse ki şerefli fifa bu olaylara bir dur dedi ve ödülü hak eden löw'e verdi ve bizim gibi futbolu gözleriyle seyreden insanların yüreğine su serpti.

    edit : imla
  • 352
    5 nisan 2022 manchester city atletico madrid maçında rakibini 0.93 xg'de tutarak 1-0 yenilmeyi başarmıştır. maçtan sonra soyunma odasına giderken ellerini yumruk yaptığı ve sonuçtan memnun olduğu görülmektedir.

    neden mi?
    bu diego simeone bu zamana kadar deplasmanda 1 farklı mağlubiyetle evine döndüğü eşleşmelerin tamamını geçmeyi başarmıştır. şu anda ellerini oğuşturarak manchester city'i nasıl eleyeceğinin planlarını yapmaya başlamıştır bile *
  • 180
    bu adamın avukatı değilim. babası da değilim, kardeşi de. ama şampiyonlar liginde iki final, bir de la liga yapmış bir adamın oynattığı futbola çok defansif, çok temposuz, çok rörörö diyenlere en yumuşak tabirle gülüyorum, bunu bilesiniz.

    arkadaş, senin takımının ligin yarısından çoğunda sağ bek pozisyonunda stoperlerin denayer ve semih kaya oynadı, içerde, dışarda, anadolu takımlarıyla. bayern'den, barcelona'dan bahsetmiyorum bak. aman ileri çıkmasınlar, aman pozisyonlarını kaybetmesinler, geride açık vermesinler diye. özellikle adı semih olanı, yarı sahaya geçmemeye yeminliydi. orta sahanda da kimi zaman donk kimi zamanda chedjou oynuyordu. hatta ikisini yan yana oynarken bile gördü bu gözler, yine bir anadolu takımı maçında bile. ve bu ikiside savunmanın arasına girip savunmayı beşleyen, altılayan oyuncular oldular. hatta yetmedi, sabri reyiz'i denayer'in önüne tampon, sol bek oynadığında da hakan balta'nın önüne tampon olarak olcan adın konuldu.

    şimdi sadede geliyorum, kulaklarını aç ve dinle galatasaraylı. o sıkıcı, o fazla defansif dediğin atletico madrid'in sağ ve sol beklerinde avrupanın hücuma en çok destek veren, o kanadı 70-80 metre kullanan, ceza sahası içine kadar girmekten çekinmeyen oyuncularla oynadığını ne ara unuttun? juan fran dediğin adam da kariyerine sağ açık, filipe luis dediğin adam da forvet olarak başlamış. o yere göğe komadığınız savunmacının dibi mourinho'da kendisini transfer ettirdiği chelsea'da fazla ofansif diye oytanmadı zaten. ve tüm bunların yanında bu simeone'nin orta sahasını da bu sene fenerbahçe'de savunmanın hemen önünde gördüğümüz ve rakip yarı sahaya girmeyen iki çapa(ön libero) topal ve souza, bizde oynadığı dönemde melo tipi savunma ağırlıklı oyuncularla da dizayn etmiyor. göbekte daha dengeli olan, barcelona altyapılı oyun kurucu gabi, yanında arda ayrılmadan önce koke oynuyordu. arda'nın gidişiyle onu sol tarafa attılar ve göbeğe de yine topla ilişkisi iyi olan renato agusto monte edildi. sağ tarafta da yine hücum orta sahası saul naguez oynuyor. ön tarafta hepimiz bildiği el nino lakaplı torres ve yanında fransa'nın sahte forvet pozisyonunda oynayan griezmann. yani takımın ne bekleri defansif, ne orta sahası defansif. ne orta sahanın kanatları defansif ve tüm bunlara karşı ne de tek forvet oynuyorlar. ve sen çıkmış; simeone çok defansif, çok sıkıcı oynatıyor diyorsun. bir takımın kendisinden kat be kat güçlü kadrolara karşı, daha kompakt, daha alan daraltarak, sert basarak, rakibinin sırtını döndürmeyerek oynaması kadar daha doğal bir şey olamaz. rakibinin senden çok daha güçlü olduğu durumlarda taktik ve stratejiler devreye girer ve simeone'da tam olarak bunu yapıyor. eğer bunu yapmazsa valencia'dan bir farkı kalmazdı zaten.

    simeone benim için şu an aktif teknik direktörler içinde tartışmasız en iyisidir. neden dersen; takımının kapasitesini biliyor, oyuncularını ve tiplemelerini biliyor, rakiplerini biliyor ve nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynuyor. en iyi yapabilecekleri ne ise onu yapıyorlar. ve tüm bunların yanında pep guardiola'yı be jose mourinho'yu da bu tip ikinci kategori takımların başında da bir test etmek isterdim. bakalım o yere göğe koyamadığınız pep'in ikinci kategori takımı da tiki taka diyip 150 pas sonrası gol atabiliyor mu? tabii elinde iniesta, xavi, messi, neymar, robben, xabi alonso, götze varsa hayat bana da güzel olurdu. bir de gelsinler bu atletico'yu la liga şampiyonu yapsınlar, iki şampiyonlar ligi finali koysunlar da görelim. haybeden sallamak çok kolay anasını satayım.

    ah şu skor tabelacıları yok mu; griezmann şu penaltıyı atsaydı şimdi bambaşka şeyler konuşuluyordu ya, neyse. bana müsade. biraz fifa 15 oynayım. hamburg falan alıyorum, bayern olduğun zaman tadı tuzu olmuyor biliyor musun!
  • 375
    barcelona ve real madrid'in hem lige hem de şampiyonlar ligine ambargo koyduğu bir ortamda atletico madrid'i 2 kez la liga şampiyonu 2 kez de şampiyonlar ligi finalisti yapabilmiş teknik direktör. bence bunları atletico ile başarmak büyük iş.

    sonuçta şampiyonlar ligi'nde final oynadığı yıllar yarı finalistlerin hep real madrid, bayern münih ve barcelona olduğu yıllardı.
  • 364
    atletico madrid'i dünyanın dev kulüplerinden biri haline getiren müthiş teknik direktör, takımının başındaki 10. sezonu. bu 10 sezonda 9 adet kupa kazanmış. 2 kere la liga'yı, 2 kere de uefa kupası'nı kazanmış. bu süreçte 2 kere de şampiyonlar ligi finali görmüşler. 571 maçta 338 galibiyet, 130 beraberlik, 103 mağlubiyet, maç başı puan ortalaması 2.00. takımı onun yönetiminde maç başı ortalama 1.68 gol atmış 0.81 gol yemiş. çok büyük hoca, saygı duyulmayı fazlasıyla hak ediyor, keşke bizim olsa.*

    not: kendisinin atletico başında geçirdiği 10 sezonda 1 milyar 41 milyon €'luk futbolcu satışı yapmışlar. yine aynı dönemde 1 milyar 141 milyon € bonservis harcaması yapmışlar.
  • 296
    maşallah takımı thermofil'deki spartalılar gibi savunma yapıyor. şu adam artık bir şampiyonlar ligi kazanmayı hak ediyor. belki göze hoş gelen bir futbol oynatmıyor fakat finansal açıdan batma noktasındaki atletico avrupa'nın en güçlü takımı ile aşık atabiliyorsa bu adama denilecek tek şey çıkar gölgesinde serinleyelim olur.
    (bkz: 11 mart 2020 liverpool atletico madrid maçı)
    edit: batma noktasında derken ilk takımı aldığı zamanlar olacak.
  • 331
    ya çok sevilir ya da nefret edilir. ortası yoktur. kimisi oynattığı futbolun sonuç verdiğini ve atletico madrid'in onunla imajını yeniden dirilttiğini ve başarılı olduğunu söyler. kimisi ise göze hoş gelmeyen bir futbol oynatan, sağlamcı ve oyunun defansif yönünü çok ön plana çıkaran bir teknik direktör olduğunu söyler.
    başarılı ve vizyoner bir teknik direktör olduğu da su götürmez bir gerçektir, bana göre.
  • 227
    bu tarz toplara pek girmem de, günün birinde galatasaray'da hangi yabancı hocanın çalışmasını istersin diye sorulsa isteyeceğim tek teknik direktör.

    adam atletico madrid'i nasıl aldı nerelere getirdi. bunu da yarıştığı kulüplerden çok aşağıda bütçelerle yaptı. resmen değer üretiyor adam, parlatıp sattığı, yerine alıp parlattığı futbolcuları görüyoruz. ilk senelerinde ne kadar başarısız olursa olsun sabredeceğim, kredi vereceğim tek yabancı hoca kendisidir. atletico'da yaptıkları bile yeterli bir referans.
  • 343
    atletico madrid’i 2 defa şampiyonlar ligi finali’ne çıkaran teknik direktör. kendisinden önceki atletico madrid grup aşamasını geçse başarılı sayılırdı. simeone’nin 2 final kaybetmesi başarısızlık değil, tam aksine, 2 kez finale yükselmesi çok büyük başarıdır.

    keşke galatasarayımız’ı da 2 defa şampiyonlar ligi finali’ne taşıyan başarısız teknik direktörümüz olsa, ben sabretmeye razıyım.
  • 295
    turnuvalarda, sampiyonalarda, liglerde guzel futbola para verilseydi eminim tamamen goze hos gelecek futbol oynatacak hocadir. akillidir. takim kazaniyorsa, isterse 11 futbolcuyu kalenin onune dizer, sut karsilama metodunu uygular, kontratakla hizli bir futbolcuyla golu bulur yoluna bakar.

    para bu arenada kazanana veriliyor. bu sekilde oldugu surece de olumsuz yonde elestirmek yanlistir.

    (bkz: 11 mart 2020 liverpool atletico madrid maçı)

    edit: ilgili mac ozelinde liverpoolspor.
  • 409
    union sg maçında rotasyonsuz galatasaray'ın döküldüğünü görünce oyuna sürekli yeni birini alırım, bir tane de yapıştırırım dedi ama sorloth çıkınca biz çok rahatladık.

    ha bir tane de atabilirlerdi belli bölümlerde ama biz de atabilirdik.

    onun dışında istanbul, türkiye ve takımımız için söylediği güzel şeyler var. kenarda da gergin değildi.

    bence o da çok mutsuz değildir. sonuçta liverpool çıkamadı buradan.

    (bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)
  • 305
    dün gece 11 sularında moralim bozuk, yatağımda bir sağa bir sola dönüp durdum maçtan habersiz. kaçta uykuya daldım bilmiyorum.

    her neyse sabah uyandım duşumu aldım, hazırlandım ve kahvaltı etmek üzere mutfağa geçtim. rafadan yumurtamı yerken haber kanalı izlemeye koyuldum. hala tadım yok, iştahım kapalı. yarım bıraktım kahvaltıyı. ta ki o alt yazıyı görene kadar.

    şampiyonlar ligi son 16 turu: liverpool 2-3 atletico madrid.

    hahahahaha nasıl keyfim yerine geldi, hocam senin paspas kafana kurban be. elin ingiliz takımına gönülden bağlandığını iddaa eden romantik tayfayı üzdün ya ne kadar teşekkür etsem az. evet atletico da liverpool da umrumda değil ama liverpool romantiklerinin ağlamalarına sevindim ne yalan söyleyim.

    (bkz: 11 mart 2020 liverpool atletico madrid maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın