• 101
    hakemlerin, kulüp başkanlarının, futbolcuların, teknik direktörlerin fb galibiyetine ve gs mağlubiyetine yaptığı bütün şikeler, biz türkiye'nin bayern'i olmayalım diye yapılıyor.

    sezonun mart ayında şampiyon olursa maçların izlenirliği kalmaz. yayıncı kuruluş da bu dümenin arkasındaki unsurlardan.

    galatasaray'a karşı topyekün savaş ilan edilmişken, kulağının üstüne yatıp uyuyan dursun aydın özbek yönetimi'ne ve galatasaray'ın hakkını yedirmesine göz yumdukları için galatasaray genel kurul üyelerine sitemlerini en nazik(!) bir şekilde iletiyorum.

    galatasarayımız, türkiye'nin bayerni olamıyorsa hem içeriden hem dışarıdan bunun olmasını istemedikleri içindir.
  • 102
    kolay değil. bunu yaşayarak görüyoruz.

    3 yıldır penaltılarla ayakta tutulan ve zorla yarışa dahil edilen fb isimli kımıl zararlısı bir rakibimiz var. aynı camiayı bu yıl değişiklik yaparak rakiplerine gösterilen kırmızı kartlar ile eksik bırakarak ayakta tutuyorlar.

    eğer kırmızıysa tabi ki verilecek o ayrı ancak sezon başından beri hemen hemen tüm gri ya da benzer pozisyonlarda fb lehine karar çıkarken bizim ise aleyhimize çıkıyor. adamlar sarı karttan muaf gibi maç oynuyor.

    her şeye rağmen engelleyemeyince de şuursuz açıklamalar ile suyu bulandırıp başarılarımıza gölge düşürmeye çalışıyorlar. algı yaratıyorlar. dönüp kendilerine bakmıyorlar çünkü gerçekler istedikleri gibi değil.

    burada bize düşen birlik olmaktır. kıymetli futbolcularımıza, hocamıza sahip çıkmaktır. muhteşem taraftarımızla hem statta hem sosyal medyada tüm gücümüzle takıma destek vermektir. ironik bir şekilde bunlar böyle yaptıkça biz daha da güçleniyoruz.
  • 103
    yani bence olduk da, daha fazlasına burada müsade etmezler, çünkü sistem öyle çalışmıyor.
    sistemi yenmek için ne yapmak gerekiyor peki?
    daha fazla güçlü olmak…
    peki bu nasıl olur?
    öncelikle saha içinde daha da fazla güçlü olacağız.
    kutucu, berkan, yusuf demir gibi oyuncuların yerine daha kaliteli oyuncular koyacağız.
    singo çıktığında bir şey olmaz sallai var diyebiliyorsak, torreira çıktığında bir şey olmaz genç bir ortsa saha var diyebilmeliyiz.
    sol stoperde, kanatlarda kaliteli yedeklerimiz olmalı.
    önce saha içini iyice bi kuvvetlendirmeliyiz.
    saha içini gören adamların umutlarını orada kırmalıyız.
    sonra ki aşama eğer gerek varsa teknik ekibe takviye yapmalıyız.
    mesela atıyorum iyi bir duran top hocası katmalıyız teknik kadroya.
    onun da farkı hissedilmeli, “ulan burada bile çok güçlüler” denmeli.
    yönetim doğru hamleler yapmalı, gelir getirecek her şey kullanılmalı.
    mesela basit örnek; retro formalar.
    ama en önemlisi saha dışında güçlü olmalıyız.
    güçlü olmaktan kastım yerinde ve zamanında doğru konuşmak, doğru noktaya parmak basmak.
    illa erden timur olsun demiyorum ama pragmatik bir yönetici olmalı.
    mümkünse bu yönetici taraftar gibi hissetmeli ama zeki olup bam teline basmalı.
    biz bunları doğru yaparsak, olay kendiliğinden çözülür zaten.
  • 105
    kibir kokan bir cümle. bunu söylemek bize düşmez. kadromuzla, baskın oyunumuzla, uluslararası başarılar ile bunu rakiplerimize söyletebildiğimiz anda öyle olacağız. şu an o seviyeye ulaştığımızı sanmıyorum. galatasaray'ın kadro mühendisliği, yönetme kabiliyeti, sürdürülebilir başarı ve alt yapıdan futbolcu kazanma konularında ciddi sorunları var.
  • 107
    gidip rakiplerinin önemli oyuncularını ciğerini söker gibi söküp alırsın. ligdeki rekabeti bitirirsin o zaman bayern olursun. bunu gerekirse bonservis vererek yaparsın gerekirse sözleşmesi biten adamı önden ikna eder yaparsın, gerekirse anadolu'da parlayan rotasyonunda iş görecek topçuya 2 lira fazla vererek yaparsın zaten bir noktadan sonra o adam para gelse de diğer takımı seçmez. bu noktada eğer rotasyon yaparak ligde rekabeti bitirecek noktaya gelmişsek avrupa'da büyük şeyler konuşabiliriz.
  • 108
    gerçekten bu kez çok yakındık, her şey hazırdı, takım 3 sene şampiyon olmuş, gelirler artmış, kadro kaliteliydi. hocaya salça olan bir milli takım yoktu. ve tüm bunlar tff, mhk, fenerbahce birlikteliğine karşı başarılmiştı. bir tane erden timur olsaydı takımı bir arada tutacak, hocaya sahip çıkacak, transferleri bitirecek, geleceğe dair ekonomik yatırımlar yapacak bir tane adam olsaydı osimhen gibi bir forvet de gelmişken bu kez gerçekten olacaktık ama ne yazık ki başımızda tarihin en kötü başkanlarından biri m dursun aydın var. şimdi bir de onun kardeşi ile uğraşıyoruz yine gelen haberlere göre. yani şu takımız bozmam isteyen ali koç bile bunları yapamazdı bize.
  • 114
    ligin bayern'i olabilmek için federasyonunun bağımsız, hakemlerinin vasıflı, rakiplerinin ahlaklı, medyanın, tasması kimin elinde olduğu belli olmayan gazeteci kisvesi altındaki aparatlardan temizlenmiş olması gerekir.

