karakterini falan bilmem de inanılmaz bir şansla, berbat bir futbolla buraya kadar getirilen teknik direktör. gerçek bu. suçlu kendisi değil elbette ancak normal bir düzende kendisinin de takımının da bu maçı görmesi imkansızdı. tedesco, hem şanslıydı hem iyi itildi.
trabzon maçında fatih tekke'ye yenildi, hakemler maçı çevirdi. beşiktaş deplasmanında çok ciddi madara olacaktı, orkun imdadına yetişti. galatasaray maçı sonrası belki de kovulacaktı, yasin kol ve son dakika golü can suyu oldu. diğer beşiktaş maçında 110. dakika gelen uydurma bir penaltıyla kazandı.
yani güya çok iyi derbi oynatan adamın karnesi bu he. tamamen şans ve hakem faktörü, başka bir şey değil. biraz olsun top oynattığı tek maç trabzon deplasmanı. anadolu maçları falan zaten berbat.
ancak olacak olanı hiçbir şey değiştiremez. şanslıydı, ittirildi, kaktırıldı ancak final
* çok acı oldu. çünkü arada çok büyük kalite farkı var. en başta da okan buruk ile kendisi arasında.
kendisi zaten dün kazanmak zorunda olmasına rağmen hazırladığı planla, 1-0 geriye düşmesine rağmen reaksiyon göstermemesiyle, maç sonrası ''galatasaray çok iyi bir takım. bunu kabul etmek lazım.'' demeciyle bunu bildiğini gösterdi. yabancılar, bizim aksimize bu konularda kendilerine ve medyaya karşı daha dürüstler. tedesco'nun dünkü açıklaması aslında bizim alışık olduğumuz ''makas çok açık.'' açıklamasıydı.
okan hocanın aldığı kellelerden biri olarak tarihteki yerini alacaktır.