resim
Milan Baroš
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:44
Boy:1.83
Uyruk:Çek Cumhuriyeti
  • 2791
    maç videosunda http://www.ligtv.com.tr/...r/?r=1&hid=99528 servet'e soğuk kelimesinin telaffuzunu sormasına bakıp kendisinin türkçe öğrenmek istediğini yazan sözlük yazarı arkadaşımıza karşılık

    --- alıntı ---

    türkçe öğrenmek istediğine inanmıyorum. üç senedir memlekette, geçen sene sakattı tüm sezon türkçe öğrenmedi de bu sene mi öğrenmek istemiş. geçelim efendiler geçelim. taraftarı yanına çekmeye çalışan ucuz numaralar bunlar.

    --- alıntı ---

    diyebilecek kadar kendisine bok atma meraklısı taraftarlar var. adam çıkıp ntvspor'da ben türkçe öğrenmek istiyorum diye mi bağırıyor sanki? takım arkadaşlarıyla kendi aralarında bir muhabbet dönüyor, bunu yayıncı kuruluş maç videosuna koyuyor, ve "geçelim efendiler geçelim. taraftarı yanına çekmeye çalışan ucuz numaralar bunlar" diye kendisine bok atılıyor. ayıptır günahtır yahu.
  • 2333
    sözlükteki futbol cahilleri tarafından bir daniel güiza, bir ali lukunku gibi gösterilmeye çalışılmaktadır.

    galatasaray forması ile 77 maçta 51 gol, çek cumhuriyeti milli takımı forması ile 81 maçta 39 gol atmış.

    rakamların wiki'den alıntı olduğunu araya sıkıştırıp bu forvet + golcü + son vuruş zekası ile yoğrulmuş adamın benim için raul'den de, luis fabiano'dan da, forlan'dan da değerli ve büyük olduğunu belirtmekten gurur ve şeref duyarım. top ayağına geldiğinde rakibi oyundan düşüreyim, kaleye bakayım, kalecinin uzanamayacağı köşeye vurayım gibi hareketler içerisine girmeden bu kadar gol atıyorsa helal olsun baros, sen neymişsin be diyorum.

    sen şimdi diyeceksin ki adamı amma büyüttün. ben de diyeceğim ki bir oyuncunun ismi veya sahip olduğu kariyer, bağlı olduğu takımda süperkülade bir performans ortaya koyacağını garanti etmez. milan baros şu anda galatasaray'a verebileceği katkının tamamını veriyor ise ben onu diğer herhangi bir forvet oyuncusu ile kıyaslama gereği duymam. raul veya nistelrooy ile kıyaslanmasını hiçbir mantık çevresine sığdıramamakla birlikte süper mario jardel'in 27 eylül 2000 galatasaray glasgow rangers maçında topun gelişine yaptığı vuruş ile kaleciyi nasıl çaresiz bıraktığını hatırlatmak isterim.

    http://www.youtube.com/watch?v=H6-GPesQLq4

    bir forvet oyuncusundan ilk beklenilen özellik bitiriciliktir benim nezdimde, ceza sahası içerisine girildiğinde yok topu düzelteyim, yok kaleciye bakayım dersen savunma adamları anında üşüşür üzerine, topu da bir güzel alıverirler ayacığından. artık o eski dönemler kalmadı, savunma oyuncuları çok hızlı ve futbol çok sert oynanıyor. baros'tan böylesine beceriksiz ve yavaş hareketler içerisine girmesini beklemek de bana göre hayaller aleminde yaşadığının göstergesi. her futbolcunun bir tarzı vardır, örneğin aynı çabukluğu, aynı çevikliği sen 2 metrelik peter crouch'dan bekleyemezsin. sen çok yanlış gelmişsin güzelim.*

    bir oyuncuyu eleştirmek herkesin hakkı, hepimizin hakkı. mantıklı yapılan her eleştiriye saygım var fakat sen gidip de baros'u, karşı karşıya bile kalmadığı pozisyonu öyleymiş gibi göstererek bunu gole çeviremedi diye ''futbol zekasından yoksun'' diye tanımlayıp ağır eleştiri yöneltirsen burada benim savunma mekanizmam devreye girer. öyle saygı falan da duymam bu tarz eleştirilere.

    bu da benim sığlığım işte.
  • 2558
    baros ilk 15 dakika topu ileride bekliyor, bekliyor, bekliyor. bakıyor topu ileriye taşıyabilecek bir allah'ın kulu yok. baros 20. dakikadan sonra kafayı kırıyor ve orta sahaya top almaya gidiyor. ilk yarının 20. dakikasından, ikinci yarının 65. dakikasına kadar ha babam orta sahaya top almaya gidiyor. normalde ceza sahası civarına top taşıyıp, baros'u oralarda topla buluşturmak gerekirken. baros bunu yapacak adam olmamasından mütevellit gidiyor orta sahadan top taşıyor. sonra 65. dakikada bu fizik olarak düşüyor. normalde 30 metrelik alanda top oynaması gereken baros, maçta 55-60 metrede top oynamak zorunda kalıyor. bu da böyle bir anımdır. saygılar
  • 2335
    kendisi kesinlikle, ''kaleye bakayım, rakibi oyundan düşürüp kalecinin uzanamayacağı köşeye topu vurayım'' mantığında bir oyuncu değildir;

    http://www.youtube.com/watch?v=3GjDTqo-Akw
    http://www.youtube.com/...;v=aaYT973rBQI#t=78s

    karşı karşıya kaldığında topun altına da girmez mesela;

    http://www.youtube.com/watch?v=QAiWzkkbr6c
    http://www.youtube.com/...v=aaYT973rBQI#t=234s

    ya da forvet zekasından yoksundur;

    http://www.youtube.com/...&feature=related
    http://www.youtube.com/watch?v=UOGKNqD20GM

    şimdi bunları paylaştık ama, birazdan youtube'dan futbolcu beğenen taraftar damgasını yersekte şaşırmam açıkçası. çünkü mantık belli, oyuncu bunların tamamını senin takımında gerçekleştirmiyorsa, bu özellikleri yok demektir gibi bir algı oluşuyor. ki artık iyice bir kalıp haline geldi.

    ayrıca peşinen yazmakta fayda var; ilgili videolar uzun uğraşlar sonucunda bulunan ve sırf ''göte getirmek'' / ''göt etmek'' / ''taşak geçmek'' * amacıyla paylaşılmamakla beraber *, benzeri videolar kısa bir aramanın ardından, ''derleme'' başlıkları altında bulanabilirler. yani olay, ''üşenmemiş, tek tük golleri bir araya getirmiş herif, burada satıyor'' mantığından uzak olarak örneklendirilmiştir. o yüzden benzeri reaksiyonları gösterip, papaz olmayalım durduk yere.
  • 502
    5 eylül 2009 slovakya çek cumhuriyeti maçı'nda kısa süre almasına rağmen 1 gol,
    9 eylül 2009 çek cumhuriyeti san marino maçı'nda 4 gol,
    12 eylül 2009 galatasaray beşiktaş maçı'nda ise 2 gol atmıştır.

    7 günde toplam 7 gol.

    kısacası formsuz başladığı sezonda daha yeni yeni formunu bulmakta. gol krallığındaki geçen sezondan kalma liderliğini de geri aldı.
  • 5351
    elmander ile harika bir ikili olmustu. o zaman biz bas bas bagiridik "hoca birak su eboue sol acik, sabri on libero - sag acik maceralarini don 4-4-2'ye ver formayi baros-elmander ikilisine diye. daha 3-1lik fener maci olmamis cikisa gecmemistik.

    nitekim donduk, hatta baya iyi donduk ama sonra baros adina sanssiz gecti. formdan dustu, antalya macinda kirmizi yedi, terim'in de gozunden dusunce formayi necati'ye birakti. ee malumunuz kadikoy deplasmanindaki o lanet direk derken yedek kulubesinde kaderine terkedildi. futbolu da kafasinda bitirince de bir ara antalya'da falan top depse de ise yaramadi, sessiz sedasiz ayrildi.

    ne yazik ki benim icin en unutulmaz golu o nalet hamburg macindaki paslasma sonu cok klas bitirdigi gol oldu. diger iki golden biri, duserken ibb'ye attigi (10-11 sezonu 3-1 kazandigimiz mac) ve 2008-09 asy'deki 4. hafta konya macinda attigi birinci goldur.
  • 2112
    kaybetmeyi kabullenmiş bir takımda haksızlığa ve kaybetmeye karşı koyduğu için tepki verdiği için gördüğü sarı kartlar için kellesi istenen futbolcumuz.

    kelle avcıları sen sarı kart görmesende senin kelleni almaya birgün geleceklerdi. işte o gün geldi.

    sahada kaybetmeyi daha maç başlamadan kabullenmiş loserların içinde kazanmayı isteyen birkaç adamdan biridir. haksız bir durumda hakeme tepki veren bir futbolcudur. bazıları haklısın hocam diyip hakemi tebrik ederken o bunun tersini yapıp takımının ve kendisinin haklarını korumaya çalışıyor. berbat bir sezonda bile haksız bir faule tepki veriyor. aman olsun altı üstü bir faul demiyor.

    rıdvan dilmen dinleyip gaza gelen kitleye sesleniyorum eğer referansınız rıdvan dilmen ise gidin fenerbahçe'yi tutun.

    şimdi biraz bilgi verelimde rıdvan dilmen dinleyip gaza gelen kitle bilgilensin.

    2010-2011 sezonunda ligde 7 sarı kart,
    2009-2010 sezonunda ligde 5 sarı kart,
    2008-2009 sezonunda ligde 11 sarı kart görmüştür.

    bu sezonun yıldızı, herkesin takdir ettiği burak yılmaz bu sezon kaç sarı kart görmüştür? 11 sarı kart görmüştür.
    bu sezon emre belezoğlu kaç sarı kart görmüştür? 7 sarı kart. verilmeyen bir sürü kartta vardır.
    bu sezon diego lugano kaç sarı kart görmüştür? 10 sarı kart. yine emre gibi verilmeyen bir sürü sarı ve kırmızı kartta cabası.
    bu sezon andre santos kaç sarı kart görmüştür? 5 sarı kart.
    bu sezon gökhan gönül kaç sarı kart görmüştür? 7 sarı kart.
    bu sezon ricardo quaresma kaç sarı kart görmüştür? 5 sarı kart.

    şimdi rıdvan dilmen denen zat, burak yılmaz hakkında "bu kadar çok sarı kart gören bir forvet olur mu?" dedi mi?
    rıdvan denen zat, kendi takımının futbolcusu olan emre belezoğlu hakkında "yahu bir futbolcu bu kadar bu kadar çok kart görür mü?" dedi mi?
    bu rıdvan denen zat, lugano'nun gördüğü kartlar hakkında bir kelime bile konuşmuş mudur?

    rıdvan denen zat bunları konuşmaz, söylemez.

    onun tek hedefi, tek söylediği; 3 senedir berbat bir sezon geçiren bir takımın kaybetmeye tahammülü olmayan, kaybetmeyi kabullenmeyen bir adamın itirazlar sonrası gördüğü kartlardır.
    bunları söyleyip milan baros'u hedef tahtasına koyacak ki, süperlig tarihinin en iyi forvetlerinden birisinin rakip takımdan gitmesinin yolunu açacak olmasıdır. kendi takımının yıllardır böyle bir golcü bulamadığı içindir. kendi takımı 14 milyon euroya gol makinesi yerine çamaşır makinesi aldığından 5 milyon euroluk gol makinesi çekememesindendir.

    haydi bakalım rıdvan dilmen'i dinleyip gaza gelen kitle gün sizin gününüzdür. istediğiniz kadar milan baros gitsin çığırtkanlığını yapın. siz gitsin dediğiniz kadar biz kalsın diyeceğiz. ta ki bu takımın bütün futbolcularının kaybetmeye tahammülü olmayana kadar. işte o gün bizde belki milan baros gidebilir diyebiliriz.
  • 1946
    saygı duyması ve saygı duyulması gereken futbolcu.

    teknik direktörün görevi; saha içinde, antremanda ve bilimum futbolun esamesinin okunduğu her bir alanda,
    adı üzerinde teknik direktifler vermektir. bu direktiflere binanen itaat kavramı takımın başındaki hocaya göre
    değişmez, değişemez kardeşim.

    ister mourinho, ister rijkaard, ister hikmet karaman isterse hagi olsun baştaki.
    ister ronaldo, ister messi, ister ismail güldüren isterse baros olsun takımdaki futbolcu.

    önce arada saygı olacak.

    hocanın aldığı karara her futbolcu tepki gösterebilir, kararı beğenmeyebilir.
    ya da her hoca futbolcusundan yana dert yanabilir.

    ama önce arada saygı olacak.

    hiçbir hoca, hiçbir futbolcu birbirni sallamama, egosuna göre kadro içi/kadro dışı bırakma lüksüne sahip değildir.
    herkes gider kendini başka bir zeminde tatmin eder.

    galatasaray, insanların eksik yanlarını sarı kırmızı renkler üzerinden tatmin edeceği bir kurum değil.

    önce saygı olacak, saygı duyulacak.

    umrumda da değil hagi baros'u sever mi, baros hagi'ye hayran mıdır falan filan...
    ama aralarında saygı var mı? işte bu umrumda.

    (ara: saygı)
  • 5527
    açıkçası ilk geldiği 2008-2009 sezonundaki performansı haricinde çok faydalanabildiğimizi düşünmediğim eski oyuncumuz.
    aşağıdaki açıklamayı yaptıysa kendisine teşekkür ederiz;
    --- alıntı ---
    "liverpool’da oynarken açıkçası liverpool’dan daha iyi bir taraftar grubunun olmadığını düşünüyordum. galatasaray’a geldiğimde gördüm ki, gerçekten galatasaray taraftarı liverpool taraftarına kıyaslanamayacak şekilde daha iyi"
    --- alıntı ---
  • 3993
    gitme ihtimaliyle hafıza sorunu yaşayan, vefasız, iyi gün galatasaraylılarını da bizlere göstermiş olan futbolcudur. bu adama servet çetin'e mustafa sarp'a salladığını üslupla nasıl sallarsınız arkadaş? bu adam galatasaray futbol takımının çıkardığı son gol kralıdır. şampiyon olduğumuz son sezon da dahil olmak üzere oynadığı her sezon bir çok maçı kazandırmıştır. tarihin en kötü sezonununda fenerbahçe maçında takım kaptanı oynamamak için ıh mıh ediyorken ayakta kalan adamdır. son 4 sezonda en çok gol atan adamdır. galatasaray tarihinin en çok gol atan oyuncularındandır. galatasaray formasıyla yüz küsür maça çıkmış, sadece üst üste dahi oynamadığı son 15 maçta kötü oynamıştır. öncesinde maç başına 0.5 gol ortalaması tutturmuştur.

    takıma yapılan kazmaötesi bir forvet transferinden nem alarak, dolaylıdan da dolaylı bir şekilde bu adama sallamak düpedüz ayıptır. bunu dikkat çekmek için günün ilk entrysini bekleyerek yapmak daha da büyük ayıptır. bunu hıncal uluç misali olayı abartarak, mustafa sarp, barış özbek gibi sırf zarar adamlara sallanılan üslupla yapmak da büyük bir saygısızlıktır. bunu yapan taraftarların elmander yaşlandığında, kıçının kılları ağardı, gitse de kurtulsak diye buralarda dolaşması da kuvvetle muhtemeldir. çünkü bu adamın galatasaray'daki en iyi sezonu elmander'in en iyi sezonunu bile gölgede bırakır.

    evet artık iyi oynamıyor. seneye kalırsa ilk 11 de oynamayacak muhtemelen. zaten yerine yıldız forvet transferi yapılacağını da herkes biliyor. büyük ihtimalle de gidecek. ama biz ondan kurtulmayacağız. sadece gidecek. sarp, barış, servet'ten kurtulunur. baros'tan değil. baros sadece gider ve geriye bir kaç güzel anı bırakır.
  • 4128
    bir kız görürsün çok beğenirsin, çok alımlıdır aşık olursun lan bi anda. sonra sevgili olursun 4 yıl birlikte olursun ama o 4 yılın son 2 yılı kız sana karşı ilgisizdir, sen bunları görmezden gelirsin çünkü aşıksın.

    o kızın kötü yanlarını göremezsin, görmek istemezsin. en ufak bir hareket yapsa bile mesela sabah günaydın mesajı bile atsa, o tüm yaptığı olumsuzlukları unutursun. ama artık önüne bakman ve bazı radikal kararlar vermen ve mantığınla hareket etmen gerekir, ne kadar üzülsen de, kırılsanda, ağlasan da o kız artık sana uygun değil haketmiyor seni.

    işin özü milan baros senle çok güzel, seksi günler geçirdik ama geçen seneki oyununla ortalama bir anadolu futbolcusundan farkın yoktu. biz ayrılmak istiyoruz ha bu arada eski sevgiliden arkadaş olmaz haberin ola.
  • 4572
    ibrahim seten dangallağını kendine kılavuz edip çirkince saldırılan oyuncumuz hayır nasıl bir nefret bu kardeşim ne yaptı bu adam size sevgilinizi elinizden mi aldı? paranızı mı çaldı?umut verip terk mi etti? kardeşini mi bıçakladı? bu düşmanlığın tek açıklaması kişisel husumettir yoksa bu yazarların baros'un perişan ettiği kaleciler ve defans oyuncuları olduğu tezine ciddi ciddi inanacam ne yaptı bir söyleyinde biz de anlayalım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın