• 30
    herkes gibi benimde düşüncem mevcut yönetimin ibra edileceği yönünde.

    yönetim kurulunun görevi aldığından itibaren her adımı hüsranla sonuçlandı. transfer dönemlerinde hayatımda görmediğim beceriksizlikler yaşandı. koskoca galatasaray kulübü transfer ettiği iki adamı oynatamadan göndermek zorunda kaldı. kulübün çıkarlarını düşünmeden hareket eden adamlardan tabi ki kulübün haklarını savunmalarını beklemiyorum ama bu kadar pasif kaldığımız bir dönemi ben yine hatırlamıyorum. bir şirket yapılanmasında, yönetim kurulunun ibra edilmemesi için yaşanması gereken her şeyi yaşadık neredeyse.

    eğer ki işin içinde iş yoksa hiç bir şekilde ibra edilemeyecek olan yönetim ama gel gör ki herkes ibra edilecekleri yönünde düşünceye sahip. hayır bir de bu adamlar canlı yayında parmak kaldırıyorlar ya. kim ibra ediyor kim ibra etmiyor her şey ulu orta gerçekleşiyor. bir insan bu yönetimi ibra ediyorsa, razıyım ben bu yönetimden diyorsa nasıl olur da yüzü kızarmaz. bu yönetimden razı olanlar için iki seçenek var ya akıl sağlığı yerinde değil yada kişisel menfaatler peşinde. gün gibi ortadadır yani bu.

    bu yönetimden razı olan herkes, kendi şirketinde de böyle yönetilsin inşallah.

    gerçi ibra edilmemeleri benim ciğerimi soğutmaz ama yine de bir adımdır.
  • 31
    dursun aydın özbek yönetiminin ibra edileceği, üyelerin mevcut duruma bir kaç kişi hariç ses çıkarmayacağı bir genel kurul toplantısı olacak büyük ihtimalle. benim ya da sizin gibi oradaki insanların bir çoğu galatasaray'ı düşünmüyor belki de önemsemiyor. bazılarının kendi egoları bazılarının kendi cepleri bazılarının ise genel kurul üyesi olarak elde ettikleri ayrıcalıklar galatasaray'dan daha önemli onlar için. hatta ve hatta içlerinde sırf ünal aysal geri gelemesin diye dursun aydın özbek yönetimini ibra edecek olanlar bile varmış. ünal aysal'ı ben severim geri gelmesini de çok isterim. ama buradaki konu sevilen ya da sevilmeyen birinin gelip gelmemesi değil, galatasaray'ı kötü durumdan çıkarmak için yapılması gereken. işte bunun farkına varıp ibra etmemesi gereken üyeler, kişisel tatminleri ve çekişmeleri uğruna dursun aydın özbek yönetimini ibra edecekler. konuşulduğu gibi buradan ya da başka bir platformdan organize olup genel kurul toplantısının olduğu yerde protesto yürüyüşü yapsak bile hiç bir şey değişmez. üyelerden bazıları bizi aşağılayan laflar ederek daha çok tepemizi attırır. bu demek değil ki tepki koymayalım, düzgün gitmeyen sisteme baş kaldırmayalım. bunların hepsini yapalım ama olabilecek en düzgün ve en etkili yöntemle. ben bu yolun kulüp üyelerinin içeriden başlatıp taraftar desteği ile güçlenecek bir yöntem olduğuna inanıyorum ki bunun tohumları da geçen hafta atıldı. geleceğin galatasaray'ı adı altında bir oluşum, bir kıpırdanma var. eminim galatasaray taraftarı içinde çok kalifiye, işinin ehli binlerce belki de milyonlarca insan var. bu insanları bu tarz oluşumlarla bir araya getirirsek kurtuluş yolunu bulabiliriz diye ümit ediyorum.

