• 38451
    "biz yükümlülüklerimizi yerine getirmek adına son derece çaba gösterdik. merak ediyorum, salgın sürecinde maaş ödemeye çalışan gençlerbirliği gibi kaç kulüp vardı. ya da en önemlisi bu kulüplerden kaçı kendi yağında kavrularak bunu sağlamaya çalıştı. kimseden ekonomik olarak tek kuruş destek almadan takımımızı ligde bıraktık. gençlerbirliği için ligde kalmak başarı olmamalı ama taraftarımızdan bir senelik arayı ve sonrasındaki ekonomik ve psikolojik faktörleri göz önünde bulundurmalarını rica ediyorum."

    murat cavcav
  • 38454
    "alt yapısından itibaren formasını giydiğim, kaptanlık gibi çok büyük onuruna ulaştığım trabzonspor'umuza, bir buçuk sezon yardımcı antrenörlük ve altı ay da teknik direktör olarak hizmet etme gururunu yaşadım. beni bu göreve layık gören başkan ve çok değerli yönetim kurulu üyelerine, yardımcı antrenörlük dönemimde beraber çalıştığım başta ünal karaman dahil olmak üzere görev yaptığım tüm ekip arkadaşlarıma, beraber çalışma fırsatı bulduğum tüm oyuncu arkadaşlarıma ve kulüp personelimize çok teşekkür ederim".

    "futbolculuk döneminde olduğu gibi, antrenörlük görevinde de hiçbir zaman hiçbir şart ileri sürmeden, bordo-mavi renklerine aşık olduğum kulübüme en iyi hizmeti vermek için arkadaşlarımızla birlikte gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. ancak gelinen süreçte, beklenmedik koşulların da etkisiyle camiamızın kilitlendiği şampiyonluk hedefine ulaşamadık. profesyonel kariyerime devam etmekle birlikte, her zaman trabzonspor camiasının bir ferdi hatta neferi olmaya devam edeceğim.üstlendiğimiz bu kutsal görevde elimizden geleni yapmaya çalıştık, takdir taraftarımızın ve büyük camiamızındır. trabzonsporumuzun türkiye kupasını kazanacağına ve şampiyonlar ligi'ne giderek ülkemizi başarıyla temsil edeceğine yürekten inanıyorum".

    hüseyin çimşir
  • 38456
    ''biz bu işi ev yapmak gibi, asfalt dökmek gibi düşünüyoruz. ne kadar çabuk yaparsak o kadar iyi olacakmış gibi… fakat asfaltı hızlı döktüğümüz için asfalt düzgün olmuyor, yamalar yapıyoruz bu sefer. sonra beğenmiyoruz, aynı yeri tekrar kazıyoruz. hep aynı hareketler… bir evi hızlı bitirmeyi marifet sanıyoruz. ama zamanla elektrik sorunu, su sorunu baş gösteriyor. görünmeyene yatırım yapmayıp, yüzeysel başka şeyleri cilalayıp satmak müteahhitlerimizin, iş adamlarımızın temel mantığı bu ülkede. bunu futboldan ayırmak mümkün değil. çünkü bakış açısı aynı, bu hareketleri yapan insanlar futbolda da yöneticilik yapıyor. geldikleri andan itibaren futboldaki hamleleri de hızlı, çabuk, taraftara ve medyaya beğendirme amaçlı. görünene yatırım yaparak medya üzerinden halka da sunmuş oluyorsunuz bunu. popülaritenin üzerine atlanıyor ve her şey bu kısır döngü içerisinde yaşanıyor.

    biz futbol açısından tüketen bir milletiz. çok hızlı başarı bekliyoruz; yabancı sayısı ve yabancıya yönelimin de içinde bulunduğu bütün şeylerin temel kaynağı bu. üretmek uzun; sabır, beceri, bilgi istiyor, görünmeyene yatırım istiyor. oysa kaynakları görünene yatırmanın getirisi onlar için daha fazla. bu paraları yöneten insanlar bir şekilde futbol dünyasına dışarıdan gelen insanlar. futbolun sorunlarının çözülmesinden ve büyümesinden ziyade görünene yatırım yaparak kendi reklamlarını yapıyorlar. ana kısım burası, bunu halledemediğimiz sürece her şey günü kurtarmaya yönelik olur.''

    aykut kocaman
  • 38459
    "sosyal medyada trabzonspor taraftarlarından onlar için en uygun hoca olduğuma dair mesajlar görüyorum. muhtemelen deliliğimi, fenomen yaşama tarzımı seviyorlar. trabzon futbolla yaşayan bir şehirdir"

    "trabzonspor şampiyonluğu kaçırdı ama çok yakındılar. en sonunda bir şey oldu ama ne olduğunu tam bilmiyorum. türkiye'de şampiyonluk için mücadele etmek, dünyadaki her teknik direktör için bir onurdur ve iyi bir meydan okuma olacaktır"

    "trabzon'u biliyorum, futbolla nefes alırlar. orada insanlar yatağa gidene kadar futbolu konuşurlar, uyandıklarında tekrar başlarlar. şampiyonluğu kaçırmak onlar için çok kötüydü"

    marius sumudica
  • 38472
    pandemi sonrası hiç maç seyretmedim. galatasaray'ın ligi beşinci bitirmesine de üzülmedim. sadece fatih (terim) hoca'nın onca haksızlığa rağmen ses çıkarmamasını manidar/anlamlı buldum. kimin şampiyon yapılacağını anladı herhalde! ne dedi sadi şirazi:

    -“ iki şey aklın eksikliğini gösterir. konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak.”

    fatih hoca bu sezon yarışma olmadığını, “birilerinin” paraya çok sıkıştığını anladı!

    başakşehir'in şampiyon olmasıyla polemikler başladı; sanırım yıllarca sürecek…

    örnek vereyim:

    beş yıl önce times dergisinin kapağında bir alman futbol takımı vardı: fc schalke 04.

    mavi-beyazlı takım, 4 mayıs 1904 tarihinde lise öğrencileri tarafından kuruldu ama işçi sınıfının takımı oldu. büyük kömür ocaklarının bulunduğu bölgede kurulduğu için “madenciler” lakabıyla anıldı.

    takımın kaderi, bir taraftarı sebebiyle değişti: adolf hitler!

    times'ın kapak haberi de buydu: “en kötü 50 futbol taraftarı” listesinin başında hitler vardı. habere göre, hitler, schalke 04 taraftarıydı; schalke'nin o dönemdeki başarısının altında naziler bulunuyordu.

    times iddiasını, hitler'in iktidarda olduğu 1933 ile 1945 yılları arasında schalke 04'ün 6 kez şampiyon olmasına dayandırdı. (takımın tarihinde toplam 7 şampiyonluk vardı; en sonuncusu 1958 yılındaydı.)

    mesele şuydu:

    sürekli şampiyon schalke 04, “yeni almanya” örneği olarak nazi rejiminin propaganda aracıydı!

    ya başakşehir? “yeni türkiye” örneği mi?

    siyaset-futbol ilişkisi

    20'nci yüzyılda kitleselleşmeye başladığından beri futbol, siyasetin ilgi alanında.

    kulüplerin de buna itirazı pek yok; siyasilerin verdiği ekonomik, sosyal ve siyasi güçten faydalanmak kolaylarına geliyor…

    futbol tarihimizde bunun somut örnekleri çok. mesela… milliyetçilik akımını güçlendirmek isteyen ittihatçılar izmir'de altay'ı kurdu. istanbul'da ise galatasaray'dan ayrılan “progres” kulübünü satın aldılar. ve ismini değiştirip altınordu yaptılar; başkanlığına da talat paşa'yı getirdiler… birinci dünya savaşı'nda fenerbahçe, beşiktaş ve galatasaraylı futbolcular cepheye giderken altınordulu futbolcular için muafiyet kararı çıkartıldı. bugünün üç büyükleri o dönem sahaya eksik oyuncu ile çıkarken altınordu 2 yıl şampiyonluk kazandı!

    keza: galatasaray'dan ayrılanların kurduğu (yeni kurulduğu için en alt kümeden başlaması gerekirken birinci kümeden lige başlatılan) güneş futbol takımı da 1937-38 sezonunda şampiyon oldu. açılışı beyoğlu halk fırkası salonunda yapılan ve başkan olarak atatürk'ün yaveri cevat abbas gürer'in seçildiği takım, 1938-39 sezonuna da iyi başladı; ilk 4 maçta 3 galibiyet 1 beraberlik aldı; fakat atatürk'ün vefatıyla ligden çekilip kendini feshetti!

    politika, futbol kulüplerini propaganda aracı olarak hep kullandı/kullanıyor. ki bu sebeple kimi zaman “yeni rejimin” sembolü için “yeni takımlar” oluşturuluyor!

    haklı ya da haksız şurası gerçek:

    tarih, başakşehir'i “erdoğan'ın takımı” olarak yazacak; şampiyonluğu “şaibe” sözcüğüyle birlikte anacak…

    para… para…

    futbolseverler biliyor ki:

    bu sezon iki damattan birinin takımı şampiyon olacaktı:

    ya göksel gümüşdağ'ın başında olduğu başakşehir ya da berat albayrak'ın desteklediği trabzonspor…

    şehir takımı trabzonspor'un şampiyon olmasını bekliyordum. şampiyonluğu elleriyle verdiler. beceriksizlikte maçların seyircisiz oynanması ne derece etkili oldu? neyse. bu tür sorular tartışılmayacak kadar futboldan uzak sezon yaşandı…

    odaklanmamız gereken şu:

    futbol, bir endüstridir; ve parasız düşünülemez. türkiye süper ligi, 750 milyon euro'ya yaklaşan geliriyle avrupa'nın en büyük yedinci ligi…

    istanbul büyükşehir belediyesi gelirlerini kaybeden başakşehir bu yıl şampiyon olmasaydı, dağılıp giderdi. kurtuldu ya da “kurtarıldı” mı demeliyim! niye? mesela salt futbolda “yeni türkiye” imajı için mi? yoksa… gerek lig şampiyonluğuyla 146 milyon lira; gerekse şampiyonlar ligi'ne “ayak bastı” parası 15.2 milyon euro kasasına koyacak. diğer bonuslar ile uefa geliri 25 milyon euro'ya çıkacak… bu geliriyle başakşehir katarlılara satılır mı?

    iktidar gücüyle futbol üzerinden ne servetler kazanılıyor… (hah işte! -gökçekler gibi- bu sezon takımları osmanlıspor da küme düştü!)

    bu arada...

    katarlılar'a ait bein sport zarara gidince iktidarın "eşcinsellik" üzerinden (dört yıldır türkiye'de olan) netflix tartışması çıkarmasını nasıl yorumlamak gerekiyor? yanıt yukarıdaki satırlar arasında gizli.

    soner yalçın

    https://www.sozcu.com.tr/...ga-mecburdu-5944746/
  • 38473
    "bugün bir arkadaşımızla daha vedalaşıyoruz. maalesef üzücü de olsa gerçekler bunlar. ben mariano'yu geç tanıdım; ama önemli bir oyuncu ve önemli bir insan. kendisiyle çalışmaktan çok mutlu oldum. o mevkinin en zeki ve en teknik oyuncularından bir tanesi mariano oyun taktiğini o mevkiden organize edecek yetenekte birisi. göstermiş olduğu karakteri ve insanlığı sebebiyle kendisine teşekkür ediyorum. onu tanıdığım için çok memnunum. kulübüm adına, şahsım adına, tüm galatasaraylılar adına teşekkür ediyorum."

    fatih terim
App Store'dan indirin Google Play'den alın