• 52
    taraftara karşı yapılmış büyük bir ayıptır. işini gücünü, yaşadığı şehri terkedip dondurucu olimpiyat stadı denilen saçma-eziyet yerde takımını desteklemek için büyük bir fedakarlıkla tribünü doldurmasının karşılığını taraftar böyle mi görmeliydi... koca kulüp basit bir yağmurluk organizasyonunu yapamaz mı ya, herkesin diline düşmeye değer mi allah aşkına. maçın oynanmasından 1 gün önce yağmurluk renkleriyle ilgili konuşuluyordu medyada yahu hiç mi aklınıza gelmedi gelenler için bir güzellik düşünmek,
    vallahi pes...
  • 53
    10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçında bize layık görülen(maçta değildim ama sen ben yok, oradaki herkes ben demek, biz demek) naylondan sonra benim gibi milyonlarca insan kaybedeceğimizi hissetmiştir bence.

    bakıyorsun ekranın karşısında adamlar yağmurluklar ile koreografi(sarı-mavi) yapmışlar, sosyal medyaya fotolar düşüyor adamlara verilen yağmurluk çok çok daha kaliteli.

    benim cefakar taraftarım da 28 tl.lik çöp poşetinden hallice incecik naylona layık görülmüş. tribünde sırılsıklam olmuş, takımın ruhsuz halinden habersiz galatasaray'ını izlemek için bekliyor...

    geçenlerde her zaman aldığım çöp poşetinden başka bir markanın çöp poşetini alayım dedim, fiyatı her zaman aldığım markadan çok daha ucuzdu. hani ünlü düşünür serdar ortaç'ın bir sözü var ya;

    "seni çöpe atacağım poşete yazık!"

    lan dedim ne kadar fark edebilir yani, bir deneyeyim bakalım marka algısına kapılmayalım para cebimizde kalsın.

    abi çöp poşetini daha yerleştirirken kantindeki kaşarlı tostun kaşarı gibi şeffaf olduğunu görünce hata yaptığımı anladım ama mecbur taktık kovaya.

    çöp dolup da kapıya çıkarırken poşetin elimde kalması ve verdiğim mücadeleden sonra anladım ki ben daha iyisine layığım. bahsettiğim şey poşet bu arada. bim/şok poşeti bile daha iyi yani bu aldığımdan.

    maçta sahaya giren poşetin bizimkilerin ayağına dolanması bile ironik aslında.

    şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır

    yani dursun başkan istediği kadar özür dilesin, bu işten sorumlu yönetici kimse onun ekibinde. zaten iyiden iyiye zayıf bir yönetim olduklarını her yerde her olayda belli ettiler son yıllarda. (marifet erden timur'daymış sanırım)

    mayıs'ta seçim var. o şampiyonluğu da verirseniz, tarih sizi tarihin en rahat döneminde şampiyonluk veren başkan olarak hatırlayacaktır...
  • 54
    biletler 1500-3000'e satıldı. şu maçtan da kar etmeyin zaten kar etsen ne kadar edeceksin? bunun sorumluları hala görevinde. bu olay galatasaray için kırılma noktasıdır. taraftar ile kulüp arasındaki bağ zedelendi. insanlara bir kere kendini değersiz hissettirdiniz mi tekrar düzeltmek çok zordur. hem yönetimin rezilliği hem hocanın şımarıklığı hem de futbolcuların isteksiz futbolu galatasaray'a derin bir yara açtı.
  • 59
    bu dandik muşambanın ilk dağıtılışı değil. benzer muşambayı ali sami yen'de de giydiğimi hatırlıyorum. bu sefer en azından şeffaf yapmamışlar da kırmızı olmuş.

    bu kadar sorun olmasının sebebi rakip takım yönetiminin taraftardan ne koparsak kardır demeyip kaliteli ürün getirip onlara değer vermesi oldu.

    galatasaray yönetimi taraftarını her daim "bunlardan ne koparırsak kardır" diye görmüştür.
  • 61
    https://x.com/...183708860573/photo/1

    ben şu kulübün yöneticisi olsam böyle bir rezalet sonrası 50 bin yağmurluk sipariş verir bir köşeye koyardım. akmaz, kokmaz. iddia ediyorum aynı maç, aynı yerde, aynı hava koşullarında bir ay sonra tekrar oynansın bizim yönetim yine muşamba dağıtır. bu kadar vizyonsuz ve öngörüsüz adamlar yönetiyor bu takımı. biz de bu adamlardan planlama ve yönetim başarısı bekliyoruz. daha çok bekleriz.
  • 63
    gsstore'daki kalitesiz ürünler satılıyor diye bize layık görülendir. gsstore'dan ürünleri alırken sırf beğeniyoruz diye aldığımızı sanıyorlar sanırım. neredeyse her ay irili ufaklı bir şeyler alıyorum gsstore markalı ürünlerden. destek için. aldığım neredeyse her ürün kusurlu oluyor irili ufaklı. mesela maçları izlerken giydiğim metin oktay tshirtünün dikiş yerleri orantısız. bir kol çapı diğerinden biraz daha dar.