    türkiye'de ise yaklaşık 20 senedir sadece atamalarla gelen federasyon başkanları, kulüp yöneticisinin maaşlı çalışanı olan mhk başkanları, normalde avrupada maçlarını yönetemeyeceği takımlarının maçlarını sırf tff başkanının hemşehrisi diye yönetebilen hakemler, şike yaptığı kanıtlansa da ceza almayan rakipler, medya adı altındaki yapılanmanın da fonlandığı kişilerin g.tunu yalamaktan başka bir işe yaramayan kişilerden olustugu dikkate alındığında bırakın ligin bayern'i olmayi, bayern'in alt yapısı bile olamazsınız.
  • 115
    futbolun x bir alman'ın hayatındaki yerine bakarsak onlar için ailece iştirak edilen sosyal bir aktivite. bu sebeple maçların mütemadiyen çok fazla akşama bırakılmadığı, çoğunun öğleden sonra oynandığı bir ortam söz konusu.
    lakin afyonu futbol olan, halkının sürekli kara kara günü, haftayı, ayı, yılı kısaca hayatı nasıl çekip çevireceğini düşünmekten herhangi bir sosyal hayatı olmayan canım ülkeme gelirsek, sırf üstteki sebeplerden ötürü, yani insanların kötü idareyi, eğitim, sağlık, ekonomi, adalet....vb. gibi gerçek sorunları ana gündemleri yapamamaları adına sadece galatasaray değil hiçbir türk kulübünün böyle bir dominasyon kurmasına sen çok iyi olsan dahi sistem izin vermez. heyecanı elinden alınan insanlar bir süre sonra idareye sarmaya başlayacak, bu nedenle bu tip hayallere, beklentilere gerek yok bence, üst üste 3 yıl şampiyonlar ligini alsan da nafile, bir bakmışsın kendi liginde fener birkaç puan ardında dört nala geliyor...
  • 116
    sadece sportif başarı ile mümkün olmayandır.

    hocam da hocam diye sosyal medya paylaşımı yapan sektörle alakasız bir futbol şube sorumlusu olmamalı, ciddi ve düzgün kurumsal iletişim ve kulübün kimliğini ve misyonunu yansıtan seçilmiş ve atanmışlar olmalı. bununla ligin bayerni olunur.

    alman yaklaşımı ile idman, takım için kural ve cezalar ile ligin bayerni olunur.

    taraftar da cabası. bayern şampiyonluk yolundayken kendisine küfür eden 1860 munich, schalke veya dortmund taraftarlarına küfür ederek maçlara başlamıyor. böyle ligin bayerni olunur.

    (bkz: biz adı geçenlerin pek çoğuyla rakip bile değiliz)

    (bkz: galatasaray'ın profesyonelleşememe sorunu)

    (bkz: disiplin)

    (bkz: alman futbolu)

    (bkz: idmanda ciddiyet olmazsa maçta başarı olmaz)
  • 117
    ligde art arda şampiyonluklar yaşadığımız dönemlerin favori tabiri. özellikle 2025-2026 sezonu şampiyonluğu ile bayern münih olup olmadığımız tartışılıyor. çoktan olduk diyenler de var.

    ligde üst üste 4 defa şampiyon olan başka takım yokken, biz bunu ikinci defa başardık. 5-6 diye gidebilir. türkiye'de bir takımın 5-6 defa üst üste şampiyon olması tarihte görülmemiş bir dominasyon olur. inanılmaz bir şey olur. ama bizi bayern münih yapar mı?

    her galatasaray taraftarının şunu bilmesi lazım: bu takım art arda 5 sene, 7 sene, hatta 10 sene de şampiyon olabilir. ama bu takım yakın zamanda asla ligin bayern münih'i o-la-maz.

    çünkü senin türkiye'nin bayern münih'i olman için, rakibinin türkiye'nin borussia dortmund'u olması lazım.

    senin rakibin fenerbahçe. kendi bildiği yoldan giden değil, sana endeksli bir kulüp. senin her şampiyonluğun onları farklı bir şey denemeye, farklı hocalar bulmaya ve her defasında bir öncekinden daha fazla para harcamaya itiyor. elinden oyuncu almak istesen ne pahasına olursa olsun vermez, sözleşmesi biten oyuncusuna sırf sana gitmesin diye 2-3 kat fazla para önerebilir, senin elinden oyuncu almak için yarınlar yokmuşcasına bonservis önerebilir ve hatta elinden oyuncu almak için ülkenin bakanlarını bile devreye sokabilir bu rakip.

    borussia dortmund son 40 yılda rakibine 26 kez şampiyonluğu kaptırmış. peki bu 40 yılda kaç kere başkan değiştirmiş dersiniz? sadece 2 (iki)! biz son 4 sene şampiyon olduk diye rakibimiz yağ filtresi değiştirir gibi yılda bir başkan değiştiriyor.

    bayern münih geliriyle doğru orantılı olarak dortmund'un iki katından fazla maaş harcaması yapıyor bugün. senin rakibin 18 yıldır şampiyonlar ligi'nde olmamasına rağmen neredeyse senden fazla maaş ödüyor.

    diyeceksiniz ki taşıma suyla nereye kadar gider? valla onyıllar boyu gider çünkü taşıma suyla daha uzun yıllarca değirmen döndürebilecek bir paralı insan kaynağına sahipler.

    2025 yılına ait forbes en zengin 100 türk listesi açıklanmıştı geçtiğimiz aylarda. listede olup futbola faal ilgisi olan, takım siyaseti içinde gördüğümüz, tuttuğu takımlara maddi katkı yapma potansiyeli yüksek isimlere bakalım:

    ilk 100'deki bu tanıma uyan fenerbahçeliler:

    1. murat ülker (daimi sponsor)
    7. ferit şahenk (divan üyesi ve sponsor)
    18. nihat özdemir (eski yönetici)
    23. hamdi akın (eski yönetici)
    26. mehmet ali aydınlar (potansiyel başkan adayı)
    43. ali koç (eski başkan)
    61. hakan safi (başkan adayı)
    86. nezih barut (eski yönetici)

    bunlar ilk bakışta fark ettiklerim, belki daha bile vardır.

    ilk 100'deki bu tanıma uyan galatasaraylı:

    89. erden timur

    o da sağ olsun yönetimde olduğu kısa sürede koyduğu vizyonla türk futbolunun akışını değiştirmeye katkıda bulundu.

    rakibin eski başkanı kulübüne en az 70 milyon euro hibe etmiş durumda. sponsorluklarla bu rakam katbekat üstündedir. yeni başkan adayları takıma kaç yüz milyon euro veririz kavgasında. onlar da bir iki tur para aktarıp başaramasa yine gidecekler ve yerlerine gelecek olan kişiler de bir o kadar harcayacak. bizim iyi oyun ve iyi yönetimle yıllar içinde elde ettiğimiz geliri, cepten ikame edecekler.

    bizde bugün başkan bıraksa koltuğa geçtiğinde bütçe konusunda rahat edeceğimiz belki de tek adam erden timur vardı o da şu an mahkum maalesef.

    medya desen büyük spor medyası patronlarından çoğu rakibinin taraftarı. trt'de yorumcunun teki çıkıp başarılarına rahatça dil uzatabiliyor. tff başkanı senin maçlarında yapılan hatalar üzerinden hakemlere mesaj veriyor ya da durduk yere hasmane ataklar geçiriyor. tamam senin de bir kamuoyun var, etki gücün var ve bu son yazdıklarımın sonuçlara direkt etkisi yok ama bunların hepsi her şampiyonluğu ayrıca zor yapan detaylar.

    bayern münih almanya'da neredeyse ulaşılmaz durumda çünkü rakibi onun yarısı kadar maaş ödemiyor, gençlere yatırım yapıyor. haaland, dembele gibi oyuncuları tutup sonuna dek yarışmacı olmak yerine onları satıp yerlerini daha uygun bütçeye doldurmayı hedefliyor.

    biz bundan sonra da her sene bizimle neredeyse eş harcama yapan bir takımla mücadele edeceğiz. eğer bir gün rakiplerden biri yüz milyonlar harcıyorken diğeri maddi zorluklar içinde bulunan konuma gelecekse, bu zorluklar içinde bulunan takım galatasaray olacak. galatasaray bayern münih kadar şampiyonluk sayısı elde edecekse bunu güç ve kaynak farkıyla değil akıl, vizyon ve kişilik farkıyla yapacak.

    yani almanya'da bayern olmak kolay. rakiplerin topla tüfekle, her sene artan bütçeyle karşına geldiğinde de seriyi sürdürebilmek esas olay.

    biz türkiye'nin bayern münih'i olamayız. ama inşallah kendimize has farkımızla ileride insanlara x ülkenin galatasaray'ı olmak için ilham olabiliriz.
  • 120
    ne ülkenin zihniyeti ne kulübün zihniyeyi ne de yönetimin zihniyeti aynı çerçevede olmafığı için olması mümkün olmayan durum. biz miadı dolan oyuncularımız ile vefa veya konfor alanında kalalım diye vaktinde vedalaşmayı öğrenemediğimiz yapı ile, oyun sistemi belli iken sürekli oynatamadığı sistee göre oyuncu seçimi yapan teknik ekibi ile, daha da kötüsü doğru düzgün scout becerisi olmayıp tamamen menajer ağı ile ilerleyen futbol idare şekli alman olamadığımız gibi bayern de olamayız. ne zaman başarıyı sürdürülebilir ve yıldan yıla daha az etkilenen bir yapıya, dönüşüm kapasitesine çeviririz o zaman o noktalara geliriz. yoksa benzerlik sadece şampiyonluk sayısı ile ölçülür...
  • 122
    oraya daha çok yol var. dört sene üst üste şampiyonluk önemli tabi ki ama daha önce bunu yapmışlığımız var. üstelik yanında avrupa kupası da mevcut. o dönemde gerek finansal istikrarsızlık gerekse de fener lobisi “bayern” olmamızı engellemişti.

    bu sefer ekonomi olarak çok daha iyi durumdayız ancak kadro ikinci büyük yapılanma sürecinde. bu süreci doğru transferlerle atlatırsak 5. şampiyonluktan sonra belki tekrar konuşulabilir.
  • 125
    asla olamayacağımız durum. zihniyet farklı bir kere. adamların şampiyonluk değil ki hedefi öncelikle avrupa. bizde öncelik ligde. bir tek terim zamanında bu yapı değişiyordu ve avrupa düşüncesi öne çıkıyordu. mevcut yönetimde böyle bir vizyon olsa okan hocayı çoktan göndermişlerdi. ama şampiyonluğu kaybederiz en azından şampiyon oluyoruz diyorlar. taraftarın da genel bakış açısı bu yönde son yıllarda. bu düşünce yapısı değişmediği sürece biz de bir adım daha ileriye gidemeyeceğiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın