kariyer eğrisi ve futbolculuk bakımından burak yılmaz'ın mısır edisyonu demek yanlış olmaz. kabiliyetsizliği sebebiyle antalya'da, beşiktaş'ta, fenerbahçe'de taraftarın boy hedefi olan burak;
selçuk inan ile bir araya gelip voltran oluşturunca cristiano ronaldo'nun zirve haliyle aşık atar hale kadar gelmişti.
salah'da da benzer bir durum var. chelsea'nin bonservisini elinde tutmak istediği ama sahaya sürmeye de sıcak bakmadığı bir futbolcuydu. roma'da bir şeyler yaptı. sonra liverpool'da firmino ve mane ile bir araya gelince bambaşka bir seviyeye çıktı. manchester city'nin senede 4 puan kaybettiği haline toslamasalar muhtemelen 3-4 şampiyonluk da onlar alacaktı. ekip dağıldıktan sonra takımı sürükleyip kazandıkları 2024-25 şampiyonluğu da burak'ın otuzlarının sonunda lille ile şampiyonluk yaşaması gibi bir şeydi.
bu noktadan sonra salah'tan çok da bir şey beklemek hata olur. en azından 2018-2022 arası dönemdeki gibi şeyler beklemek...
zaten liverpool sonrası önce beşiktaş, sonra trabzonspor için adının ciddi iddialarla anılması net bir şekilde buralara okutma çabasıdır. liverpool'da kazandığı parayı kazanabileceği ender pazarlardan biri türkiye olduğu için aslında bir yandan da çok mantıklıdır. galatasaray'ın ihtiyacı 2026 değil 2018 salah klasında ve formunda futbolcular. fenerbahçe'nin ise dili son yıllarda yeterince yandı "yeni icardi, yeni osimhen, yeni torreira" aramaktan.
senelerdir sezonu kasım'da kapatan beşiktaş ve var olma çabası içindeki trabzonspor içinse nispeten daha mantıklı görünüyor. hatta ikisine de bu haliyle seviye atlatabilir. işin içine siyaset, bürokrasi ve bağlantılar girince de türkiye pazarının zorlanması kadar doğal bir eğilim yok.