• 1
    ünal aysal'ın yapmış olduğu açıklamalardan yola çıkarak;

    --- alıntı ---

    bugün galatasaray'ın alt yapısından gelen elemanlar, bizim beklentimizi, galatasaray'ın gitmek istediği yeri karşılayacak kadar güçlü değil. bu yüzden önümüzdeki bir kaç seneyi iç ve dış transferlerle desteklemek zorundayız.

    --- alıntı ---

    2012-2013 sezonunda ligi şampiyon bitireceğimiz neredeyse kesin, bu sebeple yayın gelirleri ve cl'ye direk katılacağımız için ciddi bir nakit girişi olacak. öte yandan yaz aylarına kadar ikinci bedelli sermaye artışı da cabası. bu sezon cl'de en azından bir çeyrek final görme umudumuzun da son derece yüksek olduğu şu günlerde, futboldaki hedeflerimizin ve beklentilerimizin bir üst seviyeye çıkmasından mütevellit yine çok hareketli geçeceğe benzeyen bir trasfer sezonu olacak.

    sneijder gelmiş, drogbra gelmiş, yetmemiş aykut erçetin gelmiş ama beni kesmemiş demek ki.

    artık yeter, hala mı transfer diyenler olabilir. ancak kardeşim fm'de 2019 sezonunu oynuyor, her gün abi şunu aldım, bunu sattım diye diye beni de transfer manyağı yaptı amk.

    zaten bu etki altındayken başkan'ın açıklmalarını da görünce dayanamadım ve hesap kitap yapmaya şimdiden başladım.*

    --- fm mode on ---

    ligde 33. hafta kadiköye bıraktığım gibi şampiyon çıkmışım üstüne cl'de schalke'yi dağıtıp, çeyrek finalde juventus'u zor da olsa geçmişim. yarı finalde ise bayern münih'e penaltılarda elenmenin burukluğu var içimde hala ancak tatile çıkmak yerine bu şevkle hemen kaldığım yerin bir backup'ını alarak kadromdaki yeni yapılanma için kolları sıvadım.

    ilk önce kadromdaki şişkinliği azaltmanın planlarını yapmaya başladım. hemen tff'nin kurallar kısmına bakıp bu sezon da yabancı sınırlamasının 6+2+sonsuz olduğunu görünce derin bir nefes aldım ancak yine de kadromda 11 yabancı olduğu için rahat değildim.

    tam bu sırada sezon boyunca yattığı yerden çatır çatır parasını alan baros efendi benle özel bir görüşme istedi. neymiş derdi diye dinlemeye karar verdim. ben kulüpte kalmak isti.. dediği anda çıkışa bastım siktiri çektim. ilk icrattım çok kolay oldu. uzunca bir süre kendine kulüp bulamadı, sonrasında katara transfer olduğuyla ilgili bir posta geldi ancak açıp okumadım bile.

    madem görüşmeler başladı ben de bu hızla devam edeyim dedim ve hemen big chef'i yanıma çağırdım. nasıl efendi nasıl efendi anlatamam. başladık koyu bir sohbete. sakatlığından bahsettik uzunca, bu sezon sen olsaydın ligde bu kadar zorlanmazdım dedim. o da ne yapalım yüce mevlam hakkımızda böyle karar verdi dedi ve ekledi "boss artık benim fiziksel olarak futbola üst düzeyde devam etme şansım yok, emekli olmaya karar verdim". önce çok üzüldüm, ama sonra hemen kendisine defans koçu olarak yıllık 55k € teklif ettim ve kulüpten ayrılmasını engelledim. önümüzdeki sene daha az gol yemeyi garanti altına almış olduğum için kendimi iyi hissettim ve bastım devam tuşuna. bir kaç gün hızlıca atlayınca hemen durdurdum.

    kiralık oyunculardan umut'u takımda tutmak verdiğim en kolay ikinci karar oldu. opsiyondaki 3 milyon €'yu aşağıya çekmek için biraz uğraştım ama fransızlar yanaşmayınca bastım parayı hemen tapusunu aldım.

    artık zor kararların verileceği dönem başlamıştı.

    diğer bir kiralık melo'nun satın alma opsiyon tarihi yaklaştığı için kritik bir karar vermem gerekiyordu. geçen sezon transfer sürecinde yaptığım yanlışa düşmek istemiyordum, ya hemen basıp parayı alacaktım ve sezon başı antremanlarda canını çıkartacaktım, ya da yerine başka bir planlama yapıp tamamen gözden çıkaracaktım. bu sırada acaba ünal başgan bu sezon bize nakadar bütçe ayırmış diye merak ettim ve hemen finansal raporları incelemeye başladım.

    bütçede transfere ayrılan 22 milyon €'yu görünce hem sevindim hemde gururlandım. futbolda gelen 2 sene üst üste şampiyonluk ve cl'ye yeniden direk katıldığım için tranfer bütçem yüksekti.

    geçen sezon yaptığımız sneijder transferi sonucunda mecburen 4-4-2'den 4-1-3-2'ye dönmüştüm ve hemen formasyonu tekrar açıp görsel olarak takımımı analiz etmeye başladım.

    geçen sezon yabancı sınırlaması yüzünden riera ve melo arasında kaldım hep. ancak orta sahadaki direnci azaltmak istemediğimden dolayı ve yekta, emre, engin gibi isimlerden o poizsyonda istediğim verimi bir türlü alamadığım için tercihim melo'yu oynatmaktan yana oldu. hakan yine beni çileden çıkardı ama ligi bir şekilde idare etti, cl'de o bölgede riera'yı kullandım, akmasa da damladı ama işte benim sol bekim budur dedirtmedi. bu yüzden ligde maçların büyük çoğunluğunu şu şekilde oynadım.

    muslera
    eboue semih dany hakan
    melo
    hamit selçuk sneijder
    burak drogba

    ihtiyacım olduğunda sabri sağ bekte sırıtmadı, engin ve yekta hamit'in aksadığı maçlarda işimi gördü, öne geçtiğim maçlarda, tek forvete döndüğüm zamanlar emre'yi kullandım ancak yine keyif vermedi. umut'u ikinci yarılarda burak'la değiştirdim, elmander herzaman hazır kıtaydı, ne zaman görev versem işini yaptı. amrabat'ı sneijder'in yedeği yaptım. 7.5 milyon bonservis verdiğim adamın yedeği de 8.5 milyon olduğu için içim hiç rahat etmedi ama başka şansım yoktu. aydın'ı neredeyse hiç oynatmadım. şampiyonluğu garantilediğimiz maçlarda biraz süre verdim hepsi bu.

    geçen sezonu kafamda bir kez daha oynadıktan sonra eksiklikleri daha iyi görme şansım oldu. öncelikli sorunum tandemde yedeğimin olmayışı ve sol bek bölgesinde idi. ancak bu teşhisi koyduktan sonra yabancı sınırlaması yüzünden planlama yapmak çok ta kolay olmadı.

    aslında ilk onbirdeki bir yabancıyı türkleştirebilirsem rotasyon benim için çok kolaylaşacaktı, bu yüzden ben de alternatiflerimi düşünmeye başladım.

    alternatif 1: kaleciyi türkleştirmek.
    alternatif 2: tandemi türkleştirmek.
    alternatif 3: sol beki türkleştirmek.
    alternatif 4: ön liberoyu türkleştirmek.

    drogba ve sneijder'e dokunamayacağım için başka bir alternatif bulamadım. bunun üzerine bu saydığım mevkilerdeki yerli oyuncuları aramaya başladım. yaptığım elemelerden sonra her poizsyon için en iyi türkler'i buldum.

    kale: onur kıvrak
    tandem: ömer toprak
    sol bek: ben de bulamadım amk.
    ön libero: gökhan inler

    hemen bu oyuncularla dirsek temasına başladım. onur işi en kolayı gibiydi, serbest kalma maddesi 7 milyon € olduğu için bir an gaza gelip basıp parayı sadri'yi gıcık etmek istedim ama sonra dur dedim kendime. nasıl ki uefa kupasını alırken kalede tafo beni uzatmada ipten aldıysa muslera da cl'de bu sezon beni ipten alıcak dedim ve bu hamleden vazgeçtim. ingilizler'in 16 milyon €'luk teklifini kibarca reddettim.

    bunun üzerine aklıma yine melo geldi. zaman olmadığı için yerine gökhan'ı ya hemen almalıydım, ya da opsiyon tarihi geldiğinde parayı meloya gömmeliydim. kaybedecek vakit olmadığı için ömer'den önce gökhan'a yoğunlaştım. hemen napoli ile görüşmelere başladım. burunlarından kıl aldırmayan bir başkanlara sahiplerdi ancak morattiyi daha önce kafalamış olan ünal başgan'ı hemen üzerlerine salmaya karar verdim. başgandan özel bir görüşme talep ettim ve gökhan benim için çok kritik, bu transferi sen hallet yani halleder misin" dedim.* fakat vereceği cevaptan tırstığım için ok tuşuna bir süre basamadım. ya, "bana bak kardeşim bu oyuncu bizim için realistic değil" derse diye düşündüm ama sonra aklıma sneijder'i ve drogbayı aldığımız geldi ve gökhan da kim amk dedim gaza gelip ok'a bastım. iyi ki de basmışım, sağolsun ünal başgan, "canını yidiiim yeter ki sen iste, bende xabi alonso'yu falan isteyeceksin sandım" dedi. bende yok başgan bana türk lazım dedim ve uzatmayıp odadan çıktım.

    devam tuşuna bastım ve bir kaç gün hiç haber çıkmadı. endişelerimin artmaya başladığı bir noktada, melon'un satın alma opsiyonuna tam 2 gün kala nihayet beklediğim haber gelmişti. başkandan gelen e-postada "gökhan işi tamam, baya yordu pezevenkler ama 12 milyon €'ya bitirdim işi" yazıyordu.

    kaleyi ve sol beki türkleştiremediğim, tandemde de tecrübe lazım olur mu ki diye çabuk karar veremediğim için melo'yu türkleştirmekten başka yapıcak bir şeyim yoktu. gökhan'ın aynı tadı vereceğine inandığım için sezon planlamasındaki en kritik noktayı aşmanın verdiği rahatlıkla artık diğer sorunlara eğilebilirdim.

    hemen sol bek için canavar bir yabancı arayışına girdim. carlinhos için kulübü hala parazit yapıyordu ama 3.5 milyonla başlayan pazarlığımı, 48 ay ödeme 4.9 milyon €'da sabitledim ve üzerine sonraki satıştan %20 pay, ve 10 milli maça çıkarsa 1 € milyon ekstra ödemeyi kabul ettiğim bonusları ekleyip beklemeye başladım. neyse ki teklifim kabul gördü ve nihayet beni geçen sezon en çok zorlayan sol bek bölgesinde sorunum kalmadı.

    carlinhos transferi sonrasında riera ve amrabat sorunsalı daha da büyüdü. bu iki oyuncudan biri fazla olucaktı. bu yüzden birini elden çıkarmaya karar verdim. ancak bu kararı vermek çok zor olacaktı. bir yanda geçen sezon beklenenin üzerinde bana katkı veren riera, öte yandan tam bir hayal kırıklığı yaratan fakat daha bir sene önce bonservisine 8 küsür milyon € verdiğim amrabat. içimden geçen, riera'yı takımda tutmaktı. hem sol açıkta oynayabilirdi, hem de geçen sezon öğrendiği sol bekte carlinhos'u yedekleyebilirdi. böylece hakan'a olan bağımlılığım da ortadan kalkacaktı. bir taşla iki kuş vururmuyum hesapları yapıyordum ancak, amrabat'ı kimseye okutamazsam rezil olurum diye düşündüm.

    dayanamadım ve bu kumarı oynamaya karar verdim. tanıdığım menejerlere basından habersiz olmak koşuluyla haber yolladım. amrabat için bir kulüp bakın dedim, fiyatı da 7 milyon € dan çektim. devam tuşuna basar basmaz posta kutumda iki mail gördüm. ilki bazı kulüplerin fiyat sorduğunu ancak teklif vermediklerini söylüyordu. ikincisi de amrabat benle görüşme yapmak istiyordu. ibne menejerler kulağına kar suyunu kaçırmıştı. sinirlendim ama taviz vermedim ve yanıma çağırdım.

    geldi bana "hoca ne iş beni satıyosun" dedi. ben de "yok öyle bir şey nurettincim kim çıkardı bunları" diye ayak yaptım. bir an ya satamazsam diye korkmuştum. hemen yumuşadı salak, "tamam ozaman başka bir şey yoksa ben gidiyorum dedi". bende (siktir) "git" dedim.

    ertesi gün hemen fiyatı 6'ya çekip yine menejerleri devreye soktum. bu sefer gelen postada feyenoord'un kendisi için teklif yapmayı planladığı yazıyordu. içim rahatlamıştı, hemen feyenoord'la temasa geçip "oyuncuyu satmayı düşünüyorum alacaksanız alın" dedim. teklifi yaptıkları gibi kabul ettim. amrabat, feyenoord'un vermiş olduğu ücreti beğenmediğini söyledi, aradaki farkın %20'sini ödemeyi de kabul ettim ve takımdan gönderdim. elime net 5 milyon € geçti. bir an karizmayı çizdim dedim ama yapacak bir şey yoktu.

    aklıma stancular culiolar gelince, kulübe kazandırdığım başarıların yanında 3 milyon € kadar bir zararım dokunmuş çok mu dedim. takımın selameti için riera'yı kulüpte tutmak daha mantıklıydı.

    artık transfer sezonu bitmeden son bir hamle yapıp eksik kalan tek bölgem olan tandem için arayışlara girdim. iki alternatifim vardı. ya ömer toprağı alıp semih danny tandemini yedekleyecektim, ya da danny yerine daha tecrübeli bir yabancı alıp ujfa semih sinerjisini yeniden yakalayacaktım. yaptığım harcamalar sonunda kasamda 7 milyon € kalmıştı.

    aklıma mats hummels geldi ilk önce* ama dortmund görüşmeye bile yanaşmadı. toure, granqvist gibi geçen sezon gündemimde olan oyuncular da bana yeterli görünmeyince, rotamı tekrar ömer'e çevirdim. artık bu bölgede rahat düşünebilmenin avantajı ve bu sezon sorun olmasa bile bir sonraki sene yabancı sayısının 5'e düşecek olması, ömer'i şimdiden takıma monte etme fikrine daha sıcak bakmama neden oldu.

    yaptığım pazarlıklar sonucunda 6.5 milyon €'ya ömer'e parçalıyı giydirmeyi başardım.

    transfer sezonu sonunda:

    yeni transferler:

    gökhan inler
    carlinhos
    ömer toprak
    umut bulut*

    takımdan ayrılanlar:

    baros
    melo
    amrabat
    hakan
    ujfalusi*

    ideal onbir

    muslera
    eboue semih danny carlinhos
    inler
    hamit selçuk sneijder
    burak drogba

    yedek kadro

    aykut
    sabri ömer gökhan riera
    aydın yekta engin emre
    umut elmander

    bu kadroyla sezona fırtına gibi girmeyi planlıyorum. allah yardımcınız olsun aslanlarım.

    --- fm mode off ---
  • 2
    arkadaş şu gökhan inler keltoşunu yaklaşık 2 senedir her kadroma koyuyorum. (u: yanlış anlaşılma olmasın oyun falan oynamıyorum. öyle göğnümde yaptığım kadrolara) her neyse, son bir kaç aydır ise bildiğin sayıklıyorum ama dillendirmeye de korkuyorum nazar değer falan diye ama bu adam lazım bize.

    yanında bir de türk stoper olursa harika olur elbet. muslera konusunda ise çok kararsızım be sözlük. gitmesin bu çocuk. ama onur kıvrak olsa yabancı kontenjanı baya bir açılır. bilemedim şimdi.

    sonra bir de drogba bir iki isim fısıldasa bizimkilerin kulağına. hem kendi yerine geçecek prensini hem de böyle alt yapıda takılacak bir kaç kavuk oğlan. falan filan.

    beklentilerimin bu yönde olduğu transfer sezonudur kendileri.
  • 3
    bu güzide başlığı açmanın vakti geldi diye düşünüyorum. milli maç arasında biraz olsun kafa dağıtırız.
    takıma mutlaka takviye yapılması gereken bölgeler defans ve orta sahadır. yabancı kısıtlaması nedeniyle alınacak isimlerin türk olması muhtemel. zaten yabancı sıkıntımız yok. hepsi kaliteli ve yararlı oyuncular.
    sistemimiz 4-1-2-1-2 olacak ise sol içte nuri şahin düşünülebilir. sağ içte selçuk inan gibi süperstarımız var. ön liberoda melo'dan kesinlikle şaşmamalıyız. bonservisini almalıyız. iyi bir rotasyon içinse alper potuk takviye edilebilir. nuri-selçuk-melo-hamit-yekta-alper-sabri-amrabat-sneijder rotasyonu çok idealdir, her sisteme ayak uydurabiliriz.
    defansif açıdan sıkıntılar büyük. semih ve eboue olmadan olmaz. onların yeri garanti. dany' nin yerine iyi bir yabancı defans alınabilir ya da dany' e güveniyorsak iyi bir türk defansla bu bölgeyi doldurabiliriz. bu yer için serdar aziz ve ömer toprak ideal isimler. sol bekte riera ve hakan balta rotasyonuna genç isim eklenebilir ancak sol bek kim var bilmiyorum.
    forvet ve kalede sıkıntı yok. umut'un bonservisi alınırsa başka takviye yapmaya gerek yok.
    takımdan gitmesi gerekenler: furkan, çağlar, ujfalusi *, aykut, sercan
  • 4
    galatasaray'ımızın bir sol bek , bir stoper ve bir orta saha oyuncusu ile kadrosunu güçlendirirse eksiksiz bir şekilde tamamlayabileceği futbol sezonu.
    yabancı kısıtlamasından ötürü bu üç mevkiden ancak birine yabancı futbolcu transferi yapılabilecek gibi duruyor. şu anda türkiye'de galatasaray'ın kadrosuna dahil olabilecek nitelikte sol bek yok. muhtemelen yabancı hakkı sol bek kontenjanında kullanılacak.
    (melo'nun kaldığını varsayarak) felipe melo-selçuk inan ikilisinin yanına kaliteli bir sol iç oyuncusuna ihtiyaç var .nuri şahin'in dortmund'dan ayrılacağını sanmıyorum. bu mevkii için türkiyedeki en iyi isim alper potuk gibi görünüyor. napolişampiyonlar ligi'ne direk gidemese, hatta hiç gidemese de gökhan inler paraya bakmadan alınsa ne iyi olur.
    stoper kontenjanı ayrı bir dert. şampiyonlar ligi'nin büyük ölçüde garantileyen bayer leverkusen'den ömer toprak'ı almak zor. türkiye'den de bizi avrupada taşıyabilecek bir isim bulmak mümkün değil. bu mevkii için en uygun isim stuttgart'tan serdar taşçı. sözleşmesi 2014 yazında biteceği için makul bir fiyatla alınabilir.
    bir de kalede eray işcan'a ne kadar güvenilir bilmiyorum. belki bonservisi elinde bir sinan bolat ikinci kaleci olarak alınabilir.

    önümüzdeki sezon şampiyonlar ligi'nde yine yarı final hedefleyeceksek takviye şart.
  • 5
    seneye ilk 18'de 6 yabancı olacağı bilinmeli. melo,eboue,muslera,sneijder,drogba ile 5 yabancı ediyor. sol bek,stoper ve orta saha transferi yapılmalıdır. bunların 2 tanesi yerli olmalı. sol bek için yerli olmadığından stoper ve orta saha yerli olmalı. alınabilecek isimler herkesin ortaklaşa söylediği ömer toprak,serdar taşçı,nuri şahin,gökhan inler isimlerinden 2 si alınmalı ya da orta saha için hamit alıtıntop'u ilk 11 düşünüp alper potuk alternatif olarak alınabilir.
  • 7
    takımımızın öncelikle gönderilecek futbolcu işlerini halletmesi, sonrasında muhakkak ve muhakkak mevcut kadrodaki kilit oyuncuları takımda tutması, ve en sonunda az ve öz transferler yapması gereken transfer sezonu. doğru hamleleri uygularsak 2013-2014 sezonunda şampiyonlar ligi kupası hiç uzak olmaz.