    bu poşet saçmalığı ile layık görülene şaşırmadım ben. zaten yıllardır gsstore ile bize layık görülen benzerdi. maçta fb ile karşılaştırma yapılınca daha vurucu oldu sadece.

    gsstore'dan bir şeyler alıp desteğe devam edeceğiz ama bize bunu layık görenler pek orada kalmaya devam etmemeli!
  • 64
    binbir cefayla oraya giden taraftarı hem salak yerine koyup hem sırılsıklam etmesi bir kenara, günlerdir rakip taraftarın da dalga geçmesine vesile olan battal boy çöp poşetleri.

    işin daha kötü tarafı, insan bir yandan isyan edip nasıl olur diye haykırırken bir yandan da şaşıramıyor. çok değil 6 ay önce şampiyonluk kutlayacağız diye insanları saatlerce tayfundan hallice yağmur altında ıslatan da bu yönetimdi. bilet fiyatlarına %300 zam sokup bir de hazırlık maçına kombineler iptal diyip zamlı tarifeden bilet satma rezilliğine girişen de bu yönetimdi. bu yönetimi seçen de maddi manevi sömürülen taraftarı fan diye aşağılayan elitin hakim olduğu kongreydi.

    hobi olarak seçime giren, seçim kaybede kaybede bitap düşüp makara konusu olmuş adamları "konsensus" adı altında bir araya toplayıp da yönetim kurulu oluşturursan; bu yönetim de gider taraftara battal boy çöp poşetini yağmurluk diye verir.

    çok şaşılacak bir durum yok ortada.
  • 66
    yağmurluk/rüzgarlık artık adı ne ise o bile kendini rüzgardan koruyamayıp, sahaya uçarken bir de insanlara giysin diye vermişler. koca kulüpte bir kişi de dememiş ki, "bu ne rezalet". düşününce diyorum ki belki hiç verilmese daha iyiydi. 25 mayıs 2025 yenikapı şampiyonluk kutlamalarında insanlara yaşattıkları ile yeterince sınıfta kalmışlardı, bu da hafızalardan silinmeyecek, büyük çapta bir diğer rezalet oldu. yağmurluk, yönetim gönderir mi diye basite indirgememek lazım. zira olay basit bir yağmurluk değil, yönetimin gözünde taraftarın ne olduğu, iş yapma anlayışının amatörlüğü ve özensizliğidir. aynası iştir kişinin lafı boşa denmemiştir. kişinin ufak gibi görünen bir işe dahi bakışı ne ise tüm işlere bakışı da odur. bu anlayış değişmedikçe, arzu ettiğimiz kulübe asla dönüşemeyiz. bu dün kutlamalarda yaşananlardı, bugün yağmurluk, yarın bir başka şey olacak.
  • 67
    iki yağmurluk arasındaki fark aslında bir zihniyet farkıydı. bir maçı kimin daha çok istediğinin farkıydı. zihinlerde kimin daha üstün olduğunun göstergesiydi. eğer sahada futbolcular fark yaratmış olsaydı komik bir anı olarak kalırdı ama balık baştan kokar sözünün vücuda gelmiş haliydi. fark tam olarak şöyle bir şeydi:

    https://gss.gs/qG0.jpeg
  • 68
    normal şartlar altında, hele de başkan çıkıp özür diledikten sonra, sorumlularının istifalarını sunarak kulüpten ayrılması gereken rezaletin öznesi. yönetimin komple istifa etmesi gerekiyor, ama bundan ayrı olarak, kulüpte yegane işi bu gibi organizasyonları yapmak olan bir veya birkaç kişi var. bunu da beceremiyor (veya bilerek yapmıyor) ve de hiçbir sorumluluk hissetmiyorlar. divan'da sözü geçecek, bu kişiler "itham edilecek" mi merakla bekliyorum.
  • 70
    oraya giden taraftarı yağmurdan korumak dışında her işe yarayan çöp poşeti.

    o gece daha maç oynanırken işi gücü bırakıp bunu dile getirenlere "yönetimin değil federasyonun uygulaması. bir telefon açıp doğrusunu öğrenmek iki dakikanı almaz" diye tepeden konuşup manipülasyon yapanları da okudu bu gözler.

    aynı şekilde, haklı ve samimi tepkiler bir yana, birilerine girişmek için bekleyen ama uygun zemin bulamayan akbaba cinsi kanaat önderlerinin de zincirlerinin çözülmesine vesile olmuştur.

    o yere göğe sığdıramadığımız galatasaray biraz da böyledir. franck ribery gibi adamı kaçırmak pahasına 100. yıl balosuna fransız sanatçı getirilir. muhasebe günü geldiğinde balonun organizasyonu, ribery gibi adamın kaçırılmasına galip gelir.

    amatör şubeleri yönetenler her sezon al gülüm ver gülüm işlerle, kötü kadroları büyük maliyetlerle kurup taraftara sinir krizi geçirtir. ancak ne zaman ki sezon ortasına denk gelen yılbaşı etkinliklerinde cemiyettekiler "ay sizin takımın hali ne öyle ahahaha" yapınca apar topar eli yüzü düzgün topçular indirilir de sezonun namusu kurtulur.

    bu battal boy çöp poşetini dağıtma işi de muhtemelen bu tarz bir çekişme sonrası kelle alacaktır. garibim taraftar da bizim baskımıza dayanamayıp aldılar diye düşünüp kendine paye verecektir...

    oysa, tamamen götten sallıyorum senaryoyu, yönetimdeki/organizasyondaki x bir kişinin yükseldiği bir cemiyet üyesinin arkadaş grubunda bu işin dalga konusu olması yapılacak tüm eleştiri ve protestolardan daha etkili bir dinamik olacaktır.
  • 71
    oraya gidecek adam havanın nasıl olacağını zaten günler öncesinden biliyor- ki o stadyumun olduğu bölgenin mikroklimasının sert rüzgarı soğuğu daha da hissettiriyor. önlem almak oraya gidenin kendi sorumluluğu. buna rağmen kötü kalite olsa da bi' yağmurluk dağıtılmış. iddia ediyorum fb'de bizim dağıttığımıza benzer kalitede ürün dağıtsa tek ses eden olmayacaktı. buradaki tek sorun fb'nin bizim dağıttığımıza oranla çok daha iyi kalitede bi' ürün vermiş olması. bu kıyas kültürü benim açımdan boş iş. ben zaten önlemimi alıp gitmişim oraya o dağıtılan önemi yok. bu yağmurlukların dağıtılmasının türkçedeki karşılığı bi' nevi jesttir. yani bi' bakıma mecburi bi' şey değildir. bunun da ucuzu pahalısı ölçülmez. mesela ben bu durumu yönetimin bana verdiği değer olarak görmem isterse yönetim bana hiç değer vermesin beni hiç ilgilendirmez. ben koşulsuz şartsız severim her zaman galatasaray'ı yönetimler, isimler şunlar bunlar benim için detayın detayıdır.
  • 74
    evet o havada, o stadda, ucunda kupa olan bir finalde yağmurluk dağıtmak zorunda yönetim.

    neden, çünkü stada yarı yarıya giriyorsun karşı takımla. taraftarının tamamen senin arkanda olması için takımın renkleriyle seyirciye bir bütünlük yaratmak için dağıtmak zorundasın.

    karşı taraf lacivert ya da sarı lacivert, sen her renk olamazsın bi bütünlük içinde olmalısın. taraftarının takımının arkasında olduğundan emin olmak takımın bunu hissettiğinden emin olmak zorundasın.

    yoksa oraya giden kimsenin teoride ihtiyacı yok takımın vereceği kıçı kırık yağmurluğa.
  • 75
    nasıl ki kulüpler taraftarlarının yaptıklarından sorumluysa yönetimler de taraftarların konforundan sorumludur. hatta bu bir zorunluluktur. tırnak içinde zengin bir kulüp olan galatasaray mevcut yönetiminden ayrı tutulamaz ve yaptıkları galatasaray ile özdeşleşir. başarıda nasıl anılıyorlarsa başarısızlık anında da yönetime pay verilir. bizler sadece taraftar değil aynı zamanda müşteriyiz. ben burada örnek verdim daha önce. 2008 yılında sami yen'de dağıtılan yağmurluk neyse o gün dağıtılan da aynısıydı. hiç mi değişmedi bu annesi kötü teknoloji?
    bunu giyen bilir, hiçbir mukavemeti yoktur yağmura karşı.
    o zaman bileti satmasınlar kura ile dağıtsınlar. her osuruktan işe para alıyorlar ama tribünde 1 tost kolaya 500 lira istiyorlar.
    bu rezil işleri yapan yönetimi savunmak da sanki yeter ki zenginler üzülmesin, taraftar poşetede girer düşüncesi gibi geliyor.
    rakip isterse altın kaplı kapişon taksın, sen standart kalitede yağmurluk dağıtmak zorundaysın.
    ham maddesi plastik değil mi bunun? gerekirse armalı yaptır sat uygun fiyata. emin olsunlar oraya gelenler onu alırdı da. her maç orantısız ceza veriyor federasyon bizim trübünlere. gücü yetmediği için kombineli taraftarın da hakkını yiyorlar. buna da mı lolo?
App Store'dan indirin Google Play'den alın