her
türk vatandaşı gibi kendisinin de
adil bir şekilde yargılanmasını, kendini savunabilmesini ve önce suçunun
ispat edilmesini dilerim.
bunu talep etmek
vatandaşlık görevidir.
bugün olan şey "ben istemezsem kimse belli bir makama gelemez" ya da "seçim de kazansanız ben onay vermezsem hiçbir şey yapamazsınız" demektir.
bu tavır ve yöntem ülkemizi inanılmaz
tehlikeli noktalara doğru götürmektedir.
fenerbahçe başkanı olması adil yargılanmayı hak etmediği anlamına gelmez. tabii ki kimse dokunulmaz değildir, ama itibar suikasti ülkemizde normalleştirilmeye çalışılıyor - bu kabul edilemez.
ezeli rakibimiz
ebedi dostumuz derdik eskiden, maalesef artık sadece düşman gözüyle birbirine bakan, birbirinden nefret eden mankurtlaşmış kitlelere dönüşmeye başladık.
evet suçun çoğu karşı tarafta, benim de tespitlerim sözlükte mevcut. asla
fenerbahçe doğruları yapıyor demiyorum, burda kimse bunu söylemez zaten.
ama bu tarz tüm ülkeyi ve bizim hayatımızı etkileyecek düzeyde olaylarda içimden fanatik bir taraftar gibi bir şeyler yazmak hiç gelmiyor.
hakkıyla kazandığı bir seçim
yine bir kişinin elinden alınıyor ve bu bir
alışkanlık haline geliyor.
açıkçası küçük çocuğu olan bir
baba olarak endişeleniyorum, ülkemiz iyice yaşanamaz bir yer oluyor maalesef...