yakup sekizkök denen arkadas ile daha erken yollarımızı ayırabilseydik eminim ki takım şuan çok daha iyi bir konumda olurdu. zararın neresinden dönersen kârdır diyip yolumuza bakacağız artık.
16
89-73 kazandık.
en son ne zaman rakipten 75 sayının altında basket yedik hatırlamıyorum bile. son dakikalarda oyunu salmasak 70 bile yemezdik. serbest atışlarda da sorun yaşamasak 20 sayı farkla kazanabilirdik.
9
ilk yarıyı 47-44 kapattık. serbest atış çizgisinden 8/14 ile oynuyoruz, şöyle bir maç 6 tane bedava sayı kaçırmak büyük dert.
james palmer çok yetenekli, iyi skorer ama kendisinden asla bir "takım oyuncusu" çıkmayacağını gösteriyor. sanki sokakta oynuyormuş gibi alıyor topu kimseye pas vermeden ya el üstü saçma salak bir şut atıyor ya da içeriye girmeye çalışıyor.
2
maçın saati önce 18'di, sonra 15:30 yaptılar, şimdi de 13'e çekmişler. takımın başına yeni bir koç geliyor ama galatasaray taraftarı maça gitmesin diye her türlü şeyi yapıyorlar. dursun aydın özbek yönetimi her branşta galatasaray'ın hakkını yedirmeye devam ediyor.
7
ilk çeyreği 23-22 önde kapattık.
takım 5 dakika istekli ama çok da iyi olmayan bir savunma yaptı hemen yorgunluktan hepsinin dili dışarıya çıktı, elleri bele gitti. buna rağmen farkın 1 olması da yakup sekizkök'ün ne kadar rezalet bir kadro kurduğunun göstergesi. adama 9 tane yabancı transferi yaptılar hala net bir 5'imiz yok.
19
mental olarak rakibi ezdiğimiz maç. özellikle ikinci yarı gillepse ve robinson savunmada her yere yetişti, yine palmer’ın biraz süresinden kısmakta takıma iyi yansıdı. tebrikler koça ve takıma, beşiktaş gibi oturmuş bir takımı ezmek kolay iş değil.
4
başlangıç saati şimdi de "güvenlik" gerekçesi ile 15:30'dan 13:00'e alınmış olan maç.
tribünde alt grupların yaşam sürebildiği ve tekerlekli sandalye basket maçlarına gitmenin moda olduğu dönemde "çıkan" bir tezahüratı akıllara getirmiştir...
hoca farkının sahaya hemen yansıdığı mücadele. pozzecco hoca'nın enerjisi, tribünle oyuncuyla kurduğu bağ hemen fark ettiriyor kendisini. kenarda ruhsuz bir muşmula görmektense akdeniz'i tüm hücrelerinde yaşayan manyak bir italyan görmek her zaman daha iyidir. beşiktaş gain ligin en iyi üç takımından biri. daha derli toplu savunma yapıyoruz. oyun disiplinimizde gözle görünür bir gelişim var. tabii yakup gittikten sonra rahatlamak mı yoksa hocanın kısa süreli etkisi mi bilinmiyor. maçı kazanarak önce kötü gidişatı durdurmak sonra da pistolis dönemine benzer bir çıkış yakalamak için ateşi yakmak gerekiyor.
10
serbest atışta yine tuğla attığımız maç. 6-7 sayı farkla girmeliydik soyunma odasına ama takımda bir kıpırdanma mevcut. özellikler forvetler meeks ve robinson iki yönlü iyi iş çıkarıyorlar.
14
hoca farkı hissediliyor. öte yandan yetki kalitesinin artırılması lazım. umarım bu takıma yardımcı veya yeni yetme antrenörler bir daha getirilmez.
17
bastan sona bir mac izleyebildik bugun, bench’te duran basketbol bilmez kisiye sinirlenip kumandayi firlatmadik, nefes almam lazim diyip disari kacmadik.
o kucuk zihniyet iki koca sezonumuzu yedikten sonra kafamizi kaldirdigimiz mactir an itibariyle. konu sadece lideri 15lik yapmak degil, sahada bir takim gorduk 24 ay sonra, bize ait bir takim.
pozzecco ilk geldiginde tofas’tan inip maserati’ye bindik demistim, tesbih hatali olmus, direkt tekerlekten gecis yapmisiz biz, cok sukur.
21
öğlen, olimpiyatın çirkin yolları ve kötü havasından önce güneşli bir ipekçi günü ve üstüne savunma ve mücadele ile gelen bir derbi galibiyeti yaşadık. öncelikle hocaya sonra oyunculara teşekkür ederim. oyuncu rolleri, kullanımları ve süre dağılımıyla bir takıma ne kadar etki edilebilirse o kadar etki etti yeni hocamız. robinson ve rıdvan'dan enerji ve savunma kaynağı ürettik. meeks, avrupa takımlarında bize çift sayı bırakabilecek bir oyuncu profilini sezon başından beri çiziyordu ve sonunda doğru kullanımla onu da görmüş olduk. başımız her sıkıştığında palmer'a topu verip sayı üretmesini beklerdik ama pozzecco doğru bir savunma beşi bulunca bunda ısrar etti ve bu sayede de maçı koparttık.
kısa bir pistiolis dönemi harici herhalde takım ile taraftarın arası çoğunlukla olumlu olmadı. kimi zaman sonuçlardan kimi zamanlardan yeteri kadar mücadele edememekten dolayı seneler boyunca bu noktaya kadar geldik. olimpiyattaki maçtan dolayı tribünden kimse yoktu ki ömrümde ilk defa böyle bir şey gördüm. bu sebepten 1000-1500 düz galatasaraylı vardı diyebiliriz bundan dolayı pek tezahürat yoktu ama hocanın enerjisi ve takımın mücadelesi bir yerde tribüne de etki etti ve coşku ve tezahüratlar maç sonlarına doğru etki gösterdi. her maç yine minimum bu kadar insan geliyordu fakat bu hava katlanarak devam ederse daha güzel galatasaray maçları izlememiz çok olası duruyor.
3
en son sabah 8 saatlerine çekilecek maç. pozzeco’nun getireceği hava ve taraftar ile sürpriz yapabiliriz diyordum ama taraftar gelemeyecek en sonunda. erteleyin maçı başka zamana bu kadar tatavaya gerek yok.
6
maça iyi başladığımızı söylemek yanlış olmaz. takım savunmada çok istekli ve farkındalık daha yüksek seviyede (en azından şu an için).
11
3. çeyrekte 4.19 kala farkı 10’a çıkardık. maçtaki en büyük fark oldu. şu ana kadar süreler ve oyuncu rotasyonunu çok iyi kullandık. sonunu getirirsek harika olacak.
12
son çeyreğe 68-59 önde giriyoruz. serbest atışlarda 12/21 ile atıyoruz, yazık ya.
farkı 10'a çıkardıktan sonra john meeks'in sırtı dönük oyunu dışında akıllı hücum edemedik.
13
her molada “alev alev” şarkısı çalıyor. şayet totem falan yapmadıysak herhalde salonda ses takılı kaldı ve ilgilenen de yok. swh.
edit: değişti nihayet.
1
basketbol süper ligi 15. hafta maçı. saat 18:00 de, basketbol gelişim merkezi'nde oynanacak.
yeni hocamız pozzecco ile ilk maçımız olacak. türkiye kupası'na katılabilmemiz adına ligin bu evresini en azından 8. sırada tamamlamamız gerekiyor fakat manisa'ya da yenildiğimiz için şu an ligde 9. sıradayız. tofaş 8. sırada ve aynı galibiyet sayısındayız fakat averajları bizden daha iyi. bu sebepten aliağa'nın tofaş'ı yenip bizim de beşiktaş'ı yenmemiz gerekiyor.
rakibimiz ise ligde daha ilk yenilgisini dün fenerbahçe'ye karşı aldı. dusan alimpijevic ile oluşturdukları kimya ve alınan galibiyetlerle sadece ligde değil avrupa kamuoyunda da dikkat çeken bir performans gösteriyorlar. eurocup'ta da iddialı bir pozisyondalar ve formdalar. bizde ise form durumunun yerinde yeller esiyor. havayı değiştirip hala rekabetçi olmak istiyorsak bu maç büyük bir fırsat. o gün için en büyük handikaplardan biri ise futbolda bugün trabzonspor'u elersek olimpiyat'ta oynanacak olası süper kupa finali. bu sebepten tribünlerde istenilen doluluk ve tribün desteği de olmaması ciddi bir olasılık.
15
ligde tek yenilgisi bulunan beşiktaş’ı mat ettiğimiz maç. son topta da 3’lükle kapattık. swh.