resim
Mustafa Cengiz
Görev:Başkan
Doğum:25.12.1949
Ölüm:28.11.2021 (71)
Uyruk:Türkiye
  • 1501
    kendisi galatasaray a.ş'nin başındaki isimdir. kendisi insanları düzgünce yönetip, önüne gelen değerleri takip etmeli buna göre kararlar almalıdır. altına atadığı isimlerin yaptıkları hatalardan da kendisi sorumludur. benim sorumlu olacak halim yok. koskoca galatasaray'ı sezona forvetsiz başlattım diyecek ve susucak. biz böylede iyiyiz falan demicek. biz böyle de iyiysek kendisi sayesinde değildir.

    bir de biz de şu var. "o gitcek yerine daha iyisi mi var." yahu arkadaş. eleştiriler insanları düzeltmek için var. evet ffp falan filan zor. ama doğru insanlarla ve menajerlerle çalışsaydı feghouli'yi, maicon'u çok rahat elinden çıkarabilirdi. elinden çıkardıklarıyla da çok rahat ffp kıskacından çıkabilirdi. 29 gol atmış gomis'i 6 m euro'ya zor sattık. boşa tatava yapmaya gerek yok. bu 3 oyuncunun değeri en az 20 milyon eurodur. biz 6 kazandık. seneye de 2'ye 3'e feghouli'yi anca satarlar. sonra ffp. heye gardaş.
  • 1502
    baskani 2 acidan degerlendirmek lazim. baskanin kendi sorumluluklari ve yonetimi.
    kanimca baskan kendisi olarak basarili, yaptigi maddi isler, uefa'dan men yemememiz bunun gostergesi. fakat yonetimde bir sikinti var. bu transfer donemindeki basarisizligin nedenini bir kac gundur dusunuyordum ve bir tez kafamda olusmustu fakat baskani dinlemeden bu tezin dogrulugunu teyit ettirmek zordu.

    baskanin roportajini izleyemedim ama buradaki yorumlari okudum,"ne dediler" basligini okudum ve daha once tahmin ettigim teshisin dogruluguna emin oldum. bu sene transferdeki basarisizligimizin ana nedeni, futbol sube sorumlusu birisinin olmamasi ya da varsa da sadece sifat olarak var olmasi. kendilerinin bir agirligi, yaptigi bir is yok. her sey fatih hoca ve a.albayrak'a birakilmis gibi.

    permanent arkadas guzel ozetlemis durumu
    "dünden anladığım şu: teknik heyet ve scout ekibi bir futbolcu hakkında olumlu görüş veriyor. transferini talep ediyor. bu talep “birileri” tarafından değerlendiriliyor, gerçekleştirilmeye çalışılıyor. olmazsa, olmuyor. olumlu geçerse görüşmeler, finalize etmek için başkanın önüne geliyor. kim bu “birileri”? çünkü bu “birileri” transferin de ötesinde aynı zamanda futbol şubesinin sorumluları. ben bunu anlıyorum. başkan’a gomis’i soruyorlar, modeste’yi soruyorlar, vagner love’u soruyorlar, cevap hep aynı: “benim kulak misafiri olduğum kadarıyla”. demek ki konu imza aşamasına gelene kadar mustafa cengiz’den habersiz ve bağımsız gelişiyor. bunu açıkça ifade de etti “a, b, c, d planlarımızdan hiçbiri benim önüme gelmedi, finalize olmadı” dedi. ama bu planları finalize edemeyen kim? "

    ben burada sunu anliyorum, hem is bitirici transfer yapacak hem futboldan anlayan birisi yok yonetimde. a.albayrak 2. baskan olarak baska bir acidan transfer yapmaya calisiyor fakat kanimca kendisi bu konuda yeterli degil. a.albayrak 2. baskan olacaksa oncelikle maddi konularda yardimci olmali, kendisinin isi futbolcu transferi bitirmek olmamali, ki bence bunu iyi yapamiyor zaten. ben tv onunde oflayip puflayan transferi bitirememesini saglik sorunlariyla basina anlatan bir 2. baskan istemiyorum bence bu klubumuzun agirligina yakismiyor.

    bize gerekli olan, fatih hoca ile ego savasina girmeden, hocanin isteklerini kendisiyle tartisip konusup (evet hocanin istegi onemli ama oldugu gibi degerlendirmek yanlis, her zaman 2. bir cift goz olmalidir) uluslarasi seviyede is yapabilecek, mumkum mertebe scout takimiyla da calisip dogru mevkilere ucuz futbolcu bulup bunlarin transferini sessiz sedasiz yapabilecek birisi. ama hocayla uyum cok onemli, 2 ayri bas gibi calisilirsa ayni unal aysal donemi gibi olur.

    fatih hoca futbolun 1 numarali patronu ama o florya icinde kaliyor, kalmali da. kendisinin 1. onceligi mevcut takim olmali. fakat kendisine florya disinda futbolu ilgilendiren konularda yardimci olacak futboldan anlayan biri lazim.

    malesef hocanni golgesi falzla buyuk oldugu icin yonetim tum futblu (florya ici ve disi) ona birakmayi dusundu fakat bu bence dogru bir yaklasim degil. hocanin enerjisi sinirli, bu yuzden onun istedigi takimi olusturmaya yardim edebilecek yabanci dil bilen, turk, futboldan anlayan ve uluslararasi baglantilari olan birisi lazim. ama en onemlisi hocanin suyuna gidebilecek birisi olmali.

    zor ama sanirim boyle bir adam olmadigi icin istedigimiz ucuz yabanci futbolculari alamiyoruz.
  • 1503
    bilmeden hesaplamadan 55m€ alacağız diye ortaya çıkmaz. tahmin ettiği miktarın gelen paradan fazla olmasının kendisine bir yararı yok. hatta o parayı transferde kullanamıyoruz da dedi. sadece kar/zarar dengesinde önemli. yani para gelecek, transfer yapacağız demiyor ki yanlış hesap olsa bile en çok kendine zararı var. bu üçe sattığı taşınmazı beşe satmış gibi bir konuşma değil. uefa'dan gelecek garanti miktardan bahsediyor. olması gerekenden az söylese üstünü hiç edecek derdim ama fazla söylemesinin kendisine ne gibi bir fayda sağlayacağını merak ediyorum?
  • 1504
    başkanın her zaman dediklerini anlıyor ve savunuyorum tabi fanatiklik yapmadan. kendisi de zaten özeleştirisini yaptı.
    benim için tek kıstas galatasaray takımının refaha kavuşması. gerisi teferruat. yine başkanın dediği gibi ağlayan taraftarları görünce "tutma kardeşim o zaman " diyesim geliyor. gerçekten çoğu renkdaşımız dursun özbek yönetimine mustahak.

    ezeli rakiplerimizden biri bir sürü transfer yaptı ama hiç bir bölgesi şuan tam güven vermiyor.
    bir diğeri satılan oyuncuların yerini dolduramadı.

    biz ise belki de şampiyonluğa ve avrupaya mal olacak bir hata yapmış olabiliriz . ama bunu zaman gösterecek.

    ne olursa olsun elini taşın altına koymuş bir kişi karşısında kimse ikiye bölünmemeli. çünkü bugün seçim olsa kim çıkıp gelecek bunu görmemek tam anlamıyla geçmişten ders almadığımızı gösterir.
  • 1505
    (bkz: 4 eylül 2018 mustafa cengiz trt spor yayını)

    ilgili yayındaki konuşmalarını henüz izleyebildiğim başkanımız. ben galatasaray sözlük hakkında kötü bir şey yazarken elim titrer. burada ailem var ancak bu yayın sonrası eleştiri yaparken sivrilen ve haddini aşan taraftarlar beni hayal kırıklığına uğrattı.

    başkanın üslubu, konulara yaklaşımı, dürüstlüğü takdire şayandır benim açımdan. bir başkası için olmayabilir, görüş farklılığı zenginliktir. ancak galatasaray başkanına haddini aşan sözcüklerle ithamda bulunmak ayıptır! ayrıca analitik düşünmeden, enine boyuna tartmadan, twitter'daki 13-14 yaşındaki çocuk edasıyla galatasaray'ı ve başkanını eleştirmek hoş olmuyor. ne kazanacağımıza yahut kaybedeceğimize iyi bakmamız lazım.

    bir grup türedi. bizi dursun'dan kurtardı diye hiç mi eleştiremeyeceğiz diyen. eleştireceğiz, orada problem yok. fakat ben şahsım adına başkan ve yönetimini artık dursun'dan kurtardı diye sevmiyorum. oraları çoktan aştık. sevme sebeplerimiz ve bize kattıkları onca şeyi nasıl görmezden gelirsiniz? başkan ve yönetimi olmasa neler olurdu, bu yönetim neler başardı en basitlerine bakalım mı?

    - uefa'dan men yemiştik. bu neyi tetikler biliyor musunuz? (en basitinden ndiaye şu an burada olur muydu?) borçlarımız ne hale gelirdi? (bkz: fenerbahçe)
    - kulübümüzün ciddi anlamda borçları ödendi.
    - kur etkisinden önemli miktar korunduk.
    - terim ile muazzam saygın bir ilişki kurularak bozguncuların bizi eski günlere götürmesini engelliyor sayın başkan.

    sapla samanı karıştırmayalım.

    ben daha önce keşke yayına çıkmasa, bir süre konuşmasa demiştim yıpranmaması adına. adamcağız çıkmış tüm samimiyetiyle kendisini ifade ediyor. ben burada hakkında yazılanlara inanamıyorum.

    zeka seviyesi yüksek, belli bir zihinsel olgunluğa erişmiş, parayı ve büyük organizasyonları yönetmiş herkes başkanın konuşmalarından fazlasıyla tatmin olmuştur.

    çok net savunacağım kendisini! körü körüne değil, eleştirerek, okuyarak, izleyerek, takip ederek ve hesap sorarak. fakat asla başkalarına yedirmeyeceğiz. devamlılığı için uğraşacağım. var ol başkan!
  • 1506
    sorulan sorulara net cevap vermeyen ya da veremeyen başkanımız.

    konu gomis'ten açılıyor. niçin sattı, neden ucuza gitti vs. bunları anlatması gerekirken, lafı dolandırıyor. toplam üç kere karşılaştım, asansörde beni tanımadı gibi şeyler söylüyor. bunlardan bize ne? sen asıl soruya cevap ver, ana konuda bizi aydınlat.

    son gün transferinden bahsederken scout şefi üç gün uyumadı diyor. kardeşim onun uyuyup uyumaması bizim derdimiz mi? neden söylendiği halde transfer yapmadın bana onu anlat.

    ya da 10 dakika trt'yi övüyor. süre zaten kısıtlı, bırak trt övgüsünü de taraftarın merak ettiklerinin cevabını ver.

    bilerek ya da bilmeyerek galatasaray salah'a erecektir diyor, hadii oradan muhammed salah'a geçip 5 dakika konu dışı konuşuyor.

    kısacası 04. eylül.2018 gecesi adeta alay edercesine hepimizin iki saatini çaldı, hiç bir konuda kamuoyunu tatmin edemedi.
  • 1508
    samimiyetine inandığım, hatasını kabul etmesine sevindiğim, fakat henüz yeniden desteklemediğim başkanımız.

    şu an yapması gereken şey sadece çıkıp ben hatalıyım demek değildi aslında. bunu herkes söylüyor, söyleyebilir. bu hatanın tekrarlanmaması için ne yapıyor, ne yapacak onu anlatması gerekiyor.

    türk futbol yöneticiliği henüz o seviyeye gelmedi, bu yüzden kredisi var hala gözümde. kendisine de iş öğretecek değilim. şu an yapması gereken şey, o scout ekibi diye koruduğu ekibin içine girip sorunları belirlemek, feghouli ve belhanda'nın satışları için şimdiden anlaşmaları sağlamak, hatta imzaları attırmak, gelecek parayla da galatasaray'ın ihtiyacı olan transferleri yapmak.

    aksi durumda günü kurtarmaya çalışan başkan olur ve emin olun o günü kurtaramaz.

    böyle gidersek, ocak ayı gelecek. şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkamadıysak bu kadro zaten ligi götürür, devre arası transferleri çok pahalı vesaire diyerek ne oyuncu satacak ne oyuncu alacak. gruptan çıktıysak ise beşiktaş'ın bayern münih'i vagner love ile eleyebileceğini düşünmesi gibi gidip vasat bir forvete parayı bağlayacak, yahut yine başı kesilmiş tavuk gibi oradan oraya atlayacak, ve çıkacağımız 2 maç için milyonlarca euro'yu sokağa atacak.

    istediğimiz bu değil.

    istediğimiz, planlı programlı hareket etmesi. bu transfer döneminde ne oyuncu satışını ne de oyuncu almayı beceremeyen scouting sistemindeki sıkıntıyı çözmesi, teknik heyetle ve yeni yapılandırdığı scout sistemiyle, doğru oyuncuları ivedilikle belirlemesi, teknik heyetin onay verdiği oyuncuların satışı için gerekli kulüplerle iletişime geçmesi ve bunu transfer dönemini beklemeksizin, hemen yapması. böyle yapması demek, büyük resmi düşünmesi, idare etmemesi demek olacak çünkü. galatasaray'ın ihtiyacı olan hamleleri günün şartlarına göre değil, yapılması gerektiği için yapması gerekecek.

    iyi niyetine güveniyor ve bunları yapabilmesini bekliyorum. umarım yanılmam. aksi durumda başarılı olamayan bir takımla zaten tökezleyeceğiz, elimizdeki gelirlerden de olacağız ve o ffp denilen beladan hiç kurtulamayacağız.
  • 1509
    sosyal medyada başkanımız için birkaç troll tarafından forvet alamadık diye istifasını istiyorlar. unuttular galiba dursun özbek'in bıraktığı enkazı devraldığı günleri. bende çok kızdım oyuncu alamadık, eren derdiyok ile ocak'a kadar nasıl idare ederiz, gomis'i aratırmı diye. ama hiçbir zaman bu zamanda, bu kadar para konusunda sıkıntı yaşamadığımız şu günlerde istifaya çağırmak nankörlüktür. dursun özbekli zamanları mı özlediniz?
  • 1511
    maç yerine match diyerek dikkatleri çeken klas insan.

    basketbol şubesindeki transfer borçlarını abdürrahim albayrak'a ödeteceğini söyledi. borçları takan şube menejeri konusunda hala bir yaptırımı yok.

    bir de şubeden sorumlu yöneticilerimizin kesin önemli bir işi çıkmıştır. yoksa şubenin en önemli sorunu çözülürken kesin onlar da giderdi...
  • 1512
    basketbol şubesi üzerinden yıpratılmasını manasız buluyorum.

    ben galatasaray başkanı olsam şubeyi direkt kapatırdım. amatörler oynasın derdim. realist olmakta fayda var. sürekli ekonominizi zedeliyorsa bir şube, böyle bir mali krizde varlığını sürdürmemelidir. basketbol şubesinin mevcut mucadelesi takdire şayan.

    onun dışında çalışanlarla ilgili sıkıntılar mevcut. eminim içerisinde türkiye'nin en değerli hukukçularını barındıran bir camiada herşey en ince detayına kadar düşünülmüştür. hukuk öyle bir şey ki, yapacağınız bir hareket başınıza çok büyük dertler açabilir. sandığınızdan çok daha farklı altyapısı olabilir problemlerin. o yüzden bazen genel manada güven telkin ediyorsa yöneticiler, tüm detaylarını bilmediğimiz sorunların çözümü için uyguladıkları stratejilere güvenmekte fayda var diye düşünüyorum.
  • 1515
    ünal aysal dönemi hariç zaten basketbolda iyi olduğumuz bir dönem yok. * o iş tamamen sponsor ve para işi.

    ülker gibi, doğuş gibi sponsorunuz yoksa yürümez.

    bana kalırsa da zaten hiç oraya para gömmeye gerek yok. basketbolu da çok seviyorum ama bu maddi çıkmazda gereksiz bir zarar kalemi.

    bunun dışında diğer amatr branşlar da bırakalım amatör olarak kalsın. türk sporu nereye gidiyorsa onlar da gitsin. amatör sporları da devletimiz düşünecek artık.

    bu sebeple futbol dışı branşlar üzerinden yerden yere vurulmasını anlamsız buluyorum.
  • 1517
    12 eylül 2018 divan kurulu toplantısında biraz dinleyeyim dedim pişman oldum. bir galatasaray başkanıyla dalga geçiliyor alenen.

    duygun yarsuvat denen zat kürsüye çıkıyor. mustafa cengizin konuşmasında bahsettiği "ünal abi ve duygun abi döneminde alınan izinler" cümlesinden dolayı cevap hakkı doğdu diye kürsüden süre isteyerek çıkıyor. ilk cümlesi "ben hala hatırlıyorum yaşlanmadım" konuşmanın ortasında onay hakkında cevap veriyor "ben herhangi bir onay almadım kesinlikle, aldıysam da hatırlamıyorum" diyor..
    konuşmasının son cümlesinde; "üyeliğin açılması için söyleniyor bunlar" dedi ve kürsüden indi asıl amacını belli etti. milleti ayartmak ve kışkırtmak. halbuki tüzükte tek değişiklik önerisi finansal dönem periyodun değiştirilmesi.

    ardına bir dayı çıktı; dursun özbek'in konuşmasını tercih ederim o kadar çok saçmaladı. "geçmişteki hiçbir yönetim genel kurulda finansal açıdan yanlış bilgi vermemiştir" diyor.. mevcut yönetimi yerden yere vuruyor aklı sıra böyle argümanlarla.
    https://kralspor.ensonhaber.com/...galatasaray_3735.jpg

    bunlar daha en en ufak konular. satır aralarını çekip aldım. siz genel konuşmaları, genel havayı düşünün artık.

    mustafa cengiz de nasıl beta bir adamsa artık hala oraya çıkmış değerli büyüklerim diyor, terleye terleye kendini açıklamaya çalışıyor şu tiplere. yerinde olsam alayınızın der kürsüden inerdim, deveye hendek atlatmak daha basit.
  • 1518
    sezonun ilk yarısında 10 dakika süre almış olan ve yerli oyuncu kontenjanı dolduğu için takımdan birilerini göndermeden oynatamayacağı 35 yaşındaki tuğba taşçı'yı sırf tipinden dolayı 300 bin lira gibi şubenin bütçesine göre önemli bir paraya transfer etmişliği bulunan şube menejerini o koltuktan indirmediği için dahi basketbol üzerinden yıpratılmayı fazlasıyla hak eden başkan.

    keşke "hay basketbolunuza" diyebilecek kadar yürekli olsa da tıpkı belhanda'nın asisten 8 önceki pası yapışının övülmesi gibi argümanlarla savunan taraftara karşı şubede ne haltlar döndüğünü, adına tasarruf dense de aslında israf edildiğini her defasında bilal'e anlatır gibi anlatma derdinden kurtulsaydık...

    şubeyi batırmışlar, e batıran orda ama ona dokunmayayım.
    sponsorluk paralarını kırdırmışlar. e kırdıranlara dokunmayayım ama yeni sponsor gelsin onları da silkeleyelim.
    düşük bütçede çalışmaya razı koçum var ama ona istediğim oyuncuları aldırtıp para yedirtemem, bir bahaneyle göndereyim...
    ondan sonra bir boka yaramayan kadro kurup parayı ziyan edip "paramız yok bunlarla idare edin" diye ortalarda gezineyim...

    "paramız yok bu sene ara veriyoruz" demek var mı, o da yok.

    mesele taraftar tepkisi olsa zaten bunlar olmazdı. tek korku şubenin başına çöreklenmiş akbabalar aç kalmasın...

    sorsan biz yıpratıyoruz başkanı, yoksa her hamlesi galatasaray lehine...
  • 1519
    galatasaray'dan beslenenlerin tekerine comak sokan büyük adamdir.

    taraftar zaten yürüyen ölülere kinli, bir de o kisiler mustafa cengiz'in karsisina tehditle cikiyorlarsa bu saatten sonra taraftar olarak baskanin yaninda olmaliyiz.

    su anda bir konusmaci kendisine yellow friday ve grey weekend'in ingilizce kelimelerden olusmasina tepki gösteriyor.

    bu tepki gösteren kisi, ne var gs baskani olmakta ben de istesem olurum demisti ve dursun özbek'in adamiydi.

    herkes akilli olsun baskanin yaninda olalim.
  • 1520
    galatasaray spor kulübü başkanı olarak her bir branşta olan, olabilecek ve olmuş sorunlar için yönetim kurulu ile birlikte çözüm üretmek amacıyla görev isteyen ve görev verilen kişidir. kendisinden önceki başkanlar da aynı nedenlerle başkanlık makamına gelmiştir. futbol, basketbol, briç, su topu, yelken, binicilik hiç fark etmez. bu branşlar galatasaray spor kulübü amblemi ve adı altında mücadeleye çıkıyorsa, sorumlu olanlar başkan ve yönetimdir.

    basketoldaki güncel sıkıntıların çözülememiş olması en azından benim gözümde koca bir eksidir. bunun için istifasını isteyecek değilim. bir çok sıkıntı ile boğuştunu da algılayacak zekadayım. ama bu basketbol şubesinin kötü hatta berbat yönetildiği gerçeğini değiştirmez. bunun için eleştirilmesi kadar da doğal bir şey olamaz. ilk kez görev aldığında da aynı kişilere şubeyi vermişti ve hiç bir olumlu hareketleri olmamasına rağmen ikinci kez seçildiğinde de aynı kişilere verdi. bir hatayı iki kez tekrarladı maalesef başkanımız. sadece bu bile bence basketbola açık bir şekilde önem vermediğini gösteriyor ve bu benim içim kabul edilemez. isterse futbolda şampiyonlar ligi şampiyonu olalım, futboldaki doğrular basketboldaki yanlışları götürmez.
  • 1521
    bugun itibari ile galatasarayimdan 1 kurus yarar gorenlerin mamasini kesmesi gereken baskan.

    dedelerin gittigi, yararlandigi tesis, artik neresi varsa ucretini
    ucuk seviyelere cikar. 1 sise suyu bile 100 tl ye ver bu faydasizlara.ses cikaran olursa da hani sevdamiz galatasaraydi diye sor. sizden aldigimiz paralari kulube aliyoruz zaten de. ya seve seve ya seve seve.
  • 1522
    kendisine dair yazdığım ofsaytlanan entrym ve forvet transferi konusunda yaşanan durum dahi destek olmamı engelleyemez. çakal sürüsüne yem edilmemeli ve dürüst başkanımız görevine devam etmelidir. eleştiri her zaman olacaktır ama galatasaray değerlerine sahip çıkan bir başkanımız olduğu sürece destek baki olacaktır. yanındayız sevgili başkan. verin yetkiyi görün etkiyi.
  • 1523
    kendisi ve yönetiminden üyeler gibi bizlerin de çözüm beklediğimiz konular mevcut ama burada adımlar atılamadığı için "istersek seni koltuğundan ederiz" minvalinde açıklamalar yapmak, sözlükte iletiler yazmak hiç yakışmıyor diyeyim. evet üyelerin oylarıyla göreve geldi mustafa cengiz ve saygısını her defasında belirtiyor fakat nasıl bir tavır takınması isteniyor tam anlamış değilim.

    kabul etmesi belki birilerine zor geliyor ama geçmişte alp yalman dan tv de duymuştum. "galatasaray kulübü başkanı kulübün reisidir,lideridir. son söz hep ona aittir."
  • 1524
    her ne kadar kendisini kışkırtmaya yönelik davranışlara maruz kalsa da şimdiye kadar yaptığı gibi kendisine yakışır şekilde sükunetini koruması gereken, dursun özbek'ten sonra 5. günün şafağında doğudan gelen ak gandalf misali insan... yönetimde istediği kadar çatlak sesler farklı görüşler olsun. biz taraftar olarak arkandayız sonuna kadar.
  • 1525
    galatasaray spor kulübü başkanlığı makamında en büyük mücadelesi ne sabırsız taraftar ne de ligdeki rakiplerimizle olacaktır. 12 eylül 2018 olağan genel kurul toplantısında da görüldüğü gibi başta duygun yarsuvat ve taner aşkın gibiler olmak üzere köhne zihniyetli dedelere karşı olacaktır. bu mücadelesinde taraftar olarak her mecrada kendisine destek olmalı ve ne galatasarayı ne de taraftarı gerçek anlamda temsil eden başkanımızı statükoculara yem etmemeli sonuna kadar yanında olunmalıdır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın