• 731
    29 mart 2025 beşiktaş galatasaray maçına aşırı derecede benzeyen maç. yine bir milli ara dönüşü ciddi bir puan farkıyla çıktığımız maçı, yine orta sahayı kalabalık tutmak yerine morata ile forveti çiftleyip üstünlüğümüzü rakibe bırakıp maçı kaybetmiştik. skoru bile aynı, yapılan hatalar da aynı.

    geçen sene o hatadan çok güzel döndük lemina-torreira-sara'lı 4-3-3 kırması bir dizilişle sezonun sonuna kadar eze eze gittik. maalesef aynı şeyleri sürekli yaşamamıza rağmen benzer hatalara düşmekten geri kalmıyoruz. veteran futbolcu gibi takılan icardi-yunus ikilisiyle oynarken en ufak ön alan baskısı yediğimizde boğulmama ihtimalimiz yok maalesef. hocanın ilk iş ilkay'ı orta sahaya çekip topu bizde tutması, forvete bir sahte dokuz atıp kenardan barış/sane/lang ile oynamayı planlaması gerekiyor. topu ondan iyi bilmediğime göre en iyisini bulup artık bizi geçen seneki gibi şampiyonluğa götürecektir.
  • 732
    valla ben de süper kupa maçını gevşekliğe yoruyordum ama aynı şekilde sahadan silindiğimiz bir kaç maç daha olunca konunun gevşeklikle bir ilgisinin olmadığını gördüm. fener maçı ile bu maç arasında kadro olarak 2 fark var, birinde sallai ve sane oynamış, diğerinde de singo ve lang.

    bu 2 değişiklik normal şartlarda kadronun potansiyelini çok etkileyecek değişilikler değil. yani biz bu ikiliden singo ve sane oynasaydı fener'i yenebilir miydik ya da sallai ve sane oynasaydı trabzon'u yenebilir miydik? ki sallai 35 dakika kadar da oynadı.

    problemi diğer 9 oyuncu arasında arayalım derim, bu 9'lu arasında da her 2 maçta da yokları oynayan 2 kişi var; yunus ve icardi. yunus'un durumu farklı. bence onun etkisiz olma nedeni pozisyonu. sağ kanada geçtiğinde gayet tehlikeli birine dönüşüyor.

    dolayısıyla aynı şekilde aldığımız bilmem kaçıncı mağlubiyetten sonra artık anlaşılmıştır ki icardi bu takımın forveti olamaz. yunus da asla ve kat'a 10 numara oynamaz. çakma bir osimhen ve emekliliğine ramak kalmış bir ilkay ile bile bu maçı kazanabilirdik.

    ama fiilen 9 kişiyle ve de deplasmanda trabzonspor'u bırak, lig sonuncusu karagümrük'ten dahi puan alamazsın. yenemezsin demiyorum puan alamazsın.
  • 733
    yeterince hazırlanılmadığını alenen gösteren maç. silik, rezil bir performans. kadroya bakıyorsun bir de oyuna bakıyorsun olacak iş değil. topla oynamaktan korkan bir takım var, top taşıyan oyuncu yok hatta sahada takım yok. koskoca galatasaray’ın tek oyunu pres o da osimhen varsa. oyun gücü diye bir şey yok. bireysel performansı ekstra olan oyuncuların varsa kazanıyorsun yoksa ıkınıyorsun. okan buruk ders almıyor, alacak gibi de görünmüyor. eyüpspor’a üstünlük kuramayan trabzon seni eziyor. 4 senedir şu takıma toplu oyunu çalıştıracak bir antrenör alınmıyor ama artık bu mecburiyet. okan buruk kendisi yapamıyorsa antrenör getirsin. böyle işgüzarlık olmaz. bu takım bu oyunla fenere de ezilir, göztepe’ye de kocaeliye de.
  • 735
    isim isim gidecek olursak,
    uğurcan: gollerde yapabilecek çok bir şeyi belki yoktu ama sürekli ıslıklandı, eminim ekstra performans göstermesini önlemiştir.
    jakobs: ilk golde komik bir çalım yedi, belli kibir tarafına takmamış maçı, zaten kenara alındı.
    eren: jakobs'un yerine girdi ve çok daha diri, mücadeleci, ofansif gözüktü. kağıt üzerinde sözümona daha geride bir oyuncu ama mangal gibi yürek var aslanımda.
    apo: sanki konya deplasmanı anasını satayım, aklı maçta değildi, kim bilir neredeydi, milli takımdan tam dönememiş. ayakları yere sağlam basmıyordu. maç sonunda veletle tartışması da hiç yakışmadı, madem bulaştın bir işe bari onun hakkını ver. baştan sona kofti bir maç çıkardı.
    davinson: onuachu'yla boğuşmaktan heder oldu. iyi bir maç çıkardı diyemem, bir sürü hatası oldu özellikle de pozisyon kaybı açısından ama en azından ayıboğan gibi adam karşısında bire birlerde pek ezilmedi.
    singo: adam gibi adam. prime cafu getir götürünü yapar. eboue sonrası sağ bek izletti bize (mariano'yu saymıyorum).
    torreira: haplı gibiydi, şaka yapmıyorum mustafa sarp'tan farksızdı.
    ilkay: torreira'nın yerine girdi ve acun abi'nin programına gelmiş gurbetçi rapçi gibi takıldı. beğenmedim.
    lemina: çok sorumluluk almadı, gölge gibiydi, özellikle ilk yarı ismini hiç duymadım, ikinci yarı biraz daha iyiydi.
    yunus: git gide arda turan'ın yaşlılığı ile emre çolak'ın bitik hali arası bir şeye dönüşmüş. saçları da performansı gibi iğrenç olmuş. icardi'yi de delirtti.
    barış: standardını korudu, bir şeyler yapmaya çalışan ve yapabilen az oyuncumuzdan biriydi. asisti güzeldi, bunları çoğaltması lazım(dı).
    lang: elindeki sakatlık mentalini geriye götürmüş, aşırı ürkekti ve kendini inanılmaz derecede sakındı. el hassas bir organ, tamam ayakları tutuyor iyileşme süreci ilerledi ama koşarken salladıkça bile yara yerini halen hissediyordur eminim, o nedenle kızamıyorum, teknik ekibin hatası var. resmen dokuz kişi oynadık.
    sallai: lang'ın yerine girdi ve en azından boğuştu falan. keşke ilk on birde başlasaydı. diriliği net hissedildi oyuna girdikten sonra.
    asprilla: oyuna girince fark yaratan bir diğer isimdi. son vuruşları ve kararları genellikle sıkıntılı ama kesinlikle tehdit yaratıyor ve fiziksel anlamda çok daha mücadeleci gözüktü. keşke daha çok süre alsaymış.
    icardi: takımı on kişi oynattı ama takım da sanki on kişi oynamak üzerine kurgulanmıştı. hadi diyelim icardi ölmüş bitmiş amenna, lafım yok, ama cidden ne doğru düzgün pas aldı ne de kendisine pozisyonlar hazırlandı. bunu kendisi de hissetti ve küskün popstar gibi triplerdeydi. takım var takım var yani yeri gelir 38 yaşında veteran golcüyle oynanır ama taktik ona göre hazırlanır. icardi'nin eski icardi olmadığının okan hoca bile farkında değil sanki.
    ahmed kutucu: son birkaç dk süre aldı, hiç almasa da olurdu. allah selamet versin kardeşimize.
App Store'dan indirin Google Play'den alın