• 6878
    konferans kupasında devam etmesi gereken takım. hem ülke puanına katkı hem de 37'lik edin dzeko ve 35'lik dusan tadic mümkün olduğunca sahada kalmalı. dzeko geçen sene çok sayıda maça çıksa da sahada kaldığı ortalama süresi 55 dk. bu süre ne kadar çok artarsa bizim için o kadar iyi. tadic' i araştırmadım onun dakikasını bilmiyorum. tek kulvarda mücadele ederlerse fiziksel açıdan yıpranmaları minimum seviyede olur.
  • 6879
    7 ağustos 2023 haftasında oynanan *ön eleme maçlarında galibiyet alarak ülke sıralamasında 10. sıraya yükselmemizi sağlayan takımlardan biri oldular. sezon sonuna kadar en kötü 10. sırada kalırsak tekrardan şampiyon cl'ye direkt katılacak.

    bu vesileyle 23/24 şampiyonu olacak olan galatasaray'ın euro2024 yazında cl'ye direkt katılım hakkıyla sezonu biraz daha geç açmasına katkı sağlayacakları için şimdiden kendilerine teşekkür ederim. ebedi dost işte transferimizin biletini alıp istanbul turu yaptırırlar, yetmez oyuncuyu yalanlayarak bize transfer duyumu verirler, o da yetmez seneye daha fazla dinlenelim diye ülke puanına katkı da sunarlar. bir de sezon ortası kaosuyla keyfimize keyif katarlarsa tadından yenmez.*
  • 6880
    geçen sezon öyle veya böyle üç kulvarda devam etmiş takım. avrupa'da gruptan çıktılar, ligde son haftadan bir önceki haftaya kadar ittire ittire yarışta oldular ve türkiye kupasını kazandılar hem de berbat kadrolarına rağmen. bir bu kulvarlarda devam etmeli bir de rakibimiz de kuvvetli olmalı geyiği iyiden iyiye baymaya başladı. ne halleri varsa görsünler.
  • 6881
    gecen sene ligde nasil son haftaya kadar geldikleri bir futbol konusu degil aksine turkiyede ki duzenin konusudur. yoksa hayati boyunca 17 tane bir sezonda penalti golu atan bir valencia, yada berabere olan maclarda uzatmalar fener atana kadar olmasini futbol, kadro kalitesi vs gibi konularla aciklamak mantikli degil. yoksa fenerin gecen seneki sampiyonluk mucadelesi 26-27. hafta civari bitecekdi.
  • 6884
    son yıllarda, bu platformda da karşılaştığım bazı galatasaraylıların çok garipsediğim ve çözemediğim duygular beslediği ezeli rakip.

    bu düşüncelerin ikisi de avrupa kupaları hakkında. fenerbahçe'nin, "daha fazla kulvarda oynayıp yorulması" ve "ülke puanının yükselmesi" için kazanmasını isteyen bazı taraftarlar görüyorum ve anlayamıyorum.

    ikincisinden başlayacağım ve sonda söyleyeceğimi başta söyleyeceğim. bugün türkiye'nin tarihsel ve siyasi açıdan çekişmede olduğu veya vatandaşlarının cephe aldığı birkaç avrupa ülkesi var. yunanistan, ermenistan, israil, sırbistan, kıbrıs rum kesimi vs. fenerbahçe bu ülke takımlarının herhangi birisini bırakın bunların en ırkçıları olan aris, beitar jerusalem, herhangi bir ermenistan takımının karmasıyla oynasa dahi, fenerbahçe'nin rakibi desteklenir. ezeli rekabetin kökünde kendi takımını sevmenin yarım tık altında, rakipten sportif açıdan nefret etmek yer alır. ülke puanı, milliyetçilik gibi öğeler 2. plandadır. bunun istisnası, türkiye dışında yaşayan ve rekabetin keskinleştiği 80'ler ve 90'lardaki o geçişi göremeyen gurbetçilerdir. bu insanlar için türk takımı demek, türk bayrağı ve türkiye demektir, bu takımların kazanması, onların düşüncesine göre onları ezen avrupalı'ya karşı zafer demektir. ama türkiye'de yaşayan, orada büyümüş insanlar için böyle bir durum yoktur. fenerbahçe'den gelecek ülke puanı olmaz olsundur. bu sadece ülke puanı için birbirine ihtiyacı olmayan ingiltere, ispanya gibi ülkelerde değil, bizzat bu konuda çekiştiğimiz ülkelerde de aynıdır, iskoçya gibi. zannediyor musunuz ki, celtic fc taraftarları, "ülke puanına ihtiyacımız var, rangers fc'yi ön elemelerde destekliyoruz" diye düşünüyorlar? adamlar rangers 4. lige düştüğünde zil takıp oynadılar, kimse de "old firm'ü özleyeceğiz" demedi. glasgow amatör kümeye düşseler yine umursamazlardı.

    birincisi de "daha çok kulvarda mücadele edip yıpranmalarına" duyulan özlem. 42 yaşındayım. kendi camiam kadar fenerbahçe camiasını da biliyorum ki, bu camia mağlup oldukça karışan bir camiadır. ne kadar farklı kulvarda erkenden elenirse o kadar karışmaya elverişlidir. meşhur vardar eşleşmesini hatırlayın. tam tersine işler avrupa'da iyi giderse, lokal ligdeki olumsuzlukları bir kenara itebilen bir camia. nitekim işler geçen sezon avrupa'da iyi giderken, galatasaray'ın ligdeki yükselişine çok tasalanmadılar. ne zamanki avuçlarının içlerindeki sevilla eşleşmesi kayıp gitti ve ellerinde sadece lig kaldı, bütün korku ve şüphelerini uyandırdılar.

    o yüzden 2. maçta maribor, daha sonra da (muhtemelen) fc twente, eşleşmelerde sonuna kadar desteklenecek takımdır.
  • 6885
    yine klasik galatasaray sözlük övmeleri başladığına göre bu sene de bizi keyifli bir sene bekliyor demektir.

    ligdeki şu an en ciddi rakibimiz, yani bize en fazla yaklaşabilecek takım. erden bey geçen seneki gibi gözünü açık tutar masa başı oyunlarına izin vermezse, bu sene ligi daha erken bitiririz.

    her sene şöyle iyi, böyle güçlü oldu deniliyor burda.
    kalecileri belirsiz, sol bekleri ferdi (hücumda iyi savunmada zayıf), sol bek zayıf, sağ açık cengiz problemli bir oyuncu, tadic ve dzeko ligin sonunu getiremezler. yine batshuayi’ye bakacaklar. o da mutsuz gibi, umarım gider.
  • 6889
    yedeklerden ne haber! tüm sezonu aynı 11 ile götürecek değiller. üstelik hücum gücünün omurgası 35'lik tadic ve 37'lik dzeko iken. bizimle yarış içerisine girebilmeleri için daha 4-5 tane daha transfere ihtiyaçları var. bizde ise orta saha transferi ile takim tamam diyebiliriz.

    şu an için ilk 11'leri kağıt üzerinde iyi duruyor. ama ali koç son kozu en başta oynadığı için gene sorun olmayacak. kendi döneminde kurduğu en pahalı takımı gitti yine ismail gibi silik bir karaktere emanet etti. jesus'a versen daha çok iş yapardı şu kadro ile.
  • 6891
    takımın omurgasının en önemli iki parçası 35’lik tadiçle 37’lik dzeko. avrupa’da kupayı alamadıkları sürece gittikleri yere kadar gitsinler, bu iki adamı iyice bir hırpalasınlar. sezonun ikinci yarısındaki ligteki zorlu fikstürlerinden çıkabileceklerini zaten düşünmüyorum o şekilde olursa.

    not olarak, bizim minyon tipli mertens’imiz bile tek kulvarlı sezonda (2022-2023), sezonun ikinci yarısında düşüş yaşamışken varın siz düşünün avrupa ile de cebelleşen dzeko ile tadiç’i.
  • 6893
    son 10 yılda hiçbir ciddi başarı dolayısı ile geliri olmayıp, her sene devasa harcamalar yapabilen takım. bu konuda en çarpıcı örnek beşiktaş herhalde. bu süreçte fenerbahçe'den daha başarılı olmasına karşın adamlar bir kere talisca, pepe falan deyip açıldılar, bir daha da toparlayamadılar. ekonomik açıdan o kadar bitik bir hale geldiler ki sakat, makat demeden afrikalı, kenyalı yolda kimi görse bulup, getirmeye çalışıyor.

    tadic, dzeko, becao, szymanski falan saymıyorum. sadece yeni eklemeleri cengiz-fred bile kafadan 30 milyon avro demek. livakoviç gelirse 10-15 civarı da ona vereceklerdir.

    bunlar arasında fred bence ön plana çıkanı. bizde torreira'nın yaptığı etkinin bir benzerini yapar muhtemelen. ha fenerbahçe'nin toksik atmosferinde belli olmaz tabii bu işler. fenerbahçe'nin o bölgesi bizim sağ taraf gibi şişmiş durumda. aradaki fark, crespo'yu falan 10-15 milyona şıp diye satarlar. zaten oyuncu satmadan, 50 milyon avro oyuncu satışı yapacağız diyebilen tek takım.

    özetle; paranın suyunu bir türlü çekmediği, her sene yeniden kurulabilen takım. dünya üzerinde böyle az takım vardır herhalde.
  • 6897
    sözlükteki hıncal uluçları göstermiş futbol takımıdır.

    hıncal uluç da her sezon başı “bu sene fener uçuyor, bu sene fener kaçıyor” minvalinde yorumlarıyla ters totem yapardı ve başarılı da olurdu. bizim sözlük ahalisi de ters totem yapıyor belli.

    sezon öncesi peşin not: bu sezon arap’ın otoritesini sağlayamayacağı takım olacaktır.
  • 6898
    ne yaparlarsa yapsinlar, bundan sonra cok buyuk ihtimalle galatasarayımıza üstünlük kuramayacaklarina kanaat getirmis futbol takimidir.

    şimdi yillarca bizi fetö ile iliskilendirdiler. fetönün kolunun kanadinin kirildigi, foyasinin ortaya ciktigi 17-25 aralik doneminin yasandigi sezon son sampiyonlugunu aldi ve kabuguna cekildi. zaten fetönün topyekun silinip gittigi, 15 temmuz darbe girisiminden sonra sampiyonlugu dahi yok!

    simdi kim neci daha berrak anlasilmistir.

    anca iste transfer calimi attik, 1959 oncesi sampiyonluk yalani gibi sacmaliklarla avunuyorlar.

    neyse biz fenerin bug'ını bulduk! gerekirse sahaya 11 tane eşek cikar, maca cikmadan once birer duble icsinler, kadikoy'de fenerin içinden gecmezlerse ben baska birsey bilmiyorum.

    ama en az 2 duble sart onceki hafta boyunca da ara ara tek atmak şart!
  • 6899
    üst kalite bir oyuncu fenerbahçe ya da beşiktaş forması giydiğinde sahip olduğu yeteneğin %40'ı falan adeta çekilmiş gibi oluyor.

    bu takımlarda oynayıp da sahip olduğu kaliteyi %100 yansıtan bir alex vardı bir talisca. başka örneği yok. fener diego'yu aldı, özer hurmacı performansı bile vermedi. beşiktaş kagawa, delle ali'yi falan aldı, 6 ay sonra yok olup gittiler.

    onun için bunlar büyük isimli transfer yaptığında zerre kadar korkmuyorum. ha bu sıkıntı bizde olmuyor mu, oluyor. ama bunların ki kadar değil. sneijder, podolski, torreira, melo ve icardi. hepsi de nerdeyse %100'le oynadı, oynuyor. hagi zaten %1500 onu yazmıyorum bile. bu açıdan farklı bir üstünlüğümüz var.

    neyse tanıma geçeyim, mbappe'yi alsalar en fazla bienvenu performansı alabilecek takım.
  • 6900
    11'e 11 karşılaştırma yazan arkadaşlar hakemi atlıyor. en çöp halleri bile son haftaya kadar yarışta tutuldu. takviyeleri küçümsenecek noktada değil, 0'dan takım kurdular. biz bu kadar iddialı bir takım kurmamış olsak göz korkutabilirdi ama bir anda bütün dengeler ters dönebilir. bir sakatlık, bir kaza, bir kimya veya taktik sorununa bakar. tetikte ve konsantre olmamız lazım. rakibi küçümsemek, genlerimizde yok.

    ..... - hakem/ federasyon / basın
    muslera - altay
    boey - osayi
    nelsson - becao
    abdülkerim - djiku
    angelino - ferdi
    torreira - fred
    kerem demirbay - ismail
    tete - cengiz
    kerem - szymanski
    zaha - tadic
    icardi - dzeko
App Store'dan indirin Google Play'den alın