resim
Yunus Akgün
Takım:Galatasaray
Mevki:Sağ Kanat
Yaş:25
Boy:1.73
Uyruk:Türkiye
  • 5377
    kendisini yerin dibine soktukça elimize ne geçiyor ben anlamış değilim.

    tanım: galatasaray'ın en iyi futbolcularından olmasına rağmen en az kazanan futbolcularından olan, form düşüklüğü yaşamış olma ihtimali taraftarın asla aklına gelmeyen ihanet ettiği konsuuna çoğu taraftarın hemfikir olduğu altyapıdan çıkma yeteneğimiz.

    paragöz, hain twitter'da neler okuyorum dünden beri, ki çocuk maç esnasında sakatlandı. sövelim sövelim bakalım giderse daha iyisini bulabilecek miyiz? bulursak da ne kadar maaş vereceğiz çok merak ediyorum. o zaman bu entrye dönüp editleyeceğim. çünkü bu kadar eleştiriye ben olsam bu kulüpte kalmam.

    belki tam aynı olmasa da karşılaştırma olması için yazıyorum:

    - icardi sözleşme yenileme döneminde ne istediyse verdik mi? verdik (arap kulüpleri kadar olmasa da kulüp standartının çok üzerine çıktık)
    - icardi sözleşme imzalandıktan sonra formu düştü mü? düştü
    - hain paragöz yazıklar olsun dendi mi? denmedi
    - icardi de yunus gibi maç esnasındaki bir hamleden dolayı sakatlandı mı? sakatlandı (her ikisi de)
    - peki bu mactan sonra tedavi için arjantin'e gidip kız arkadaşıyla dünya turu atıyor mu? atıyor.

    peki şimdi soruyorum icardi'ye en ufak bir tepki gösterilmezken (gösterilsin demiyorum ama ciddi şiraze kaçması var) hatta en bonkör güzellemeler yapılırken neden içimizden yetişmiş yunus'a herkes rahatlıkla ağzına geleni söyleyebiliyor sorabilir miyim? hakkı olan parayı istemesi kabahat mi? başkası hakkı olan parayı alınca ve performansı düşünce tesadüf olabiliyor da diğerininki tesadüf olamıyor mu?

    özetle bu şekilde yapmaya devam ettikçe (daha önce arda'ya, kerem'e de yapıldı) bu kulübe futbolcuların aidiyetlerini öldüreceğiz, başka da hiçbir faydası olmayak. benden söylemesi.. ayrıca artık zaman para devri, şu sözlükte cebine girecek parayı düşünmeyen bir kişi var mı merak ediyorum. yöneticiler yapması gerekeni yapmasın ama futbolcu hep kabahatli olsun ne güzel dünya..
  • 5378
    sıradaki kurban… yeniden başlıyoruz. 3-4 hafta önce, “messi misin sen?” diye yazılıyordu goller attığında. şimdi ise doğru olup olmadığını bilmediğimiz konular yüzünden oynamadığı ya da kötü oynadığı iddia ediliyor.

    bu durum her oyuncu için geçerli. 10 maç üst üste galip gelsin, 3 maç kötü oynasın, hemen “ne işi var bunun burada?” söylemleri başlıyor. yunus mu suçlu kadronun eksik olmasından dolayı? kötü performans gösterdiğinde yedeği var mı? “1-2 hafta sen dinlen, başkası götürsün” dediğimiz oyuncuları yunus mu almadı? torreira, sara, osimhen, barış ve diğerleri gibi, birisi sakatlansa veya yorulsa takım tıkanıyor. suçlu sadece oyuncular mı? iki sezondur aynı şeyleri yaşatan yönetimden ses çıkmıyor.

    dün yunus da bence iyi oynamadı, diğer kötü performans sergileyenler gibi. 1-2 oyuncu zaten her zaman standartlarını bozmuyor, onlar hariç takım genelde iyi değildi dün. ama oyuncuları çok çabuk harcıyoruz. yunus’un toparlayıp, tekrar gollerine devam edeceğini umuyorum. çıkışlar olduğu gibi inişler de olacak. önemli olan, bu inişlerden toparlanmak ve devam etmek.
  • 5381
    2026'da sözleşmesi bitiyor. sene sonu 15-20 kağıda gitsin. şımarık futbolcuyu çekmek istemiyorum artık ya. bunu göz göre göre yapan adamı istemiyorum.

    gitsin avrupa'da kaç paraya oynuyorsa oynasın. 3 milyon verirsen, bu defa yine garanti para olduğu için yatmaya devam etme riski var. sözleşme görüşmeleri başladığı anda performansı düşen oyuncu, garanti yüksek ücret ile hayatını kurtaracak paraya imzayı atınca o performansını yükseltir mi? kusura bakma yunus, sen bu güveni vermedin bu süreçte.
  • 5382
    yaş ilerledikçe insan kahvedeki dayılara benziyor. ya fıkra anlatıyor ya da siyasetten örnek vermeye başlıyor.

    demirel’in meşhur sözü vardır. petrol vardı da biz mi içtik diye.

    yunus ayarında türk oyuncu kaç tane var? karşı taraftaki oğuz ligi silip süpürüyordu alanya’da. fenerbahçe’de beklenen katkıyı veremedi. yine milyon euro’lar ile cengiz ve irfan alındı beklenen katkıyı verdi mi veremedi.

    yunus bu saydığımız isimlerden daha fazlasını altyapımızdan çıkarak verdi.

    futbolcu her maç iyi oynayamaz ve gol atamaz. iniş çıkışlar yaşar.

    alternatif türk oyuncu varsa ben de alınmasından yanayım. ama var mı?
  • 5383
    yıllardır parlamasını bekledik. adana demirspor da oynarken oldu galiba derken, yine olmadı. başka takıma kiraladık. orada da olmadı. geri geldi. bu sene kanat rotasyonu kendisine muhtaç olmasa, ortada yusuf demir tarzı takılacaktı.

    bazı şeylerin kıymeti bilinmeli. 1 ay önce kendi messimizi bulduk diye sevinirken, baş aşağı giden kötü performansına dönüp bakmalı. bu kötü performansı sadece maç yoğunluğuyla ilişkilendirilemez. barış alper yılmaz iki sezondur nerdeyse tüm maçlarda oynuyor.

    kendisine bazen benim de kızdığım noktalar oluyor. beyniyle ayağı başka çalıştığı için ama adam düşüyor, kalkıyor mücadelesini ediyor. kendisine senden daha fazla miktarda bonservis teklifi gelmesine rağmen, kafa karışıklığı olmadan oyununa devam ediyor. ki sen bir de bu kulübün içinden gelen adamsın. bunu göz önünde bulundur.

    kendine çeki düzen ver. zaten taraftar stresli. iki maç sonra saha da ıslıklandığında üzülürsün. burası galatasaray spor kulübü. şımarıklığın lüzumu yok. çıkacaksın ve mücadeleni vereceksin.
  • 5384
    senin benim gibi galatasaraylı. bunu herkes de görüyordur herhalde. her altyapıdan çıkan topçumuz böyle olmuyor. hatta çoğu olmuyor ama bu çocuk iyi bir de taraftar aynı zamanda. henüz toyken nasıl oynaması gerektiğini bilmiyordu ama şu an gayet iyi bir görüntü çiziyor. performansta dalgalanmalar olabilir de maçı sattığını, istediği maaşı alamadığı için böyle oynadığını ima edenler büyük kötülük yapıyor.

    galatasaray yorumcuları, muhabirleri neden böyledir bilmem ama taraftarı böyle çok gaza getiriyor. biraz etkileşim dertleri herhalde. biraz da yönetimin isteği üzerine böyle haberler giriliyor. biz de taraftar olarak bu tür durulara daha fazla etkileşim veriyoruz. adamlar da bu yolda ilerliyor. bunu son yıllarda kaç kez söylemişimdir ama galatasaraylı yorumcu ya da gazeteci diye gezinen şu insanların lafıyla hareket etmememiz gerektiğini öğrenemiyoruz. adamlar uyduruyor bir taraflarından sonra biz oyuncumuza sövüyoruz. her haberleri yanlış çıksa da yine inanıyoruz. bunu burada yazınca bile bir iki mesaj geliyor onları savunan. biz akıllanmadıkça da böyle devam edecek.

    yunus yoruldu artık. oyunumuz artık güçlü değil. zorlanıyoruz her maçta. yunus da hiç dinlenmeden oynuyor. hep aynı performansı vermesi böyle zaten çok zor. olabilir bu tarz dalgalanmalar. ama sen oyuncunun şahsına ağır ithamlarda bulunursan bu tarz adamları tutamazsın burada. yani herkesin kötü dönemi oluyorken yunus'un böyle bir iki maç geçirmeye hakkı yok mu? daha önce de ıslıklandı bu çocuk. çalıştı, kendini kanıtladı ve geldi. çok da iyi bir sezon geçiriyor. biz niye böyle bir oyuncumuz varken ona maç sattı diye ithamlarda bulunuyoruz ya, sebep nedir?
  • 5385
    kerem aktürkoğlu'nun takımı kümede tutup üstüne şampiyon yaptıktan sonra girdiği triplere daha uel tarafından yapılan 2 paylaşım ile girmiştir. üstüne bir de sözleşme için diretmesi ayrı bir mesele. barış'tan falan yüksek alamazsın sen barış bu takımı neredeyse 2 senedir sırtlıyor her yerde deli gibi çarpışıyor senin gibi kaçmıyor yunus efendi. koridorda "yarın izlersin!" diye bağırıp buraya gelip 500bin'in lafını yapacaksan sahada hayalet olacaksan o ettiğin lafların sözde taraftarlığının pek de bir önemi yok.

    kimse de gelip bana yorgun demesin barış ne kadar süredir aralıksız oynuyor bir barış'a bakın bir yunus'a. yorgun olması gereken adam oyundan çıktıktan sonra orta açamadık bile. (bkz: 30 ocak 2025 ajax galatasaray maçı)
  • 5386
    casper gibi sahada gezinmesinin sebebi net bir şekilde belirlenip, çözülmeli. yorgunluk temelli olduğunu varsayıyorum.
    bu haliyle fedakarlık yapıp oynama kisvesi altında takıma daha çok zarar veriyor.
    bunu göremeyen kendisi ve okan hocam da artık bazı ısrarlardan vazgeçmeli ve daha net adımlar atılarak çözümler bulunmalı. yoksa hata üstüne hata yaparak devam ediyoruz.
  • 5388
    "iyi oynuyordu" denilen bu sezonun ilk yarısındaki maçlarda da aslında sadece anlarda iyi olan kanat oyuncumuz. yunus iyi oyununu hiçbir zaman maçın genel yayamadı/yayamıyor. yunus'ta son haftalarda eksilen asıl şey skor yapma becerisi ve ön taraftaki takım arkadaşlarıyla uyumu. kendisinde bir miktar şımarıklık da net olarak görülebiliyor. iyi oynadı denilen zamanda da yazmıştım, mutlaka iyi performansı maçın geneline yaymalı. ama yapamıyor. hala kendini geliştirebileceği, genç sayılabilecek bir yaşta. fakat bu anlayışla devam ederse arzuladığı noktaya gelemeyecek.

    (bkz: emre çolak sendromu)
  • 5389
    barış alper yılmaz gibi bir futbolcu olmadığı ve kendisinden sürekli ikili mücadeleye girmesini bekleyemeyeceğimizi biliyorum. bir kenarda barış'ın oynaması insanların yunus'u koşmadığı düşüncesine itiyor. aynı kanaatte değilim ancak son birkaç maçtır isteksizliği ve mücadele gücündeki azalma dikkat çekiyor. konu sözleşmeyse yunus'a yakıştıramam. büyük hayal kırıklığı yaşarım. umarım basit bir formsuzluktur ve tekrar form tutarsın yunus. sana ihtiyacımız var.
  • 5390
    performans düşüklüğünün sebebi biraz da yorgunluk olan futbolcu. torreira, apokerim, barış, mertens vs bu tempolara alışkın futbolcular geldikleri günden beri. ama yunus'un durumu çok farklı. yunus gerçek anlamda aslında bu kadar sık oynadığı ilk sezonunu yaşıyor. bir anda takımı sırtlaması beklenilen bir futbolcuya dönüştü ve bu da haliyle hem mental, hem beden yorgunluğunu beraberinde getirdi. ayrıca yorgunluk ana etken olsa da, para anlamında da sıkıntısı olması gayet doğal. sen adama bu takımı sırtla diye misyon yüklersen o da haliyle şartlarını geliştirmek ister. onu sallai'ye 2.5 milyon sıkarken düşünecektin.

    biraz dinlenmesi gereken futbolcumuz.
  • 5391
    30 ocak 2025 ajax galatasaray maçında kendisine yapılan müdahalede yere düşmeyerek takımın beraberliği yakalanmasına engel oldu. hadi düşmedin diyelim devamında o kadar saçma bir karar verdi ki...bunun yanında maç boyunca silik bir performans sergiledi. hele sakatlandığı pozisyonda yere yatsa ve kalkmasa hatta yalandan tedavi süresini uzatsa belki de 2. golü yemeyecektik. bu süre zarfında bir atakta ayağına 2 kere top geldi 2sini de rakibine verdi. gerçekten bazen anlamakta zorlanıyorum. sanki altyapıdan yeni çıkmış gibi amatör hataları yapması çığrımdan çıkardı.
  • 5393
    barış alper yılmaz’ın uzatmaya imza attığı yerde 2 ay top oynadı diye afrasından tafrasından menajerinin kaprisinden geçilmeyen, barış’ın aksine altyapı çıkışlı oyuncumuz. görüşmeler halen sürüyormuş.

    menajeri olan uyanığın blöflerine gelinmemeli. varsa avrupa’dan teklif getirsin 15 milyon euro’yu istediği maaşı avrupa’dan alsın. alabiliyorsa tabi.
  • 5394
    hiçbir zaman o kadar da iyi olmayan, ancak skorların da etkisiyle oynadığı oyun fazlasıyla abartılan oyuncu. barış alper yılmaz da hemen hemen aynı yaklaşımla değerlendirildiği için aslında aynı seviyeyi korusa da dönem dönem hedef tahtasına dönüyor.

    yunus galatasaray'da neyse, adana'da da oydu. ligin ilk yarısında da oydu. galatasaray'da artık taraftarın neredeyse sövmeye başladığı dönemde sahada teknik-taktik adına bişeyler olan maçlarda insiyatif alması gerekince çuvallıyordu.

    adana'da oynadığı dönemde kusura bakmasın ama adana demirspor'un kanat oyuncusuydu. adana demirspor sezonda kaç maçta karşısında ciddiye alıp da teknik-taktik disiplinle mücadele eden rakip görüyordu? kaç maçta maç boyu ısrarlı takip, sıkıştırma, alan daraltma ya da eşleşme problemi yaratma çabasına maruz kalıyordu? istatitikler, özet görüntüler ya da arada "taymlayna" düşen gol pozisyonları galatasaray'da yaptığından farklı ya da yoğun bir frekansta değildi.

    kiralıktan dönünce de "bu çocuk oldu" gazıyla sahaya atıldı. sürat ve istek vardı da gerisinde öyle aman aman bir farklılık hala yoktu. türkiye ligi'nde sonbahar güle oynaya geçilir, şampiyonluk derdi olan takımlar hariç diğerleri lale gibi gezinir sahada. o maçlarda daha çok deneyebilirsin, daha çok saçmalayabilirsin. 4-5 kere hatta 10 kere bile saçmalasan 11. fırsat gelir asist ya da golü yaparsın ve günü kurtarırsın.

    oysa türkiye ligi'nde kışın hatta ilkbaharda maçlar taşlar ve sopalarla yapılır. ligin en dandik adamı bile yeri gelir dünyanın en iyi alan savunmacısı falan olur. sahaya tek başına çıksa maç kazanamayacak takımlar makine gibi taktik disiplin uygular. işte öyle maçlarda 1 kere saçmalayabilirsin, hadi 2 kere saçmalayabilirsin. belki 3. şans gelse gol atacak ya da asist yapacaksındır ama o 3. şans bir türlü gelmeyebilir.

    yunus'un ilk yarıda sivrildiği maçlarda da iyi yapıp göze battığı şeyler genellikle defansif işlerdi. fenerbahçe derbisinden sonra herkes göklere çıkarılmıştı ama o gün yunus özelinde bakarsak yaptığı en hayati iş sahada kaldığı her dakika sanki hücuma çıkar gibi bıkmadan usanmadan geriye doğru yaptığı koşular ve topsuz aksiyonlardı.

    şimdi işler kötüye gittiği için, herkesin şapkadan tavşan çıkarması ya da elinde avcunda ne varsa ortaya koyup bişeyler yaratması bekleniyor. ama yunus kariyeri boyunca 8-9 kişinin kendi sahasına yayılıp karşıladığı hangi rakibe karşı kaç tane başarılır dripling yapabilmiş, kaç tane adam geçip de atağı bir sonraki istasyona taşıyabilmiş konusuna bakmadan eleştiriliyor.

    taraftar elbette futbolcusuna sahip çıkacak, yeri gelecek pohpohlayacak. bir yaptığı şeyi bazen üç sayacak. bunlar taraftarlığın doğasında olan şeyler. ama futbolcuyu yanlış değerlendirmek, yapmadığı şeyi yapıyormuş gibi kabul etmek ve günü geldiğinde o yapamadığı şeyi talep etmek mental olarak zarar veriyor.

    bir işi bir yapan adama üç yaptığını söylerseniz en azından ara sıra iki yapmasını sağlayabilirsiniz. bu hem özgüven hem de moral verir. bazen o özgüven ikinciyi yaptırır, bazen ikinciyi yapmanın özgüveni üçüncüyü yaptırır. bu ikisi karşılıklı beslenen olgular.

    ama bir işi yapamayan adama yapıyor gibi övgüleri dizdiğinde, bir gün yapması gerektiğinde yapamadığı yüzüne çarptığı zaman bildiğini de unutur. yanlış yere şişen özgüveni düşerken onu da öyle bir yerden onu alıp yere vurur ki, sadece yazık olur...
  • 5395
    göndersinler bunu.

    "galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. kısacası galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır" baba gündüz söylemiş. yunus tam ilk cümledeki tanıma uyuyor.

    yunus'un yapacaklarını daha az maaşa yapacak birileri elbet bulunur.
  • 5396
    hakkında sakız gibi büyütülen dedikodunun “hay menejerinize limon sıkayım” diye haykırasımı getirdiği futbolcu.

    70 yaşında yapacak bi işi olmadığı için en büyük hobisi birilerini dedikodu kazanına atıp pişirmek olan en azılı teyze grupları bile bizim taraftarımızın son dönemki hali önünde diz çöker tövbe ister.

    yunus her zaman bildiğimiz yunus’tu. biraz parladı ama ortalaması belli. son 1-2 maçta yaşanan form düşüklüğü de gayet standart inişlerin çıkışların bir parçası, olağan dışı pozitif performansının biraz standarda geri dönmüş hali.

    delinin biri “menejeri fişfikliyor” diye bir dedikodu attı ortaya, çocuk sesini çıkarmadıkça 2 hafta önce “camianın 25 milyon euroluk evladı” iken, 2 haftada sabotajcı haine döndü. varsa yoksa menejer. şu an herkes hem fikir, menejeri ile birlikte iyi para koparmak için en sevdiği kulübünü ihanet ettiğine. vallahi gazabından korkulur bu dedikodu kültürünün.

    allah rızası için bir salın şu çocukları ya, lütfen bir salın ya…
  • 5397
    söylentiler doğruysa eğer çok ayıp etmektedir. bu kulüp 10 senedir seni bekliyor, senin olmanı bekliyor. yıllar sonra nihayet 3 ay top oynayıp muslera maaşı istiyorsan kusura bakma.
    takımdaki yabancıları baz alıyorsan sen de biliyorsun ki bu oyuncuları türkiye'ye getirebilmenin tek yolu para. nasıl ki onlar avrupa'da bu paraları alamazsa, sen de bu paraları alamazsın. barış gibi, kerem gibi en az iki tam sezon ligin anasını ağlat, ondan sonra çık zam iste. (ve tekrar söylüyorum söylentiler doğruysa, günahını almayayım)
  • 5398
    hakkında çıkan son söylentilerin kimler tarafından ortaya atıldığını merak ettiğim oyuncu. futbolun başında futboldan anlamayan yöneticilerimizin, istediklerini almayınca yunus'u ortaya atmadıklarından %100 emin olabilir miyiz? olamayız bence.

    ha bence yunus son zamanlarda el kol yaparak, oyun içinde kaybolarak 3 ay içinde oluşturduğu krediyi birkaç maçta eritti. kerem'in 2 senede gösterdiği olağanüstü performansın ardından bir top kaybı makinesine dönüşmesinin ve saha içindeki negatifliğinin kredisinin ne kadar çabuk bittiğini kendi gözleriyle görmese tamam diyeceğim ama yunus'un bir an önce kendine gelmesi lazım. takım arkadaşlarına elinin kolunun oynamasını geçtim, rakibe 2-3 kez dirsek ve yumruk salladığı pozisyonlarda bizi sahada 10 kişi bırakabilirdi. bu gibi durumlar bana karakteri konusunda pek de olumlu sinyaller vermiyor.
  • 5399
    skor yapınca övülen yapmayınca eleştirilen futbolcu. bu konudaki yorumlar o kadar istikrarlı ki artık komedi tadı veriyor.

    skor yaparken de yapmazken de aynı oyunu oynayan futbolcu. asla ilk on bir için kadroda olmamalı aynı zamanda silip atılmamalı da. yaklaşık 5 sezondur buna uygun davranmayan galatasaray futbol takımı yöneticileri ve profesyonelleri, mevcut gündemden sorumludur.

    çok fazla gündem olmaması gereken bir isim. hem iyi hem kötü anlamda.
  • 5400
    şu ana kadarki sezon istatistikleri 30 maç 11 gol 6 asist olan yıldız futbolcumuz. skora olan katkısının yanısıra varlığı oyunumuzu ciddi şekilde yükselten bir etmen. son dönemde takımdaki genel düşüşten o da nasibini aldı ancak bu düşüşü sezon genelinde en iyi 3-4 oyuncumuzdan biri olduğu ve üst düzey bir performans verdiği gerçeğini değiştirmiyor.

    son dönemde hakkında yapılan eleştirilerin dozunun sebebiyle yönetimin muhtemelen komik bir rakama sözleşme yenileme isteğinin olmasının sebebi aynı; yunus'un evin oğlu olması. yunus evin oğlu değil elin oğlu olsa son dönemdeki performans düşüşü muhtemelen çok daha az bahis konusu olurdu, taraftar nezdindeki yeri çok daha yukarıda olurdu ve yönetim de muhtemelen hakkı olan sözleşmeyi verirdi. galatasaray camiası'nın altyapıdan çıkardığı değerlerini baş üstünde taşıması gerekirken bu oyuncuların yabancı oyuncuların sahip olduğu ayrıcalığın 10'da 1'ine sahip olmaması, bu oyunculara verilen değerin ve gösterilen tahammülün çok daha az olması hiçbir zaman anlayamadığım bir fenomen olmuştur zaten.

    ha gönül ister ki yunus da dahil olmak üzere her topçumuz çok daha az maaş alsın, takımın bir maaş tavanı olsun ama sen önüne gelen yabancı topçuya 2.5-3 milyon euro maaş verirsen yerli futbolcuna da hakkını vermek zorundasın, bu çocukları galatasaraylılık edebiyatıyla kandıramazsın. adama derler "300 bin euro maaş alan gözden çıkarılmış roland sallai'ye 2.5 milyon euro maaş vermeseydin o zaman" diye.
App Store'dan indirin Google Play'den alın