    gönderilecekler listesi için;

    tomas ujfalusi*, çağlar birinci, engin baytar, ufuk ceylan, aykut erçetin

    takımda dokunulmazlar listesi için;

    fernando muslera, selçuk inan, wesley sneijder, burak yılmaz, felipe melo(u: 4-3-1-2 sistemine geçene kadar gökhan inler'in kendisinden daha yararlı olabileceğini düşünmüştüm)**, didier drogba*, semih kaya, emmanuel eboue, hamit altıntop

    transfer listesi için;

    kaleci adayları: eray işcan'ın şuan için muslera'nın yedeği olabilecek seviyeye gelebileceğini düşünmüyorum. bu yüzden onur kıvrak veya sinan bolat ikilisinden birinin transferi 2013-2014 sezonunda 3 kulvarda da devam edebilmemiz adına çok önemli olacaktır.

    stoper adayları: öncelikle getirilmesi imkansıza yakın olsa da bir denenmesi gereken thomas vermaelen. daha sonra kolo toure verolando jorge pires da fonseca. şuan için aklıma gelen en iyi alternatifler bu 3 isim. yerli olarak da tabii ki herkes gibi ömer toprak ve serdar taşçı transferleri gerçekleştirilebilir.

    sol bek adayları: christian fuchs, filipe luis kasmirski, carlos andrade souza

    rotasyon oyuncusu adayları: kerim frei, alper potuk, engin bekdemir
  • 10
    önümüzde hem şampiyonlar ligi'nde çeyrek final maçları, hem de böyle bir federasyonun, hakemlerin ve medyanın var olduğu kendi ligimizde de çok kritik 8 maçlık bir periyot varken, konuşmanın çok erken olduğu transfer sezonudur. konsantrasyon beyler, sezon sonu şampiyon olduğumuz taktirde daha keyifli geçecek bu dönemi şimdiden konuşarak konsantrasyonumuzu bozmayalım.
  • 11
    yerli oyuncu transferinde mutlaka ama mutlaka öncelik serdar gürler olmalı. bir diğeri de bursanın devre arasında aldığı şener özbayraklı. sağ kanatta fırtına gibi eserler. yabancı kısıtlaması nedeniyle melo yerine pahalı alper potuk'u alıp oynatacağıma eboue yerine daha kolay alabileceğimiz bu oyuncuları oynatırım.

    bu arada eğer yapılabilirse avrupa birliğine bağlı oyuncuları yabancıdan saymama gibi bir karar çıkartılırsa zaten hiçbir transfer sorunumuz kalmaz.
  • 12
    öncelikle, konuşulması ve üstüne düşünülmesi erken değil, hele züppelik / transfer sarhoşluğu hiç değil.

    eğer yönetim ve teknik kadro tarafından planlanmaya başlanmadıysa geç bile kalınmış transfer sezonu. umarım şimdiden üzerine düşülecek futbolcuların listesi çıkartılmıştır.

    her 31 ağustos gecesi hala menajerin biri açığa çıkmış bir kelepir önerecek de biz de transfer göreceğiz diye beklemek istemiyorsak önceden kadro planlaması yapma olayına başlamamız lazım.

    bu yabancı sınırı hadisesinden sıklıkla bahsedilmiş, ancak hala bazı yabancı futbolculara (örneğin robben) çocuğunu kesecekler var. o yüzden önce takımdaki yabancıları incelemekte fayda var:

    takımdaki yabancı futbolcular (10): muslera, ujfalusi, eboue, dany, riera, melo, amrabat, elmander, sneijder, drogba

    18 kişilik kadroya 6 yabancı alabiliyorsak eğer, yabancıların birbiriyle rotasyona girmeleri en mantıklısı. bu durumda drogba'nın yedeği elmander, dany'nin yedeği ujfalusi (ya da yerine gelecek yabancı bir stoper) olmak üzere 8 yabancıyı rotasyonlu şekilde kullanabiliyoruz. yedeği derken tabii ki maç içinde demek değil çünkü kulübede yabancı oturtmak gibi bir durumumuz yok.

    forvet ve defansa 2 pozisyonda 4 yabancı yazdık. kaldı yabancı oynatabileceğimiz 4 pozisyon ve takımdaki 6 yabancı.

    muslera: kendisinin verdiği performansı verecek yerli bir kaleci yok. ancak bir-iki tık altı performansları verecek potansiyelde yerli kaleciler mevcut. kendisinin sağlam bir paraya satılıp bir yerli kaleciyle yer değiştirmesi orta dereceli bir risk. bu riskin alınması tamamen muslera'ya gelecek tekliflere ve teknik heyetin kararına bağlı.
    eboue/ riera(ya da riera yerine gelecek sol bek): 4-1-2-1-2 sisteminde her maç optimum performans vermesi gereken bek pozisyonu. şimdilik kendilerinin kalıcı olarak bir türk bek ile değiştirilmeleri söz konusu değil. bu iki pozisyon da yabancı kalmak zorunda. ancak ligde bir maç birini bir maç ötekini oynatıp iki pozisyonda 1 yabancı hakkı kullanılabilir. bu uygulanırsa, elde aynı performansın %60'ını verebilecek sabri ve balta gibi yedekler mevcut.
    sneijder: takımdan kesileceğini düşünmüyorum. 1 yabancı tartışmasız kendisi için kullanılacak.
    melo: son 2-3 maçlık formuyla devam ederse kadroya selçuk inan'dan sonra yazılacak 2. futbolcu olur yeniden. kendisini yedekleyecek dahi türk futbolcu piyasada yok (gökhan inler'i doğru düzgün izlemedim, bilemeyeceğim)
    amrabat: yabancı kuralı nedeniyle kadroya bile giremeyecek büyük ihitmalle. sneijder'in dinlendirileceği maçlarda sistemi 4-4-2'ye evirerek oynatılacaktır. yıllık ücreti düşük olduğu için sorun çıkarmadığı sürece takımda kalır bence.

    bu durumda: muslera - (dany/ujfalusi) - (eboue/riera) - melo - (sneijder/amrabat) - (drogba/elmander) rotasyonlarıyla 10 yabancıdan yararlanabiliyoruz.

    böylece karşımıza şu sonuçlar çıkıyor:

    1 - mümkün olduğunca yabancıları yabancılarla rotasyona sokmak. lig maçlarında 2 haftada bir forma giymek demek, hem yeterli dinlenme hem de mutsuz olmayan futbolcular demek.
    2 - yabancı transferi yapmamak. bu çok önemli. eğer yabancı futbolcu transferi illa ki yapılacaksa, takımdan gitmesi kesinleşen ya da gönderilebilecek, piyasası olan futbolcuların yerine yapılmalı. zaten sözleşme imzalama sınırı 10 yabancı. işin ucunda beşiktaş'ın durumuna düşüp holosko'yu a2 takımına yollamak zorunda kalmak da var.
    3 - orta vadede yabancı dolu olan mevkileri t.c. pasaportulularla değiştirmek. asıl planlama ihtiyacı burada ortaya çıkıyor. burada asıl hedef 2014 - 2015 kadrosu olmalı. her pozisyonda oynayan t.c pasaportlu futbolcuların bir envanterini çıkartmak ve pozisyona özel gelişimlerini takip etmek bu konuda şart. scout ekibi, scout ekibi diye bağırdığımız insanlara işte burada iş düşüyor. umarım buraları okuyan ya da okumasa da aynı kafada olan birileri vardır.
    4 - selçuk - burak - semih - hamit: şaka gibi ama, çeyrek finale çıkan galatasaray kadrosunda sadece 4 tane şampiyonlar ligi seviyesinde t.c pasaportlu var. bu dördü de cristiano ronaldo paraları verilmediği sürece gerekirse zincir vurularak, pasaportlarına el koyarak falan takımda tutulmalı, ve yoğun tempodan sakatlanmamaları için mümkün olduğu kadar rotasyon görmeliler.
    5 - rotasyon: bu kelimeyi gördüğünde "pis fm'ci" diye eksiyi basacak onlarca gsuser vardır mutlaka, canları sağolsun. yukarıda saydığım 4 t.c pasaportlu ismi, ve gerektiğinde yabancıları yedekleyecek, maç kurtarmasa da sırıtmayacak futbolcular, özellikle ligde anahtar durumda. bunlar; her ne olursa olsun sabri, eğer kendisinden daha iyi bir t.c pasaportlu sol bek bulunmazsa balta, son bir kaç maçta bütün galatasaraylıların saygısını kazanan gökhan zan, kafası kırılsa sezon başı 15 golden aşağı inmeyen umut bulut.
    6 - araf: 2012 - 2013 takımında arafta kalmış bir sürü futbolcu var. bunlar; geçen sene beşiktaş bu sene braga maçlarında "düşük ölçekli patlayan" ama hala sağlam bir alternatif olmayan aydın, "çok yetenekli çocuk yae"nın üstüne koyamayan (ki 4-1-2-1-2 kendisi için bulunmaz bir nimet) emre çolak, geçen sezonun yıldızlarından ama 11 maçlık cezanın ardından göbeği benim kadar olmuş engin baytar, hangi mevkiye ne kadar alternatif olabileceği tartışılabilecek, genç ve kendini geliştirebilir zannedilen ama 27 yaşında olan yekta kurtuluş. kendisine 2. kaleci olarak güvenilecek mi yoksa yerine biri alınıp 3. kaleciliğe düşecek / kiralanacak mı bilemediğim eray işcan. bu futbolcular hakkında kamp döneminde iki karar verilmesi gerekiyor. a - alternatif olacak kalitedeler mi? b - hangi bölgeye alternatif olacaklar?
    7 - ayıklama: aykut erçetin, ufuk ceylan, furkan özcal, ve kiradaki diğerleri emmanuel culio, mehmet batdal, colin-kazım richards, ceyhun gülselam, sercan yıldırım, yiğit gökoğlan. (bkz: teşekkür edilmeli) (bkz: plaket)
  • 13
    yerli transfer'de kerim frei ve alper potuk mutlaka alınmalıdır. onun dışında aykut erçetin de teşekkür edilip gönderilmeli. kesinlikle transfer gereken yerler defans sol bek ve eğer melo giderse defansif orta saha. defans'a ömer toprak, orta sahaya ise gökhan inler alınırsa bizi kimse tutamaz. sadece ömer veya sadece gökhan'a da razıyım bak o ayrı.
  • 15
    yabancı sınırı düşse de düşmese de türk oyuncular almamız gereken transfer dönemi. sadece 1 yabancı alacağız gibi duruyor. burak yılmaz'ı elde tutmak lazım.

    muslera , elmander , melo büyük ihtimalle gidecekler.

    bana göre alınması gereken türk oyuncular ( hepsi olmaz tabi ) : onur kıvrak , gökhan inler, serdar taşçı , ömer toprak , jem paul karacan , kerim frei , gökhan töre ve alper potuk.

    yabancı oyuncu transferi ise türk oyuncu transferlerine bağlı. seçenekler değişir. o yüzden bunu konuşmak için daha erken.
  • 17
    başta muslera ve selçuk olmak üzere bütün oyuncuların takımda tutulması ve bir türk stoper+ çok sağlam bir sol bek ve alper veya kerim frei gibi orta sahadaki üçlüye alternatif olabilecek hatta zaman zaman onları kesebilecek bir oyuncu yeter.

    gönül ister ki alalım robben'i alalım draxler'i ama takımdaki türk oyuncuların kaliteleri belli malum yabancı sınırlaması var. serdar taşçı'yı hiç izlemedim sadece dünya kupası maçında son dakika oyuna girdiğini hatırlıyorum. kendisi türkiye'den gelebilecek bir teklife sıcak bakacağını söylemişti stopere o alınabilir. sol beke ise en az baines kadar hem savunmada hem hücumda yetenekli birini almalıyız kolay değil ama bir yerlere gelmek istiyorsak şart.

    işin açıkçası semih'in de patlayabilirlik açısından dany'den hiçbir farkı yok. ama onun ki mental özelliklerinden çok stoper için yeterince kalıplı olmamasından, güç olarak yetersiz olmasından ve garip bir şanssızlıktan. ujfa bu sene bırakırsa takımda kalıp savunma antrenörü olarak ikisine özel olarak ders vermeli. çünkü ikisi de çok iyi oyuncular eğitilmeleri gerek. fatih terim'in yerinde olsam yazın semih ve dany'e sadece 10 gün izin verir deliler gibi çalıştırırım ikisini de.
  • 19
    galatasaray için çok zevkli, fenerbahçe için çok hareketli geçecek transfer sezonudur. şöyle ki; galatasaray az sayıda adam alacaktır, ama bunlardan bir tanesi yine ses getirecek türden olacak ve hepimizi coşturacaktır(kim olacağı konusunda bir tahminim yok, ama robben olmayacağını düşünüyorum).
    fenerbahçe ise bir yaprak dökümü yaşayacak son yıllardaki başarısızlığın da verdiği gazla çok sayıda oyuncu transfer edecektir. umarım bunların arasında kıskandıracak birini denk getirmez, ama tahminim boş kafalı yöneticileriyle yine çorba gibi bir kadro oluşturacak, şampiyonlar ligi ön elemesinden elendikten sonra taraftarı susturmak için yine krasic tarzı pahalı ve boş bir transfer ile de transfer sezonunu sonlandıracaklardır.
  • 20
    selçuk'u burak'ı meslera'yı tutmanın ilk hedef olacağı transfer sezonu. bunları tuttuktan sonra sol beke kolarov, stopere yedek kalmayı çok sorun etmeyecek genç bir türk ve üst düzey kaliteli tecrübeli bir stoper. kolo toure olabilir bonservissiz kapatırız. melo alınacaksa orta sahaya başka yabancı kullanmayız. hamit'i tehdit edecek ve böylece onun da performansını arttıracak bir türk lazım orta sahaya. bunun için ilk iş engin'i geri kazanmak olmalı. kazanamayacaksak alper'i alabiliriz. forvette de elmander'in durumuna göre 1 yabancı daha kullanabiliriz. bunun için de adayım yeni drogba adayı wilfred bony. tabii yabancı sınırı falan denilebilir ama bu sorun çözülür bence. 6+4'e bağlanır. muslera, dany, toure, eboue, kolarov, melo, sneijder, drogba, bony.
  • 21
    galatasaray için konuşmak gerekirse, iyisiyle, kötüsüyle kadroyu koruyalım yeter. avrupada başarı yıldız transferleriyle değil, yıldızların sürekliliğiyle ve kemikleşmiş bir kadroyla gelir. drogba ve sneijder bu sene yıldız transferlerimizdi. burak yılmaz yıldız adayıydı, oldu. önceki seneden riera ve melo artık bizden biri oldu. muslera büyük takımlarla adı geçen kocaman bir kediye dönüştü. selçuk tam bir maestro. yekta, gökhan zan, semih, umut olmazsa olmazlarımızdan. kimse neden melo yok, yekta oynuyor diyemez. biz 11 tane iyi adamdan oluşan bir kadroyla sahip değiliz. bizim 20 tane net iyi adamımız var. bir tanesi bile giderse eksiliriz. kendisini eleştirmekten hiçbir zaman çekinmediğim sabri giderse biz eksiliriz. eksilmemek ve gücümüzden güç kaybetmemek adına, kadronun tamamını elimizde tutarak yapılmayanı yapıp başarılarımızı eklentisiz tekrar ederek, hem mali açıdan rahatlamalıyız hem de diğer takımlardan farkımızı bir kez daha ve bu şekilde göstermeliyiz. kendimizi kandırmayalım. yapılan transferler ve başarılarımız ancak birbirini amorti ettiler. aynı başarıları tekrar edersek kazanmaya başlarız. sonuç olarak en güzel transfer, iç transfer olur.
  • 24
    şayet sol beke türk alacaksak riera gidebilir ancak yüksek bonservis bedelleriyle bir sol bek alınmasına karşıyım. madem hakan baltayla sözleşme yeniliyorsun, riera-hakan ikilisini tut elinde, sol beke harcayacağın parayla kaliteli bir ya da iki tane stoper al.

    yabancı sınırının 6'ya düştüğü bu dar boğazda yabancı gönderip yabancı almak :

    (bkz: götü götle değiştirdikten sonra benim götün neyi vardı?)
  • 25
    öncelikle (bkz: yabancı sınırlaması)
    benim kafamdaki bu seneki ideal onbirimiz;

    *******muslera
    eboue gökhan semih riera
    ***hamit melo selçuk
    *******sneijder
    ****burak drogba

    bu onbirde reale barcelonaya bayerne kafa tutamayacak zayıf halkalar (tabi ki benim düşüncem) eboue, gökhan, riera, hamit bunlardan gökhan ve hamit ideal rotasyon oyuncusu olur ama eboue ile riera lüks diye düşünüyorum.

    eğer 4-3-3 ya da yandan yemiş 4-5-1 gibi bir sitemde oynanacaksa eldeki futbolculardan şöyle bir onbir olacağını düşünüyorum (7 yabancı)

    ******muslera
    eboue gökhan semih riera
    *****melo selçuk
    burak sneijder amrabat
    ******drogba

    zayıf halkalar eboue, gökhan, riera, amrabat

    hocaya sistem rahatlığı verebilmek için bir sağ bek, bir sol bek, bir stoper, bir merkez orta saha ve bir sol açık lazım diye düşünüyorum.
    yabancı sınırlamasını düşünürsek bizim en az iki (önümüzdeki seneyi kurtarır) ideal olarak üç üst düzey yerli futbolcu almamız lazım. ideal bir yerli onbir bana göre (bizim sistemlerle)

    *********onur*********************************onur
    gökhan semih serdar hasan ali***********gökhan semih serdar hasan ali
    ***oğuzhan nuri selçuk********************oğuzhan nuri selçuk
    ********arda**************************burak arda
    *****burak umut*******************************umut

    umut bizde ancak rotasyon futbolcusu olur hamit, sabri, hakan balta, gökhan, emre çolak, engin baytar gibi adamlarla birlikte, bonsarvisi alınmalı ya da bir sene daha kiralanmalı diye düşünüyorum. nuri ya da alperden birisi mutlaka alınmalı, gökhan inler fazla pahalı. tercihen nuri çünkü alper de rotasyon oyuncusu bizim kadronun ayarına göre. serdar taşçı realist bir hedef değil kanımca ama ömer toprak ya da serdar aziz alınabilir. mesele nuri (alper) ve ömer (serdar aziz) alınabilise bile ki çok zor hedefler ancak önümüzdeki sezonu kurtarabiliriz. alınabilecek ve bu takımda sırıtmayacak tek alternatif onur kıvrak kalıyor. üstelik melonun bonservisi var ve bence alınması şart en az bir bek ve bir sol açık var. musleradan gelebilecek para melo, alper, serdar aziz ve onurun bonservislerine (mal gibi hesaplamıyorsam) yetiyor.

    sağ bekte eboue ile idare etmek zorundayız gibi görünüyor. önümüzdeki sene transfer için ayırılacak para ile mesela robben (adı geçiyor diye yazıyorum) ve iyi bir sol bek alabiliriz kanımca mesela gelirse aly cissokho gibi bir futbolcu alınabilir 10 milyonun altında bonservis bedelleriyle.

    -----------onur*************************onur
    eboue serdar semih sol bek*******eboue serdar semih sol bek
    ****alper melo selçuk****************melo selçuk
    ********sneijder***************burak sneijder sol açık
    *****burak drogba********************drogba

    gidecekler muslera, riera, elmander gelecekler onur, alper, serdar aziz, sol bek, sol açık + melo ve umut.
    rotasyon
    ****eray ufuk veya aykut
    sabri gökhan dany hakan
    ****engin yekta
    hamit emre amrabat
    *******umut

    böylece ilk onbir 5 yabancı kadro yedi yabancı oluyor ve musleranın satılışı maddi olarak bu transferleri gerçekçi yapıyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın