izlerken net bir 3-4-3'ün 10'a kırılan serbest oyuncusu imajı verdi bana. bağlantısı beklenmedik derecede güçlü. fakat bizim 4-2-3-1'imizde oynayabilmesi için defansı absürt derecede kötü. sadece ilk yarı yediğimiz 6 geçişin, 5'inde direkt kadrajda yoktu ki, kadraja girecek koşuyu da atmıyor zaten. barış alper 10 pozisyonun 7'sinde geri koşturunca gelmediği 3 pozisyon üzerinden kolaj yapılıp tüm gün twitter'da edit falan izlemek zorunda kalıyoruz. sane gibi bir süperstar bile 4-2-3-1 garabeti yüzünden maçın %80'ini geçişlerde hammallık yaparak geçiriyorken kendisinin hiçbir pozisyonda lütfetmemesi biraz düşündürdü.
dolayısıyla 4-3-3 ve 3-4-3 türevlerine geçiş yapmaz ve 4-2-3-1'de ısrarcı olmaya devam edip sola da kendisini atarsak, bugün hunharca öven tayfa 1 ay içinde hater'i olarak zuhur eder.
kendisine gelirsek tekniği buram buram parlıyor. açıkçası 10 numarada oynayabilmesine pek ihtimal vermiyordum fakat, kayseri referans alınamayacak kadar kopuk bir takım olsa da merkezde aldığı topların çizgiye oranla çok daha etkili olması beni şaşırttı. ilk maçı özelinde sette anlaşmazlıklar yaşayıp, finallerde parlayacağını düşünmüştüm. fakat tam tersine sette muazzam işler yapıp, finallerde hiç matah değildi ki, şöyle bir maçta sadece 1 kilit pası var. orta isabeti de 5/1 kalmış.
özetle 3-4-3'ün çift 10 numarasından biri olarak da, 4-2-3-1'in 10 numarası olarak da bi görmek istedim açıkçası. zira bizim psv gibi net bi 4-3-3 oynatmamız ve yanına da saibari gibi azman bi box to box koyamayacağımız çok açık.
(bkz:
1 şubat 2026 galatasaray kayserispor maçı)