resim
Nordin Amrabat
Takım:Wydad
Mevki:Sağ Kanat
Yaş:38
Boy:1.78
Uyruk:Fas
  • 630
    gelişi, holosko'nun beşiktaş'a gelişine benzedi. taraftarı mutlu etmiş, aşk dolu, tutku dolu, engel tanımayan, gurur okşayacak bir transfer.

    astronomik bonservisi, akıllara mehmet topuz'u getirdi. transferin çetrefilliği, verilen çılgın bonservis, kayserispor'un istediğini er ya da geç alması..

    bu tip sokak futbolcularını hep sevdim. zaten kendisinin futbolculuğu, yetenekleri tartışılmaz. ama şu sistemde ne vereceği tartışılır.
    maaşı tartışılmaz. ama verilen bonservisin çılgınlığı üzerine sabahlara kadar konuşulur.
    kendisine verilen bonservis bedeli melo'ya verilmezse günah keçisi olur.

    amrabat'ı seviyorum. benim geçen sezon izlediğim imparator'un 4-4-2'sinde 900 bin avro'luk engin baytar'ın verdiği katkının çeyreğini, 160 bin avro'ya oynayan emre çolak'ın verdiği katkının yarısını veremez.

    veremediği gibi sistemin işlerliğine de ket vurur.

    ha derseniz ki, iyi tamam, kanatsız oynuyoruz. ama bazen oyun sıkışıyor. skor bulamıyoruz ve kanat oyuncusuna ihtiyaç duyduğumuz anlar oluyor. o anlarda aydın giriyor ya, işte şimdi amrabat girecek..

    bu da yanlış olur. hani elbette aydın'ın gireceği yerde bundan sonra amrabat'ın girmesi çok çok daha iyi ama oyuna 60. dakikadan sonra giren bir adama da 8 milyon euro bonservis verilmez. veremezsin. çünkü real madrid değilsin.

    sevgiler.

    melih şabanoğlu.
  • 633
    şimdi gelin dürüst olun. siz amrabat transferinde galatasaray'dan çıkan parayı mı yoksa kayserispor'un toplamda kazandığı parayı mı dert ediyorsunuz?

    çünkü buna iki farklı açıdan bakınca sayılar tamamen değişiyor.

    bir 8 milyon euro olayı geçiyor. doğrudur, kayserispor'un toplamda kazandığı para 8 milyon euro. ama galatasaray'dan çıkan para 8 milyon euro değil. bir kere 3 milyon euro'sunu amrabat veriyor. kalan yarısını da sponsor karşılıyor. bizzat abdürrahim albayrak söyledi. yani bu durumda galatasaray'dan direkt çıkan para 2.5 milyon euro.

    evet tekrar soruyorum, sizi hangisi rahatsız ediyor da bu denli bu fiyata takıldınız?

    galatasaray'dan çıkan 2.5 milyon euro'mu yoksa kayserispor'un toplamda ettiği 8 milyon euro'luk gelir mi?

    önce durumu böyle ayrıştırmak lazım. amrabat maliyet olarak ne bi tabata'dır ne de mehmet topuz'dur. üstelik ikisinden de çok çok daha iyidir. 60. dakikadan sonra oyuna girecek bir oyuncu falan da değildir. direkt 11 oynayacak. bu neyin tantanası anlamış değilim. toplamda kasamızdan çıkıcak 2.5 milyon euro'luk bir meblağ ile çok çok iyi bir kanat oyuncusu aldık. fatih terim'in elinde çok büyük bir yıldıza dönüşebilir.
  • 638
    haftasonu rehaveti sağolsun oturdum ve geçen sene oynadığı tüm karşılaşmaların özet görüntülerini izledim.

    izlediğim kadarıyla olumlu özellikleri:

    - ani gelişen ataklarda hızlı düşünüp feyk çalımlarını çok rahat atıyor. kornerden sekip gelen toplarda bam diye abanmıyor yani, ince işçilik yapıp defansı deliyor.

    - sol kanattan ortaya doğru, savunma arkasına doğru delici paslar atabiliyor. yani herkes selçuk inan derken, burak yılmaz'ı en çok besleyen oyuncu kendisi olabilir. ara ara xavi misin mübarek dedirtebilir.

    - adam eksilterek topu içeri doğru rahatça çekebiliyor, bu esnada bek bindirme yaparsa önüne topu bırakıveriyor.

    - dikine gidiyor. yani kontra atağa çıkarken alıp, bi bekleyip, bakıp, kağıt kalem plan çizmiyor(oyuncunun hasan şaş'tan ayrışan en büyük yanı bu) rakibi gardı düşük bulmuşken basıyor depara. ve defansların hızına yetişemeyeceği biçimde koşuyor.

    - çok rahat faul kazandırıyor takımına. selçuk-hamit-burakvarken güzel haber.

    - fena orta açmıyor. muhteşem değil ama kafayı gördüğü de çok oluyor.

    - gözükmediği, ön planda olmadığı, yeteneğini hissettirmediği maç sayısı çok az. neredeyse en iyi performanslarını da dört büyüklere karşı vermiş. büyük maç seviyor.

    - ve bizim için en önemli özelliği. kapalı bir savunmaya karşı hücum ederken, karşısına rakip sağ beki alıp, biraz yokladıktan sonra, topu tepip sıfıra doğru koşuyor. ve rakip bek ne olduğunu anlamaya çalışırken ondan önce topa yetişip sıfırdan orta kesiyor. ribery'nin en yi yaptığı şey yani. bunu hemen her maç bir kez yapıyor. şöyle söyleyeyim: bu özelliğini iyi kullanırsa asist sayısı rekora koşar.

    - kontra ataklara bayılıyor. bu sene öne geçip rakibin disiplinini bozduğumuzda burak ile birlikte tarihi farklara yol açmamızı sağlayabilir.

    - bizim için en önemli ikinci özelliği: yıkılmıyor. kendini kolayca yere bırakmıyor. kanatta didişiyor, iri yarı defans oyuncularına fiziksel üstünlük kurabiliyor. tam türkiye ligi oyuncusu yani.

    zayıf özellikleri:

    - bazı maçlarda topu içeri çekip 40-50 metre demeden şut çekiyor. ama şutlar hem çok hızlı değil, hem de genellikle ortaya. bilgisayar oyunlarında, sırf kaleyi bulan şut istatistiği artsın, belki bi mucize olur denilerek yapılan vuruşlar gibi. takım komple atağa çıkmışken şutu çekip şevki kırıyor.

    - defansa çok fazla yardım etmiyor. allah için geri gelmişliğine rastladım 2-3 kez ama yeterli değil. yine de rakip kanat oyuncularını rahat bırakmıyor, yakınlarındaysa bi kovalıyor. çok rahat orta açmamalarına neden oluyor.

    - vuruş algısı üst düzey değil. ayağıyla kalenin içi arasında gizli bağlantı yok. ceza sahasında bitiriciliği çok yüksek değil, yanlış şut tercihleri yapabiliyor. kaleciyle karşı karşıya, hatta boş kaleye dahi kaçırma ihtimali mevcut. hatta kaleciyi geçip defans oyuncusunu önüne aldığı pozisyonlarda bile, defansı da mı geçsem, kaleye yürüyerek mi girsem diye düşünebiliyor.

    ilk başta burun kıvırdığım bir transfer olmasına karşın, izlediklerimden sonra biraz daha ümitvar konuşabiliyorum kendisi hakkında.

    izlediğim özetlerde sadece önemli pozisyonlar olduğu için, ortasahada erittiği toplar, yaptığı kötü top kontrolleri ya da hücuma çıkarken kaptırıp rakibe kaptırdığı toplar varsa gözükmüyor. yine de eskişehir maçında kaptırdığı bir top kamara tarafından gole çevrilmiş. not düşelim.
  • 643
    avrupa'nın iyi ekiplerinde de, takım savunmasına diğer arkadaşlarından daha az katkı yapan, gücünün önemli bölümünü atak organizasyonları için kullanan yetenekli oyuncular var ama sözkonusu oyuncular takımın kendisine sağladığı bu lüksün karşılığını veren, beklentileri karşılayan oyuncular oluyor. skora yaptığı direkt ya da dolaylı katkılarla kendisine biçilen görevin hakkını veriyor belli ki amrabat'ta galatasaray' da bu kontenjandan kendisine yer bulacak ilk onbirde. fakat türkiye ligi'ni bir kenar bırakacak olursak özellikle avrupa'da oynanacak zorluk derecesi yüksek maçlarda amrabat'ın ortaya 'görsel şov'dan öte şeyler koyması gerekiyor. oyun kilitlendiğinde beklenmedik bir iş yapıp skoru takımın lehine çevirebilmeli ya da hücumda ekstra işler yapmalı. açıkcası, kendisinin bunu başarıp-başaramaması bu seneki avrupa macerasının rotasını direkt etkileyecektir. benim şüphem tam bu noktada yoğunlaşıyor; kendisine verilecek bu görevi avrupa kupalarında ne denli başarabilecek, bunun altından hakkıyla kalkabilecek mi? yoksa bu anlamda fazla bir katkı sağlamayan amrabat takımı sahada bir kişi eksik oynatacaktır.
  • 645
    bakıyorum da amrabat'ın savunmaya az yardım ettiği ağızdan ağıza yayılarak her yerde konuşulmaya başlandı. gürcan bilgiç'in de bu konudaki yorumu aynı. amrabat'ın takım savunmasına katkısının az olduğu için galatasaray'ın geçen seneki takım direncinden uzaklaşacağı yönünde.

    amrabat çok güçlü bir oyuncu ve fizik kondisyon olarak takımdaki bir çok oyuncudan üstündür. takım savunmasına katkı vermemesi veya az katkı vermesi gibi bir durum söz konusu değil. kayserispor'da bir çok maçta bütün hücum organizasyonlarında kendisine bel bağlandığı için zaten savunmaya katkı yapmasını beklemiyorlardı. ancak özellikle kayserispor'un büyük takımlarla oynadığı maçlarda eğer kendisine sol açık oyuncusu gibi görev verilmişse savunmaya çok katkı sağladığını görebilirdiniz.

    özet olarak kendisinin fatih terim'in taktiksel anlayışına çok uygun bir futbolcu olduğunu düşünüyorum. dinamik, güçlü ve yetenekli bir oyuncu. kendisi 2012-2013 sezonunda çatır çatır savunma yapacaktır. kütür kütür de asist yapacaktır aynı zamanda.
  • 647
    transferine sevinenlerdenim fakat bahsetmeden de geçemeyeceğim bir olayı var amrabat'ın. 2011-2012 sezonundaki 2-0 kazandığımız kayserispor deplasmanında çok iyi oynayan amrabat, bir pozisyonda yerde kalan elmander'in çaktırmadan bileğine basmıştı. tıpkı lugano'nun wagner'e yaptığı gibi...

    yanlış anlaşılmak istemem. kapanmış gitmiş bir olay zaten ama amrabat umarım bu tip hareketleri bizim formamızla da yapmaya kalkmaz. yeni sezonda zaten tüm şerefsizler üstümüze oynayacağı için futbolcuların davranışlarına dikkat etmeleri lazım. yoksa adamlar madeni buldu mu amrabat'tan girer fatih terim'den çıkar.

    ha bu arada şerefsiz dedim de aklıma geldi. hani güzide spor medyamız bizim amrabat'ı kayserispor maçından önce ayarttığımızı söyleyip durdu ya. kuyruklu yalan. yukarıda bahsettiğim maçta sahanın en iyilerinden biri olan amrabat'ın o performansı fatih terim'in dikkatini çekmiş, ertesi gün de medyada terim amrabat'a hayran kaldı haberleri çıkmıştı. yani tüm olay maçtan sonra oldu. buraya not düşeyim dedim.
  • 648
    psv'ye sonraki satış yüzdesini de biz verecekmişiz. 8 milyon euro kayseri, 2 de psv diyorlar. normalde bu 2'yi kayserispor'un psv'ye vermesi lazım ama onu da bize kitlemişler. inanılır gibi değil.

    hani futbolculuğunu tartışmaya gerek yok da, bu fiyatlar, bu transfer öyküsüyle iyi oynaması yetmez, çok iyi oynaması lazım amrabat'ın.

    çok eksiyle geldi çünkü. bugün tabata bu kadar yerin dibine sokulduysa tamamen o fiyat yüzünden. yoksa o kadar rezil bir performans sergilemedi tabata beşiktaş'ta. ya da mehmet topuz..normalde de vasat futbolcu ama daha vasat gözükmesinin sebebi kendisine verilen bonservis.

    amrabat'ta da aynısı olacak. ki bu adamın bir de 4-3-3'e döndürme ihtimali var bizi. sistem için çok önemli bir dişli olan engin'i kesecek olmasına mı üzüleyim, verilen bonservise mi yanayım, kayserispor'un istediği er ya da geç alıyor olmasına mı sitemleneyim, psv'ye verilmesi muhtemel olan 2 milyon euro'ya mı güleyim bilemedim.

    iyi futbolcusun. ama transferin hiç içime sinmedi amrabat. seni seviyorum. kayserispor'da kalıp aşk acısı çekmeye devam etseydin daha çok severdim.
  • 650
    kendisi için psv'ye ödenecek para yetiştirme bedeli değildir. psv amrabat'ı 18 yaşından küçük olarak transfer etmiş olmayıp 21 yaşında transfer etmiştir. dolayısıyla bu yetiştirme bedeli değildir. peki nedir? psv'nin kayserispor'a transferine izin verirken aralarında yaptıkları sözleşmede tespit ettikleri sonraki satıştan pay alma maddesidir bu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın