resim
Burak Yılmaz
Görev:Teknik Direktör
Takım:Gaziantep FK
Yaş:40
Uyruk:Türkiye
  • 6176
    adam evinde karısıyla kavga eder, gelir burada stresini burak başlığına taşır.

    işte patronundan müdüründen fırça yer, gelir orada söyleyemediklerini burak başlığında söyler egosunu tatmin eder.

    yolda, trafikte sinirlenir, gelir sinirini burak başlığında boşaltır.

    sabah suratsız uyanır, gelir burak başlığına kusar.

    gece kafası bozulur, burak başlığında rahatlar.

    kız arkadaşı terkeder, acısını burak başlığından çıkarır.

    resmen burak yılmaz başlığı ego tatmin edilen, stres boşaltılan, kavga çıkarmaya yer aranılan bir yere döndü. gidin kendinize başka hobiler bulun artık. anladık burak gelmiş geçmiş en boktan forvet. hayvan gibi de para alıyor. kesin gitmesi gerekiyor takımdan. da yeter artık ya.

    bi bitmediniz.
  • 6178
    söylenenler hakikaten ayıptır, galatasaray formasını taşıyor bu adam ya üstelik elinden geleni de yapıyor. bu sınırlı yetenekleriyle dişiyle tırnağıyla çalışarak geldi buraya.

    takımdaki tek forvet olmasının da sözleşmesinin de sorumlusu kendisi değil. sözleşme diye ağlayanlar yönetime saydırsın lütfen. sen fazla para verirsen yok kalsın mı diyecekti!
  • 6183
    herkes demba ba'ya dilenir olmuş. 19 ağustos 2014 beşiktaş arsenal maçında kaçırdığı pozisyonu/ları burak kaçırsa neler denirdi kendisine. demba ba kaçırınca ama olur öyle şeyler. çünkü;

    1-adam yabancı (hatta zenci),
    2-topa basıp topu ilerde tutabiliyormuş diye. (dünyada başka sistem olmadığı için her forvette olmalı bu özellik - önemli olan topu şişirince gögsüyle indirip topu tutabiliyor mu?..gol atıp atmaması/ çapraz koşuları/ şok presleri vb.. falan önemli değil - he bide mümkünse zenci olsun....)
  • 6184
    arap ülkelerinde top koşturan tuncay şanlı ile benzer özelliklere sahip futbolcu. tuncay da zamanında fiziği ve enerjisi ile oynadığı takımlara epey katkı sağladı ama yaşı ilerledikçe futbol zekası ve tekniği olmadığı için haliyle düşüşe geçti ve layığı olan yerde sürdürüyor futbol hayatını ama kimileri çok şanslı oluyor, futboldan ve futbolcudan hiç anlamayan yöneticileri bulunca 29 yaşında dahi 5 yıllık sözleşme imzalıyor euro bazında, kariyerini de devam ettiriyor galatasaray gibi üst düzey bir takımda.
  • 6186
    galatasaray'a katkısı sürekli sorgulanan insan. galatasarayın gol sayılarına bakarak burak'ın galatasaray'a ne kadar katkı yaptığına karar verebiliriz. adam gelmiş ve birden galatasarayın gol ortalamasının üzerine senede 10 gol koymuş mu? yoksa burak şu kadar gol atmış galatasaray taraftarını ilgilendirmemeli (ne yazık ki millet galatasaray'dan çok burak'ı tutuyor gibi) . rezil oynadığımız şikeli sezonu saymazsak son 5-6 sezondur gol ortalamamız 60 civarında. forvetler farklı, teknik adamlar farklı ama üç aşağı beş yukarı 60 gol atıyoruz senede. burak gelince bu ciddi bir artışmı gösterdi? hayır (bunun yanında burak'ın hagi'li zamanlardan sonra en iyi 10 numara, en iyi forvet ve orta saha ikilisi ile oynadığını unutmayalım). ee bu durumda burak'ı diğer forvetlerimizden iyi yapan ne? diğer forvetlerimiz pres yapardı, top kontrolleri ve oyun görüşleri de iyiydi, oyuna katkıları da. burak bunlar yüzünden eleştiriliyor ama herkes burak şu kadar gol attıdan başka birşey diyemiyor. sen oraya galatasaray seviyesinde bir adam koyarsan (bkz: adebayor,demba ba, cardozo, gomis, osvaldo, huntelaar) takım 60 golü senede yine atar yani burak'ta özel birşey yok. bunun yanında belki ileride top tutabilir ve oyun kurabilirsek belki daha dengeli oynarız. oyun sıkıştığında açabiliriz. yani oyuna katkısı olan bir forvetimiz olur. bunun yanında başkan ve dolayısıyla teknik direktörümüzde forvetlerden memnun değilki forvete takviye yapacağız deniyor. bizimkiler hala burak şu kadar gol attı demekten öte birşey söyleyemiyor.
  • 6187
    herkes ba'yi izledi mest oldu. kabul adam iyi. ancak bu ligin sifreleri var. sifreleri bilen alip yuruyor bilemeyen oylece bakiyor. mancini galatasarayi her deplasmanda kontrollu oynattigi icin basarisiz oldu yada ersun yanal terimvari son onbes dakikalarda dort forvet alabildigine baski yontemini bildigi icin basarili oldu. yoksa ersun>mancini oldugundan degil.

    ayni durum oyuncularda da gecerli. elazig deplasmaninda o rezil zeminde yada ibb karsisinda yalcin ayhanla birebirde ayakta kalabilmek onemli. lig ve kupalarla 50 maclik bir maratondan bahsediyoruz. ve bu maratonda ayakta kalabilmek yani devamlilik en onemlisi. bana kalirsa da huntelaar gibi birine ihtiyacimiz var. yada ba gibi bir oyuncu her zaman yararlidir. ancak ligin sartlarini bilen, bu sartarda oyle yada boyle son dort yilda yuz gol atmis, sakatlik yasamayip neredeyse hic mac kacirmadan oynayabilen ve bu yabanci sinirinda turk pasaportuyla sana yarar saglayabilen bir burak yilmaza hep ihtiyac olacaktir. cok ilginc beyler, bjk mac yapiyor ve burak yilmaz bu mactan yara alarak cikiyor. adamla alakasiz olaylarda bile adama yukleniyoruz. sonra bu adamdan basari ve konsantrasypn bekliyoruz. kimse de demiyor ki bugun neden burak elestiriliyor? adam bir bjk macindan sonra yere vuruluyor. bakalim ba yirmi maci gecebilecek mi ligde? ozaman gorecegiz burda burak yilmazi istemezükcüleri. burak yilmaz su ulkede en cok uzuldugum adam. herife su ozelligin eksik diyorsun, adam o eksigi az bucuk duzeltip gol atiyor bala gote atti diyorsun. sonra hemen baska bir eksik buluyorsun. adama yonetim para veriyor sen burak yilmaza kiziyorsun. napsaydi adam abi ben bu kadar etmem diyip geri mi verseydi parayi. ulkede heralde sadece bir tek secim sonuclari uzerinden elestirilmedi burak yilmaz. sanki butun ulke tam, bi burak yilmaz eksik anasini satiyim. ayrica sirti donuk oynayamiyor. hi hi haklsn cnm.
  • 6188
    burada öyle bir algı yaratılıyor ki burak'ı eleştiren herkes onun ve galatasaray'ın düşmanıymış gibi. hayır kardeşim tam aksine ben karakterli ve iş ahlakı olan burak'ı seviyorum ki zamanı gelince kaçıracağı goller ve piç edeceği pozisyonlar yüzünden alacağı tepkileri bildiğim için eleştiriyorum ve yetersiz olduğunu söylüyorum. bu adam pas alışverişine katılamıyor, çizgiye inemiyor, duvar olup top indiremiyor, birebirlerde kendisini sürekli yere atıyor, topu ayağında tutamıyor ve kontrol etmekte çok zorlanıyor, hücum ederken sürekli basketboldan bildiğimiz hücum faul yapıyor. ee üstüne de 15-20 tane gol atıyor. gol dışında takıma katkısı yok denecek kadar az. arada içerdeki kopenhag maçındaki deli dana presini yapıyor o da kafasına eserse. haa şimdi diyecekseniz ki ''forvetin işi gol atmak. adam atıyor ne konuşuyon amk?''. o zaman siz modern futbolu çok yanlış anlamışsınız demektir. burak 15-20 tane atar. bir o kadar da pozisyonu piç eder. ama huntelaar ya da podolski gelir onla aynı sayıda golü de atar, atamasa da hücumlara katkı verir ve pozisyon hazırlar. asist ve asist öncesi paslaşmalarda aktir rol alır. topu ayağında tutar, takımı hücuma çıkarır vs... takımın bir sezonda burak'la 60 gol atıyorsa bu oyuncularla 70 tane gol atar. ama burak size göre bu adamlardan daha fazla gol attığı için daha iyi forvet olur. sonra siz de çıkıp ''burak çok fazla gol atıyor yeaa'' diyerek burada konuşursunuz. biz burada kimseye düşman değiliz. burak yetersiz diyorsak galatasaray'ı sevdiğimiz için diyoruz. burak'ın karakterine ve kişiliğine bir şey diyen yok.
  • 6190
    bu adamın en önemli özelliği ne? savunma arkasına koşular yapmak. kaleciyle karşı karşıya kaldığında da düşük bir yüzdeyle gole çevirmek.

    başka hiçbir özellik sayamıyorsun.

    savunma arkasına sarkmasını için ne olması gerekiyor? rakip savunmanın önde olması.

    zaten ligde en az 12-13 takım ölümüne savunma yapıyor bizim maçlarda. bize lazım olan araya kaçan değil de duvar olan, top indiren, ver-kaç yapan forvet.

    kendisinin usanmaz bekçilerinin elinde sadece istatistik sadece ama sadece istatistik, alın o halde size bir istatistik:

    burak yılmaz'ın bu kadar gol atmasının takıma bir faydası olmuyor çünkü takımın gol sayısını arttırmıyor.

    13/14 sezonunda, 59
    12/13 sezonunda, 66
    11/12 sezonunda, 69

    attığımız gol sayıları yukarda, geldiği ilk sezon ligde 3 gol daha az atmışız. ikinci sezon ise 10 gol daha az atmışız.

    takımın boyunu da uzatan bir futbolcudur bu da takımı çok fazla yorar.

    burak yılmaz'la atletico madrid gibi top oynayabileceğini düşünen var mı? -yok.

    oynamamız gereken futbol öyle değil mi? -öyle.

    biz trabzonspor değiliz, galatasaray burak yılmaz kalibresinde bir adama göre oyun kuracak takım değil. hadi kurdu diyelim başarılı olabilecek bir takım değil.

    geldiği ilk sezon sıkıntı değildi takımda hava iyiydi çift forvet oynuyoduk falan idare etti. ama geçen sezon sürekli topu bana atıp tripleri, arkadaşlarının karşı karşıya kaldığı pozisyonda gol olana kadar ki el kol hareketleri sıktı artık.

    sözleşme yenilenmeseydi 2 sezon sözleşmesi kalmış olacaktı, bu sezon ara ara yedek bırakır seneye de yollardık fakat yönetim kendisiyle öyle bir şözleşme yaptı ki çok başımızı ağrıtacak.

    he bir de şu konu var: "burak yılmaz istemiyosunuz para yok sanki balotelli gelecek rerörö"

    kardeşim biz balotelli gelsin demiyoruz, en en basit örnek olarak senden her anlamda zayıf olan iki rakibinin aldığı forvet oyuncularına bak. biri oscar cardozo diğeri ise demba ba ikisinin de takıma katkısı burak'tan fazla olur. bakın burak'tan fazla gol atar demiyorum, ama takım buraklı takımdan daha fazla gol atar.

    işin özü, o 5 senelik anlaşmayı yapanlar, galatasaray'a ihanet edenlerdir.
  • 6192
    iyi bir santraforun tüm takımı nasıl değiştirdiğine en güzel örnek sanırım demba ba.
    2 yıl önce devre arasında fatih hoca elinde şampiyonlar liginde 8 gol atan burak olmasına rağmen, elmander, umut olmasına rağmen drogba'ya niye hayır demedi? ve drogba ile 1,5 sezonda oynanan oyun özellikle drogba'nın son yarım sezonu hariç takıma katkısını göz önüne getirin.
    santrafor veya golcü sadece attığı gollerle değerlendirilmemeli. takımı ileride tutma, rakip sahaya yerleşme, servis yapma, kafa topu indirme, top tekniği vs.. gibi bir sürü özellikleri ile bir bütün olarak değerlendirilmeli. bu arada burak asla da net bir son vuruşçu da değil. ve psikolojisi ile bence sezonu kaldıramayacak. galatasaray sezona burak'a güvenip başlama gibi bir gaflette bulunursa büyük bir hüsrana uğrayacağı çok açık. ve burak'ın devre arasını dahi göremeyeceğini düşünüyorum. taraftardan tepki görmesi kaçınılmaz.
    o yüzden yönetimin artık saçmalamayı kesip adam gibi bir golcü alsın. bunun başka alternatifi yok!
  • 6194
    6689 entrynin çoğunu okudum. gözden kaçırdım mı bilmiyorum ama kimse değinmemiş. kendisi tam anlamıyla patlayıcı forvettir. bir anda yaptığı patlamalarla normalde vasat bile yapamadığı şeyleri mükemmel yapabilir. mükemmel bir kontrol ve çalımla harika bir vuruş yapabilir. kafayla mükemmel bir gol atabilir. bir maçta patlayıp 2 ve daha fazla gol atıp üzerine 5 pozisyona girebilir. gerçekten ilginç. sanırım ani adrenalin duygusuyla doğaçlama bir şeyler yapıyor.
  • 6196
    sözlükte başarılı olmasını istemiyoruz sanan yazarları bize gösteren oyuncu. arkadaş biz istemez miyiz bi türk pasaportlu oyuncu başarılı olsun, takımın değişilmez ismi olsun, herkesin sevgilisi olsun. biz mal mıyız yabancı sınırlaması olan şu saçmasapan düzende en büyük kozumuz burak olsun.

    bana istatistik sunmayın arkadaş. allah aşkına açın burak'ın geçen sezonki maçlarından ve bu yılki hazırlık maçlarından birini izleyin. hangisinde düzgün oynadı, hangisinde tek başına yıldızlaştı hadi onu geçtim hangisinde takımın tam ihtiyacı olduğu şekilde oynadı. benim burak'ın karakteriyle, kişiliğiyle sorunum yok hatta çok da iyi biri ama yetersiz ve kabiliyetsiz.

    şu soruların cevabını kendinize verin ve istatistiklerden ayrı düşünün. bu adam;

    1- top sürüp adam geçebiliyor mu?
    2- baskı yapıp savunmayı rahatsız ediyor mu?
    3- son vuruşları ne kadar başarılı? karşı karşıya %kaçla oynuyor?
    4- hava toplarında yeterli mi?
    5- 2 kanatlı sistemde kanatlarla ver-kaç yapabilecek, duvar olabilecek mi?
    6- teknik seviyesine, top kontrolüne 10 üzerinden 5 verebiliyor musunuz?
    7- topsuz oyunda ne kadar başarılı, nereye koşacağını ne yapması gerektiğini biliyor mu?
    8- takımda burak var bi şeyler yapar şimdi diyebiliyor musunuz?
    9- topu kaleciyle karşı karşıya almadığı sürece sahada varlığının belli olmadığını hiç fark etmediniz mi?

    bu soruları düşünüp burak bunu aynı hırsla mersin deplasmanında da yapar, real deplasmanında da yapar diyorsanız ben susacağım ve 1. forvet burak diyeceğim ama cevabınız hayırsa aslında çok da farklı değiliz güzel kardeşim. hepimizin tek derdi galatasaray'ın başarısı.
  • 6197
    kendisini savunanlar "forvet adam, 50 gol atmış daha ne işte :s:s" şeklinde bir tutulma yaşıyorlar maalesef. biz bu adam gol atamıyor demiyoruz ki zaten, senede 15-20 golü var eyvallah, ama şöyle bir geçmişe dönelim. burak gelmeden önceki sezonda selçuk, melo gibi ekstra skorerleriyle çok gol atan bir galatasaray mı yoksa geçtiğimiz iki sezondaki gibi herkesin koşu yapan burak'ı beslemeye çalıştığı bir düzen mi? ben şahsen birincisini seçerim.

    nedenlerine gelince;

    1) burak maalesef topu alıp saklayacak kanada veya ortadan koşu yapan arkadaşına aktaracak bir oyuncu değil. takım atağa çıkarken ileride istasyon görevi görecek bir forvet çok ama çok önemlidir bunu unutmayın.

    2) aşırı duygusal bir oyuncu, maç içinde herhangi bir şeyden etkilenip oyuna küsebiliyor. bu bitiriciliğine de olumsuz yansıyor.

    3) saçma sapan faul ve ofsaytleriyle her maç en az 10 kere oyunun durmasına neden oluyor, bu da hızımızı kesiyor.

    4) kafa toplarında etkisiz. ne top indiriyor ne de ortalara iyi bir şekilde vurabiliyor. 12/13 sezonunda bir aralar art arda kafayla goller attı ama ondan sonra ve özellikle geçen sezon bir forvetten beklenmeyecek derecede kötü vuruşlar yaptı.

    sonuç olarak bu adam galatasaray futbolcusu eyvallah, bu formayı giydiği sürece, bu formaya hizmet ettiği sürece başımızın tacı. fakat olmayacak duaya da amin demenin lüzumu yok. burak olduğu sürece pas oyunlarıyla rakibini şaşırtan, topa sahip, oyunu rakip sahaya yıkan bir galatasaray göremeyeceğiz...

    nereden mi biliyorum? falcı değilim, alim de değilim sadece geçmişi iyi tahlil edip ondan ders çıkarabilecek kapasitedeyim.
  • 6198
    kendisini her zaman eleştireceğiz. bu taraftarın diğer takım taraftarlarından farkı da budur. iyi durumdayken bile yanlışı görür ve bunu dile getirir. ancak forvet transferi olmaması durumunda bu adamın takımın birinci santraforu olacağını da hesaba katmak gerekiyor. kendisini aşağılayıp, küfürler ederek bir yere varamayız aksine takımın birinci forvetini küstürmüş oluruz. kızsak da eleştirsek de şu dönemde destek olmamız gerektiğini düşünüyorum.
  • 6199
    http://bandieras.blogspot.com.tr/...ir-gun-ylamaz-m.html

    --- alıntı ---
    17 ağustos'da türk işçilerin belçika'ya gelişinin 50. yılı kutlamaları çerçevesinde düzenlenen rws brüksel-galatasaray maçına damga vuran olay, burak yılmaz'ın tribünlerle girdiği diyalog oldu.

    olayın birkaç boyutu var aslında. sadece o maç için o kadar yolu tepip ufacık, amatör bir tesiste, doğru dürüst güvenlik olmadan o sahada o maçı oynamak, yada takımı buna zorlamak gerçekten bir yönetim fiyaskosudur. başkan ünal aysal'ın belçika ile bağı sebebiyle bu işlere girildiği çok belli, ama en azından yine onun etkisiyle daha iyi bir organizasyon olması gerekirdi.

    olayın bir diğer boyutu galatasaray tribününün ülke, memleket, dil, din, ırk ayırmadan, her coğrafyada kendi futbolcusuna, özellikle de burak yılmaz'a gösterdiği tepki. takım özelinde düşünürsek, bu takım 3 senedir ligin zirvesinde, birçok kupalar kazanmış, avrupa'da önemli başarılara imza atmış durumda. burak yılmaz özelinde düşünürsek, son 4 sezonda 122 maçta 91 gol atmış, galatasaray formasıyla gol kralı olmuş, ilk senesinde şampiyonlar ligi'nde çok ciddi gol rakamlarına çıkıp rüştünü uluslararası arenada da ispat etmiş bir futbolcudan bahsediyoruz. bu takıma yada oyuncuya, gazozuna oynanan bir maçta hakaret etmek hangi mantığa uyar? söylem yanlış anlaşılmasın, maç ne kadar ciddi olursa olsun, spor müsabakalarında küfüre, hakarete yer yoktur ancak bunun da ötesinde, sadece eğlencelik bir maçtaki bu gerginliklerin sebebi nedir? aslında açıklaması çok basit, biz futbolu spor olarak sevmiyoruz. biz oyunu sevmiyoruz, takımımızın ezeli rakibi yenmesini seviyoruz. biz araya atılan pası değil, rakibin kafasına gelen parayı seviyoruz.

    bunun en önemli kanıtı, önemli futbol organizasyonlarında tribünlerin boş kalması olarak gösterilebilir. örneğin, ümit milli takımlar seviyesinde düzenlenen dünya kupası istanbul'da oynandı ve tarihinin en az seyirci çeken organizasyonu olarak tarihe geçti. sahada harika futbol oynandı ama bu türk seyircisini tribüne çekmek için yeterli değil, gerginlik, kavga, küfür, hakaret, nefret olmayan yerde türk seyircisi barınamaz!

    olayın 3. ve son boyutu ise burak yılmaz'ın psikolojisi ile alakalı. kariyeri çok parlak başlamıştı burak'ın, antalya'dan genç bir yetenek olarak beşiktaş'a transfer oldu, ilk sezonda ciddi süreler aldı ancak durumlar istediği gibi gitmemeye başladı. kariyeri git gide aşağıya doğru giderken manisa'da tekrar kendini bulmaya başladı, bu iyi futbolu onu fenerbahçe'ye taşıdı. fenerbahçe'de de çok tutunamadıktan sonra kısa bir eskişehir macerasından hemen sonra kendini trabzonspor'da buldu ve filmin en keyifli dönemi başladı. trabzon'da adeta rekorları alt üst etti ve bu başarısı onu galatasaray'a taşıdı..

    yukarıda çizdiğim inişli-çıkışlı kariyer, burak'ın şu anki ruh halinin temel sebebi. burak, tekrar o başarısız günlere dönmek istemiyor ve bu yüzdendir ki, en ufak bir başarısızlıkta hırçınlaşıyor, duygusallaşıyor. bu en ufak başarısızlık bazen bir maç sırasında bile yaşanabiliyor, kaçırdığı gol sonrası kendini toparlaması ortalama bir topçudan daha çok zaman alıyor. hep başarılı olmak istiyor burak yılmaz, tenkit edilen adam olmak yerine hep rekorların adamı olarak kalmak istiyor ama bu da ciddi bir travma yaratıyor onda. bu durum da kendisinin, kendi taraftarına bile, antipatik görünmesini sağlıyor.

    tam da bu noktada aklıma şu soru geliyor. benim gibi sıradan bir futbol izleyicisi bile burak'ın sıkıntısını görebilirken, koskoca galatasaray teknik ve idari ekibi bunu nasıl göremiyor? burak'ın ciddi şekilde psikolojik destek alması gerekiyor, acaba bu kulüp tarafından sağlanıyor mu? ben hiç sanmıyorum. ayrıca burada burak'a da bir eleştiri yöneltilebilir, insan kendisinin de hatalarını görüp bir check etme ihtiyacı hissedebilir. sıkıntı çok net ortadayken, bununla ilgili bir şey yapmamak mıdır tek çözüm?

    burak'ın attığı gollerle avrupa zaferlerine deliler gibi sevinen ama ona kenardan küfür eden 'taraftar' arkadaş, elini vicdanına koy da söyle, bir gün bu genç adam 'yeter artık, ben küfür yemeye mi iniyorum bu sahaya' diyemez mi? pes edemez mi? pes ederse, hep beraber mutlu mu olacaksınız? sahiden, bir gün burak da yılamaz mı hepinizden?

    --- alıntı ---
App Store'dan indirin Google Play'den alın