• 17101
    barış alper yılmaz başlığındaki entryleri silme konusunda oldukça hızlı olan sözlüğümüz.

    açıkçası barış alper'e sözlükte ettiğim laflardan dolayı ceza almışlığım var. sözlüğümüzün genel yapısı ve kuralları ele alındığında bu ceza hak edilmiş bir ceza idi. buna hiç bir lafım yok. ancak sonrasında fark ettim ki, kendisi için yapılan kendimin ve diğer insanların yaptığı eleştiriler ve tartışmalar sansüre varan derecede siliniyor, fazla bir esneklik yazarlara sunulmuyor. bu durumun mantığını anlayabiliyorum. ama duruma tamamıyla hak veremiyorum.

    galatasaray sözlük ve moderasyonu ismiyle müsemma biçimde galatasaray'a ve onun başarısına gönül vermis insanlardan oluşuyor. bu minvalde çatlak seslere müsaade etmemek ve kulüp düsturuna uygun biçimde kol kırılır yen içinde kalır anlayışı takım formasını terleten oyuncuları koruma noktasında anlaşılabiliyor. ancak iş galatasaray'a alenen ihanet etmiş bir futbolcuya yapılan eleştirilere geldiğinde ise ben sözlüğümüzün biraz daha taraftar tepkisine müsamahalı yaklaşmasını beklerdim. yanlışa yanlış diyebilmek ve bu anlamda tavrımızı gösterebilmek için bu platform dışına çıkma ihtiyacı duymamalı idim. galatasaray kurullarında bile barış alper konusu bu sözlükten daha büyük bir sertlikte tartışılabiliyor. bence bizim de bu seviyeyi korumamızda fayda var.

    sözlüğümüz içindeki, başlık altında bulunan başka entrylere atıfta bulunmama kuralı ile polemiklerin önüne geçmeye çalışıyor, görünürde mantıklı bir kural. en nihayetinde ise vatandaş kürsüsünden daha beter samimiyetsiz bir ortam ortaya çıkıyor. yazarlar birbirlerinin tezlerini çürütmeye çalışmak için dolambaçlı yollara girmek zorunda kalıyor. ülke meclislerinde dahi böyle kasıntı tartışmalar yok halbuki. bunları ele aldığımızda benim düşündüğüm, bazı konular yazarlar arasında tartışılabilmeli, elbette ki bunu bir forum tartışması suretine getirmeden.

    burada hakarete varılmadığı sürece eleştiri ve tartışma kültürünün tesis edilmesi taraftarıyım. silineceğini düşünerek entry girmek, insanda otosansür duygusuna yol açıyor ve bunun takımımız değerleri ile bağdaşmadığını düşünmekle birlikte, eğer galatasaraylı isek bu değerlerin aynı biçimde bu sözlükte yaşatılması gerektiğine inanıyorum. her şeyi politik doğruculuk ve toksik pozitiflik mertebesine ulaştırmak ise yalnızca bu sözlüğe kullanıcı kaybettirir inancındayım. naçizane...
  • 17103
    eski bir dost gibi...

    az önce bir entry yazdım, baktım, öncesinde en son 4 buçuk yıldan daha uzun bir süre önce yazmışım. arada bilgi almak için yazdığım ve kendini imha eden birkaç entry'yi saymazsak tabi. bir süre okumayı da bırakmıştım ama son zamanlarda sürekli okuyup takip ediyordum. hiç yazmıyordum ama. az önce yazdığım entry galatasaray'la veya sporla ilgili olmasa da ilginç bir şekilde iyi hissettirdi.

    zamanında hemen hemen her geceyi burada online olarak geçirirdim. özellikle haxball odalarında uzun saatler hem oyun oynar hem muhabbet ederdik. birçok kişiyle hiç yüzyüze görüşmeden iletişim halindeydik. ankara'daki buluşmalara ve halı saha maçlarına katıldığım zamanlar da oldu. 2 kişi ile kötü anılarım da oldu ama şimdi geriye dönüp baktığımda benim de toyluğuma denk gelmiş diyebilirim, çok da üzerinde durmaya gerek yok.

    burası kıymetli, seviyeli bir ortam, değerini bilmek lazım. yıllardır görmediğim bir arkadaşımı görmüş ve iyi hissetmiş gibiyim. belki zamanla daha çok paylaşım yaparım yine. burada olmak güzel.
  • 17105
    alt alta birbirine cevap veren entry sayısında ciddi artış gördüğüm sözlüğümüzdür. buna dikkat edilmediğinde kimsenin birbirini dinlemeden bağırıp çağırdığı ortamlar canlanıyor gözümde. burası hepimizin nefes aldığı alan. saçma, ofansif, hatalı bulduğunuz görüşler zaten önceki ve sonraki 50’şer entry ile birlikte değerlendirdiğinizde küçücük bir yer kaplıyor. bir başka kural olan aynı başlığa alt alta yazamama kuralı ile de katılımcılık korunuyor örneğin. kısacası, sözlükte neredeyse her kural belirli bir amaca hizmet ediyor. onlara uyalım sözlüğümüzü temiz tutalım.
  • 17108
    oyuncu eleştirileri konusunda fazla uçlarda yorum yapan yazarların git gide çoğaldığı sözlük. bir oyuncu 2 maç kötü oynasın, onu hemen anadolu topçusu ilan ediyorlar. formsuzluk başka, yetersiz oyuncu olmak başka. osimhen 2 maç kötü oynasa, onu bile çöp ilan edenler çıkacak. performansta inişler ve çıkışlar olur ve doğal olanı da bu. ancak maalesef bunu görmeyip futbolcu başlıklarında fevri çıkışlar yapanlar var. bu yüzden futbolcu başlıklarına maç sırasında girmeyi bıraktım.
  • 17109
    ana ekranda bir başlıktan diğerine gitmek için sürekli tam ekran reklamı kapatmak zorunda olduğumuz sözlük. artık bu çok sıktı. telefonda özellikle ip kadar x işaretine basacağım diye şekilden şekle giriyorum.
    şimdi bu başlıktan çıkıp hasan şaş başlığına gitsem direkt olarak koca bir ekran reklam çıkacak karşıma.
    çok can sıkan bir durum.
  • 17113
    16 ağustos 2025 göztepe fenerbahçe maçında yasin kol’un taraflı yönetimine dair yapmış olduğumu vahşet içeren yorum sonrası üç ay mahrum kaldığım dijital platform. bu süre zarfında galatasaray taraftarı olmamın bir ayrıcalık olmadığını, insanların statüye dayalı kabullenme ve hoş görme eylemlerinin üzerindeki forma, bulunduğun tribün ve ait hissettiğin zümre ile hiçbir alakası olmadığını fark ettim. teşekkürler sözlük.
  • 17114
    cumartesi öğlen olmasına rağmen sadece ve sadece 49 üentry girilen sözlüğümüz.

    son zamanlar sözlüğün hali gerçekten bu şekilde, şampiyonluk sonrası gelen sezonda okuyacak çok şey bulamıyoruz. bu sıralar icardi başlığı popüler durumda hoş, geldiğinden beri popüler ama bu aralar negatif bir popülerlelik söz konusu. neyse efendim sözlüğümüz ziyadesiyle yazılamayan bir sözlük olmadan önlem alınmalıdır diye düşünüyorum.

    yazılmamasının en büyük sebeplerinden biri olarak sözlükte tahminimizden çok daha fazla başka takım taraftarı var diye düşünüyorum.

    pusuda bekliyorlar herhangi bir olumsuzlukta ortaya çıkıyorlar hortlaklar gibi, sözlükte bunu bilmeyen yoktur ama biz bunlar yerine bir anlık sinirle, galatasaray’ımızın hakkı yendiğinde kendini tutamayıp lehimize yazdıkları agresif entryler sonucu cezalandırıldılar.

    ben bu cezalara karşı değilim ama karşı olduğum bu cezaların süresi, insan en hevesli entry gireceği zamanlarda buradan mahrum kalınca hiç iyi olmuyor. özellikle. bize maç günü verilen o cezalar zaten yeterince fazla geliyor bu cezaları daha da uzatıp sözlükten kimseyi soğutmaya gerek yok diye düşünüyorum.

    ayrıca ne kadar galatasaray düşmanı varsa ……….. siz doldurursunuz boşluğu. *
  • 17116
    bu aralar girdi sayısının az olmasını takımın durumu ve milli araya bağlıyorum. her ne kadar araya tatsız girsek de takım gayet iyi gidiyor. üstelik 3.5 yıldır. avrupa’da da işler yolunda. kadro anlamında da genel olarak sevilen oyuncu sayısı çok fazla. bu gibi olumlu durumlarda bir yerden sonra yazacak şey azalıyor. özellikle coşku anları dışında. ne yapalım her gün buraya gelip osimhen, ilkay, torreira mı övelim?*

    olumsuz bir durum olduğu zaman bunun sebepleri, sonuçları, çözüm yolları tartışılıyor. eleştiri yapılıyor. bazen nefret de kusuluyor. olumsuz durumların reytingi her zaman daha yüksek oluyor uzun vadede yani.

    bir de zaten ara dışında sezonlar çok yoğun geçiyor. lig, şampiyonlar ligi derken dibimize kadar futbola batıyoruz. milli aralarda insanlar da takım gibi bir izne çıkıyor. düşük yoğunluğu ben bunlara bağlıyor ve normal karşılıyorum.
  • 17118
    az ama öz yazarlı *, kimi zaman az entry'li bu halini, çok yazarlı, bol aksiyonlu ve "vasat"a daha yakın haline milyonlarca kez tercih edeceğim sözlüğümüz.

    arada boşladığımız oluyor, bazı şeylere kızdığımız, kendimizce tepki gösterdiğimiz oluyor ama buranın, internetin 2025'te bulunduğu halinin içinde nadir bir elmas gibi parladığını söylemek lazım. public ve bedava olup, kullanıcı kalitesini bu seviyede tutabilen topluluk parmakla sayılacak kadar az türkiye'de.

    bu arada tod tv kullanan arkadaşlar bilir, haftanın maçları diye bir sayfa var, menü gibi dizer tüm spor etkinliklerini. ki tod biliyorsunuz büyük liglerden motorsporlarına, padele kadar envai çeşit spor yayınlıyor. bu hafta sonu o listeyi kaydırmadan tek seferde görebiliyorsunuz, yaz harici hiç şahit olmadığım bir şey. o kadar az etkinlik var.

    yani tod'da bile spor yok, bırakın bir hafta burada da olmayıversin *.
  • 17120
    bu başlığa yazılan son entrylerin çoğu “eskisi kadar yazılmadığı” yönünde. bu eleştiriyi yapan yazarların bu yılki entry ortalaması da 50 falan yani. söylem-pratik açısından çelişki yaratıyorlar. ortalamalara bakacak olursak da sözlüğün 2025 yılını 220 bin civarı entry ile kapatması öngörülüyor. bu da en çok entry girilen dördüncü yıl yapar bu yılı. “eskisi kadar yazılmıyor” tespitlerine katılmıyorum.
  • 17121
    eskisi kadar yazılmamasının nedeni çok açık: entry silinmesi.

    kimse kusura bakmasın, sabahın köründe birileri kaynaksız veya osuruktan x kaynaklarıyla "osimhen gidecek mi" diye benim canımı sıkacaksa osimhen başlığında, ben de ona sözlük kurallarına aykırı şekilde onu refere ederek laf sokacağım.

    ha ne olacak? entry silinecek, ceza alacağım, ben yılacağım veya uçurulacağım. şimdi bu "ben"i onlarca kişi olarak düşünün.

    kurallar esnerse veya "kardeşim işte x'te footballblowjob31 paylaşmış kaynak bu" tarzı kaynaklar kabul edilebilir bulunmazsa bir hareketlenme olur. bu kadar entry silerseniz o çok korumak istediğiniz kaliteyi yaratanların 10-15 entrysiyle gün döner.
  • 17124
    yeterince yazılmadığını düşünmüyorum. ama daha fazla yazılması isteniyorsa da buyursun bu eleştiriyi getirenler yazsın bir şeyler. sporsever zaten pek kalmadı da futbolsever de epey azaldı maalesef. sadece galatasarayseverler kaldı neredeyse. hatta galatasaray futbol takımıseverler. mauro icardi başlığında benzer şeyleri döndürüp döndürüp yazmak daha hoşa gidiyor demek ki. halbuki burası birçok farklı konunun konuşulduğu çok daha zengin bir yerdi.
  • 17125
    yangın yapacak bir konu yok.

    üç sezondur şampiyonuz, takım lider, şampiyonlar liginde iyi gidiyoruz, yönetim, hoca ve kadro istikrarımız var. mali durum fena değil. transfer döneminde eksiklikler belli, hamleler belli.

    takımın oturmuş ve taraftarı da memnun eden bir futbol anlayışı var. milli takım bile fena gitmiyor.

    beşiktaş'ın kaosuna, fenerbahçe'nin saha dışı oyunlarına alıştık artık. şu şartlar altında delinin biri kuyuya taş atmadığı sürece üzerine kafa yorulacak mesele yok.
App Store'dan indirin Google Play'den alın