    galatasaray'ı içinde bulunduğu bu bağnaz yapıdan kurtarmanın tek yolu artık taraftarı da içine aldığı bir yapıya dönüşmesi ile mümkün olduğunu kulüp üyeleri de dahil bilmeyen yok. önemli olan küçük olsun bizim olsun gibi anlayışları, kendini taraftardan büyük gören zihniyetleri bir şekilde elemine etmek. bu temizliği geleceğin galatasaray'ı adı altında olur ya da başka bir ad ve kişilerle olur orası çok da derdim değil. ama galatasaray'ı içerden çürüten bu insanları ve zihinleri temizlemezsek mehter takımı gibi iki ileri bir geri gider zaman zaman da ileri bile gidemeyiz.
  • 35
    bu düzende dursun giderse yerine ancak mursun gelir. o yüzden sonuç ne olursa olsun hiçbir derdimize derman olmayacağını düşündüğüm toplantıdır... bu şartlar altında malum zümrenin dümen suyuna gitmeyen her kimse adamın götünden kan alırlar kamil kan... benim kurtuluşa inancım kalmadı. ünal aysal bile hiçbir radikal değişim yapamadı, anılarda kaldı...
  • 36
    ibradan daha çok merak ettiğim bir sorunun cevabını almak istediğim genel kurul;

    - riva ve florya ile ilgili anlaşma gereği emlak konuttan 500 küsür milyon tl alacağı 340 milyon tl'ye kırdırdık ya? bu parayla hemen banka borcu ödedik ya?

    buna rağmen nasıl oldu da bizim son bilançoda 2 milyar tl borç çıktı bana bunu açıklar mısınız galatasaray yönetimi?
    o borcun azalmış olması gerekmiyor muydu?
  • 38
    şimdi, ibra dediğimiz olay galatasaray'da 2 açıdan olmaktadır.

    1 - idari ibra
    2 - mali ibra

    öncelikle idari konulara bakalım: yönetimsel yapının işleyişi ve bu yapının beraberinde getireceği galatasaray'ın vizyonuna - sistemine - gelecek bakışına uygun olmasına dayanır.
    ilk yapılan seçimle birlikte göreve gelen yönetim kadrosu cengiz özyalçın, nasuhi sezgin, eşref alaçayır, cüneyt tanman, can topsakal, fatih işbecer, tayfun demir, ismail sarıkaya, ural aküzüm, tarık taşar, alper narman, murat atay, ali yüce, burçin aslan, selim arda üçer isimlerinden oluşmaktaydı.
    bu yönetimden fatih işbecer - selim arda üçer ve cüneyt tanman istifa ettiler.
    sonrasında dışarıdan atama yönetici olarak levent nazifoğlu dahil edildi.
    liste dışı danışman olarak da mehmet özbek ve alp yalman var.
    alp yalman da aslında sezon başlamadan temmuz ayının sonlarında istifa etmiş, devam etmeyeceğini söylemişti ancak taraftar arasında "derin galatasaray" olarak bilinen güç alp yalman'ı o mevkide tutmaya devam etti.
    levent nazifoğlu ise bilindiği üzere 18 mart 2017 trabzonspor galatasaray maçı sonrası istifa ettiğini ve kendisinin "kaza" olduğunu açıkladı.
    ama bu kadar da değil. devamı var. hem de çok var.
    2016 yılı mali genel kurulu öncesi üyelere gönderilen genel kurul tutanaklarında mesela yönetimin "florya'nın bütün bakımlarını" yaptığı söylenmekte. en son 19 mart günü oynanan bir alt yapı mücadelesinde florya'nın zemininin görüntüsü ekte. https://pbs.twimg.com/media/C7SBCUcWkAI0Qd6.jpg
    nasuhi sezgin'in "takım dışarıdan gelen telkinlerle puan kaybetti" açıklaması var mesela. bu açıklamadan sonra kıvırmaya çalıştı ve buna rağmen sportif a.ş.'deki görevinden istifa etti. ben inandırıcı bulmadım "sehven" olduğuna bu açıklamanın.
    sonra iletişim departmanı var. iskender baydar atanmıştı hatırlayanlar çıkacaktır. o güne kadar muhalif devam eden baydar, sonrasında muhalif kimi bulsa sallamaya başladı twitter'dan. galatasaray'lılık sorgulamaya kadar vardı bu iş hatta. kendilerinin galatasaray'lılık seviyesini sorgulamak benim haddime değil, ancak galatasaray yazamayan, kulübün kuruluş tarihini bilmeyen insanların bunu yapması can sıkıcı. buna nereden mi geldim? buyrun; https://pbs.twimg.com/media/C5vD7l4WYAIPK5U.jpg . çocuk tribününe dağıtılan bir dergi, iskender baydar ve ekibinin hazırladığı. inceleyin lütfen. dahasını söylemeye gerek bile yok.
    sonra otel konusu. sayın başkan ilk seçildiği zaman "otel 5-6 aya bitecek, biz buradan senelik 5 milyon dolar gelir elde edeceğiz" demişti. 24 mayıs seçim tarihi. hadi bu açıklamayı taa eylül'de yaptığını varsayalım. eylül 2015 olsun açıklama tarihi. hadi ona da 5-6 ay dedi ama 12 ay yani 1 senede bitti diyelim. eylül 2016 eder. mart 2017'deyiz. ince işçilik bile henüz başlamadı.
    bir de mehmet özbek konusu var, sonradan atanmış yönetici kadrosundan. önce "florya'nın tadilatını yapacak" denildi, sonra uefa görüşmelerinde "başkanın finansal danışmanı" denildi, sonra "futboldan sorumlu yönetici" ünvanını aldı levent nazifoğlu ile birlikte. şimdi ise nazifoğlu'nun da gitmesi ile kendisi kaldı sadece. oğlunun transfer işlerine karışması, yine oğlunun e-spor branşı kurulumunda aktif görev alması, bu e-spor branşına ait kulüp bütçesinden villa kiralanması vs.vs. uzayıp gidiyor liste.

    bu kadar problemin olduğu bir yönetim bir çok divan kurulu üyesine göre "iyi niyetli". tamam, kabul edip diyelim ki "iyi niyetli" bu adamlar. ama bütün iyi niyete rağmen bir yönetimin içerisinde bu kadar problem olması idari olarak ibra edilmeme nedenidir.

    -

    gelelim mali ibraya.

    son 10 yılın gelir- gider tablosu ektedir. https://pbs.twimg.com/media/C6ZC1zQWMAMSM3X.jpg
    bu tabloya göre görünen, mali olarak harcamaları kısmışız. yani 2014'e göre bakarsak yıllık yaklaşık 24 milyon dolar daha az harcamışız. ama gelir? 2014'ü baz alırsak yine gelirimiz 50 milyon dolar seviyelerindeyken 2016 sonunda bu gelir durumu 25 milyon dolar seviyelerinde. yani 2014'de harcama 75 - gelir 50. 2016'da harcama 50 - gelir 25. %50 kayıp mevcut bu şekilde baktığımızda. bunu buraya bırakıp diğer konulara da değinelim biraz.
    geleceğim yer riva - florya. bu taşınmazlarımız için genel kurul yapılmadan 1 ay kadar önce sayın başkan ve bazı yöneticileri tüm üyelere ulaşmayı hedefleyerek farklı toplantılar organize ettiler ve anlattılar bu projeleri. dediler ki "500 milyon dolar gelecek". bir çoğu da buna ikna oldu. ama anlaşma emlak konut'la yapılmıştı ve emlak konut ceo'su da aynı konuda "500 milyon tl" rakamı vermişti. o dönemde çok kişiye bunları ulaştırmaya çalıştık ancak muhalif üyelerin kulübün içerisinde sesi kesildi. sonuç olarak 47 ret oyu ile bu anlaşmaya genel kurulumuz onay verdi. sonrasında yaşananlar büyük çoğunluğun malumu, fatih altaylı'nın yazısı vs.
    diğer bir konu forma sponsoru. bizim en önemli gelir kaynağımız marka değerimizdir kesinlikle. bu marka değeri türk futbolunun marka değerinden, bu ülkedeki sözde rakiplerimizden yada diğer dış etmenlerden tamamen bağımsızdır. galatasaray markası dünyanın bildiği, tanıdığı bir markadır. asya bozkırlarından brezilya'nın kenar mahallelerine, paris'in en lüks kafelerinden japonya'nın en hareketli alanlarına kadar galatasaray ismi dünyaya yayılmış ve globalliğini defalarca kanıtlamıştır. bu markanın lokomotifi kesinlikle futbol a takımı'dır. ve futbol a takımının en önemli gelir kalemlerinden birisi de forma sponsorluklarıdır. kısa süreli en yüksek geliri getirecek anlaşmalar yerine görevde bulunan yönetim öncelikle piyasaya yeni yeni girmeye çalışan, kendi bütçesini oturtmamış "garenta" isimli bir araç - filo kiralama şirketiyle anlaştı. alınan reklam payı beşiktaş - fenerbahçe gibi bu ülkedeki sözde rakiplerimizden az. sonra gitti, dumankaya firması ile anlaşmayı yaptı. dumankaya ile yapılan anlaşma karşılığında daireler alınacaktı bu firmanın projelerinden. ancak tamamı kulübün üzerine alınamadan dumankaya fetö soruşturması kapsamında kayyum atamasına maruz kaldı. şimdi de nef. bu firmalardan alınan bedellerin düşüklüğü bir yana, ülke içerisinden alınacak her reklamda yarın garantisini kimse size veremez. yarın nef firmasının aynı şekilde kayyum ataması ile bitirilmeyeceğini kim garanti edebilir? ayrıca, ülkeden gelebilecek gelirler yerine dışarıdan, yabancı sermayenin ilgisini sponsorluklarla galatasaray'a çekmek bu globalliğe daha yakışır bir durum meydana getirecektir.

    bu bilgiler ışığında mali olarak da galatasaray'ın yanlış yönetildiği ortadadır ve bu yönetimin mali olarak da ibra edilmemesi gerekmektedir.

    -

    valla yazarken yoruldum. kulüp üyesi olsam, şunu konuşma metnim olarak belirleyip çıkıp kürsüde konuşsam alkış kıyamet indirirler kürsüden. * (beğendiklerinden değil, adettir konuşmasını istemedikleri bir üye çıktığında konuşmasına başlarken alkışlar başlar bir nevi "tamam yeter" demektir o şekilde indirirler.)
    velhasılı, ibra edilmemelidirler. ancak ibra edilecekler. en fazla (ki sanmıyorum ama ütopik bir tahminde bulunayım) dursun aydın özbek'e "yönetimini değiştir, seçime git" baskısı yapılır. ancak o da çok uzak olasılık.
    şunu da ekleyeyim, dursun aydın özbek ve saz arkadaşlarının görevde kalacağı 1 sene daha sonrasında galatasaray diye bir şey kalmayacak büyük olasılıkla. galatasaray'ı kurtarmanın ibrası yapılacak. ibra etmemek kurtuluş ama bunu "bakkal" zihniyeti ile çalışmayı başarı zanneden "derin galatasaray" dediğimiz yapının bu bakkal zihniyetini galatasaray'ın kurtuluşu olarak gördüğü yerde yapılacak hiç bir şey yok...

    ulan galatasaray... anlatacak o kadar çok şeyim var ki sana...
  • 39
    (bkz: #2121056)

    --- alıntı ---

    istifaya çağıran güzel insanları, filmlerdeki kötü adamların gülüşleri ile izliyorlar. görevlerini tamamlayınca da sessizce gidecekler. galatasaray taraftarına ve kongreye düşen, tehlikenin farkında olmak ve birilerinin galatasaray'ın genlerinde bulunan değerlere düşman olmasından ötürü, yerleştirdiği bağırsak kurtlarından kurtulmaktır.

    --- alıntı ---
  • 40
    taraftar kitlesi tarafından düzenlenecek bir protesto olacak mı merak ettiğim genel kurul. genel kurul salonunun önünde avazı çıktığı kadar bağırsın çağırsın taraftar, protesto hakkını kullansın. bu tür durumlar istifa mekanizmasını hızlandırır diye düşünüyorum. şiddete kaçmadan demokratik tepkimizi dile getireceksek orada olmayı çok isterim.
  • 43
    katılımın yüksek olması halinde (ki öyle olacağını düşünüyorum); başkan seçim kararı almadıkça, ibra edileceğine inanmadığım toplantı.

    inan kıraç'ın devreye girdiği söyleniyor (bkz: margin call), ünal aysal açık açık gölgesini göstermeye başladı, adnan öztürk salvoluyor, faruk süren'in adını sık duymaya başladık. çok daha fazlası da var, uzatmamak için yazmıyorum. hayra alamet değil bu belirtiler yönetim açısından...
  • 46
    pek beklenen sonuçları doğuracağını düşünmediğim toplantı. anladığım kadarıyla adnan polat'a yapıldığı gibi "seçime gitme şartıyla ibra" kartı oynanacak. dursun aydın özbek, adnan polat kadar inatçı ve dik kafalı çıkar mı, bilemiyorum? ama adnan polat ibra edilmeyen ilk başkan. yani bu kapı onunla açıldı. bence o da ibra edilmeyeceğini düşünmüyordu. dursun'un ise önünde bir gerçek bu. yani çok kısa süre önce yaşanmış bir olay.

    ancak diğer taraftan dursun'un bazı projeleri sanki (burası önemli) onaylanmış gibi lanse etmeyi planladığını ben de duydum. bu ne kadar etkili olur, onu da bilemiyorum?

    dursun hükümete daha doğrusu cumhurbaşkanı'na güveniyor. futbol zirvesi zımbırtısında onay almıştır. cumhurbaşkanı'nın elini alan birinin başkanlıkta düşürülmesine cesaret edecek bir grup var mı, şüpheliyim.

    kısaca dedelere güvenmeyin derim. çok ateşli ve heyecanlı geçmesini beklediğiniz toplantı "açılış, istiklal marşı, temenniler, eleştiriler, ibra, alkışlar ve kapanış" şeklinde de bitebilir.

    hele hele ünal aysal hayallerinizi bırakın. türkiye'nin şu an içinde bulunduğu ve çok uzunca bir süre de devam edecek gibi duran konjonktürde ünal aysal bir daha galatasaray başkanı olmaz.
  • 48
    en iyi ihtimalle `dursun aydın özbek` 'in seçim sözü vererek ibra olacağını düşündüğüm toplantı.

    doğru öyle olmaması gerekir, doğru hem mali hem de idari ibrasızlığı net olarak hak etmiştir, ancak genel kurulun ilgisiz üyelerinde `27 mart 2011 galatasaray mali kongresi` 'ndeki infial henüz oluşmamıştır, dolayısıyla hala eşe dosta bakıp, ya da ayıp olur şimdi kafasıyla oy vereceklerdir maalesef. bu toplantı 3-4 ay sonra yapılacak olsa o zamana kadar bahsettiğim ölçüde skandal ve sinir bozukluğu birikebilirdi. bu söylediklerimin mantığını savunmuyorum, yanlış anlama olmasın..

    bir de zannediyorum başkan kendini otoriteye epey angaje etmiş (bkz: 20 mart 2017 ikinci futbol zirvesi) , dolayısıyla epey bir vuruşacaktır, kendisine verilen mesajları almamakta direnecektir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın