• 3301
    son maçlarda oturttuğumuz on birin şablon olarak kodlanması ve tüzüğün değiştirilemez maddelerine eklenmesi tartışmaya açılmalıdır. bu on bir geçmişte başarılı olduğumuz on birlere de şablon olarak uymaktadır. bazılarında isimler okurken hatırlansın. hepsini yazmadım.

    kaleci: 5 büyük ligden birinde oynamış milli kaleci

    sağ bek: 5 büyük ligden transfer teknik sağ bek
    sol bek: taş gibi defans

    1. stoper: patron
    2. stoper: cengaver

    6 numara: psikolojik üstünlük, alfa, mekanın sahibi (lemina - fernando - melo)
    8 numara: dinamo, box to box (torreira - n'diaye - emre)
    10 numara: futbol profesörü (sara - sneijder - hagi)

    sol kanat: defans arkası koşu yapan makine
    sağ kanat: çalımcı

    santrfor: no:9 komple santrfor, ligi sallayacağı donunu kendi getiriyor
  • 3303
    dünya futbol tarihini, türk futbol tarihini düşününce sadece kaptan olanlardan bir kadro yapsak nasıl olurdu acaba diye düşünüp, bir kaç kişiye torpil geçip bir kadro yapmak istedim:

    buffon
    puyol, bülent korkmaz, maldini
    javier zanetti, zidane, roy keane, gerrard, giggs
    totti, raul

    sonra dedim ki chatgpt arkadaşımıza bunlara bir belgesel tadında yazı yaz. o da dedi ki:

    --- alıntı ---
    belgesel: “bandın ağırlığı – kaptanlar sahada”

    açılış:

    > “futbol… sadece bir oyun değil. bazen bir kulübün kalbi, bazen bir ülkenin sesi. ve o sesi sahada temsil eden bir kişi vardır: kaptan.”

    gianluigi buffon – “sonsuzlukla el ele”

    > parma’da başladı… juventus’ta efsane oldu.
    o, kaledeki çığlıktı. takımı ateşleyen, yıkıldığında ayağa kaldıran…
    dünya kupası kaldırdı, ama en çok insanları kaldırdı.
    “kaptan, en çok koşan değil, en çok inandırandır.”
    ---
    carles puyol – “kalkan ve kılıç”

    > katalonya’nın bağrından çıkan savaşçı…
    uzun saçlarının altında bir demir yürek taşıdı.
    barcelona’nın ve ispanya’nın temel direği.
    “çamura düşsen bile forma tertemiz kalabilir. ama karakterin kirlenirse, kaptan olamazsın.”

    ---
    bülent korkmaz – “asla geri adım yok”

    > sarı-kırmızının asi ruhu.
    omuzu çıkık oynadı, geri dönmedi. kaptanlık onun için band değil, inat demekti.
    uefa kupası'nın arkasındaki isimsiz kahraman.
    “kaptan, acıyı saklayandır.”
    ---
    paolo maldini – “zarafetin zırhı”

    > 25 yıl. tek kulüp.
    milan’ın armasıyla büyüdü, kendi oğluna kaptanlık mirasını bıraktı.
    duruşuyla konuştu, asaletle savundu.
    “kaptan, bağırmaz. bakar, ve herkes susar.”

    ---
    javier zanetti – “sessiz güç”

    > arjantinli, ama milano’nun çocuğu gibi sevildi.
    1000’e yakın maç, 20 yıl boyunca terlemeden bile şikayet etmedi.
    sağ kanatta başladığı kariyer, liderlik çizgisiyle zirveye ulaştı.
    “kaptan, önce görevini yapar. sonra anılır.”
    ---
    zinédine zidane – “sakin fırtına”

    > sahada bir sanatçı, soyunma odasında bir lider.
    fransız milli takımının sessiz beyni.
    liderlik onun doğasında vardı; kalabalıkların önünde, tek başına dimdik durdu.
    “kaptan, önce düşünür… sonra oynar.”
    ---
    roy keane – “çelikten yürek”

    > manchester united’ın asi kaptanı.
    otoriteye kafa tutan, ama takım arkadaşları için savaşan biri.
    korkulandı, ama sevildi.
    “kaptan, bazen kötü adam olmak zorundadır. takımı için.”

    ---
    steven gerrard – “anfield’ın kalbi”

    > takımı 3-0 gerideyken umut veren adam.
    şampiyonlar ligi gecesinde kaderi değiştiren kaptan.
    şehir, onunla nefes aldı.
    “kaptan, skor değil. hikâye yazar.”

    ---
    ryan giggs – “sessizlikte liderlik”

    > yıllar geçti, o hep oradaydı.
    manchester’ın dinamosu, takımı için yaşadı.
    konuşmadan da kaptan olunur; yeter ki herkes sana baksın.
    “kaptan, sabırla büyür.”

    ---
    francesco totti – “bir şehrin evladı”

    > roma onunla ağladı, onunla güldü.
    paraya, şöhrete sırtını döndü.
    20 yıl boyunca aynı kulübün arması için savaştı.
    “kaptan, gitmez. kalır.”

    ---
    raúl gonzález – “sadelikte asalet”

    > gol attı ama sevinmedi.
    kazandı ama şımarmadı.
    real madrid’in sembolü, taraftarın aynasıydı.
    “kaptan, en çok sevilen değil… en çok güvenilendir.”
    ---
    kapanış:

    > “kaptan olmak, sadece pazubandı takmak değildir.
    kaptan, düşünce kaldırandır… korkunca cesaret verendir… yenilince ayağa ilk kalkandır.
    bu kadro, sadece efsane futbolculardan değil… gerçek liderlerden oluşuyor.
    çünkü bazıları futbolcu doğar, bazıları kaptan.”

    --- alıntı ---

    ne dersiniz bu kadro ne yapar?
  • 3305
    transfer

    sallai-davinson-transfer-eren
    torreira-lemina-transfer
    sane-osimhen-barış

    ileri üçlüde sane barış osimhen diye yazdım ama +icardi ve +yunus da demeliyiz. bu 5 liyi olabildiğince döndürmek lazım. yunus barış kadar oynamalı mesela. onun zeki paslarına ihtiyaç duymaya devam edeceğiz.

    sol stopere abdülkerim'den daha teknik, marcao'nun bizdeki prime dönemini andıracak bir futbolcu güzel olurdu. oyunu sağlı sollu kurardık. ben abdülkerim'in çok da iyi oyun kurduğunu düşünmüyorum. onun dışında şampiyonlar ligi için ağır bir stoper. ama tabi okan buruk transfer yapamayıp abdülkerimle de iş görür 4-3-3 oynadığımızda. lemina iyi açık kapıyor bu konuda. abdülkerim'in performansı düzeldi çünkü formasyon sayesinde eskisi kadar teke tek kalmadı.

    orta saha'da sara ile dönüşümlü oynayacak ama ondan daha iş bitirici adam gerekli. araya iyi pas salabilmeli. yeri geldiğinde dışıyla filan pas atmalı, çalım atmalı.

    ve bir de kaleci lazım. sonrası şampiyonlar liginde iki üç aşama ilerlemek gerçekten hayal değil.
  • 3307
    epey zamandır yazmak nasip olmadı, hazır transfer döneminin sonuna yaklaşmışken * bir şeyler karalamak gerekiyor.

    kaleci:
    günay'a güvenir yoluma bakarım denirse bu saatten sonra itiraz etmememiz gerektiğini düşünüyorum. sadece keşke berke özer gibi bir rotasyon eklemesi ile bu duruma gelinseydi der geçerim.

    sağ bek:
    eğer stoper bölgesine bir takviye yapılıp sağ bek sallai olarak devam edilecekse gökhan sazdağı gibi uygun maliyetli ve yerli bir eklemeye ihtiyaç duyacağız. kaan ayhan sağ bek günlerini bu sezon yaşamamak gerekir.

    stoper:
    abdülkerim her sezon olduğu gibi 2025-2026 sezonuna da çok hantallaşmış başladı. * maalesef bu adamın kasım sonuna kadar ne beli dönüyor ne bacakları koşuyor. bu sene 1 yaş daha almış olduğunu da göz önünde bulundurarak bir upgrade gerektiğini düşünüyorum. bu bağlamda singo eklemesi yapılıp sağ bekte de stoperde de değerlendirilirse sigara paketinden mevki yapımı * okan hocam mutlaka eren veya jacobs'u sol stoper olarak deneyecektir. eren'in bu konuda başarılı da olabileceği fikri kafamda.

    orta saha:
    bence bizler için ekleme olmazsa olmaz 2 mevki stoper ile birlikte orta saha. ama ilkay'ın felan bize merhem olacağını düşünmüyorum. hafriyat taşınacak arkadaşlar, kamyon lazım. gidip gidip maybach bakmakla kadro kurulmaz. lemina her ne kadar son sezonlarda sakatlık yaşamasa da kariyerinde kronik olarak nitelendirildiği dönemler var, unutmamak gerek. mümkünse bissouma gibi bir lemina upgrade'i takıma katılmazsa kimse cl başarısı hayal etmesin.

    kanat:
    bay kalsa da kalmasa da ben kanatlarımızın bu seneyi götüreceğini düşünüyorum. sadece bay giderse zaniolo tutulmalı, mümkünse aral şimşir vb. bir takviye yapılmalı.

    bunları değerlendirmek için epey az bir süre kaldı, hakkımızda hayırlısı olsun.
  • 3308
    sahaya fizik koyacağız, atletizm diye çıldıracağız spekülatif on biri.

    3-3-4 diziliyoruz.

    1. x.
    2. davinson
    3. singo
    4. jakobs
    5. bissouma
    6. lemina
    7. tor
    8. sane
    9. osimhen
    10.zaniolo
    11. icardi, baba takılır. aura'dan

    sara ve yunus akgün güme gitti. kusura bakmayacaklar ama zaten atletizmden tor -ki yere yakın olandan korkacaksın- ile fizikten sane ile biraz feda ettik.

    ulan barış! hayalimdeki 'sahaya fizik koyacağız' on birimin içinden geçtin. bu on birde icardi'yi bir tek senin için keserdim. âh be...
  • 3312
    sane-yunus ikilisinin aynı anda sahada olmadığı,
    singo'yu oynatmak için davinson'u sol stopere kaydırmadığımız,
    sallai'nin yıpratıcılığını sağ bekte heba etmediğimiz,
    barış'ın tek forvet oynamadığı ideal bir kadro kurmalıyız.

    4-2-3-1 oynarsak;

    ------------uğurcan-----------
    singo--davinson-abdülkerim-jakobs
    ---------torreira----sara
    sallai-----yunus(ilkay)-----barış
    -----------osimhen---------------

    3'lü oynarsak da,
    ----------uğurcan---------
    ----singo--davinson--abdülkerim
    sallai----torreira----sara---jakobs--
    -------------ilkay---------
    ---osimhen-----barış-----
  • 3313
    günümüz futbolunda kalmayan mesele. hele ki birden fazla kulvarda yarışan takımlar için imkansızdır. sağda solda çok fazla ''bir türlü ideal kadromuzla sahada olamıyoruz.'' gibi -kimisi haklı- serzenişler görüyorum ancak bunu böyle kabul etmek lazım. hiçbir zaman da kolay kolay o kadroyla sahada olmayacağız. dünyadaki her takım için geçerli bu. psg, bayern, barca, real, city, liverpool, inter... kime bakarsanız bakın. 2 maç üst üste aynı kadroyu çok çok zor görürsünüz. ama sakatlık ama ceza ama rotasyon ama yorgunluk... fiziksel yoğunluğun bu kadar arttığı bir oyunda hala insan olan bu oyuncuların da bazı sıkıntılar yaşaması normal.

    kağıt üstünde ''ideal 11'' diye bir şey olabilir ancak pratikte böyle bir şey kalmadı. önemli olan doğru kadro mühendisliği ve o günün şartlarına göre doğru 11'i sahaya sürmek. dolayısıyla öyle 11/12 gibi her hafta aynı takımı sahada görmek çok zor. yani artık ''bir türlü ideal 11'imizle sahada olamıyoruz.'' gibi şikayetler de aslında işin bahanesi çünkü buna da hazırlıklı olmak şart. bu yıl bu konuda iyi gidiyoruz, allah bozmasın.
  • 3314
    kaleciler hariç ideal on yedi olarak güncellemesi günümüz futbolunda elzem*. bu tempoya anca böyle dayanılır. galatasaray futbol takımına şimdi bakınca davinson sanchez, abdülkerim bardakcı, wilfred singo, roland sallai, ismael jakobs, eren elmalı, lucas torreira, mario lemina, gabriel sara, ilkay gündoğan, leroy sane, yunus akgün, barış alper yılmaz ve victor osimhen ile bu sayı 14. umarım aşk adamı kendini toparlar ve bu rotasyona dahil olur. o zaman bile 15 oyuncu oluyor. devre arası en az 2 transfere ihtiyacı var bu takımın. bu isimler torreira ile sallai gibi temposu yüksek ve asker olmaktan gocunmayan isimler olmalı.
  • 3315
    bugün ideal 11'imizden wilfried stephane singo, davinson sanchez, ilkay gündoğan ve bence as sol bekimiz ismail jakobs yoktu. bu 4'lünün eksikliğinden dolayı mario lemina ve yunus akgün kendi pozisyonunda oynamadı. üstüne sahada tuncay maldan abisinin bir tanesi barış alper yılmaz isimli topçu olunca ideal 11'imizden çok eksik bir kadroyla maça çıktık. kabaca hesaplarsak ideal 11'den 6 tane eksiğimiz vardı. bundan dolayı pozisyon bulamadık ama oleksandr zubkov'un kafa vuruşu dışında pozisyon da vermedik.

    (bkz: 1 kasım 2025 galatasaray trabzonspor maçı)
  • 3318
    --------------uğurcan-------------
    --sallai---singo--apo---jakobs---
    -------------------------------------
    barış---torreira--lemina---lang--
    -------------------------------------
    --------sane-----osimhen---------

    hem sallai'yi iç koridora yolladığınızda, çizgi barış gibi düz ayak bir sprintere kalıyor. hem de sane'yi angarya işlerden kurtarıp daha önde kullanıyorsun.

    yani top sendeyken dönüştüğün sistem;

    -------singo---lemina---apo---------
    barış---sallai----torreira----jakobs
    -----sane---osimhen---lang------
  • 3319
    bence artık ideal 11 diye bir şey kalmadı. ideal 16 hatta ideal 18 var. oyuncu değiştirme hakkı 5, yani takımın yarısını değiştirebiliyorsunuz. bu şekilde bir sezonda eğer dengeli bir kadronuz varsa oynama sürelerini 18 kişinin üzerinde herkesin yakın süreler aldığı şekilde dağıtabilir ve futbolcuları mutlu edebilirsiniz.

    ve asıl önemi ise maç içinde, maça 5 tane sıfır oyuncu sokarak maçın seyrini değiştirebilirsiniz. simeone'nin atletico maçımızda 70-80'leri beklemeden daha maçın yarısında nasıl patır patır oyuncu değiştirdiğini gördük. bizde ise oyuncu değişikliği 70'den sonra yapılır diye bir kural varmış gibi, hala daha 3 oyuncu değişikliği hakkı varmış da, "hakkımızı hemen kullanmayalım nolur nolmaz" düşüncesiyle erken oyuncu değişikliği üzerinden maç içinde takımı yenileme stratejisi hiç kullanılmıyor. e zaten patladığımız nokta da burası. maç sonlarımıza bakın herkes yerlerde oluyor. maç içinde oyuncunun gücü azaldığı için performansı düşüyor, sıkışık takvimde bir sonraki maça düşük kondisyonla çıkıyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın