resim
Milan Baroš
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:44
Boy:1.83
Uyruk:Çek Cumhuriyeti
  • 5288
    2004-2005 yılında kendisi şampiyonlar ligi kupasını kaldırırken burak yılmaz kendi kalesine gol atıyordu. yani atıyormuş;

    ''burak, 2004-2005 sezonunda ise profesyonel lig kariyerindeki ilk golünü attı. alsancak stadı’nda karşıyaka sk önünde 2-0 yenik durumda olan takımı adına farkı bire indiren golü atan genç forvet, bitime üç dakika kala kendi kalesine yaptığı vuruşla rakibini 3-2 öne geçirdi. o dönemki adıyla türk telekom lig a’da 2004-2005 sezonunu 29 maçta attığı sekiz golle tamamladı ve takımının en skorer ismi oldu.''

    aljshdlajshdjashdlkajhsdkajhsdkjahsdjkahsdjka. amk.
  • 3200
    herşey güzel giderken belamızı arayıp bu adamı gönderirsek emeği geçenlere hakikaten çok söverim. tamam yaşlanıyor ama kabuk değiştirirken yapılması gereken yerine burak yılmaz, mevlüt erdinç, eren derdiyok gibi avrupada bile kalbur üstü sayılan yerli forvetlerden birini alıp bir sezon falan o yeni forvet takıma alışana kadar barosu takımda tutmaktır. sonrasında ister takımda tutar çok kaliteli ve derin bir forvet hattı oluşturursunuz ister satıp gencini alırsınız... benim gönlüm jübilesini bizimle yapmasından yana. hem bırakana kadar da genç, yetenekli ve yerli bir forvet yetiştirmemizde çok katkısı olur.. böyle delikanlı adamları bile harcıyorsunuz ya hakikaten anlamıyorum sizi. hani bizim gelenekler vardı efsaneler vardı ne oldu ona? adam o kadar hizmet etti herkes ipini çekmeye çalışıyor, kalkıp fenere gitse nasıl söversiniz ama. vefa karşılıklı olur. şimdi başlamayın o oynadı biz de maaşını da verdik diye. o bize beraber iş yaptığı bir kurum gibi bakmıyor biz de ona aynı şekilde bakmamalıyız. karşılıklı bir sevgi saygı var. büyük kulüpler kendi değerlerini koruyarak büyük olmuştur. biz de öyle büyük olduk. yedek kulübesine bakın bir. imaparator dışında hepsi 10 sene önce sahadaydı. imparator da efsane kaptanlarımızdan. barcelonaya bakın. guardiola cruyff rijkaard olmasa şimdiki barcelona olabilir miydi? biraz derin düşünün pazarda elma satmıyorsunuz. siz de haklısınız tabi. tüketmeye o kadar alışmışsınız ki...
  • 3742
    son zamanlardaki form düşüklüğü, büyük oranda birlikte oynadığı necati ateş ile kimya uyuşmazlığındandır. ikisi de ayrı ayrı iyi ama birlikte gol üretme sıkıntıları var. milan baros asla küçümsenecek bir forvet değil, hakkını yememek gerekir. bir ara johan elmander'in de yaşadığı "gol atamamanın yarattığı sıkıntı"yı yaşadığını düşünüyorum. o dönem de elmander için "bir gol atsa çözülecek" diye düşünüyorken, sonradan öyle bir açıldı ki şimdi durdurabilene aşk olsun! (bkz: #866377) milan baros da er ya da geç çözülecektir ve play-off zırvalığında ilaç gibi gelecektir. birlikte oynadıkları maçlarda, performans olarak necati ateş öne çıkıyor gibi görünse de, "milan baros bitti" demek haksızlık olur.

    sonuç olarak;

    necati ateş - johan elmander ikilisi çok iyi olmasa da başarılı sayılır,

    ama necati ateş - milan baros ikilisi kimyasal olarak uyuşmuyor,

    haaa johan elmander - milan baros ikilisi derseniz işte o tadından yenmez...!
  • 3131
    shabani nonda bile en formsuz ve vasat döneminde gittiğinde pişman olduk gönderdiğimiz için. adamın penaltı atmaya bile hali yoktu. ona rağmen sonraki haftalarda nonda'yı aradık. baros hala takır takır oynuyorsa, gol atıp asist yapıyorsa baros'u göndermek tarihin en büyük hatalarından birisi olarak kayıtlara geçer. zaten avrupa'da yokuz. performansı düşük halde bile olsa ligin üstündeki bu forveti harcamamak lazım. bence kimseyi yollamadan 1 yabancı forvet almak gerek.
  • 2221
    galatasaray için savaştı bu adam. en çok savaşan. yenilgiyi kabullenmeyen tek kişiydi takımdaki. sakattı, oynamadı sezonun bir bölümünde. ama sahada olduğu sürece ayakta kaldı. yılmadı, kabüllenmedi sonucu. yediremedi kaybetmeyi kart gördü ama takımının boynu bükük ayrılmasını gururuna yediremediği içindi bu. şimdi gitsin deniyor kendisi için. sakat-mış. kart görüyor-muş. takımın ruhu denilen kişi ne arda'dır ne cengaver servet'tir. bu adam ve geleli 4 ay olmuş olsa da culio'dur. ha takımın ruhu satılacaksa satılsın tabi. drogba gelirse yırtar eminim bir yerlerini baros gibi, culio gibi. maçı kaybetememek adına yırtınır eminim.
    yeni birini bulunca karısını/kocasını terk eden kişilere nasıl bakıldığı aşikarken yeni bir futbolcu gelecek diye 3 senelik gözbebeğimiz nasıl gözden çıkarılıyor. gitsin! deniliyor, ve bu gayet ciddi söyleniyor. sonra neden bu hale geldik diye soruluyor. galatasaraylılar beşiktaşlılaşıyor, fenerbahçelileşiyor günden güne. bizi biz yapan değerleri tekrar gözden geçirip yine de gitsin diyen olursa eyvallah.
  • 4702
    an itibarı ile kendisini daha çok sevdirendir... şöyle ki,

    5 dakika kadar önce çalıştığım yere victoria plezen taraftarı bir çek geldi, ve bulunduğumuz yerden havaalanına ne kadar sürede gidebileceğini sordu. söyledikten sonra güzel bir restaurant var mı diye sordu ve kendisine galatasaray adası'ndaki suda balık, suda kebap ve aslan restaurant'ı tavsiye ettim.

    galatasaray kelimesini duyduğu andan itibaren restoranmış, uçakmış siktir etti ve futbol konuşmaya başladık. kendisinin yedek olduğunu, formsuz olduğunu ve euro 2012'nin kaderinde büyük bir dönüş noktası olduğunu söyledim ve kendisi de sizin ülkenizde gol kralı olmuştu yanlış hatırlamıyorsam dedi ve ekledi, kendisi bir avrupa şampiyonasında meşhur olmuştu - ne yazık ki sonu da bir avrupa şampiyonasından dolayı oldu dedi.

    ve ekledi; galatasaray, baros'un yerine çok kaliteli oyuncular koyabilecek kadar güçlü bir takım. ama çek cumhuriyetine böyle efsaneler çok fazla gelmiyor. baros gibi bir futbolcu için uzun yıllar beklemekten korkuyoruz dedi.

    ah ulan baros, yerlisi-yabancısı kaç taraftarı tarumar ettin amk senin.*
  • 5360
    gördüğüm en iyi forvet değil ama en sevdiğim forvetti. zaten çok sevmek için de en iyisi olmasına gerek yok. aklımda baroş hakkında hep kalacak olan şey, başakşehir'e yatarak gol atmıştı adam. olduğu yerden rövaşata ile vurmuştu bi diğeri de kadıköy'de direkten dönen topu.

    ha birde ilk geldiği zamanlarda ki pembe mercuriel ayakkabısını unutmam. milan baaaaaaaaaaarooos milan baaaaaaaaaaaaaaros milan baaaaaaaaaarooş oley oleeyy...
  • 5212
    bugün (28 ekim 1981) doğum günü olan, "the king" lakaplı eski futbolcumuz.

    senesi aynı olmamakla beraber, benimle aynı günde doğan kral.

    fenerbahçe taraftarı olan (fanatik olmasa da) 4-5 sene önceki kız arkadaşım, doğum günümde bana milan baros'un t-shirt'ünü hediye etmişti. hem de milan baros ile aynı günde doğdumuzu bilmeden. işin enteresan tarafı, bende harry kewell ve arda turan'ın t-shirt versiyonları zaten mevcuttu. ve bunu kendisi normalde (bazı kadınlar her şeyi bilir) bilmiyordu. neden milan baros'un t-shirt'ünü tercih ettiğini sorduğumda ise, "sadece tesadüf, içimden öyle geldi" demişti. kadınlar, bu gibi konularda işlerini asla şansa bırakmazlar. bence kesin biliyordu. *

    hayat dersimizi de verdiğimize göre, entry'i sonlandıralım. *

    doğum günün kutlu olsun the king!
    yaşattığın güzel anlar için teşekkürler milan baros!

    http://mdcdn.sporx.com/...013/milanbaros01.jpg

    http://img5.mynet.com/mgz/milan-baros1_313.jpg

    http://www.gsstore.org/images/Urun/b4440-4.jpg

    http://www.gsstore.org/images/Urun/b4440-2.jpg

    http://mcdn01.gittigidiyor.net/.../59695254_tn70_0.jpg
  • 3049
    --- alıntı ---

    teknik, yok.

    yetenek, yok.

    istikrar, artık yok sayılır.

    şut, yok.

    etkili kafa vuruşları, yok.

    oyun kurma, yok.

    adam eksiltme, nadir.

    bu liste uzar gider.

    --- alıntı ---

    abi siz neyin kafasını yaşıyorsunuz dedirtebilen topçudur bazen. ciddi ciddi ben bu adamı beğenmeyenleri anlamıyorum. bu sayılan şeyler bir insanda olmazsa doğuştan olmaz dimi, sonradan kaybedilecek bir şey değil yani. eğer öyleyse bu adam nasıl oluyor da lyon'da, liverpool'da, gözden düştüğü zamanlarda bile premier lig'de villa'da falan oynayabiliyor. siz futboldan anlıyorsanız ben anlamıyorum abi, bundan böyle de baros'u beğenmeyenler futboldan zerre anlamıyordur tezinin en büyük savunucusu benim. adam iki maç formsuz diye söylenenlere bakın. formsuz olmasına rağmen, bu yaşına rağmen hala en çok koşanlar listesinde ilk 5teydi benim hatırladığım kadarıyla hem fb hem trabzon maçlarında. elbet bir gün kendine gelir kral, sıralamaya başlar da yeniden bu olumsuz adamlar susar, utanır falan. neyse sakinim.
  • 962
    artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilme sebebimdir. olmayacak; çünkü daha güçlü, daha güzel, sağlam, daha güvenli olacağız takım olarak. o var artık çünkü!

    yazın hala sürdüğü aylardır bizim buralarda ekim. hala yaz durur, sanki bir gitme diyen olsun diye bekler. ama ayrılık amansız gelir kapıya. bu sefer erken gidiyordu yaz. o zamanlardı gitti aslanların diyarında bir kral. yazın koynunda gitti sanki. ne çok sevdiğim yaza ne ona dur diyemedim.

    o vakitten beri üşümeye erken başladım. ve o vakitten beri ayaz ortasında, yüzüme çarpan rüzgarla harp ederek oturuyordum kaldırım taşında. gelen geçen baktı epey zaman deli sanıp. yok ben köşe kapmaca oynadım aslında. o köşeden döner gelir dedim koştum, yok öbür köşe dedim..

    derken yoruldum. tekrar oturdum soğuk taşa. düşündüğümden daha da uzun sürüyordu bu ayrılık. sonra sesler duyuldu uzaktan. gittikçe daha da yaklaşan sevinç çığlıkları duydum. çocuklar bağrışıyorlardı; kraaall, kralll geliyor! görmeliydiniz o sokağı. kalktım ayağa seyre daldım. bayraklar asıldı balkonlara. boş sanılan evlerin ışıkları yandı. müzikler duyuldu çeşit çeşit. çocuklar oyunu kuruyordu...

    ve dediler ki yaz erken geliyormuş. kral yazın habercisi imiş.

    dediler ki bulutlara haber salın çekilsin önünden güneşin, kral gelmiş.

    dediler ki kral gelmiş, kış bitmiş. dediler ki kral gelmiş dost düşman duysun.

    evet kral gelmiş!
  • 4639
    tam tarihini hatırlayamadığım bir ankaragücü maçı vardı evimizde, kötü oynadığımız zamanlarda, sanırım 4-2 de yenilmiştik. 10 kişi oynuyorduk. skoru, tarihi veya istatistikleri tam hatırlayamıyorum belki ama o maçta bu adamın nasıl çırpındığını, diğerlerinin maçı izlerken suratının sinirden ve hırstan nasıl değişik şekiller aldığını çok net hatırlıyorum. evet sakatlıklar geçirdi ve belki de toparlanamamasındaki en önemli etken kendisiydi ama biz de toparlanması için 3 maç arka arkaya oynatıp şans vermedik, hep son 20 dakikalarda oyuna sokup ardından "artık eski baroş yok ya" deyiverdik. tabi ki aslolan galatasaray, öyle hemen herkesin heykelini dikmeyiz ama bu kadar da vefasız, hoşgörüsüz olmamalıyız, daha doğrusu olmamalıydık. artık geçmiş olsun tabi.
    ikinci kez belirtiyorum ki fiziki gücü yerinde olsa 2012-2013 galatasaray futbol takımının en iyi forvetidir.
  • 548
    http://fotbal.idnes.cz/...165451_fot_reprez_mn
    bahsi geçen haber bu olsa gerek, çünkü milan ile ilgili ve içinde fenerbahçe kelimesi geçen tek haber bu.

    şimdi gelelim canım google'ın canım çevirisine(sadece fener ile ilgili çeviriyi kopyalıyorum).
    baros but the mood was somewhat spoiled by the results of the last two league matches. his galatasaray ten days at home and on the weekend drew even lost on the pitch ankaragücü 0:3. the interim table is second with five-point loss to fenerbahce.

    "but we played badly, terrible score during a match that we had under control, not at all. we were at the end near the settlement, but we still got two goals. so now we plan to win the next three games to make us leaders fenerbahce run away too. but the league is just beginning, so that five-point lead not so mean, "said baros

    gerisi zaten milli takımla ilgili yok onu yeneriz, bunla berabere kalırız haberi olduğundan sadece burayı kopyaladım.

    yani, gol kralımız diyor ki önümüzdeki üç maçı almalıyız vs. ama fotospor "önümüz" den kastı -ki zaten zekaları sadece oraya çalıştığından- penis.
    yok baros demiş ki bizde nonda var keita var, ohooo onları uç uca koysak 40 cm olur, yok şöyle olsa ne güzel olur vs.

    kıssadan hisse, fotospor tansiyon yükseltmekte.
  • 3479
    2011-2012 sezonunda çıktığı 17 lig maçında 7 gol 9 asistlik bir performans göstermiştir.

    anekdot: ali sami yen'de çalışan bir arkadaşımın anlattığına göre geçen sene kaybedilen maçlardan sonra diğer futbolcular hiçbir şey olmamış gibi devam ederken baros yenilginin verdiği üzüntü ve arkadaşlarının yenilgileri kabullenmiş hallerine sinirlenip soyunma odasında sinirden çıldırıp arkadaşlarına bağırıyormuş.
  • 584
    düşünün bir bisiklet yarışına başlayacaksınız start verildiği anda ön lastiğiniz patlıyor ve rakiplerinizin gerisine düşüyorsunuz sonra lastiği değiştiriyorsunuz fakat bakmışsınız ki iş işten geçmiş... aynen bu durumu yaşadık bugün onunla takım için ne kadar önemli olduğunu umarım herkes anlamıştır. inanın mağlubiyet umrumda değil olan sana oldu baros olan bize yine biz taraftara oldu.
  • 1207
    --- alıntı ---
    milan baros "galatasaray’da çok mutlu ve huzurluyum"

    milan baros sağlık durumu ve galatasaray’la sözleşme yenilemesiyle ilgili galatasaray televizyonu’na açıklamalarda bulundu.

    2 gündür takımla birlikte çalıştığını söyleyen baros, "çalışmalara başladığım için mutluyum. böyle devam etmesini ve daha da iyi gitmesini umuyorum. 2 gündür takımla çalışıyorum. daha fazla çalışmaya ihtiyacım var. hafta sonuna kadar kadar hazır olmalıyım. sivasspor maçında kulübede oturabilirim ama iki hafta içinde 90 dakika oynayabilecek duruma geleceğimi düşünüyorum." dedi.

    baros, sözleşme yenilemesiyle ilgili duygularını ise şu şekilde dile getirdi: "galatasaray'la sözleşme yenilediğim için çok sevinçliyim. burada kalmak istiyordum. galatasaray'da çok mutlu ve huzurluyum. sarı kırmızılı taraftarları çok özledim. sakatken onlardan ayrı kalmak çok zor."
    --- alıntı ---

    http://www.galatasaray.org/...ortaj/haber/7589.php
App Store'dan indirin Google Play'den alın